tüm rollere kahkahayla gülüp bir tek "nazan " karakterine soguk baktıgım dizi. insan içinden keşke o olmasaydı belki bu dizi daha farklı olurdu diye düşünceler geçmiyor degil.
diyalogları beni benden alan dizidir.
--spoiler--
koyu bilalden geliyor: şşt baa bak aytaç! bir ara bana bu tokanmanın ingilizcesini öğretsene, çünkü i can touch, öperim geri kaç.
garson: "beyfendi bu masa rezervli"
koyu bilal: "ne demek rezervli lan, petrol mü çıkıyor bu masadan?"
--spoiler--
mürsel: kim? ben kısır değilim. çok güzel çocuk yaparım meşhurdur benim çocuğum, hatta yurt dışından sipariş verirler mürsel usta bize bir çocuk diye. hop pompala mürsel.
sonlara doğru kütük, ortalığın damına koyup yardırıp geçmiştir adeta.
misal, kilerde zekai'nin getirdiği çeyrek ekmek arasına dudak büker: "anama küfredeydin daha iyiydi be."
dünkü bölümünde teoman a, salinger e hatta ve hatta holden caulfield e selam çakmış dizidir.
--spoiler--
kırıklarını aldırdım kalbimin
zırhımı çıkarttım astım port mantoya
--spoiler--
39. bölümde lady kuka (lady gaga) hakkında zekai "ben tanımıyorum zaten , kız mı erkek mi onu bile bilmiyorum" lafıyla lady gaga'nın hermafrodit olduğu tartışmalarına selam çakmıştır.*
yine güzel bir bölümdü, güldük eğlendik kabul ama amerikalı hatuna şirin gözükmek için sevim'in mürsel'in karısı, nazan'ın ulvi'nin karısı olması, evden kaçıp zekai'nin yanına sığınan kütük'ün örnek bir öğrenci gibi tanıtılması gibi sürüyle yalanın söylenip finalde her şeyin açığa çıkmasıyla; malesef ki birol güven dizilerine (bkz: çocuklar duymasın), (bkz: ayrılsak da beraberiz), (bkz: en son babalar duyar) selam göndermişlerdir..
not: selam gönderme yerine esinlenmişler diyecektim aslında ama bunca bölümlük hatırları var senaristlerin ayıp olur diye düşündüm.. umarım bidaha yapmazlar aynı şeyi..
bilalden cevahire ,"sırf senin genlerinden geleni, her gün saat başı dövebilmek için senden çoçuğum olsun istiyorum ezikk" diyerek gülerken armut koltukla birlikte dengeyi sağlayamayıp bileğim üzerine düşürüp çatlatan hakkaten çatlak bir dizi.
70'li yıllarda kaynanalar dizisiyle başlayan, daha sonra 80'li yıllarda porno filmlerin çekilmesiyle gölgede kalan, 90'lı yıllarda mafya dizileriyle yeniden bir atak içerisine giren, 2000'li yıllarda toplumun ahlaki değerlerini de haddinden fazla yıpratan pembe dizilerle var olmaya çalışan türk televizyon sektörünün yeniden aile dizilerine yöneliminin bir simgesi haline gelmiş olan popüler dizilerden biri. anne, baba, hoşlanılan kız, abla, kardeş ve mahalledeki çevreyi de içine alan bir dizi. bu diziyi izlenebilir kılan, büyük bir kesime saçma gelen ince esprilerdir. o esprilerin de alıcısı büyük bir kitle var, kabul etseniz de etmeseniz de var. ben kabul ettim, siz de edin.
koyu bilalin yılbaşı özel bölümünde ziynet sali şarkı söylerken dans edip benim gülmekten yarılmama sebep olan olağanüstününde üstünde fevkaladenin fevkinde komedi dizisi.
neredeyse bir tane bile boş cümle olmayan dizi, ya espiri, ya gönderme ya da geçirme oluyor genelde. yakında senaryo kitabı çıkacakmış bakalım daha anlamadığımız ne göndermeler ve espiriler varmış dizide.
bu akşamki bölümde mürsel in hapishane arkadaşı çakma dayı ve vecizeleri ezel e selam çakmıştır
'yeğeen çaya şeker atarsın tatlanmaz, düşmana teker atarsın katlanmaz'