"3 büyükler" arasında bir sezonda en çok yenilgi alan takım rakorunu kırmıştır. rakoru geliştirmek konusunda da şansının epey yüksek olduğu açık. hatta fikstüre bakılınca baya bir geliştirir. uzak bir ihtimal (12 puan farkın kapanması için 7 maç az gibi) olarak görülse de ilk kez küme düşen olmaya da talip.
Küme düşmesine ramak kalan takım. Küme düşünce en çok Fenerbahçe taraftarı üzülecek aksine Galatasaray taraftarı sevinecektir. TRT'de maçların şifresiz ve ücretsiz izlenebilmesi sebebiyle maçlar artık beleş izlenebilecektir. Maç (bkz: http://www.uludagsozluk.com/k/trt/)'de izlenir.
şu anda çok kötü bir kadro'ya sahip olan takım. sadece kalite olarak değil ruh olarak çok aşşağılarda. tabi bunlara birkaç futbolcu (cana, culio, ne yazık ki servet vs.) dahil değil. ama ümitliyim ben yine de. seneye yeni bir yönetim, yeni bir teknik kadro, yeni bir futbolcu kadrosu, yeni bir anlayış ve yapı ile tekrar çıkışa geçip birkaç sene sonra tekrardan şampiyonluğa oynayabiliriz. biliyorum eksiğimiz çok ama başarılı bir yapılanmayla kapatılmayacak eksikler değil. bütün bunları yapması için ünal aysal'A da güvendiğimi belirtmeliyim.
kısaca seneye takımda kalması ve gitmesi gerekenleri yazayım.
aykut erçetin : gönderilmeli
ufuk ceylan : seneye yedek kaleci olabilir ama iyi bir kaleci antrenörüne ihtiyacı var.
robinson zapata : bilmiyorum kendisinden bahsetmeme gerek var mı!?
lucas neill : kendisi kafamı çok karıştırdı doğrusu. son birkaç hafta'da böyle siklemez, "benim burada ne işim var" der gibi davranıp bir çok laubali hareket yaptı maçlarda. ama yine de kendisinden daha iyisi gelmeyecekse kalmalı.
çağlar birinci : kendisinden ümitliydim ama sanırım bu adam da kronik sakat. eğer öyleyse gitmeli.
gökhan zan : gitmeli. yedekte durup maç başı anlaşılırsa kalabilir.
emiliano insua : yeteri kadar oynatılmadı ama sanırım kendisinden faydalanamayacağız. yabancı hakkı açılsın diye bonservisi alınmasa daha iyi olur sanırım.
hakan balta : bu sezon "laf işitme" konusunda çığır açmıştır. artık daha çok küfrettirmeden gitmeli. lütfen git. bak küfretmiyorum da. sadece git!.
serkan kurtuluş : etkisiz eleman. gitmeli!
servet çetin : kendisi iyi bir defans oyuncusu olsa da rijkaard'ı sattığı ankaragücü maçından sonra bitmişti gözümde. ayrıca topu oyuna sokma konusunda çok kalas. iyi bir para ile taliplisi çıkarsa satılmalı.
aydın yilmaz : kiralık olarak geri dönmemecesine gitsin de kulüp üç beş kuruş daha kazansın.
barış özbek : futbolcu olmayan biri. yanlışlıkla alındı sanırım takımımıza. gitmeli. ayrıca 3-0 kaybedilen antalya maçında sen beni çok güldürdün. allah da seni güldürsün.
arda turan : kendi iyiliği için de bizim iyiliğimiz için de gitmeli artık. tabi iyi bir teklif (10 milyon üstü) gelirse. yoksa kalsın!
mustafa sarp : bilmiyorum kendisinden bahsetmeme gerek var mı!?
ayhan akman : artık gönderilmeli.
lorik cana : her takıma bir tane cengaver (kalas da olsa) lazım anlayışıyla seneye de kalabilir. ha daya iyisi alınabiliyorsa gönderilmeli. bu arada son haftalarda uzak mesafelerden çektiği güzel şutlar dikkatimden kaçmadı. ha bir de : http://fotocdncube.fanati...011/4/4/fft1mm1402391.jpg
juan pablo pino : sene'ye kalması gereken adamlardan.
