okumalarım esnasında kahredici satırlarla karşılaştığım da oldu, ama en güzeli insanlığın çağlar boyunca o'nu (tek ve biricik olan sevgili ) arayışının ne kadar çetrefilli yollardan geçmek zorunda kaldığını anlamaktı.
Kitap sürükleyici ise yapılması zevkli olandır. 11-12 yaşlarımda bir kitabı aldığımda bazen 3-4 saat, bazen sabahtan akşama kadar bile okurdum. Bunu kitap okumayı seven entellektüel babama borçluyum.
Bunu her zaman yapardım fakat gece 1 e kadar. Öylesine derin anlatım romanlar var ki insanı cezbediyor resmen. Korku gerilim okumayı tercih ederim ve size samimi söylüyorum irkildiğim anlarım vardır.
kitapları kinddle ya da telefondan okumuyorum, benim gözlerimi bozuyor bu durum şahsen. 32 inç monitöre sahibim, verdiği renk doygunluğu şahane, satın aldığım, bir şekilde temin ettiğim birçok kitabı monitör başında bitirdim.
Bende kindle var hiç ışık yakmadan falan da çok okudum...kitap da bitirdim sabahın dördünde ;;)) sonra insan yüzünde güzel bir gülümsemeyle uykuya dalıyor. O da çok güzel.
kaynaklarımı merak edenler için youtube, araştırma forumları üzerindeki tartışmalara katılıyorum. birçok değerli eseri burada öğrendim. sora sora. kafama bi kelime takıldığı zaman etimoloji sitelerinde vakit öldürüyorum. o kelimenin o fonetiğini okumaya çalışıyorum.
solcu yapay zeka algoritmaları aşırı politik doğrucu oldukları için en ufak argoyu bile kırmızı uyarı mesajıyla sansürlüyorlar, verdikleri hiçbir referans sağlam bi eser değil.
üniversite ve yüksek lisans yıllarımda çok yapmışlığım var. Şimdi kafa kaldırsa bünye, bünye kaldırsa kafa kaldırmıyor. Ama yine de bol bol okumaya devam tabii ki...