bu takım cezalı oyuncu oynatırsa cezası hükmen mağlubiyettir.
herhangi bir takım cezalı oyuncu oynatırsa da cezası hükmen mağlubiyettir.
bu takım evrakta sahtecilik yaparsa ve bu sahtecilik nitelikliyse cezası hükmen mağlubiyettir.
herhangi bir takım, evrakta sahtecilik yaparsa ve bu sahtecilik nitelikliyse cezası küme düşürülmektir.
daha açık ve net yazılabilir mi bilemedim şimdi. ya da açık ve net yazmaktan ziyade, anlayış ve kavrayış mı önemlidir.
gsgm tahkim kurulu diyorlar hala, lan daha kötü ya...
federasyonların kurullarını geçmişsiniz artık sporun kurullarıyla sahtecilik yapıyorsunuz.
ve hala pirüpak olduğunu iddia eden adamlar var.
ne deri varmış be...
kauçuk desen değil, pandoralı öküz derisi desen o da değil.
25. maddenin 3. bendinde kuruluşun sahtecilik ve kandırma suçlarına katılmaları durumunda hangi cezaları alması gerektiği konusundaki maddelerin açık olduğunu belirten ahmet akpınar, olayın durumuna göre ligden ihraç edilme ve 10 bin tl para cezası verilir diyor. buna kararı disiplin kurulu verecektir veya topu yönetim kuruluna atacaktır ama açıkça bir sahtecilik var. cezayı çekti diye beyan var. hani pardon gözümüzden kaçtı diye bir durum öne sürülemez. geçmişte beşiktaşın fenerbahçe ile oynadığı kupa maçında, mehmet ekşinin ilk karşılaşmada sarı kart gördüğü raporlara geçmişti, ancak kimse farkında değildi. ikinci maçta da oynayınca beşiktaş 3-0 mağlup ilan edilmişti. orada bir unutkanlık vardı. idareci esameyi alırken bunu kayıtlara geçmemiş. burada hayır cezasını çekti diye bir beyan var. ilk savunma böyle. hayır cezasını çekti o nedenle oynadı. ama cezasını çektiği maçlar başkasının yerine oynadığı maçlar. kandırma suçu çok açık. sahtecilik var. tabi lisans olayına dikkat etmek lazım. maçta oynarken tufanın formasıyla oynamış. burada lisanslı bir de oynama yapıldı mı bunu değerlendirmek lazım. esame lisetisinde kimin imzası var. çünkü 23. maddenin 1. bendinde lisans veya herhangi bir belge üzerinde herhangi bir değişiklik ve sahtecilik yapanlar, bunu bilerek kullanan veya kullandıranlar bir yıldan üç yıla kadar yarışmalardan men ve de hak mahrumiyite cezasına çarptırılır diyor. ifadelerini kullandı.
--spoiler--
kulüp geleneği olan şaibelerinizi, şikelerinizi basketbola da bulaştırdınız ya, helal olsun.
hatalar(!?) silsilesiyle gelen önce küme düşürülme haberleri, ardından küme düşürmeyi göze alamayan * arkadaşların 5 puan silinmesi cezasına çarptırıp ve sonunda hak yerini bulsun diye tufan ersöz'e ceza veren zihniyeti çok seven güzide klübümüzün basketbol şubesi. umarım ilahi adalet yerini bulur. inşallah bu takım play-off'a gider! sonra kul hakkı yiyenler bakalım bunun vebalini nasıl ödeyecekler?
futbol yetmedi sıra basketbolda!
(bkz: adaletini sikeyim dünya) ağlama melis cezan kalktı!
oturup ağlayın şimdi. tüm basketbol severler oturup ağlasınlar artık. çünkü bu ülkede basketbol bu kararla isa'dan önceye dönmüştür. baştan başlıyoruz haydi rastgele.
hangi akılla o silinen 5 puanın geri verildiğine akıl erdiremediğim basketbol takımı.
basketbol federasyonu veya gsgm neyin karşılığında böyle bir kara verdi acaba?
ya para aldılar ki bu vahimdir ya da varolan bir açıklarını görmemek adına böyle bir olay oldu ki bu diğerinden çok daha vahimdir.
takıma verilen ceza geri alınıyor yöneticilerin cezası da geri alınıyor ama basketbolcu hala cezalı.
