freud mu adler mi

entry5 galeri0
    1.
  1. bence freud çünkü alanında çoğu konunun öncüsüdür.
    birçok bilim adamı gibi adler de freud un takipçilerindendir.
    0 ...
  2. 2.
  3. Adler freud'un öğrencisidir. Biri psikanaliz kuramını diğeri bireysel psikoloji ekolunun kurucusudur. ikisi de değerli bilim adamları olup freud'un kuramı hala daha geçerliliğini koruyan daha gelişmiş bir kuramdır.
    3 ...
  4. 3.
  5. FARK ETMEYEN KARŞILAŞTIRMA.

    iKiSi DE CiNSEL SEKS SONUÇTA...
    1 ...
  6. 4.
  7. 5.
  8. ikisini de severim ama aralarında bir seçim yapmak zorunda kalsam kalbim biraz adler’den yana çekiyor. gel sana içimden geldiği gibi anlatayım, ne bileyim belki sen de aynı yerde duruyorsundur.

    freud’u okuduğunda kendini karanlık bir kuyuya bakıyormuş gibi hissediyorsun. adam resmen bilinçdışının kralı. her şeyi çocuklukta yaşanan o ilk travmalara, bastırılmış cinsel dürtülere bağlıyor. id, ego, superego kavgası, oedipus kompleksi, rüyalar… hepsi maskelenmiş arzuların eseri. düşlerin yorumunu okurken bir ara kendi rüyalarımı bile freud’la analiz etmeye kalktım, inanılmaz sistematik ve biraz da ürkütücü. geçmiş seni belirliyor diyor, kurtuluşu zor. karamsar ama derinlikli. insan doğasının o karanlık, ilkel tarafını hiç kaçırmıyor.

    sonra alfred adler’e geçiyorsun, hava birden değişiyor. freud’un en parlak öğrencilerinden biriydi, bir süre beraber yol yürümüşler ama adler “kardeşim bu cinsellik takıntısını biraz abarttık” der gibi ayrılmış. ona göre asıl mesele aşağılık kompleksi. herkes doğuştan bir eksiklik, yetersizlik hissiyle geliyor dünyaya ve bununla başa çıkmak için çabalıyor. bazısı bunu sağlıklı yapıyor, toplumsal ilgi geliştiriyor, başkalarına faydalı oluyor, topluluk duygusu dediği o ortak duyguyla bağ kuruyor. bazısı da sağlıksız yollara sapıyor, üstünlük kompleksi kuruyor.

    adler’in güzelliği şu: freud gibi “neden böyle oldun” diye geçmişe saplanmıyor “ne için yaşıyorsun, amacın ne” diye geleceğe bakıyor. yaşam tarzı kavramı, doğum sırasının kişiliğe etkisi (ilk çocuk, ortanca, en küçük derken her birinin farklı dinamikleri) erken çocukluk anıları… hepsi daha bütüncül, daha iyimser. insana “sen geçmişinin mahkumu değilsin, kendi hedeflerinle yeniden şekillenebilirsin” diyor. bana hep daha insani, daha uygulanabilir geliyor.

    tabii ikisi de efsane. freud olmadan psikanalizin o derin kazısı olmazdı, modern terapi de adler’in pratikliğinden çok şey öğrendi. bana sorarsan freud derinliğiyle, adler de hayata tutunma gücüyle konuşuyor. benim favorim adler çünkü umut veriyor. ama ikisini birden bilmeden hangisi daha iyi demek de haksızlık.
    5 ...
© 2026 uludağ sözlük