akıl ve duyu organlarıyla algınamayan alemdir. gayb islamiyeten çok önce hemen hemen tüm kültürlerin mistik kolları tarafından incelenen ve uğraşılan bir alandır. büyücülerin uğraşısı bu alemdir ve bazılarının yegane amacı ölümden sonra bu aleme geçmek ve bilinçlerini muhafaza ederek bu alemde yaşamaktı.
konusunu açtığında karşınızdaki dindarın şekilden şekilde girip kırım kırım kıvrıldığını göreceğiniz konudur. aslında öyle değildir de böyledir öyle denmemiştir böyle denmiştir diyerek can çekişirler.
gelecekten haber verme ile karıştırılabilir; zira bazı falcıların bilmeleri mümkün olmayan şeyleri bildiklerini, bunların çok küçük de olsa bir yüzdesinin bunu belli yetenekler ya da cinlerle iletişim kanalı ile yaptıklarını biliyoruz; ki dinen bu da yasaktır.
gaybın daha geniş bir kavram olduğundan hareketle; bazı şeylerin görülebilmesini; uzay-zaman koordinat sisteminin bükülebilmesine bağlayabiliriz; zira cinlerin çok uzun mesafeleri çok kısa sürelerde kat edebildikleri biliniyor. kgb ve diğe felli istihbarat birimlerinin bu varlıklardan faydalandığı iddiası da oldukça güçlü.
dolayısı ile büküm sonrası, cin, olacakların bir kısmını görüyor ve aktarıyor olabilir.
Gaybı bilmek, allahu teâlânın kendisi ile (mahlukatından) ayrıldığı bir durumdur. Kullae için buna ulaşmaya hiçbir yol yoktur. ancak:
A) allahu tealanın vahyederek bildirmesiyle, ( peygamberlere olur)
B) mucize veya keramet yoluyla ilham etmesiyle, (veli kullara olur)
3) mümkün olduğu yerde kuluna bir takım emare ve alametleri delil edinmeyi öğretmesiyle gaybı bilmeye yol olabilir.
Mesela tabibin kişinin nabzInın durumunu delil edinmekle, sıhhati veya hastalığı üzere hükmetmesi gibi. Veya ayın etrafındaki beyaz dairenin havanın rutubet üzere delalet ettiği, havanın rutubetinin ise ekseriyetle yağmura sebep olduğunu delil edinerek yağmura hükmetmesi gibi.
soru: gayb’den bilgi verilebilir mi?
öncelikle gayb nedir, bilgi kime göre gaybidir? ilk olarak bunu anlamamız lazım.
bu konudaki değerlendirmede öncelikli olan bilgi kaynağıdır.
ikincisi bilgilerin nereden alındığı önemlidir.
bilgi kaynağı eğer cinlerse;
cinniler özelliklerinden dolayı birtakım bilgiler alabilir ama bu gayb mıdır?
değildir.
cinniler kasti olarak yalan söyleyebilir, cinniler doğru bildiğini söyler ama bildiği yanlış olabilir.
cinniler bilgi getirdiğinde, doğru olarak söylemiştir ama sonradan durum değişebilir veya söyledikleri gerçekleşebilir.
bu onların rabbimizin verdiği özelliklerinden dolayı söylediğidir.
bu konuyu ileride örneklerle detaylandıracağız.
bilgi kaynağı manevi hat ise;
manevi hattı allah dostları kullanırlar. ledün ilmi vardır. ledün ilminin içinde yıldızname, havas ilmi ve farklı dalları vardır.
bu ilmin bir de işaret yönü vardır.
işaret yönünü de anlayabilen, bunlarla ilgili bilgi verebilir.
