çocukluğumda babama ait walkman ile her gün kasetlerini baştan sona dinlediğim pil bitmesin diyede kasetini elimle veya kalem kullanarak geri sardığım gruptur. gökhan semiz in ölümü diğer tüm ölümler gibi yersiz ve zamansız olmuştur.gökhan'ın ölümünden sonra grup eski havasını maalesef yakalayamamıştır.
(bkz: bu sabah yağmur var istanbulda)
Gökhan Semiz'in kurucusu olduğu grup 90'lı yıllara bomba gibi düştü.Şarkılarıyla kendilerini 90'lı yılların geençliğine sevdirmiş bir gruptur.Gökhan Semiz'in ölümünden sonra son şarkıları olan Istanbul'u yaparak müziğe veda etmişlerdir.
biraz da gariptir ki, hiç kimse grup vitamin'i taklit etmemiştir. edenler vardı birkaç tane (isimlerini hatırlamıyorum) ama o kadar başarızdılar ki onları saymıyorum bile. hayır, şöyle güzel bir taklidi, esinlenmesi, örnek alanları da çıkmadı bu grubun niyeyse. ilginçtir.
90'lı yıllarda harika şarkılar yapmış gruptur. çocukluğumuzda dinlediğimiz, bizi büyüten en güzel şarkılara imza atmış gruptur aynı zamanda. gökhan semiz, emrah anul, selçuk aksoy'dan kurulu olan vitamin grubu'nun ilk yıllarında ercan saatçi,ufuk yıldırım,izel,sertaç demirtaş ve murat uzunal gibi isimlerde vardı grupta ama sonraları sadece gökhan semiz,emrah anul ve selçuk aksoy'la yoluna devam eden vitamin grubu, 1998 yılında gökhan semiz'in geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetmesinin ardından fazla yaşamadı ve dağıldı. yinede güzel şarkıları bizlere o yıllardan üzel birer hatıra olarak kaldı.
(bkz: gökhan semiz)
(bkz: emrah anul)
(bkz: selçuk aksoy)
efsane, çocukluğumun daha mutlu olmasında ve neşe dolu olmamda kesinlikle izleri olan, hala da severek dinlediğim, dinledikçe çocukluğumu bana hatırlatan, özellikle istanbul'da şarkısını dinlediğimde gözlerimin hala dolduğu, gökhan semiz öldüğünde hıçkıra hıçkıra ağladığım, kaset çalarımı hala sadece onların kasetlerini dinlemek için sakladığım, beni benden alan harika ötesi grup. ruhun şad olsun gökhan...
grup vitamin; salt espri değil, deyim yerinde ise bir hiciv sanatını icra ediyorlardı. şarkı sözleri ve canlı performanslarını izledi iseniz, mimikleri ve sözleri tam bir sosyolojik analiz idi.
günümüzde yapılan arabesk yavşaklığına eleştirisel bir yaklaşımı 20 küsür sene önce yapmıştı. hatta o zamanlarda sahne sanatları ve sanatçıları olarak, zeki-metin ikilisi ve devekuşu kabere ekibince yapılan beyoğlu-beyoğlu, deliler, reklamlar, yasaklar başta olmak üzere nice sanatçılar topluma bir şeyler verebiliyordu.
günümüzde cem yılmazı komik bularak ''aaay ne gaddan mikemmel'' tanımlaması ile gülmeyenleri espri özürlü bulan yeni yetme asalaklar, yapılan esprilerden ülke-dünya-insan-siyaset-ahlak-kişilik olarak ne aldığını bilmediğinin eseri olarak kendi basitliğinin farkında değil.
örn: devekuşu kabereyi izleyen bir insan günümüz ve geçmişin siyasi-sosyal olaylarını irdeleyen ve seyirciyi bilgilendiren almanak okur gibi olur.
zübük; adeta sosyolojik bir araştırma sonuçlarının canlı anlatımı gibi. örnekler çoğalabilir. hababam sınıfı bile yıllar önceki özel okul ve günümüzde dersane rezaletini ve eğitimdeki fırsat eşitsizliğini irdeliyor.
oysa günümüzde recep ivedik türü komedi cem yılmaz türü espriler, televole kültürü olmaktan öte bir şey değildir.