Öğrenmemin bir hazırlık senemi aldığı, hazırlık dahil beş sene türkçe ve ingilizce ve italyanca harici her dersi bu dilde işleyip illallah dedirten ancak öğrendiğim için hiç pişman olmadığım, zor aksanlı, çok çalışma gerektiren güzel dildir. Çıkış saatinde Fransızca eğitim veren bir okul veya Fransız Lisesinin önünden geçip öğrencilerin konuşmalarına bakın derim. Bir Saint Joseph izmirli olarak, bu dilin hoşunuza gidebileceğini tahmin ediyorum.
ilk olarak 'je ne parle pas français'(fransızca bilmiyorum) yi öğrenerek başlayabileceğiniz dil. çok zor olduğunu düşünüp bırakmaya kalkarsanız, alain delonun herhangi bir konuşmasını dinlemenizin çok yardımı olacaktır. bir başka yardımcı için: http://fr.forvo.com/user/spl0uf/
ikinci Dünya Savaşı öncesinin en yaygın kullanılan dili. Daha sonrasında ingilizce daha geniş bir coğrafyada konuşulur hale gelmişse de hala kültürel, bilimsel, diplomatik ve ticari ilişkilerde ikinci en önemli dil olmaya devam etmektedir. ingilizce ve ispanyolca'yla birlikte en önemli köprü dillerdir. Neredeyse bütün uluslararası şirketlerin, kuruluşların iki ortak dilinden biridir.
Fransa ya gidip öğrenmek istediğim kadife gibi bir tona sahip dil.
Küfretse anlamayıp gülümsemekten korkuyorum en iyisi argo bir kaç şey öğreneyim de yerinde kızayım.
Aynı zamanda pek aşinalık olmadığı için zorlanıla da bilir.
net olarak çok zor bir dil ama ilgisi olan insan öğrenmeden bırakmaz. çünkü ne türkçeyle ne de ingilizceyle dilbilgisi olarak uzaktan yakından alakası yoktur. bu dili öğrenirken fransız filmleri izlemek, şarkılarını dinlemek adapte olmayı kolaylaştırır çünkü ingilizce gibi sürekli maruz kaldığınız bir dil olmadığı için ekstra bir çaba göstermeniz gerekir. şahsen advance seviyesine gelesiye kadar baya çabaladım ama sonunda değdi. merakı olan korkmasın, üstüne gitsin.
Türklerin karı ekseriyeti bu dili bilmediğinden kendince tanım oluşturmuştur. Fransızca bilmemek "fransızlıktır"
Çoğaltır isek ;
Fransa kültürünü bilmeyen bu kültüre fransızdır.
Fransa futbolunu bilmeyen türk bu duruma fransızdır.
Fransanın hangi haritada yer aldığını bilmeyen türk coğrafyaya fransızdır.
Bokunu çıkarır isek;
Çevresine fransız olmak
Ailesine fransız olmak
Topluma fransız olmak
Ülkesine fransız olmak..
Sonuçta ise siz siz olun asla fransız olmayın diye bitirebileceğimiz tanımdır. Kısaca fransızcadır.
Kimse çok asil ve çok harmonik demesin boşuna.
Bir fransızla konuşurken ağzından saçtığı salyalar bile insanın midesini bulandırabilir. Ve o genizden gelen kığh sesi resmen balgam atıyorlarmış hissi uyandırır.
Ayrıca fransanın her bölgesinde farklı bir aksan kullanıldığından ortak bir telaffuz yoktur.
Harf yutma olayında daha üstün bir dil olduğunu düşünmüyorum. işin garibi bazı uzun kelimelerin harflerini yutarken bazılarına anlamsız sesler yüklemeleri de gariptir.
Italyanca'ya aksan hariç oldukça benzer kuralları vardır mesela
Parle (parl) konuşmak fiili italyanca da da parla/o dur.
Neyse efendim nedendir bu fransızca hayranlığı bilmem konuşması en estetik dil italyanca veya ispanyolcadır Tonlamadan dolayı fakat bir fransız merakı almış gitmiş sizleri.
Ilk öğrendiğim çocuk şarkısı fransızcaydı. Fransız alfabesiyle ilgili bir şarkıydı. O yaşta bir çocuk neden bu kadar zorlanır hala anlamış değilim. (bkz: türkçe şarkının suyu mu çıktı?)