gheorghe hagi

entry1934 galeri131
    1124.
  1. bir galatasaraylı olarak kendisine tapsamda teknik direktör olarak yaptığı yanlılşarıda yazma gereği duyduğum efsane.

    oyun değişiklikleri dikkat edilirse her zaman olumsuz sonuçlanıyor. yani yaptığı değişiklerden sonra dönen bir maç görmedim aksine değişiklerden sonra genelde daha fazla gol yiyoruz ve her çıkan takımın en hırslı oyuncusu oluyor ve niye çıkartıldığına benim gibi kendiside çıldırıyor.
    0 ...
  2. 1125.
  3. sevgili hagi;

    madem anıl'ı ilk 11'de oynatacaksın neden önceki maçlarda sonradan oyuna sokmazsın. geçen hafta 3-0 öndeyken bari soksaydın ama sen mustafa sarp'ı oyuna aldın. aydınlanmaya ihtiyacım var hagi. bu oyuncuyu sen kaç defa sonradan oyuna alarak hazırladın.
    1 ...
  4. 1126.
  5. oyuncu yeteneklerini önceden görme konusundaki öngörülerini taktiksel anlamda da göstermesini dilediğimiz teknik direktörümüz.
    0 ...
  6. 1127.
  7. bugün oynanan gaziantepspor - galatasaray maçının ardından yaptığı basın toplantısında; ''mağlubiyeti hak etmedik, maçın hakkı beraberlikti ayrıca takımım gününde değildi'' diye buyurmuş adamdır.

    kalede zapata gibi bir manav çırağı, sol bekte hakan balta diye bir adam olursa, stoperde cana'yı, orta sahada lucas neill'ı kullanırsan, sarbi'den yaratıcılık beklersen, baros kenarda otururken anıl ile başlarsan, forvet diye aldığın stancu'yu sol açık oynatırsan tabi yenilirsin amk. lafa bak takım gününde değilmiş. *siktir ordan*.
    1 ...
  8. 1128.
  9. teknik direktörlüğün uzaktan atılan şans golleriyle ünlü olmaya benzemediğini anlamış olmasını umduğum.
    0 ...
  10. 1129.
  11. lucescu, skibbe, rijkaard gibi adamlara yol gösteren bir takımda bu adamı eleştirmek gereksizdir. büyük başgan mehmet helvacı'yla dalaşıyor, hagi'ye ne diyeceğiz bu durumda? galatasaray iyi yönetilemiyor.
    0 ...
  12. 1130.
  13. 1131.
  14. hala futbolculuğundaki başarılı dönemin kredisini yiyen,kendini teknik direktör sanan kişilik.
    0 ...
  15. 1132.
  16. 1133.
  17. Taraftarın gönlünde efsane olarak kalmak varken kendinden gittikçe soğutan galatasaray teknik direktörü.
    1 ...
  18. 1134.
  19. adnan polatın yeni kurbanı.hagi hiç gelmeyecektin teknik direktör olarak.bilmiyormusun bu adamlarla başarı gelmeyeceğini,sana mı aldı eli taşın altına sokmak.ama yinede her zaman sonsuza kadar sen bizim herşeyimizsin.
    0 ...
  20. 1135.
  21. kariyerine alt yapı antrenörü ya da futbol yorumcusu olarak devam etmesi herkes için en hayırlı olanıdır.

    ama ne olursa olsun (bkz: i love you hagi)
    1 ...
  22. 1136.
  23. (bkz: hagi hagi hagi)

    her türk hagi diyince wien karşısında attığı gol ve onun bu golünü büyük bir keyifle duyuran ercan taner'in söylemiyle hatırlayacaktır.

    veya monaco maçında attığı füze sonrası fransız spikerin ne kadar futbol tutkunu olduğunu gösteren sevinciyle.

    sadece biz galatasaraylıların değil türkiye'nin saygı duyduğu bir isimdi hagi. geldi yapamadı ne galasarayda ne de bursaspor'da teknik direktörlük. dahası kendi memleketinin milli takımından kapı dışarı edildi.

    bazen olmayınca olmuyor bazı kutsal şeylere, dokunulmaması gereken saygıya ve sevgiye ihanet etmemek gerekiyor. hagi bunu yapamadı futbolculuğundaki gibi inatçılığını sergiliyor hala illede başarı yakalayacam diye hem kendi saygınlığını hem de efsane adını lekeliyor. çok yıpranmadan bırakmalı ve biz onu hagi hagi hagi diye hatırlamalıyız.
    0 ...
  24. 1137.
  25. maçtan önce gaziantepspor'u artık tanıyoruz, galibiyet alacağız diyen adam. bu maçla samimiyeti enseye tokat göte parmak haline getirdiğini düşünüyorum. artık tt arena'da kesin yeneriz.

