Üstad Yıldırım Gürses'in bestelediği inanılmaz güzellikteki şarkı. ilk başta bu kadar çağdaş tarzda bir besteyi Yıldırım Gürses bestelememiştir herhalde demiştim. Yanılmışım. Notalarını internette görünce salakladım.
git..
git..
git..me dur ne olursun...
gitme kal yalan söyledim.
doğru değil. ayrılığa daha hiç hazır değilim...
aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler var.
gitme dur şimdiden deliler gibi özledim!
--spoiler--
mademki benli hayat sana kafes kadar dar uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar...
hadi git benden sana dilediğince izin öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin...
--spoiler--
candan erçetin'in neden büyük sanatçı olduğunu kanıtlar derecede yorumladığı, cemal safi'nin şiiri.
özellikle şu kısmı yaralar:
--spoiler--
ne vedaya gerek var ne de mektuba hacet
git de allah aşkına bi selama muhtaç et
güllere de aşk olsun, gene sen kokacaksan,
fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan..
--spoiler--
modern bir aranje beklediğim, sezen aksu'nun bana kalırsa en melankoli yüklü şarkısı. konserde seyircilerin "git, git, git - me" bağırışları insanı dehşet içinde bırakıyor. tüyler diken diken.
bazı durumlarda sizin iyiliğiniz için denir. seni bekleyenlere git, seni merak edenlere git, sana ihtiyacım var ama onların daha çok ihtiyacı var durumudur, ve ben seni istemiyorum değil çok istiyorum ama sen orada daha iyi olacaksın durumudur bazen git.