keşke aynısını kerem gönlüm için de diyebilselerdi bu gsgm'dekiler. uefa cska'lı iki oyuncuya tek maç ceza verirken aynı nedenden kerem gönlüm neredeyse spordan men edilecek.
kötü olayların gün yüzüne çıktığı takım. kulübümün basketbol şubesi olması birşey değiştirmez. biliyorum ki her kulüpte aynı şeyler yapılıyor. insanlar siz yapıyorsunuz biz sütten çıkma akkaşığız dedikleri için zaten bu haldeyiz.
koyu bir galatasaraylı olarak, 5 puanları geri verilince utandığım takım. ulan öyle şey mi olur, apaçık bir rezillik yapılmış hala affediliyor. anlamak mümkün değil. türkiyede karanlık i$lerin döndüğünü anlamak için çok cin olmak gerekmiyor zaten, her$ey apaçık ortada.
"olaya karışan basketbolcular, idareciler ve teknik kadro men cezaları almıştır. ayrıca ligde cemal nalga'nın oynadığı bütün maçlarda galatasaray hükmen mağlup sayılmıştır. ayrıca bir de eksi beş puan verilmiştir."
kalkan ceza :
"yasal olarak bir dayanağı olmayan, federasyonun kafasına göre verdiği -5 puanlık ceza kaldırılmıştır."
geri kalan bütün cezalar aynen durmakta. galatasaray cemal'i oynattığı maçların hepsinde hükmen mağlup sayılmıştır.
daha cezanın ve kalkan cezanın ne olduğunu bilmeden olayı manyaklaştırıp ağlama moduna geçenler önce öğrenin bir zahmet yahu.
zamanında bu takıma el fatiha çekenler, bu takımın yılmayıp aslanlar gibi mücadele ettiğini, hem feneri, hem beşiktaşı yendiğini gördüğü için içlerine korku salınmış belli işte. eldeki bütün iyi oyuncuların basıp gideceğini sananlar hepsi kalıp canla başla mücadele ettiğini görünce afalladılar tabii.
"cezalı oyuncu oynattığı için" değil, evrakta sahtecilik yaparak federasyon'a cemal nalga'nın oynatılmadığını yazıyla bildirmesi sebebiyle küme düşürülmesi gerekirken, 5 puan silme cezası ile ucuz yırtmış, her şeyin aleni olmasına rağmen bu kadar ucuz yırtılmasına tamah etmeyip, yüzsüzce tahkim kuruluna gidilip itiraz edilmiş ve artık ne şekilde olduysa, itirazları haklı(!) bulunmuş ve puan silme cezası kaldırılmış takım.
hukuk önünde herkes eşittir ancak iddia ediyorum aynı olayı aliağa petkim yapsaydı federasyon disiplin kurulu o takımı küme düşürür, tahkim de o düşüşü onaylardı.
iş galatasaray -veya fb, bjk fark etmez- olunca federasyon 5 puan silmekle kalmış, tahkim de hiç utanamdan bu cezayı ortadan kaldırmıştır.
sorarım arkadaş, kurumsal sorumluluğu kaldırmayı becerebiliyorsunuz da, cemal nalga ile tufan ersöz'ün "gelecek kaygısı" (yani takımdan gönderilme, oynatılmama vs.) ile bu organizasyonun içinde bulunmaları bu adamları "tek suçluymuş" gibi göstermeye kimin hakkı var? madem bir rezalete imza attınız, adam gibi bu adamların da cezasını kaldırsaydınız? bu adamların günahı ne?
vel hasıl, rezalet bir karar alıp, konuda 3-5 kişiye ceza vererek durumu düzelttiğini zanneden gsgm tahkim kurulu'nun kapı gibi kolladığı takımdır.
12,01,2010 tarihinde istanbul abdi ipekçi spor salonunda oynanan eurocup karşılaşmasında galatasaray, kupadaki italyan temsilcisi b.t.teramo yu 87-80 mağlup ederek, eurocup ta son 16 ya kalma hakkı elde etmiştir.
aslanlarımız avrupada da tam gazzz.
Galatasaray Cafe Crown'ın Cemal Nalga skandalı sonrası bu oyuncunun oynadığı bütün maçlarda hükmen yenik sayıldığını unutmayın. Ve yine bu mağlubiyetlerden doğacak olan 5 puan silinmiş hatta bir de bunun üstüne 5 puan daha silinmiş ve lige -5 puanla devam etmesi kararı alınmıştır. Ancak tahkim kurulu son verilen -5 puana düşürme cezasını hukuki dayanağı olmadığı için kaldırmıştır. Ayrıca bu olaydan en çok zarar gören olay da neredeyse hiçbir etkisi olmayan Tufan Ersöz'dür.
