Her takımda illaki bahis oynayan ve bu işe bulaşmış futbolcu olabilir. Buna Fenerbahçe de dahil; fakat himmet tekil ve yalnız bir kulübe özeldir. Muhteşem Beşli (Haluk-Mesut-Ergun-Adnan-Fetullah) yalnızca tek bir takımsıya himmet etmiştir. Bunu inkâr edebilir mi Cinconlular? 30 yaşın altındaki bebeler belki bilmiyorlardır; ancak bunlar gerçekler. Himmeti de bitti sanmayın sakın! Hâlâ farklı şekillerde devam eden ve edecek bir yapılanması olan Galatasaray, bu özelliğini günümüzde de sürdürmektedir. Galatasaray'a hiçbir şey olmaz. Bunu bir Fenerli olarak söylüyorum. Minareyi çalan kılıfını çoktan hazırlamıştır. Fransız oyunları hiç bitmez.
"Kardesim bahis falan diye geliyorsunuz başkanınız hem bahis firması sahibi hemde bahisten davası var. Kişi kendinden bilir işi. Uefadan tescilli şikeciler yakında bahisten de tescil alacaksınız."
insan bir profilime bakar. galatasaray'a sallayınca fenerbahçeli, fenerbahçe'ye sallayınca galatasaraylı oluyoruz.
bahis meselesi patlayınca "heee 2 kupa daha alacayiz o zaman ihihihi" diye sevinmiş taraftara sahip kulüptür. bugün gelinen noktada "şimdilik" 2 futbolcusu ve 1 kadrolu hakemi ( zorbay küçük ) pfdk ya sevk edildi. ben onlara o gün dedim fazla heyecanlanmayın kupa alacağız derken elinizdekileri de almasınlar dedim.
bu soruşturma sürerse daha ne futbolcuları ne yöneticileri ne teknik direktörleri vs ortaya çıkacak gör bak. fenerbahçeden 1 isim bile yok sevk edilen bir de bizim başkan için bahis sitesi var diye suç yaratmaya çalışıyorlardı..
2000 yılının mayıs ayının bir gününde taraftarına, teknik direktörü ve başkanına, futbolcularına azimlerinden dolayı hayran kaldığım, renklerine aşık olduğum takım.
Bahis soruşturmasından bu yana 7 puan kaybeden ve her açıklamasıyla daha da göze batan kulüp. Bu görseldekiler gs kongre üyeleri ve eski yöneticileri. Dün akşam saatlerinde tff'nin açıklamasına göre de 1 futbolcuları (eren elmalı) bahis oynadığı tespit edilmiş. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2456581/+
Aile boyu Galatasaraylı olan bir ailede büyüsem de benim için asıl film 17 mayıs 2000 tarihinde başladı. O gün söz konusu maçta uefa kupasını kazandığımızda o manzara ile 5 yaşında küçük bir çocuğun gönlünü çalması zor olmasa gerek ve buda yetmezmiş gibi bu maçtan 3 ay 8 gün sonra da gidip real madrid'den Uefa Süper Kupasını alıyorsun ve combo yapıyorsun ve benim galatasaray sevgim o zaman başlıyor. Ancak 2003 yılından sonra büyük bir düşüş yaşayıp 2011 yılına kadar eski kötü günlerine dönmüşçesine 3-4 yılda bir şampiyon olabilen takım haline geliyor ve üstelik kulübün kasasında para da kalmıyordu. 2006 ve 2008 yıllarındaki şampiyonluk resmen piyango gibiydi. Hele 2005-2006 sezonunda gelen şampiyonluktaki 14 dakikayı hiçbir zaman unutamıyorum. Üniversite hazırlık döneminde olan bir gençken de küllerinden dolup efsane teknik direktörümüz fatih terim ile birlikte ligi ve avrupayı domine etmeye başlamıştı ki bir ara bu havası sönse de şu an buna efsane teknik direktörümüz olmaya aday Okan Buruk ile devam etmekte. Bu sezon sonunda süper ligte şampiyonluk gelirse ikinci sefer üstüste dört sezon şampiyon olacağız ve kendi rekorunu egale edecek takım. 120 yaşıında olan kocaman bir çınar, bir 120 daha yaşadığını biz görmeyecek olsakta ilelebet yaşayacak efsane!