çok çok önemli şahısların nazarlarında yorum yapabildiği, sözde değil harbiden avrupa devi. her büyük takımın sancılı periyotları vardır malum. yeni avrupa çokoprens'imiz fenerbahçe bu bank asya takımını bu gece yenseydi o halde, madem o kadar kepaze bir ekibiz. 2-3 sene önce adı sanı duyulmamış topçulardan kurulu az alkmaar'ın neler yaptığını biliyoruz. yıldız oyuncu merakı ise, futbolu klübü için değil de tribünlere oynamak isteyen vatandaşların biricik fetişidir. bak bakalım bu takım adam gibi eğitilirse, 1-2 sene sonra nasıl bir ekip oluyor...
edit: o şahıs silmiş entry'sini, neyse mühim olan can sağlığı...
kaybetsek de taraftari olmak guzel fakat yenince bunyesinde bulunmak ayri bir zevk veren takim. * o operayi bagira bagira soylemek, sesin kisildiginda dahi marslara devam etmek, beraber izledigin fenerbahcelilerin bakislari, kavga etme - linc edilme riski. her seyi ayri bir guzel.
2007-2008 sezon sonuna yaklaşırken, fenerbahçe'yi kendi evinde 1-0 yenerek, şampiyonluğu %80 garantilemiş takımdır. ve öyle bir takımdır ki, eğer gerçekten isterse kükrediğinde kimseyi sağlam bırakmaz.
öyle bir takım ki galatasaray; formasını giyen kişiyi direk değiştiriyor. direk o ruha adapte oluyor o oyuncu. birden her maç her şampiyonluk ölüm kalım meselesi oluveriyor onun için. 2006 yılındaki şampiyonluğu hatırlayalım orada da öyle değil miydi, şampiyonluğu kaçıran anelka vs. kulaklıklarını takıp otobüse binerken galatasaray futbolcularının hepsi hüngür hüngür ağlamamış mıydı ?(tabii ki tuncay gibi ruhlu oyuncular yok değil onlar ağlamıştı o maçtan sonra) ama bir takım rakibi avrupada çeyrek final oynamış ve artık kadro olarak kendisini solda sıfır bırakmış olmasına rağmen, karşı takımda ilk on birde 5 brezilyalı 1 uruguaylı 1 şilili bir ingiliz çakması türk varken, oyuncularının değeri ve maddi güçleri galatasaray'ın kat kat üstündeyken, bu takım 10 tane türk oyuncuyla çıkmış böylesine önemli bir maça -ki bir çoğu daha çok genç ve tecrübesiz- ve o gençler o türkler, türk olmayıp da o ruha adapte olmuş aslanlar çıkıp canla başla mücadele ediyorlar doksan dakika. anlamıyorum, anlamasam da çok seviyorum. iyi günde kötü günde hep sevdiğim takımım bir tanedir galatasaray.
aşktır, kimi zaman yerlerde süründürür kimi zaman sefasını sürdürür.
etikettir, yurtiçinde yurtdışında farketmez galatasaraylıyım demenin ayrıcalığını hissettirir.
kalitedir. mekteb-i sultani'den günümüze kadar gelen, bütün diğer takımlardan artı bir yön olarak kökten batılı ve kurumsal bir örgütlenmedir. özeldir.
ilktir. milyonları kopenhag'dan gelen haberle sokağa dökendir, ağlamaktır, sevinçten sesin kısılmasıdır, türk'ün gücünü göstermek, tee uzakdoğu'da türkiye denince "ooo yes gaassaray" diye duymaktır.
öğretmendir, maçı formaların değil oynayanın, ruh taşıyanın, basanın kazandığını öğretendir. hayatlarında ilk kez avrupa ya açılıp geçmişi unutan, "türkiye de ilk kez bir takım avrupa da çeyrek final oynuyor" diye götünden demeç verenlerin alacağı pekçok dersi verendir.
dün kazandıgı fenerbahce macının ardından şampiyon ilan edilen, lakin bazılarının daha önünde 2 mac oldugunu unutmasına neden olmuş takım. bu ülke son macta avuclarındaki şampiyonlugu kaybeden takımların var olabilecegini de görmüştür. olmaz olmaz deme, olmaz olmaz...
ama sunu da söylemeden gecemeyecegim, sivas macından alacagımız olası bi beraberlik ya da galibiyet cok afedersiniz avucunuzu yalamanıza neden olacaktır.*
kanada merkezli bir medya kuruluşunun yaptığı, avrupa takımlarının güncel başarılarının baz alındığı araştırmaya göre, ay itibariyle avrupa'nın en başarılı 20 takımı arasında gösterilmiştir.
başbakanlık kupası;
galatasaray: 5
fenerbahçe: 8
dipnot: hafızam beni yamultmuyorsa lig 3.sü ve 4.sü mücadele ediyordu bu kupa için. ee normal az alması galatasaray ın.
bu takımın taraftarı bu takım kadar büyük değildir. hala aşağılık kompleksi içerisinde saçma sapan entryler girerler. ulan türkiyenin en büyük takımlarından birinin ve kimsede olmayan tarihi başarıları olan bir takımın taraftarısın ona göre davransana. ne kıvranıyorsun kabız gibi.
zorunlu edit : kimin gözüne fanatizmin falanın filanın bürümüş olduğu tartışılmalı şahsımca. kimseye "fenerbahçe şehit vermedi" demiş miyim bir iyice okuyunuz lütfen. fenerbahçe'den şehit olan da vardır elbet. benim eleştirdiğim şey ülkeyi işgal eden askerlerle maç yapılmış olması. "vay efendim galatasaraylı bilmemkimler de şununla toplantı yaptı" dediğiniz zaman bu olmamış mı oluyor ? doğrudur yapılmıştır toplantı. gördüğünüz üzere kimseye karşı çıkıp saçmaladığını, şehitleri yok saydığını falan iddia etmiyorum. herkes öyle aç bir şekilde saldıracak yer arıyor ki, en ufak bir yerde verilen manayı nerelere çekebiliyorlar. yuh ulan...