yekta kurtuluş : sene'ye kalması gerekenlerden. ama alması gereken daha çok yol var.
juan emmanuel culio: daha iyisi alınmazsa kalmalı. bence kalmalı.
emre çolak : bence oynayabileceği bir kulübe gönderilmeli. kiralık olarak. olmazsa takımda kalmalı. bam'a bu kadar şans verildiyse kendisine de şans verilmeli. ama hem mental hem de fiziki gelişime ihtiyacı var.
sabri sarioğlu : tabiiki de kalmalı. aslansın zabri! kim tutar seni!
kazım kazim: kalması gereken oyunculardandır. çünkü bir şansı hakediyor. ayrıca türk kontenjanından.
harry kewell: seni seviyoruz oz büyücüsü ama senin süren doldu. sana da güle güle denmeli. ama yönetici (ya da o tarz birşey) falan olarak kalsan ne güzel olur.
milan baros: tabiiki de kalmalı. ah seneye yanına drogba gelse. ne şahane olur. hayal işte!
bogdan stancu: henüz bir artısını göremedim. ama 5 milyon etmeyeceği kesin.
anıl dilaver: kalmalı.
"sevgili galatasaraylılar; sakın ola ki üzülmeyin. çünkü antalyaspor karşısında, sahada galatasaray diye bir takım yoktu. orada ruhsuzlar vardı!" - turgay şeren (3-0 kaybedilen antalyaspor maçından sonra)
şimdiki kulüp başkanı ve yönetiminin üstün çabalarıyla geldiği bugünkü yerini haketmeyen türkiye'nin büyük kulübü.
ayrıca fenerbahçe'nin zıt kutbu, olmazsa olmazıdır.
fenerbahçeliyim.
küme düşmemek için mutlaka 6-7 puana ihtiyaç duyacak olan takım. bakalım ne yapmış bu takım bu sezon an itibariyle;
-13 takımdan daha az gol atmış,
-9 takımdan daha fazla gol yemiş,
-en fazla mağlup olan 4üncü takım,
-en az berabere kalan takım,
şimdi böyle bir takım kümede kalmayı hak ediyor mu? tabii ki hayır. inşallah bu formunu 4-5 yıla yayar ve bank asya liginde mücadele eder. rekorların takımı oldu bu takım. daha ne olsun?
not: fenerbahçeliyim ama istatistikler ortada. ahahaha.
--spoiler--
Lig tarihinin en kötü sezonunu geçiren Galatasaray'ın durumu dünya basınında tartışma konusu yarattı.
Brezilya'nın Globoesporte gazetesi, Galatasaray'ın aldığı mağlubiyetle Süper Lig'de 13. sıraya kadar indiğine dikkat çekerek, "Galatasaray düşmemeyi başarabilecek mi?.. Yeni teknik direktörden beklenen bu!" diye üst başlık atarak, "Galatasaray kurtulabilecek mi?" diye sordu.
Çek futbol.sport.cz sitesi ise, "Baros'suz Galatasaray, ligde bozguna uğradı ama artık acı hissetmiyor" başlığı altında, "Yenilmeye alışan Galatasaray için Antalyaspor mağlubiyeti sıradan bir maç kaybetme gibiydi" denildi.
ispanyol AS gazetesi ise, "Antalyaspor kapanış partisinde Galatasay'ı evine mutsuz yolladı" derken, "Galatasaray 27 maç sonunda toplayamadığı puanlarla alt kümeye düşme sınırına yaklaştı" denildi.
Fransa'nın Football France dergisinin internet sitesi ise, "Antalyaspor, Galatasaray'ı dağıttı" başlığı altında, "27 hafta sonunda 13. Sıraya kadar inen Galatasaray'da Stancu ve Arda Turan gibi yıldızlar hayal kırıklığı yaratmaya devam ediyor" denildi.
Hollanda'nın SportDome dergisinin internet sitesi ise, "Galatasaray, Antalyaspor tarafından aşağılandı" başlığı altında verdiği haberde, "Tarihi boyunca hiç bu kadar küçülmeyen Galatasaray, taraftarlarına acı veriyor" denildi.
