Dünkü panathinaikos maçında Barosun biraz daha kabiliyetli olması durumda farka gidebileceğimiz bir maçtı. Tabiki rakip takımında tehlikeli atakları vardı. Ancak bu durumda kaleci faktörünü unutmamak gerekir.
dün pana maçında 3 tane tam anlamıyla beleş gol bularak kazanmış takım. sevgili galatasaraylı kardeşlerim pana'nın girdiği pozisyonların yarısı gol olsaydı tarihi farkla mağlup olacaklarını ya bilmiyor yada samimi değiller.
geçen sene de böyle iyi başlamıştı ama kötü bitirdiler ligi. bu sene inşallah öyle olmaz.
ama dikkatimi çeken $ey, artık galatasaray bir maça çıkacağı zaman, ister kolay ister zor rakip olsun, bizlere güven vermesi. bizlerin gönül rahatlığıyla gs bu maçı alır diyebilmesi. o güveni bize artık kabul ettirmesi. eskiden galipken bile içimiz rahat değildi, hep bir acaba diyorduk. şimdi öyle değil. ve inşallah böyle devam eder.
** ankaraspor'a karşı kötü oynadık denildi ama 2-0 yendik.
** beşiktaş taraftarı kendisini avutuyor derbide biz daha iyi oynadık diye sonuç 3-0 gs lehine.
** panathinaikos maçı için fenerliler 'onlar daha çok pozisyona girdi' diyor ama deplasmanda 3-1 yendik.
demek ki galatasaray, hem topu ayağına aldığında hem de oyunu rakibine bıraktığında nasıl oynaması gerektiğini biliyor. beşiktaş ve pana'dan sonra "oynadığınız bütün rakipler güçsüzdü" diyemeyeceksiniz di mi?
hakkında bu kadar entry girilince nazar değmesin diye monitöre tütütü yapmak geldi içimden. * bu sene uefa avrupa liginde en az çeyrek final oynayacak takım olacaktır. ayrıca uefa avrupa ligini kazanırsa, ilk uefa avrupa ligi kupasını kazanarak tarihe geçecektir. ilk avrupa kupasını hangi kulüp kazanmıştır diye sorulduğunda cevap galatasaray olacaktır. tabi daha yeni kendine gelmiş bir takım için bu kadar büyük beklentiler içinde olmak abartı olacak. herşey bir yana çeyrek finale çıkamasak bile önümüzdeki yıllarda güzel günler bizi bekliyor. dizleri titreteceğiz yeniden.
2009-2010 sezonunda şu ana kadar ki resmi maçlarda sadece fc tobol ve denizlispor maçlarının bir bölümünde mağlup durumda oynayan takımdır. diğer karşılaşmaların hiçbirinde skor olarak geriye düşmemiştir. galatasaray'ın hücum gücünü mağlup olduğu dakikalarda rakibini baskı altına aldığında hepimiz çok daha iyi göreceğiz:
13 yıl şampiyon olamamış olmasına rağmen, şampiyonluk sayısında fenerbahçe ile eşit olan kulüp. düşünün 2 takım arasında 100 yılı aşan ezeli bir rekabet var ve bu ezeli rekabet sırasında takımlardan biri 13 yıl boyunca şampiyon olamamış, buna rağmen bugüne baktığımızda diğer kulübün sadece stad konusunda rakibini geçtiğini görmek, birisi avrupa şampiyonu olurken diğerinin, adından bile söz ettirememesi, lig'te rakibini 6-0 yenmek dışında hiç bir sportif üstünlük kuramaması. türkiye kupası'nın ne olduğunu dahi unutması. evet 13 yıl şampiyon olamamış bir takım ama siz hala onun gerisindesiniz. *
koyu bir taraftarı olarak bende bıraktığı tek hayal kırıklığı eski futbolcularından esirgediği vefasızlık olan takımımdır.
çok mu zordu kaptan bülent'e, hakan ünsal'a, hakan şükür'e, hasan şaş'a, popescu'ya en önemlisi hagi'ye adam gibi bir jübile yapmak, birçoğunu kovarcasına değil de adam gibi kulüpten göndermek..
netanya' ya 4 atar gürcan bilgiç çıkar 1' i duran top, 1' ini kendi kalelerine attılar der. derbide 3 atar kaleci kötüydü denir. gider deplasmanda maçtan önce herkesin beraberlik yeter dediği karşılaşmada üstelik oyunun hiçbir dakikasında galibiyeti tehlikeye sokacak bir duruma izin vermeden 3 atar savunma kötüydü kaleci hatalıydı olur.
zamanında birilerinin vurduğu top adama çarpıp dünyanın en iyi kalecisinin üzerinden gol olduğunda herkes destan dedi ama; kimse çıkıp da şans demedi.
galatasaraylılığımı bir kenara bırakıp yazıyorum; bundan 15 sene önce bir avrupa maçında alınan deplasman beraberliği destan kabul edilirdi bu ülkede günlerce konuşulurdu şimdi eleştiriliyor. objektif olarak yazmaya devam ederek diyorum ki; galatasaray real madrid, barcelona, manchester gibi takımlarla eşleştiğinde favori her zaman bu takımlardır. galatasaray-ve diğer türk takımları- ne kadrosuyla, ne yönetim anlayışıyla, ne de bütçesiyle onların ayarında bir takım değildir. bu üst düzey takımlardan sonra gelen avrupanın kalburüstü takımlarından biridir galatasaray -beşiktaş ve fenerbahçe de öyle- başta medya sonra da biz taraftarlar bununla övünmek yerine hala çamur atıyorsak -bakın eleştiriyorsak demiyorum- yazık, gerçekten çok yazık. şimdi bana kimse önceden bu bütçeler yoktu vs. demesin. şu an dünyanın en iyi futbolcusu olan messi'yi de gördük dün gece. dünyada hiçbir oyuncu yoktur ki her maç 1 gol 1 asistle oynasın. ama bizim gerizekalı medya gol atmayan ya da asist yapmayan hücum oyuncusuna kötü oynadı diyor genelde.
galatasaray sonuna kadar hak ederek, oyunun hiçbir dakikasında kontrolü rakibe vermeyerek galip gelmiştir bu gece. basın ne yazarsa yazsın, insanlar ne derse desin galatasaray bu gece iyiydi. ama elbette ki sezon için de kötü de olacak galatasaray. goller de yiyecek hatta belki an gelecek fark da yiyecek ve işte o zaman gürcan bilgiç gibiler çıkıp biz zaten uyarmıştık, biz demiştik deyip prim yapmaya çalışıp rijkaard gibi dünya çapında bir hocayı futboldan anlamamakla suçlayacaklar.
ben galatasaray taraftarına sesleniyorum şimdi; şampiyon olmasak da, türkiye kupasını alamasak da desteklemeliyiz bu hocayı ve bu takımı. galatasaray' ın alex ferguson' u olmalı rijkaard. uzun yıllar kalmalı ve 1 sene şampiyon olan değil her sene ligde şampiyonluk yarışında olan ve avrupa da çeyrek finali, yarı finali her zaman zorlayan bir takım yaratarak türk futboluna uzun yıllar hizmet etmeli. belki o zaman gürcan bilgiç, selçuk yula, osman tamburacı, gökmen özdenak gibilerin yerini uğur meleke, rıdvan dilmen gibiler alır.