    not: galatasaray içerde eskişehirspor'u takımın başında ben olsam bile yener. yenmesi gerekir en azından. kendisinin teknik direktörlükle uzaktan yakından alakası yoktur.
    1 ...
  26. 1138.
  27. teknik direktörlüğünden zerre kadar umudumun kalmadığı insandır. Zaman tanıyalım geyiğinden de artık midem bulanıyor, zaman tanırız tanımasına da bir ışık görmemiz lazım, takım üzerinden oteritesi bile yokken neyi düzelteceksin, neyin zamanını istiyorsun, haginin gönlümüzdeki yeri bambaşka ama teknik direktör olarak kalmaya devam ederse o yerini de kaybedecek.
    1 ...
  28. 1139.
  29. hala galatasaray taraftarıyız diyorsak hala avrupanın kralıyız diyebiliyorsak işte bu onun sayesindedir.
    1 ...
  30. 1140.
  31. Gheorghe Hagi 5 şubat 1965 tarihinde Romanya'da doğdu. Oyunculuk yıllarında orta saha mevkisinde oynamış Romanyalı eski futbolcu, şimdi ise Galatasaray'da teknik direktörlük yapmaktadır. Lakabı Karpatların Maradonası olarak bilinir.
    0 ...
  32. 1141.
  33. galatasaray'a teknik direktör olduktan sonra yaptığı 18 maçta sadece 1 deplasman galibiyeti alabilen "teknik direktör". yazıyla bir.

    not: kasımpaşa'ya deplasman diyenin götüne koyayım.
    1 ...
  34. 1142.
  35. her galatasaray'a gelişinde romanya ekonomisine türk katkısı kazandıran cingöz.
    0 ...
  36. 1143.
  37. oyunculuğunun onda biri kadar teknik direktörlük yapsa morinho yu gölgede bırakabilecek birisi..
    1 ...
  38. 1144.
  39. mustafa sarp'la misimoviç aynı anda sahadayken mustafa sarp'ı forvet arkası, misimoviç'i de sol kanatta oynatan adam. bunun neresi teknik direktör biri bana anlatsın.
    2 ...
  40. 1145.
  41. önünde iki tane önemli maçı olan adam.
    1-kupa rövanşı antep ile. elerse diğer tur maçı da tabi.
    2-fenerbahçe derbisi

    not: sezon sonu yolcunun ağababasıdır. ben de buradayım.
    0 ...
  42. 1146.
  43. gerçekten çok kötü teknik direktör bu işten anlamıyor malesef.
    0 ...
  44. 1147.
  45. imparator fatih terim bile zaten düşüşte olan kariyerini tehlikeye atmayıp enkazı reddederken ateşten gömleği kabul eden bu adamı, hagi'yi kovduktan sonra geleceğe aydınlık bakıp üstüne iki milyon euro kar edecek taraftar bozuntularına, her haltı kullanıp hagi'ye saldıran sözlük soytarılarına, nevzat dindarlara, yalçın dümerlere ve diğer adnan polat sevdalısı saz arkadaşlarına, bel altı çalışan iftiracı menajerlere, ihaleyi beşinci defa teknik direktöre yıkmaya çalışan rezil yönetime göz göre göre yedirmem. iş çığırından çıkmış durumda. resmen bu adam yıllardır biriktirilmiş günahlara kurban edilmeye çalışılıyor. adnan polat'ın "sorumluluk hagi'de" işareti, medyanın hazır savunmasız bir yabancı teknik direktör daha bulmuşken sağlı sollu vurması, tüketicinin en aşağılık, en bilinçsiz formu haline gelen taraftarın günah keçisi arayışı, galatasaray platformlarını mesken tutan sik kafalı sirk soytarılarının aptal kurguları derken hagi'm yine hedefte yalnız kaldı.

    gheorghe hagi'nin teknik direktörlüğünden memnun değilsiniz. peki. teknik direktörden beklentiniz ne?

