çevirilerini ahmet cemal in yaptığı kitaplarını okumanızı tavsiye ederim. kamuran şipal in çevirilerini okursanız kafanızda azer bülbül,tugba ekinci karışımı bir yazar oluşur.
kenarda köşede kalmış reisler reisi. nasıl unuttum ben bu adamı ? mutlaka okuyun gregor samsa'nın hikayesini. can yayınları'ndan okunması önemle tavsiye olunur.
"evet ben, bazı trenlerin gelişinden sonra istasyonlar önünde yüzlercesi bir arada dikilen insanlardan rastgele birisiyle değiştirilebilecek taşralı bir adam." 3 ocak 1911, günlüklerinden.
babasıyla olan problemleri dönüşüm'de hayli fark edilmiş güzel yazan yazar.
kitapları arkdaşının sayesinde, öldükten sonra okurla buluşturulmuştu galiba.
Iş hayatına başladıktan sonra okunmaması gereken yazar. Diğer türlü kendinizi asma ihtimaliniz yükseliyor.
--spoiler--
Arada boşluk bırakmaksızın giderek kule gibi yükselen, dürbünleriyle pek ulaşamayacağı kadar yükseklere çıkan bir yaşama topluca bakan birinin vicdanı huzura kavuşmaz.
franz kafka, et yemeyi cinayetle bir tutuyordu. vasiyetinde yakın arkadaşı broddan yargı, ocakçı, dönüşüm, ceza sömürgesi ve köy doktoru harici bütün eserlerini yakmasını istedi. arkadaşı max brod onun vasiyetini yerine getirmeyerek kafkanın yazarlık kariyerine büyük katkı sağladı.
Metinlerinde rastlantıya olanak tanımayan yazar. Kafka'nın klasik "roman" algısına bir karşı çıkışı vardır. Bir şablon halindeki yazmalara karşıdır. Buna karşın Kafka "doğal-son" algısına inanırdı. Buna göre öykünün veya romanın sonunun mevcut metin içinde oluşması gerektiğini savunuyordu. Bu yüzdendir ki "tanım" yaparken "rastlantı" tabirini kullandım. Kafka'nın metinlerini dikkatli okursanız hiçbir detayın boşuna verilmediğini görürsünüz. Saatin kaç olduğunun, mekânın veya duvardaki posterin kesinlikle metinin bir yerinde tekrarını kesinlikle görürsünüz. işte bu canlılık Kafka okumayı zorlaştırır. Çünkü Kafka okumaları "hobi" veya "zaman geçirmek için" yapılacak bir edim değildir. ciddi zaman harcanması icap eder.