Federasyon ve tahkime laf edenler önce Efes Pilsen'le final serisi oynayan Fenerbahçe Ülker'in 5. ve 6. maçlar sonrası taraftarlarının çıkardığı olaylar sonrası almadığı cezalara baksınlar. Rasim Başak'ın masa hakemlerine saldırmasını, Mirsad'ın hakemlere ana avrat düz gitmesini hatırlasınlar. Murat Özaydınlı adlı maymunun 5. maç sonrası taraftarlarının rezilliklerini görmeyip federasyonu tehdit etmesini hatırlasınlar. Hadi bunları unuttular sırf Galatasaray şampiyon olmasın diye 20 sayı geride oldukları maçın son 20 saniyesinde sahadan çekildiklerini unutmasınlar. Neden mi sahadan çekildiler çünkü o dönemde basketbolda hükmen mağlubiyette futboldaki gibi 3-0'dı.
sezon itibarıyla uleb denen g*tü boklu ligde, 3.tur da oynadığı 5 maçtan da yenilgiyle ayrılan gururumuz(!). hayır yani ,aklı hala fenerbahçe nin euroleague de aldığı yenilgilerde kalan basketbolseverlere hatırlatalım da , boylarından büyük takımlar hakkında yorum yaparken akıllarında bulundursunlar.
bize allah ın sopası yok sözünü hatırlatan basket takımı. malum skandaldan sonra küme düşürülmesi gerekirken eski kaptanı olan turgay demirel tarafından kol kanat gerilmişti. lakin bizim sahtekarlar şu an ligde sondan ikinci durumda ve son çırpınışlarını sergiliyorlar.
valla ne yalan söyleyeyim, şu ağlayan parçalı formalıları görmenin zevki dünya ya bedel*:
bize "çingenenin suratına tükürmüşler yarabbi şükür demiş" sözünü hatırlatan takımcık. ortada belki de türk spor tarihinin en büyük sahtekarlığı var, lakin fenerbahçeli futbolcuların sex muhabbetini bile dillerine pelesenk etmekten çekinmeyenler, iğne kendilerine batınca bu olayın başkaları tarafından dillendirilmesine çemkiriyor. daha da komiği, diğer branşlarda ezeli rakibinden yediği şamarları görmeden hala 6- 0 üzerinden ayar vermeye çalışıyor.
ha bir de o bayan basket takımı bir zamanlar çok başarılı olmuş, ama bir zamanlar diyorum bak yine arşivlere sardım. ha bir de geçen sene eurocup mı ne almışlardı, büyük başarı doğrusu! lakin o takım bu sene euroleague de ilk turda annesinin liginin yolunu tutarken, eurocup ı olmayan fenerbahçe , üst üste 4. çeyrek final oynadı. yani kısacası herkes kendi liginde.
hayır yani, bilinçaltı hala 6-0 ın etkisinde olan dostlarımızı bilgilendirelim de, hadlerinden ve takımlarının seviyesinden büyük laf etmesinler.
galatasaray' ın bu sezon, küme düşme potasında olan basketbol takımı. ülkerin kahve markasıyla sponsor olmasından, sonra, bu ismi almıştır.
(bkz: kahvenin gerginliğe iyi gelmesi)
güçlü sponsor desteğine rağmen başarısızlıktan başarısızlığa koşan, büyük bir skandalla bu sene isminden uzun süre söz ettiren fakat bir takım manevralarla 1. ligde tutunmaya çalışan basketbol takımı.
play-off şansı artık bir nevi fenerbahçe ülker'in elindedir. aynı gün ve aynı saatte * başlayacak olan bornova belediye - fenerbahçe ülker maçından bornova galibiyeti, galatasaray'ın play-off ümitlerini bitirecektir.
ligde 2. sırada olan fenerbahçe ülker'in ne lider olma, ne de 3. sıraya düşme şansı hemen hemen hiç olduğundan, karşılaşmaya yaklaşımını merak ediyorum.
futbolda da basetbolda da iki takımın birbirinin kaderini çizmesi ne garip. ama nedendir, futbolda satış kelimesi daha çok zikrediliyor. ikisi de saçma diyip bitirelim bari.