    galatasaray'da aynı kadro çatısıyla başarılı olmaya çalışan altıncı teknik adam hagi. feldkamp'tan rijkaard'a kadar kariyerli kariyersiz, yaşlı genç, ofansif anlayışlı defansif anlayışlı her türlü teknik direktör denendi ve hiçbiri ikinci sezonun devre arasını göremedi. ahmet çakır ve türdeşlerinin saçma sapan bakkal hesabına bakarsak astronomik paralar harcanmış, kadro mükemmel ve hagi bu kadroyu değerlendiremiyor. transfermarkt lalelerini bir tarafa bırakıp baktığınızda kewell, arda, baros, çağlar başta olmak üzere galatasaray'ı herhangi bir süper lig takımından ayıran futbolcuların tamamına yakını sakat. kalanları ya yeteneksiz, ya da verimsiz. devre arasındaki takviyeler olmasa galatasaray'ın vasatın üzerinde performans gösteren futbolcusu yok. stancu, culio, colin kazım ilk maçlarından beri takımın en iyileri yahu. şu ortamda moronun biri çıkıp "hagi'nin bizi düşürdüğü haller" şeklinde bir tamlama kuruyorsa -ki kuran soytarılar var- ileri derecede art niyetlidir, en hafifinden bi siktir git derim. hagi gelmeden önce durum bundan iyi değildi, o gün nasıl sorumlu rijkaard değilse bugün de hagi değil.

    kadroyla ilgili sıkıntıları her yenilgi sonrası frank rijkaard da öne sürüyordu, haklı olarak gheorghe hagi de sürüyor. bir teknik adam ikinci yarıda yorulan kewell yerine aydın'dan ya da emre çolak'tan başka futbolcu sokamıyorsa çaresizdir. ileri oynama konusunda sıkıntı çeken orta sahada sürekli arayış içerisindeyse tek kelimeyle çaresizdir. "bahane buluyor pezevenk" diyen futboldan bir bok anlamıyordur ve de en kallavisinden hödüktür. altı sezon önce elinde rigobert song ve flavio conceicao gibi mevkilerinin gereğini yapan ve birbiriyle ikame edilemeyecek futbolcular vardı, dolayısıyla böyle bir arayış içerisinde değildi. gerçi haklısınız, hagi futbolu unutmuş. (song, conceicao) değişikliği yapmazken şimdi (neill, cana) değişikliği yapıyor [sıralı ikilileri karşılaştırın bir zahmet]. hazır gelmişken oyuncu değişikliği konusunda da tahminlerinizi alalım. ne de olsa hagi değişiklik oyun okumayı da bilmediğinden bir sürü alternatifle dolu yedek kulübesinden hep aynı adamları sokuyor. orta saha oyundan düşmüş, müdahale gerekiyor ve sadece mustafa sarp var, tıpkı rijkaard döneminde olduğu gibi. her durumda suçlu olmak böyle bir şey. herhangi bir şekilde defanstan ileri top taşıyamayan ve ileride top tutamayan takımda, forvet arkası oynadığı zaman zarfında kaleye minimum 40 metre uzakta topa sahip olan yeni tanrımız, efsane futbolcumuz, onurumuz gururumuz yiğidimiz, sarı saçlımız, mavi gözlümüz, biriciğimiz, gülüşüne kurban olduğumuz #21 olsa bütün dertler bitecekti, takım frank rijkaard'ın son dönemlerindeki gibi gol olup yağacaktı ve üstelik takım orta sahada hiçbir zafiyet çekmeyecekti*, ama onu da harcadı işte.

    açık konuşalım, galatasaray yönetiminin ve dolayısıyla taraftarının beklentisi tam anlamıyla şapkadan tavşan çıkaracak bir teknik direktör. yönetimin takımın futbolcu profilini değiştirmeye niyeti yok, ihaleyi sürekli teknik direktöre yıkıyorlar. gerekirse elli defa teknik direktör değiştirip mevcut çöplükle hemen başarılı olacak olanı arayacaklar. aynı kadroyla üç yılda altı teknik direktör değiştirip halen başarısızlıklarda teknik direktörü tartışan aptalların mantığı bu. galatasaray bütün olayın teknik direktörde bitmediğini anladığı zaman önündeki engel hagi olmayacak. şu berbat şartlara rağmen sahada yapmaya çalıştıklarını görmezden geldiğiniz, kariyeri yok diye küçümsediğiniz hagi galatasaray'la birlikte büyüyebilecek bir teknik adam.

    bir de mide bulandıran bir konu var ki iftiranın en aşağılık, en haysiyetsiz formu. yazıp yazmama konusunda tereddüte düşürecek kadar ciddi bir durum. söyleyene ayrı, aktaranlara ayrı sövüyorum.