örneğin yıldıznameyi okumak başka, doğru olarak okumak başkadır. yıldıznameyi fal olarak kullananlar da vardır.
burada şeytan imanlarını almak için var olanı farklı şekilde insanların hizmetine sunmuştur.
yıldıznameyi doğru gözlemleyip size fal yönünden anlatırlar ve bu doğru da çıkabilir çünkü yıldızlarla allah’u teâlâ her şeyi anlatır. aylarburçlar on ikiye bölünmüştür. haliyle yıldıznameyi de doğru anladığınız zaman, oradaki aldığın bilgiler de size ileriye doğru bilgi verir.
bizim bilmediğimiz konu olduğu için biz yine aynı şekilde burada, gaipten olduğunu düşünüyoruz. halbuki altında birçok teknik yanlar vardır. rabbimiz, kullarına donanımlar vermiştir. bu donanımları anlayabilsinler diye, özellikler vermiştir.
cinni bunu daha iyi okuyabiliyorsa, bunu söyler ama değiştirip yalan da söyleyebilir. doğru zannedip söylediği de olur veya direkt doğru da söyler ama manevi hattın durumu daha farklıdır.
bilgiyi getirenin cinni kaynaklı mı manevi hat mı olduğunu da anlamak ayrı bir meziyettir.
bunu anlamak için manevi hattın, maneviyatın özelliklerini bilmek gerekir.
maneviyat;
rabbimizin çeşitli derecelerdeki özel görevli kullarıdır. maneviyatla bağlantınız varsa eğer (ki birçok kardeşimizin hattı var) bu hattı, biz zaman içinde şeytani tarafa dönüştürebiliyoruz.
doğru hareket edersek, rabbimizin emirlerine uyarsak, rahmani tarafa da dönebilir ama her halükârda şeytan 'ben sana hizmet etmek istiyorum' diye, sizi bilgilendirmek ister. aslında kendi kontrolüne almak ister. maneviyat da rabbimizin izniyle kullarına navigasyon görevi yapar.
ama siz doğru navigasyonu kullanmayı veya navigasyona nasıl itaat etmeniz, uymanız gerektiğini bilmiyorsanız eğer, bu sizin suçunuzdur. biz bilmeden, biliyormuş gibi yapıyoruz.
maneviyatın, bilgileri nereden aldığını da bilmemiz gerekiyor.
maneviyat iki yerden bilgi alır:
eğer son bir yıl içerisindeki konular ise yeryüzüne kadar inmiş olan bilgilerden alır, burada rabbimizin izni gerekir.
sorduğunuz soruda, allah’u teâlâ’nın rızası olması gerekir. rızası yoksa, zaten müsaade edilmez, o da size cevap vermez.
ama cinniler her türlü cevap verir, kendilerine göre cevap verir. eğer müslüman cinniyse de müslüman bir insanın sana yaklaşımı gibidir, bildiği kadarını söyler. yine burada sizin konunun tüm dallarına vakıf olmanıza bağlıdır.
'gayb ile ilgili bilgi verilebilir mi? maneviyat gaybden nasıl bilgi verir?' derseniz, kısaca;
maneviyatın bilgi aldığı arş-ı alaya en yakın noktadır. maneviyatın da de farklı dereceleri olduğu için gerekirse bilgiyi almak bir üstlerine, bir üstlerine müracaat eder.
üstlerinden müsaade isteyerek, bilgiye ulaşmak isterler ancak bilgiyi aldıkları yer (kendileri gidemese bile) levh-i mahfuzdan da talep edilmiş olabilir. çünkü her şey levh-i mahfuz da yazar fakat levh-i mahfuz’da yazılanların tamamı, aynı şekilde gerçekleşmeyebilir.
yapılan hayır hasenatlar, dualarla, verilen sadakalarla, rabbimizin emirlerine uymakla, levh-i mahfuz da yazılmış olan birçok musibet, sıkıntı sizin amellerinizin karşılığında affa uğrayabilir.
allah’u teâlâ’nın emirlerine tam uymuyorsanız onların hepsi de size isabet edebilir.
burada şunu anlatmak istiyoruz:
manevi hat veya cinniler arş-ı ala’ya, en alt tabakaya kadar inip oradan duyduğu bu bilgiyi levh-i mahfuz’dan alıp getirdiyse,'şu tarihte bu, bu zamanda bu olacak' diye yazıyordur. fakat bu bilginin daha oluşması için bir vakte ihtiyaç vardır.
