galatasaray'ı görmek demek sevgiliyi görmek gibidir. insanı heyecanlandırır. o rezil cana'lı, sarp'lı takımı izlerken bile umut etmektir. 14 sene şampiyon olamayınca bile platonik bir aşığın ufak bakışlardan, gülümsemelerden aldığı umudu her hafta yine yeniden yaşamaktır. milan'a, madrid'e, barcelona'ya kafat tutmak demektir galatasaraylı olmak, kaçırdığın kızın babasına amcalarına kardeşlerine tek başına karşı koymak gibidir. 2000'de uefa finalinde arsenal'e karşı durmak lise öğrencisiyken hulkı evire çevire dövmek gibidir. real madrid'i süper kupa finalinde hakeme rağmen devirmek ise gotham'da polis güçlerini arkasına almış bir batman'i osmanlı tokadıyla yere sermeye eşdeğerdir. real madrid karşısında 2-0 geriye düşüp maçı 3-2 çevirmek ise kız babasıyla kerhanede karşılaşıp ertesi gün kızı almak gibidir. sonrasında gelip fenerbahçe'yi 10 sene yenememek ise tüm dünya güzellerini elden geçirip mahallenin çirkin kızı tarafından beğenilmemek gibidir, belki şevk kırar ama önemsenecek bir durum değildir. son haftada şampiyonluğu ezeli rakibin önünden almakla, sevdiğin kızı evlendiği adamın elinden gerdeğe girmeden kaçırmaya benzer. galatasaraylılık tıp okumak gibiydi belki de, hep kötülenen ama her zaman aranılan. tromso gibi bir takıma elenmek ise, arkadaşlarla girdiğin iddia sonucu çıkma teklif ettiğin çirkin kızdan tokat yemek gibiydi, başta onur kırıcı, sonra ise başa gelebilecek komik bir kazaydı.
galatasaray; küçükken görülmek istenen güzel kızdı. büyüyünce ayrılması imkansız bir aşka dönüştü. ölürken ise akıldan çıkamayan sevgili olacak.
Formadaki renklerine takılır, ama bilmezler ki Ali Sami Yen'in renklerimizi nasıl tarif ettiğini. Antifenerbahçeli olmakla suçlarla ama her fırsatta Galatasaray'a bok atmaktan başka bir şey söylemeyen yöneticileriyle övünen fenerbahçe taraftarı bilmez ki fenerbahçe kurulurken galatasaray camiasından büyük galatasaraylılar kulübün kurucuları arasında yer alırlar. Sadece galatasaraydan başka bir türk takımı görmek için fenerbahçe'yi kurmuşlardır. işte galatasaray tam da budur. Kardeşliktir. Spordan öte savaştır. Dostluktur. Galatasaray fenerbahçe'yi kendisi için var edendir. Birbirleri için var olan bu iki kulübün şu ezeli rekabetine, tarihine laf etmeye cüret eden embesil yöneticiler tarafından yönetilirler. Ancak bu embesillere itimat eden daha embesil taraftar gruplarına sahiptirler. Siktinizi futbolu, siktiniz şu canım kardeşliği, siktiniz hayatları ulan. Eskiden babamla gittiğim maçlarda fenerbahçelilerle yan yana otururduk. Çocukken bir aşkım vardı adı galatasaray. Eskiden bir dostluk vardı. Çubukluyla parçalıyı yan yana getirip yapardık tezahüratları. UEFA kupasını aldığımızda beraber sevinirdik. Teşekkürler çok sevgili yöneticiler. Dostluğun, kardeşliğin amına koyduğunuz için teşekkürler.