--spoiler--
benim favorim çek internet sitesinin haberi. bir de ömer çatkıç'ın maç sonu basın toplantısında söyledikleri var ki tam bir komedi:
--spoiler--
istanbul takımlarından birini yenmek güzel. Bizim rakibimiz olan bir takımdı. Yendiğimizde puanlarımız eşitlenecekti. Bizi seyretmeye gelenlere keyifli bir gece yaşattığımız için çok mutluyuz
--spoiler--
o kadar büyük kulüp ki; ne yaparsa yapsın etrafından havlayan köpekler eksik olmuyor.
--spoiler--
zorunlu açıklama: kanaltürk telegol programı
pazar gecesi kanaltürk tv kanalında yayınlanan "telegol" programında, programı hazırlayan ve sunanların galatasaray camiası'na, galatasaray spor kulübü'ne, galatasaray futbolcularına karşı bilinen ön yargılı tutumları bir kez daha açığa çıkarılarak, rating uğruna bir yayıncılık skandalına yol açılmıştır.
galatasaray-eskişehirspor karşılaşması sırasında misafir tribünlerinden atılan bir cisimle yaralanan küçük taraftarımız batuhan sağır'ın üzerinden duygusal bir oyun perdelenerek, camiamıza, kulübümüze ve kaptanımıza ağır ithamlar yapılmıştır.
eğer sözkonusu olan nesnel ve tarafsız bir gazetecilik olsaydı, bu tek taraflı, gerçeklerden bihaber yayıncılık komedisi gerçekleştirilmeyecekti.
kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından bugüne kadar kulübümüz tarafından açıklanmasına gerek duyulmamış olan bazı gerçeklerin artık bilinmesi gerekmektedir.
küçük taraftarımız batuhan sağır'ın yaşanan olay sonrası sağlık ve hastane süreci kulübümüz ve sağlık ekibimiz tarafından yakından takip edilmiştir.
batuhan'ın ameliyatı sonrasında medikal park hastanelerinde tedavisinin ve kontrollerinin devam ettirilmesi önerilerimiz aile tarafından kulübümüze dava açma ihtimalleri bulunduğu açıkça ifade edilerek reddedilmiştir.
buna rağmen, batuhan sağırın bundan sonraki yaşamında kullanabileceği sağlık sigortası derhal hazırlanmış, gerekli temaslar yapılarak bundan sonraki bütün eğitim masraflarının şişli belediyesi tarafından karşılanacağı aileye bildirilmiştir.
ancak batuhan sağır'ın ailesi, batuhan'ın sağlık süreci hastane koşullarında devam ederken küçük taraftarımızı uzmanların itirazlarına rağmen hastaneden 1 gün önceden taburcu ettirmiş, bir süre sonra da kulübümüze bir ev satın alınması ve nakit para verilmesi taleplerini kulübümüz avukatına bildirmişlerdir.
kulübümüz, başından itibaren her türlü katkıyı yapmış, yaşanan olayın faillerinin bulunması için kamera kayıtları güvenlik birimlerine teslim edilmiş, batuhan sağır'ın geleceğine ilişkin gerekli işlemleri de yapmış olmasına rağmen, aile tarafından iletilen adeta şantaj niteliğindeki bu aşırı talepler, gelecekte sadece galatasaray spor kulübü'nün değil, bütün spor kulüplerinin de önünde bir şantaj nesnesi olarak kullanılabileceği müteaalası ile reddedilmiştir.
nitekim, bu kararımızda ne kadar haklı olduğumuz, pazar gecesi televizyon kanalında yaşanan adeta danışıklı döğüş niteliğindeki yayın ile ortaya çıkmıştır.
galatasaray spor kulübü, camiası, oyuncusu ve sevenleri ile birlikte, bir talihsiz olayı fırsat bilerek kullanmaya çalışanları da, bunu rating için, kulübümüze ve oyuncumuza saldırmak için bir fırsat kabul ederek sömürenleri de farkında olarak izlemektedir.
bu yayın, yayında kullanılan ağır hakaretler ve ithamlar ile ilgili hukuki çalışmalar derhal başlatılacaktır.
edit: şişli belediyesi maça giden her çocuğun eğitimini üstlendği için konunun galatasaray'la alakası yok tabi. olmayan beyin kıvrımlarınıza sokayım ben.