o zaman geldiği an yazılan olmadığında; yaptığınız hayır hasenatlar, dualar veya aldığınız dualar vesilesiyle sıkıntı başınıza gelmedi, affa uğradı, silindi, ki bu 'maneviyat bunu bilemedi' demek olmuyor, yine siz bunu bilemiyorsunuz.
bilgi kaynağı gerçekten maneviyatsa;
size sorduğunuz bilgiyi getirip, bunu hangi kaynaktan aldığını sorduğunuzda 'levh-i mahfuz' diyor ve siz olayı biliyorsanız, bunun değişebileceğini de bilirsiniz. rabbimiz müsaade ettiyse eğer oradaki yazılı olanı size getirmiştir. etmediyse 'bununla ilgili bilgi veremeyiz' der. bir de gerçekleşenler var. gerçekleşenler o vakit geldiğinde, hiçbir şekilde rabbimizin değiştirmeyecekleridir ama onun için de değişilebilir mi diye veya olup olmayacağını da sormanız lazım.
eğer maneviyattan bilgi alınıyorsa, bir de 'gayb kasası' vardır. levh-i mahfuzda yazanların gerçekleşip gerçekleşmediği, ne olduğu gayb kasasındadır.
levh-i mahfuz’dan gelen bilgiyi sorduğunuzda, 'bu değişebilir, oluş anında farklı olabilir' denilebilir. diyorsunuz ki 'bu olur mu olmaz mı?' 'olur mu olmaz mı'yı maneviyat kendinden bilemez çünkü onlar da kuldur.
gaybdan bu bilgiyi alabilir miyiz? diye bir soru sorarsanız, gaipten çok çok zor ve az bilgi gelir. çok özel izinler, çok özel istisnalar olması lazım.
yine burada sizin bu konularda bilginizin olması lazım. diyelim gaipten istediğinde müsaade çıkmadı ama bir noktada çıktı, çıktığında gaipten bilgiyi getirdiğinde, önceki levh-i mahfuz’dan alındığı gibi detaylı gelmez.
gaipten gelen de çok daha düşük, bir kelime ile anlatılır. nasıl mı? rüyada gördüğünüz bir zaman sonra gerçek olur. 'rüyamda gördüm, oldu' dersiniz.
şimdi şöyle bir düşünün, gaiptekinin gerçekleşmesine daha zaman var. siz bunu rüyanızda nasıl gördünüz? hadi gördünüz, o orada nasıl gerçekleşti aynısı oldu? aynısı gerçekleştiyse, diğer bütün hepsi niye gerçekleşmiyor, değişiyor?
insanın beynini yakan sorular bunlar değil mi? halbuki, şöyle bir geriye yaslanıp düşündüğünüzde, hepsi çıkacak.
geçmişte ki, gaipten istenilen, rüyalarda gördüğümüz, ebcet hesabıyla hesaplamalar veya yıldıznameyi okuyarak alınan bilgilere bakıyorsunuz, bir çoğu doğru çıkıyor. aslında hepsi gerçekleşiyor ama affa uğrayanlar var, bunu anlayamıyoruz.
hepsi gerçekleşiyor ama oluş şeklini değiştirebiliyor rabbimiz. yani kullarının hâline ve durumuna göre merhamet ediyor
gaipten gelen bilgiler acaba levh-i mahfuz da değişmeyen bilgiler mi yoksa gerçekten zamanımızın daha ilerisinden gelen bilgiler mi onu da biliyor muyuz?
levh-i mahfuz’dan geldi, değişti. levh-i mahfuz’da ki değişir mi diyeceksiniz? levh-i mahfuz’da, rabbimiz kaleme yazdırmıştır. gerçekleşme sürecinde kullarına peygamberler, kitaplar,uyarılar, emirler göndermiş; emirlere uyanlar başa geleceklerin birçoğundan kurtulmuş olurlar.
gayb ile ilgili şunu da unutmamak gerekir; olabilecek olanlar levh-i mahfuz’dan çıktı gayba gitti, biz arasındayız. ilerki zamandan bilgi alınır mı alınır. çünkü tüm zamanlar, rabbimizin huzurunda yaşanıp bitti. bizim huzurumuzda gerçekleşiyor şu anda. bunu da iyi anlamak lazım.
yani burada, gerçekten ne söylenmek istendiğini anlamak lazım. takılmaya gerek yok. sadece, rabbimizin huzurunda her şeyin yaşandığını bilelim, biz daha ilk defa yaşıyoruz. levh-i mahfuz’da yazılanların, gaybda yazılanların arasında fark olduğunu bilmemiz lazım.
levh-i mahfuz’da ki yazılanlar, bizim yaşantımızın içinde, bizim amellerimize göre değişebiliyor.