    hagi'nin en fazla takip ettiği lig rumen ligi. izlediği, yeteneklerine güvendiği futbolcuları tercih etmesi anlaşılabilir bir durum. hagi'nin kendi açıklaması ortada, "sadece culio'nun transferini özellikle istedim. bunun dışında adnan sezgin isimler getiriyor, ben de görüş bildiriyorum." diyor. galatasaray yönetimi ne yapıyor? günlerce sergio romero için uğraşıyorlar, dört milyon euro vermiyorlar ve beleş zapata'yı alıyorlar - ki adam bonservissiz, üstelik romanya'yla hiçbir ilgisi yok. forvet için djibril cisse ve mounir el hamdaoui gibi isimlerle görüşüyorlar, getiremiyorlar. bu transferleri hagi'nin istememesi mümkün mü? değil. tt arena meselesi dolayısıyla zaten isyan noktasına gelmiş taraftarın gazını almak için yekta kurtuluş ve bogdan stancu'yu transfer ediyorlar. söz verilen defansif ön libero? yok.

    gheorghe hagi döneminde galatasaray'a gelen ilk ve tek rumen bogdan stancu. ayhan akbin'in futbolcusu alioum saidou'ya yer açmak adına gariban ovidiu petre'yi harcamadığı için yöneticilerle arası açılan, adı komisyoncuya çıkarılan, karalanan hagi'nin en büyük hatası budur bana kalırsa. burası her halta pisliğin bulaştırıldığı, dolayısıyla her haltın altında pislik arandığı bir ülke. sen yine becali'nin futbolcuları ilie ve filipescu sayesinde galatasaray'ın rekor gelir elde etmesini sağlarsın, bunu kimse konuşmaz. yetenekli olduğu her halinden belli olan gencecik futbolcu alınır, hemen şarlatanlar ortaya çıkıp içlerindeki cerahati ortaya saçar. mesnet yoktur, ispat yoktur, sadece karalama vardır, bel altı vurma vardır. hastalıklı toplumlarda kendi içinde çelişmeyen her türlü kurgu doğru kabul edilir.

    çok açık söylüyorum, hagi'nin komisyoncu olduğu iddiasını ispatlamayan iddia sahipleri ahlaksızdır, haysiyetsizdir.

    yine dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz. biz her ne kadar onu benimsesek de gheorghe hagi en nihayetinde yolu türkiye'ye düşmüş bir yabancı. arkasında iktidarın ya da başka herhangi bir güç odağının desteği yok, sadece bir avuç galatasaray taraftarı var. galatasaray yönetimi desek kendi kabahatlerini örtmek için yapabildikleri tek şey teknik direktörleri günah keçisi yapmak, hagi'nin harcanması onların işine gelir. durum buyken her gün hagi'nin aşağılandığı, hakarete ve iftiraya uğradığı, onun tek desteği olan galatasaray taraftarını aleyhinde yönlendirecek aşağılık haberleri, yorumları okumamız çok şaşırtıcı değil. galatasaray taraftar platformlarında bile bunları kullanıp mesnet aramadan, gözü kapalı gheorghe hagi'ye saldıran köpekler varken kimse bu kulüpte değerlerden bahsedemez.

    fatih terim güçlüdür, milli takım için futbolcu seçimlerinde o kadar absürd işlere imza atmasına ve dünya kupası elemelerini tek başına kaybettirmesine rağmen hakkında negatif bir şey duymazsınız, okumazsınız. kimse eleştirmez, eleştiremez, eleştirirse osman tanburacı gibi kalakalır. gheorghe hagi zayıftır, tıpkı frank rijkaard ya da michael skibbe gibi. bu adamlar ezilir, günah keçisi yapılır, taraftarın önüne atılır. stajyer de olurlar, futbol cahili de, kara balon da. verdikleri profesyonel kararlara saygı duyulmaz, "sen kimsin ki?" denilir. etiket varsa bir sezon sabredilir, yoksa baştan kaybetmiştir.

    ben transferinin üzerinden kırk gün geçmesine rağmen schalke 04 ve bundesliga sevdasını anlatan profesyonel adamların yönetim kaynaklı sorunları için en büyük efsanemi, kutsalımı harcamam. aşağılık bir koronun ağız birliğiyle bu adamı karalamasına göz yummam. babasının öldüğü hafta ayağındaki mezarlık tozuyla sahaya çıkan, uefa kupası alındıktan sonra herkes prim derdine düşmüşken "başka bir şey yok kardeşim, en büyük galatasaray. başka yokhttp://www.rerererarara.net/sozluk.php?id=590416, her buhran döneminde galatasaray'a sahip çıkan hagi'mi bir sezonda on beş maç oynayan, çoğu maçta piyasada olmayan adamların gülüşüyle, sağ kolundaki dövmeyle falan ikame etmem, edene de gerizekalı gözüyle bakarım. isteyen saçma sapan komplo teorileri üretir, yeniçerilerin ağababalarını takımdan kazıyan bu adamı yeniçeri ağası ilan eder, komisyoncu der, teknik direktör değil der, aşağılık iftiralarla karalamaya çalışır. üç kuruş etmez bir menajer bozuntusu hagi'nin adamlığını tartışır, mesnetsiz, dayanaksız hagi'ye iftiralar atar. "sen nerenin bokusun?" diye soran çıkmaz ve hatta ne idüğü belirsiz bir kısım galatasaray taraftarı bu boktan adamların peşine takılır. inanın hiçbiri zerre umrumda değil. tek kalsam bile hagi'yi savunurum. "futbolcuyken efsaneydi" yavşaklığına bulaşmam, futbolcu hagi neyse teknik direktör hagi de odur.