mali idari genel kurulumuzda bir konuşma yapmıştım, sorulara cevap verirken, genelde 600 kişi civarında kongre yaparız burada 2000 civarında insan var demiştim. tüm talepleri aldık ve galatasaray'ın menfaateleri doğrultusunda karar vereceğimizi söyledik. genel kuruldan sonra 10 gün geçti. divan zaptını cuma günü saat üç civarında aldık, ondan sonraki ilk toplantımız salı günüydü ve bugün çarşamba aslında bu açıklamayı daha erken yapacaktık.
galatasaray'da yönetici olarak 9. yılımı doldurdum. son üç yılında başkanlık yaptım. beni bu görevlere layık gören üyelerimize bir kez daha teşekkür ediyorum. daha önce görev yaptığım 90'lı yıllarda ve şu an galatasaray'ın en zorlu dönemlerinde sorumluluk almak bana nasip oldu. özellikle son 5 yıllık bunalımlı yıllarda görev alma cesareti gösterdik. işimizi ve kendimizi bir kenara bırakarak galatasaray için yoğun mesai harcadık. bu sadece galatasaray sevgisi meselesiydi. her şeyi bir kenara bıraktık ve tüm enerjimizi harcadık. galatasaray yönetimini cazip hale getirdik. kulubümüzü kimsenin cebinden idare edilmeyen bir kulup haline getirmek istedik. taraftarıyla arasındaki mesafeyi kısaltan ve büyük hedefe yürüyen büyük galatasaray hedefini yakalamak istedik. bunda başarılı olup olmadığımıza tarih karar verecek. ben ve arkadaşlarım tüm gücümüzü harcamış olmanın huzurunu taşıyoruz. üç yıla çok önemli işler sığdırdık. çok önemli dört projeyi bitirdik. iş yapmaya çalışan herkes gibi hata yaptık. az iş ve hatasız olmaktansa çok iş yapma yolunu seçtik. bugün de olsa aynı yolu seçerdik, kaybedecek vaktimiz yoktu. galatasaray aşkı taşıyanların yaptıklarımızı gördüklerine eminim.
yaşananları burada tekrar etmeme gerek yok. ancak bu süreç her şeyi net bir şekilde açığa çıkardı. bazılarının kendisini galatasaray'ın sahipleri olarak hazırlattıkları senaryoları, bunları üyelerimize kabul ettirmeye çalışanları. medya kanalıyla başkanlık makamını yıpratmaya çalışanları, içinde seçildiği yönetime köstek olmaya çalışanları ve özel işlerinde galatasaray'ı atlama taşı olarak kullanmak isteyenleri gördük. mevcut yasalar ve tüzük bizi seçime götürmeye zorlamıyor ve seçime girmemize de engel olmuyor. denetleme kurulu ibrasının içinde, galatasaray yönetimiyle ilgili idari konularda rapor var. idari olarak ibra edilmeme de var. bu yapılanlar gönlümüzü yaraladı. başlattığımız işleri bitirerek normal zamanda seçime gitmek arzumuzdu. kongre tarihi 30 nisan, 7 mayıs 2011 günü seçim tarihi olarak belirledik ancak çoğunluk sağlanamayacağı için genel kurulu 14 mayıs'ta yapma kararı aldık.
"hakkinizi helal edin!"
hakkınızı helal edin. galatasaraylılar asil yüreklilerdir, aklı ve vicdanı hür hareket ederler. bize bu yapılanlar galatasaray'da yeni bir yapılanmamın uygulaması olmasın. bu sıkıntılı dönemde benimle omuz omuza mücadele eden arkadaşlarıma, abilerime ve bizimle veren herkese teşekkür ediyorum saygılarımla.
paun cetvelindeki yeri, "fatmagül'ün suçu ne?"deki fatmagül kadar elem verici olan futbol kulübümüz. en dikkat çekici farkları; birisi başından geçen kötü olaylarla seyirci kazanırken diğeri seyirci kaybetmektedir.
