ünal aysal seçim vaatlerinde şöyle diyordu: "3 ay'da florya'yı toplarız" bu cümle çok düşündürmüştü beni. 5 sezondur toparlanmayan florya nasıl olucaktıda toparlanacaktı. hemen aklıma tek isim geldi fatih terim. fakat galatasaray taraftarının, hatta türk futbol severlerin fatih terim'e olan inancı, sabrı, saygısı son yıllarda iyiden iyiye tükenmişti. fatih terim ise kişilik olarak aynı kalmış ancak taktiksel anlamda çağın gerisine düşmüş, yeni futbol anlayışına pek ayak uyduramamıştı. nitekim çok istemesine rağmen avrupa'da takım çalıştıramamış emekli hayatı sürmüştü son zamanlarda.
bütün futbol severler, en azından gerçekten futboldan anlayan insanlar tüm bu vaziyetin farkındaydılar. ancak galatasaray son zamanlarda yeniçerileri isyan etmiş osmanlı devletini andırmaktaydı. sorun ne para, ne başarı, ne de başka birşeydi. tek sorun kişiliği zayıf insanların egoları yüzünden çıkan problemlerdi. gündelik hayatta bile ufak detayları biriktirirseniz birgün fena patlarsınız. galatasaray'da da aynen böyle oldu. taraftar tam herşeyin mükemmel olacağını düşünürken işler iyice sarpa sardı. yerli oyuncular özellikle arda turan'ın kaptan yapılmasından sonra takım içerisinde gruplaşmaya gitti. arda turan'ın kaptan yapılması galatasaray'ın tarihinde yapılan en büyük hatalardan biriydi nitekim. takımda arda'dan yaşça büyük bir sürü isim olmasına rağmen yeni parlamış bir çocuğa 100 yıllık kulübün pazubandı verilemezdi. kendinizden yola çıkın lütfen. evde babanızın tavsiyelerini mi dinleyip, dikkate alırsınız; yoksa küçük kardeşinizin mi? tabi ki küçük kardeşlerde dinlenir yeri geldiğinde fakat bir büyüğün sözü yaşanmışlığın kendisidir. yolun başında ki bir birey size neyi, nasıl anlatabilir...
ünal aysal florya'yı 3 ay'da toparlarım dediğinde herkes fatih terimi düşündü. daha sonra katıldığı bir tv programında aysal "fatih terim heyecanını kaybetmiş gibi. eğer heyecanını kazanırsa türk futboluna büyük katkısı olur. adaylarımız arasında martin jol'da var." diyerek fatih terim'e bir nevi karar mercii benim mesajı gönderdi. çünkü herkes gibi fatih terim'de biliyordu ki, galatasaray başkanı seçilir seçilmez ilk önce kendisine teklif gelecekti. bu iş dünyasında da kötü bir durumdur. eğer birisini çalıştırmaya mecbursanız ve personel o iş'te kalifiye olduğunun farkındaysa sürekli su kaynatır, bittiniz demektir. onun kaprislerine katlanmak, yeri geldiğinde yaptıklarını görmezden gelmek zorundasınızdır. çünkü elinizde daha iyi bir alternatif yoktur. aysal tek adayımız fatih terim değil diyerek ona sana mecbur değiliz mesajı göndermiştir. eminim ki fatih terim futboldan anlamam diyen aysal'ın şu sözlerini duyduğunda kamçılanmıştır "fatih terim heyecanını kaybetmiş, heyecanını kazanırsa türk futboluna büyük katkısı olur." fatih terim gazla futbolcu çalıştıran bir adam olduğu gibi, gazla çalışan bir teknik direktör'dür. zaten türkiye'nin bütününde sistem böyledir, sadece futbolda değil.
umarım fatih terim 2. döneminde yaptığı hataları tekrarlamaz. aysal'ın dediği gibi 3 ayda toparlanacaktır florya terim yardımıyla. fakat asıl iş galatasaray'ın nasıl bir sistemle sahaya çıkacağında. fatih terim milli takımda oynattığı gibi 4-2-3-1 mi, 4-4-2 mi oynatıcak takımı? oyuncuya dayalı sistem mi olacak, yoksa sisteme dayalı oyuncu mu?
fatih terim galatasaray'ın başına gelir gelmez taraftarın kafasındaki soru işaretlerini silmek istiyorsa barış, mustafa, gökhan, ayhan hatta mümkünse servet gibi oyuncuları kadro dışı bırakmalı. 3'e, 5'e bakılmadan satılmalı bu oyuncular. işte o zaman galatasaray taraftarı inanır birşeylerin değişeceğine. galatasaray kalitesine uymayan tüm oyuncular gönderilmeli. gerekirse kewell, eğer olmuyorsa arda bile gönderilmeli. bu takım 100 küsür yıldır var, bir arda'nın gidişi sarsmaz.
uzun lafın kısası ben bu hamlenin fatih terim ve galatasaray'ın son şansı olduğuna inanıyorum. eğer bu seferde aşı tutmazsa, hastaneyi yıkarlar... fatih terim kendini bitirir. galatasaray ise ağır psikolojik ve maddi darbe alır (bkz: ikinci fatih terim dönemi)
uefa kupasini turkiyeye kazandiran tek turk takimidir. resmi sitesinde soyle de bir sey var.
--spoiler--
11 yıl önce bugün, galatasaray futbol takımı türkiye'ye ilk avrupa kupası'nı kazandıran finali oynamış ve uefa kupası'nı kazanan ilk ve tek türk kulübü olmuştu.
