böyle anlatmıştı vedanın yaklaşacağını ama show must go on demişti.
5 eylül'de doğumgünü için bir şeyler yazayım istiyordum, yapamıyordum. bugün çekip gidişinin 18.yıldönümü. hiç yaşarken görmediğim gibi ölümünü kabullenemediğim gerçeği kimilerine saçma geliyor. we'll keep on fighting till the end diye bastırdıkça notalara, sanki hala hayatta, londra'da bir yerlerde kendi kendine şarkı söylüyormuş gibi hayal ediyorum onu.
yıllar önce bugün, o müziğin vücuda gelmiş hali, yaşadığı zamanlara denk gelemememizin acısını bir kez daha hatırlattı mr. mercury.
fiziksel olarak türklere benzetirim kendisini.mükemmel ötesi sesi vardır bu adamın.geçenlerde gazetede okumuştum.queen dünyanın en çok beğenilen grubu seçilmiş,ancak freddie mercury öldükten sonra queen eskisi gibi başarılı değil.işin ilginç yanı bataristi ve gitaristinin de gayet güzel sesi vardır.sanırım ses güzelliğinin yanında popüler olup ilgi çekmekte gerekiyor başarılı olabilmek için.
yaşarken dünyanın en iyi sesiydi.öldü hala dünyanın en iyi sesi.. her öğretmenler gününde ölümüne tekrar tekrar üzülürüm.bir daha öyle bir ses gelirmi ki dünyaya, gelirsede benim ömrüm vefa edermi ki.
çocukluk aşkımdı.ve hala beğendiğim tek bıyıklı erkek.huzur içinde yat.
geç tanıştım, çok sevdim. duyduğum en muhteşem seslerden. arabada, işte, evde durmaksızın dinlediğim yegane müzisyen. erken ölmüştür. unutulmayacaktır.
(bkz: bohemian rhapsody)
(bkz: love of my life)
5 eylül'ün freddie'nin doğum günü olduğunu bilmediğim halde bütün günü (bkz: innuendo) albümü eşliğinde geçirmiş olmam da hayatın bana yaşattığı garip bir anektod oldu. Doğum günün kutlu olsun freddie, huzur içinde uyu.
"my life has been saved" adlı şarkıyı aidse yakalandıktan sonra bir daha seslendirmiştir. ve bu şarkı beni benden almaktadır. ikinci kere söylediği hali tüylerimi ürpertmektedir. ve anlamaktayımdır ki sesinin dünyalar güzeli olması şarkılarını bu denli hissederek söylemesidir.