şöyle düşünelim bunu; rabbimiz kaderi yazdığı için biz yapmıyoruz, bizim yapacaklarımızı, rabbimiz önceden yazmış.
tekrarlayalım; bizim yapacaklarımızı rabbimiz öncesinden yazmış.
levh-i mahfuz’da yazılı olan olaylar belli, rabbimizin emirleri belirli, hangisine uyup uymayacağımızı rabbimiz biliyor. uymadıklarımızdan dolayı musibetlere maruz kalacağız. onlar da belli. ancak; bir de bizler yaşarken bizlerin, çevremizdeki insanların, meleklerin şahitliğinde o olaylar bir daha tekrarlanıyor. tekrarlanıp olmuş hali kaydediliyor. ileriye doğru olan olaylar da aslında rabbimizin huzurunda yaşandı. nelerin olduğu belli fakat biz oraya ulaşamayız. rabbimizin müsaade ettiği bilgiler de ileriki zamanda buraya, geriye doğru gelip bildirilebilir. bunun için de çok elzem bir durum olması lazım. şimdi allah dostları astral seyahat de denilen tayyi mekan ı yaşamışlardır. hangi operatörü kullandığınız fark eder burada.
rabbimizin operatörünü kullanırsanız iş kolay. ileriye doğru zamanda yolculuk yaparlar, geriye doğru da levh-i mahfuz’dan bilgi alınır ya da bilgiyi almış maneviyattaki zatlardan bilgi alınır yani bilenlerden sorulur.
bilenlerin en üstü rabbimizdir ama kullarını da bilgilendirir.
tam işte bu noktada iş başlıyor:
zamanında işaret edilmiş, bu günlerimizle ilgili kerametlerin birçoğu olmayacaktır. çünkü levh-i mahfuz’dan alınıp bildirilmiştir
kullar ibadet, gayret ettikçe,merhamet ettikçe, rabbimiz de bize merhamet eder ve onlar değiştirir, gerçekleşmez.
eğer bizler imansızlaşırsak, allah muhafaza kötülük daha fazla gider, zulüm daha fazla yayılırsa o zaman oradaki yazılanların tamamı gerçek olmuş olur. siz orta noktada durarak ilerki yıllara ilişkin sorduğunuz soruya ilişkin bilginin ilerden, gaipten alındığını zannediyorsunuz.
halbuki levh-i mahfuz açık, geriden gerinin en başından o bilgiyi alıp sana getiriyor. neden? rabbimizin huzurunda, zaten hepsi yaşandı bitti.
şahitli olarak tekrar, biz onu delillendirip yaşıyoruz.
tüm zamanlar yaşandığı için rabbimizin bazı özel kulları, son noktadan bilgileri alıp, bugüne taşıyıp bilgi verebilirler. bu var, bu gaipten gelir. rabbim gaybı, dilediğine de açabilir. rabbimizi seven ve rabbimizin sevdiği dostlarından bahsediyoruz.
diğer taraftan levh-i mahfuz’dan da alınıp gelinebilir. dolayısıyla gelen bilginin nereden geldiğini, nasıl olduğunu anlamamız lazım. farklı basamak ve kademelerdeki bütün bu değerleri, bütün bunları biliyor, anlıyor, gelen bilgileri de ona göre değerlendiriyor olmamız lazım.
biz, gelen her bilgiyi, gaipten yani ileriden geliyor zannediyoruz. ya geriden geliyorsa? aradaki değişimleri bilmiyoruz ki.
onun için gayb konusunu, bilgi kaynaklarını iyi anlamamız gerekiyor.
vesselam."
alıntılanan link: https://x.com/SynergyKendiyas/status/1529884146482520064