17 mayısın 11. yıldönümü vesilesiyle, şanlı tarihimize unutulmaz bir damga vuran 2000 uefa kupası şampiyonluğumuzu andığımız bugün, bize bu başarıyı getiren dönemde görev yapan futbolcularımıza, teknik direktörümüz fatih terim'e ve teknik ekibine, kulübümüzün başkanı faruk süren ve yönetim kurulu üyelerine; bu şampiyonlukta emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyoruz.
1999-2000 sezonunda şampiyonlar liginde mücadele eden galatasaray, grubundaki son maçında milanı son dakikalarda gelen gollerle 3-2 yenerek uefa kupasında oynama şansını elde etmişti.
uefa kupasında sırayla bologna, b. dortmund, real mallorca ve leeds unitedı eleyen galatasaray, finalde de ingilterenin arsenal takımıyla karşılaştı. kopenhag (danimarka) parken stadı'nda oynanan, normal süresi ve uzatma bölümü golsüz sona eren maçın ardından penaltı atışlarına geçildi. rakibine 4-1 üstünlük sağlayan galatasaray, uefa kupasını kazanan taraf oldu. penaltı atışlarında ergun penbe, hakan şükür, ümit davala ve giga popescu galatasaray adına topu ağlara gönderen isimler oldular.
bu büyük başarı, bir türk takımının ülke tarihinde ilk bir avrupa kupasını türkiye'ye getirmesi anlamını taşıyordu.
galatasaray'ın bu büyük başarısı, türk futbolunda yepyeni bir ufuk açmış, o güne kadar yerel hedeflerle yetinen türk kulüplerinin önüne uluslararası perspektif getirmiştir. galatasaray'ın, avrupa'nın futbolda ileri gitmiş ülkeleri arasında kendi çabasıyla edindiği bu haklı yer, tüm dünyada da yankı bulmuştur. galatasaray adı, bu büyük başarıyla dünyanın birçok ülkesinde ve özellikle 3. dünya ülkeleri arasında büyük bir sevgi ve sempatiyle bilinir olmuştur.
--spoiler--
anadolu kulüplerinin gittikçe güçlendiği bir ligde, işi eskisi gibi kolay olmayacaktır. hele 3. döneminde fatih terim'le başarıyı yakalayamazsa uzun bir süre orta sıralardan kurtulamayabilir.
Bu sene çok kötü, hatta tarihinde olmadığı kadar kötü bir sezon geçirdiğimiz bir gerçek. Eleştirilecek bir dünya sebep vardı, insan vardı, olay vardı, yöntem vardı. Ben Galatasaray taraftarı olarak şampiyonluk isterim, olamazsam da kimin olacağı umrumda değil. Olana başarılar dilerim, benim sorunum takımımın başarısı veya başarısızlığıdır.
Ammaaaaaaaa, bir şey varki. Az önce daha televizyonda gördüğümde, üzerinden 11 sene geçmesine rağmen tüylerimi diken diken eden birşeyler yaşattıysa bana, ben 6-0 dan sonra parçalımı giyer dışarıda çıkarım, küme düşmekten kurtulduğumuz sezonda da ulan gaassaray diye bağırırım. Yakışır !
artık alternatifli bir takım oluşturması gereken kulübüm. 3 sezondur tek forvetle oynuyoruz artık yeter. ne forvette, ne orta sahada ne de defansta alternatif var. ayrıca aşağıdaki futbolcuları bir daha tesislere bile sokmaması gerekendir.
her takımın başına gelebilecek bir dönem yaşamış kulüp. bu sezon şampiyonluğa oynayan ezeli rakibi fenerbahçe de zamanında ligi küme düşme hattının üstünde bitirmişti. her camia böyle dönemlerden geçer. bugün galatasaray, yarın fener...
yönetim değişse de huyu değişmedi. nerde boş beleş bonservisi elinde topçu varsa toplamaya başladı. hatılıyorum da bi ara manisanın topçusu simpson ı sırf beleş bonservisi elinde diye alacakları haberi dolaştı medyada.
turkiye'nin en iyi, en basarili takimidir. futbolda her takima fark atmistir. sadece lig sampiyonluklarinda bir esitlik soz konusu. o da seneye hallolucak.
elimize son geçen istatistiklere göre uludağ sözlükteki mal yazarların %2,13 ü galatasaray başlığı altına entry sıçmaktadır. gelmiş geçmiş bütün istatistikleri tersine çeviren spor kulubü.
2011-12 transfer politikası yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. özellikle gönderilecekler konusunda söylenenler doğruysa seneye yine sorun olacak gibi duruyor. baros ve pino dan başka yabancı kalmayacakmış. neill, culio, stancu gibi adamlar bence kalmalı. zaten görünüşe göre gönderilenlerin sayısı geleceklerden çok fazla olacak. hiç olmadı sağlam yedek olurlar. ayrıca bu sene sorun daha çok yerlilerde değil miydi? ne bok verdiler? mesela, gökhan zan ın kalma ihtimali %50 ymiş. sıçayım ben öyle ihtimale. mustafa sarp ı, ayhan ı falan da gönderilecekler arasında duymadım hiç. umarım sorun bendedir?! ha, bir de buffon falan gelecek diye gaz vermeyin lan?
transfer sezonuna elmander ile bismillah diyen takımım. fatih terim'in takımın başına gelmesiyle kazım artık biraz adam olur heralde. yabancılardan cana ve culio fatih terim tarzı savaşçı futbolcular. onları göndereceğini hiç zannetmiyorum. zaten göndermesinde.