(bkz: keser döner sap döner gün gelir hesap döner) atasözünün canlı örneğidir. Youtubeda gezinirken radu niculescu aklıma geldi liverpool maçında attığı gol. Dedim ki ne büyük takımdı be.Sonra sol tarafta related videos coştu.Bir bakıyorum milan 2-0 , manchaster 3-3 , xamax 5-0 , bilbao 2-1 uzayıp gidiyor böyle.Yenmediği takım yok. Real madridle 3 maç yapmış 2 sini kazanmış bir takımdan bahsediyoruz.Boru değil.
Ben bu durumun bu ruhsuzluğun, geçmiş ve geçerli yöneticiler tarafından yapılan değer bilmemekten dolayı galatasaraya müstahak olduğunu düşünüyorum. Şimdi bir düşünün.
Hakan Şükür, jübilesi yok.Kırgın küskün gitti.
Hasan Şaş..
Okan Buruk...
Suat Kaya...
Bülent Korkmaz..
Ergün Penbe...
Arif Erdem...
Şu kadroyu gözünüzü kapatıp hayal edin.Tek tanımlanan görüntü başarı , efsane vb.. olacaktır.. Daha Hakan Ünsalı vb.. Saymadım bile.Unuttuklarım tonladır eminim ki..
Galatasaray yönetimi, Faruk Sürenden beri galatasaray ruhunu sikip atmıştır. Daha açık yazabilecek , anlatabilecek bir tanım yoktu elimde değil.Hagi gibi bir adamı , ne konuma düşürdüler hemde 2. kez alın işte canlı şahidiyiz hepimiz.Yine birkaçyıl önce olan olayların aynısı. Rijkaard bu takım 3. olursa üzülmeyin dediğinde millet hırladı gürledi.Siktirsin gitsin , Galatasaray büyük camia biz ultrayız süperiz. Al işte sonuç? Sen takımda abi rolünü üstlenecek adam bırakma, git halı saha kalecisini getir, mustafa sarplara barışlara bel bağla. Yahu bazı takımlarda idoller vardır idoller.iyi oynayıp oynamamsı önemli değildir.Sahada durur ki, yeni gelenler gençler, işte bu adamı gördükçe, azminden örnek alırlar dağılmazlar. O ona bağırır, öbürüne söver. Sanki halı saha maçı yapıyorlar.
rijkaard abi 3. olur dedi takım 13. şaka gibi yazık. şimdi zapata da gider , o bu şu, o kadar tazminat , sonra yeni topçular. Hey yavrum hey.Kaynak akıyor anasını satayım.
Bir Ara şu beşiktaşa da el atıcam.Bizde iyi değiliz galatasaraydan, sadece galatasaray çok kötü ne yazık ki...
Not: Tamamen objektif olmaya çalışıp,üzüldüğümden ötürü yazdım.Açın da bir orjinal tv videolarından 93 94 teki gs 2 barça 1 i izleyin o maçta oynayan adamların galatasaraydan nası gittiğini anımsayın. Anımsayamıyacaksınız çünkü kovuldular gönderilmediler.Yazık.
' futbolcuları kovan takım ' olarak değerlendirilmemesi gerekendir. örneğin galatasaray 1996 - 2000 arasında kadrosunu koruyup nokta takviyeler yaparken diğer takımlardan gidenler oldukça fazla... yani her takımın istikrarsız transfer politikaları olur.
öte yandan, ruhsuzluğuyla, isteksizliğiyle, bezginliğiyle can sıkandır. bazılarının ' lütfen ' taşıdığı formayı binlerce kişinin giymek isteyip de giyemediğini , lig sonundaki kabusu ertelemek için çok çalışmaları gerektiğini hatırlatmak lazım futbolcularımıza.
yoksa tarih hiçbirinizi affetmeyecek.
yıldız yabancı merakı yüzünden bu hallere düşen takımdır, senelerce fenerbahçe'yi iğneledik yabancılar götürüyor takımı, milli takıma biz çok adam gönderiyoruz vb. şimdi galatasaray aynı şeyi yapmaya çalışıyor, kewell, baros, keita, misimovic... uzaktan bakınca sadece misimovic hiç katkı yapmadı denebilir diğerleri iyi kötü yarım sezon, bir sezon oynamışlığı var.