    benim için tek gerçek bu adamın varlığıdır.

    not:alıntıdır.
    2 ...
  46. 1148.
  47. 17 mayıs 2000 gecesi,

    okan buruk, "hepimizin tek tek heykellerinin dikilmesi gerekir, çok büyük fedekarlıklar yaptık her yönden." derken;

    "başka bir şey yok kardeşim, en büyük galatasaray. başka yok." diyen hagi'yi kimseye,
    yedirtmem.

    hagi'nin teknik direktörlük kariyerini beğenmeyebilirsiniz, kabul ederim.

    kabul ederim ama fatih terim'in birinci galatasaray dönemi öncesi kariyerini hatırlatırım. terim'in, galatasaray ile büyüdüğünü kimse inkar edemez.

    rijkaard'ın sparta rotterdam'ı küme düşürdüğünü hatırlatmaya bayılanları, barcelona'nın her şeye rağmen bu tercihi neden yaptığını sorgularken göremedik
    ya da rijkaard'ın ardından gelen guardiola tercihini.

    "sus ulan futbol lalesi, barcelona'dan örnek olmaz" diyenler varsa...

    arsene wenger'in arsenal öncesi kariyeri?
    kötü bir nancy dönemi. çabuk gelen başarının kredisiyle uzayan monaco kariyeri ve uzak doğu...

    bazıları tarafından futbolun tek doğrusunu temsil ettiğine inanılan mourinho,
    leira'yı beşinci yaparak kaptığı porto göreviyle büyümedi mi?

    neyse...

    kariyerli teknik direktör mü lazımdı?
    rijkaard.

    daha kariyerlisi mi?
    yolu galatasaray'a olmasa da bu ülkeye düşen del bosque.

    "kariyer her şey değil rereröreör, gençlere önem vermek lazım. güzel futbol lazım..."

    peki.

    skibbe'nin takımı? skibbe?
    "skibbe disiplinsizdi, takım iyi çalışmıyordu..."

    peki.

    ciddiyeti, disiplini ortada olan, günde çift idman yaptıran hagi?
    "ama hagi, savunma ağırlıklı oynatıyor. galatasasaray savunma oynamaz."

    peki.

    "galasaray savunma ağırlıklı oynamaz, iyi futbol oynar" diyene saygım var. futbolun tek doğrusu yok. üzerine konuşur, tartışırım.
    ama "galasaray savunma ağırlıklı oynamaz, iyi futbol oynar" derken, galatasaray'ın teknik direktör aradığı her dönemde "lucescu gelmeli abi bik bik bik" diyen başarı yavşaklarını ciddiye almam, saygı duymam.

    lucescu, "galatasaray, böyle oynamaz" denilerek kovulurken, "imparator gelsin, imparator gelsin" diye alkış tutan, günlük hezeyanların şakşakçıları lütfen bugün köşelerine çekilsinler.

    rijkaard'ın futbol "fantezilerini" sayfalarca eleştirip, hagi'nin türkiye şartlarında başarıya gideceği açık olan, mantıklı ve gerçekçi futbolunu yerin dibine sokamazsınız.

    galatasaray futbol takımı daha iyiye gidiyor.
    bu yolda düşer, kalkar. iki adım ilerler, bir adım geriler...
    yolun bittiği yerde engel hagi olmayacak. tıpkı rijkaard'ın, skibbe'nin olmadığı gibi.

    futbolun tek doğrusu yok fakat doğruların sayısı da bir elin parmaklarını geçmez.

    gerets, skibbe ve hatta masa başında kadro yapan abiler, adnan sezgin, rijkaard, hagi, hagi, hagiiii! hepsi futbolu bilmeyen adamlar...

    futbolu bir tek siz biliyorsunuz. evet.

    "annelerin ninnilerinden
    spikerin okuduğu habere kadar,
    yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı,
    anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,
    anlamak gideni ve gelmekte olanı."

    not:alıntıdır.bütün suçu hagiye atan utanmazlar iyi okusunlar.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük