3 ay süredir bıraktığım sigaraya başlatan filmdir. izlediği gün tekrar başladım lanet olasına 3.5 senedir de hala bırakamadım. neyse güzel filmdi vesselam.
insanı kendi içinde gaza getiren, west ham united sempatizanı yapan, ingiliz holiganların serseri yaşamına özendiren (iyi anlamda söyledim) en önemlisi de arkadaşlık kalıcı dostluk ve arkadaşını koruma pahasına kendini tehlikeye atmayı öğreten çok güzel bir film.
hayatımın filmi. ne yapılıp edilip orjinal dilinde izlenmeli. kesinlikle salt holiganizm dolu, boş bir film şeklinde önyargıyla yaklaşılmamalıdır. bundan çok daha fazlasıdır. uzun süre izlemeyince özlenir. özellikle son dövüş sahnesi belki de sinema tarihinin en kült sahnelerinden biridir. bu filmi izleyip de west ham united taraftarı olmayacak insan da azdır sanırım buralarda. soundtracki de çok güzeldir. kısacası izleyin, izlettirin efenim. bu filmi izlemeden ölmeyin.
--spoiler--
son sahnesinde matt i'm forever blowing bubbles'ı boş amerika sokaklarında tek başına söylerken, gaza gelip eşlik etmeyen bizden değildir.
--spoiler--
imdb'de aldığı puanın da çok daha fazlasını haketmektedir bana göre.*
birincisi ikincisinden çok daha başarılıdır. ayrıca şarkısı dillere dolanandır;
ı'm forever blowing bubbles,
pretty bubbles in the air.
they fly so high,
nearly reach the sky,
then like my dreams,
they fade and die.
fortune's always hiding,
ı've looked everywhere,
ı'm forever blowing bubbles,
pretty bubbles in the air.
Hayatımda izlediğim en güzel filmlerden biri...
saf şiddetin yanısıra bi' derinliği var.
gerçekten güzel bir yapım.başlıkta sadece 6 sayfa olması beni şaşırttı açıkçası.
filmi izleyip beğenmeyecek kaç kişi var acaba...
--spoiler--
bir kaç yumruk yemeden camdan yapılmadığınızı anlayamazsınız .
--spoiler--
izleyenlerin "lan yok mu bizim taraftarların böyle baba holiganları" dedikten sonra, filmi bitirip "aslında holiganlığında bir sınırı olmalı be abi" dediği film. ama yine de insan çıkıp tekme tokat, ağız burun kanlar içerisinde kalasıya kadar kavga etmek istiyor filmin sonunda. otur otur nereye kadar. içimizdeki zincirlere vurulmuş hayvanı bla bla bla... fight club'da bunu konu edinmişti zaten. onu da izleyin. herneyse gerçekten başarılı bir film. bu güne kadar izlememiş olduğum için şanslıyım.**
izlediğim en güzel filmlerden birisidir. filme kaptırırsınız kendinizi, kötü olduklarını bilirsiniz ama kötü olmayı size cazip, güzel bir hadiseymiş gibi gösterir. final sahnesi de ağlatır hani.
içinde kendimi gördüğüm filmdir. geçmişte yaşanılan bir çok hadisenin, hatırlanmasına vesile olmuş, duygulandırmıştır. ayrıca baş rol oyuncusu charlie hunnam, holiganizmden anarşizme terfi etmiştir. (bkz: sons of anarchy)
rambo okan kadar tehlikeli olmasalar da west ham - milwall arasındaki çekişmelerden, kavgalardan ve tribün teröründen dolayı 2 taraftar grubunun ne kadar tehlikeli olduğunu gözler önüne seren holigan filmi. türkçe dublajlı izlendiğinde dünyanın en kötü filmi olması muhtemeldir. çünkü en büyük weeest ham, şampiyon miiilwaaal gibi tezahüratlar insana ne yapacağını şaşırtır. dublajlı olarak asla izlenmemesi gereken filmdir.
'green street elite' adlı westham taraftar grubunu ve milwall-westham rekabetinden yola çıkarak aşırı fanatizmin toplumdaki etkilerini anlatan film.Fil müziği 10 numaradır(One blood-Terence Jay).