peki ne yaptılar lincoln bile şampiyonluk gördü bu takımda, peki bu isimler ? göremediler evet. niye mi? lincoln'ün disiplinsizliği kadar, türk futbolcuların hırsı vardı, siyasi yönünden dolayı benimde haz etmediğim ama abiliğini iyi yapan bir hakan şükür vardı. canını dişine takan bir mehmet topal, sabri sarıoğlu, uğur uçar, arda turan, ayhan akman vardı. bazıları hala var, ama türk statüsünde oynayan kazım'ın bile doğru dürüst türkçe bilmediği bir takımdan bahsediyoruz, sıcak ortam, abi kardeş muhabbetleri kalmamış. ruhsuz ruhsuz sadece yerini doldurmak için maça çıkıyor futbolcular, onuda iyi yapamıyorlar öyle olunca. sezon başından beri hedefsiz, amaçsız gibi hareket ediyorlar çünkü uyandıracak bir güç yok takımda. "ee hagi geldi" evet geldi ama takım çoktan uyumuştu.
hayır madem bu kadar yabancı düşkünlüğü devam edecekti keita niye gönderildi?. buna cevap verilemiyor artık çok zaman geçti üstünden ama yeni takım kurulacaksa eğer yabancı kontenjanını doldurmak zorunda hissetmemeli yönteciler. illa doldurulacaksa 21-22 yaşından büyüğünü getirmeyeceksin arkadaş. türklere yöneleceksin, avusturya'da, almanya'da, isviçre'de türk statüsünde oynayabilecek olan oyuncuları araştıracaksın.
arda'yı satıp onun parasıyla adaylarını alacaksın. parlamış oyuncuya para dökmektense, 3-4 oyuncuda şansını denersin, hiç biri arda olmazda belki, biri ikisi yekta olur, takımın yararına kullanabilirsin.
neyse özet:
gidecekler: kewell, stancu, zapata, pino, gökhan zan, aydın, barış, arda, sarp, akman, balta, s. kurtuluş, servet.
küme düşerse kendisinden vazgeçeceğimizi sananların olduğu takım.
bak arkadaşım yaşım 30. 13 yaşından beri maçlara gidiyorum kaçak göçek. bütün sülalem fenerbahçeli tek galatasaraylı benim. üniversite yıllarımda haftasonlarında bile deplasmanlara gittim çoğu zaman ailemden habersiz. üniversite ikinci sınıftan beri kombinem var. lisanssız hiçbirşey almam. gs tv ye para ödüyorum mantıklı mı? mantıksız. gs bonus kart aldım bankacı olmama rağmen başka bankanın kartına kart aidatı ödiyorum kendi bankamın kartı yerine harcamalarımı hep başka karttan yapıyorum mantıklı mı? mantıksız. hiçbir iddiamız olmayan tüm maçlara arkadaşlarım gelmese tek başıma giderim götüm donar mantıklı mı? mantıksız. 1.5 ay sonra baba olacağım inşallah. oğlumun hastane çıkış tulumundan tut odasındaki perdeye, süs olarak aldığımız peluş ayıya kadar herşeyi galatasaray store dan aldım tonla para verdim mantıklı mı? mantıksız. bu takım bana iki avrupa kupası 4 sene arka arkaya şampiyonluk hediye etti. türk futbol tarihinin en iyi kadrosunu seyrettirdi. şimdi küme düşme potasının hemen üzerinde ben yine her maça gideceğim çoğunu kaybedeceğiz. doğru mu? doğru. oğluma bir gün diyeceğimki senin doğduğun gün ligin son maçı oynanmıştı ve biz ligi küme düşen son takımın bir sıra üzerinden 15. bitirdik. veya belkide küme düştük oğlum o sene diyeceğim. ve ben bütün bunlara rağmen resimlerde gördüğün gibi senin herşeyini galatasaray store dan aldım hiç küsmedim sövdüm bağırdım ama küsmedim. sana galatasaray sevgisi aşıladım. oda çocuk aklı bana diyecekki e baba bu çok mantıksız. oğluma babasının ilk nasihatı şu olacak "aşkta mantık aranmaz". ararsan bulamazsın. aşk sadece aşktır sebebi yoktur seversin. başarılar gelir geçer asaletin bize yeter.