telaffuz acisindan arapca ile mukemmel uyum saglayan dil. nitekim cezayirli abilerimiz bunu kesfetmis ve rai denilen mukemmel bir muzik cesidi uretmislerdir. en mukemmel ornegi icin (bkz: aicha)
efenim bu dili ogrenmek isteyen turk insanini fransiz usagi, fransiz kopegi gibi degerlendiren bunyeler mevcuttur. bizzat kendi biraderimden bile duymuslugum vardir. iste onlar ermeni soykirimi falan tanimis, onlari kolluyorlar, turklerden nefret ediyorlar gibi soylemler vardir. simdi fransa'nin yaptiklari ile fransizcayi ayirmak lazim. fransizca ogrenmek baska fransa'nin devlet politakasini degerlendirmek baskadir. dogrudur fransiz milleti turkleri sevmez, eama bati avrupada hangi ulke seviyor ki? ingiliz pakistanliyi turke tercih ederim derken sen niye ingilizce ogreniyon derler adama. almanlar zaten faso, eh biraz italya ve ispanya'nin pek onyargilari yok denilebilir.
fransizca bana bircoklarina gore osmanlidan kalan bir ananedir. kanuni zamaninda baslamis olan bu anane gunumuzde artik pek kalmasa da yine de bazilari icin gecerliligini korudugunu dusunuyorum. osmanlilar fransizca ogrenmis, paris'tekile osmanlida giyilen kiyafetleri benimsemis, surekli ticaret yapilmis ve benzeri seyler ile iki ulke arasinda bir dostluk olusmus. napolyon'un misiri alma hevesi ve 1. dunya savasi disinda ulkeler hic savasmamis. avrupa'da ilerleyesimizi surekli almanlarin basini cektigi haclilar durdugu halde osmanlinin son donemlerin almanlari kendine muttefik secmesi de ayri bir tartisma konusu bence. biz bunlari yenemedik madem muttefik olalim demisler heralde.
neyse fransizca guzeldir. turkcede olan binlerce kelime fransizca kokenlidir bu da osmanlidan kalan bir durumdur. en basitinden naif kelimesi bile fransizcadan aynen gecmistir. ingilizce karsilastirilmali ogrenilmesi daha kolay oldugunu dusunuyorum, keza gramer yapisi oldukca benziyor. her derste mutlaka bi kelime bilirsiniz cunku aynisi turkce'de vardir.
kökenini latincenin oluşturduğu dil. ancak milliyetçi fransızlar zamanında dillerini latince hegemonyasından kurtarmış ve bugün dillerinde sadece 6 tane latince kökenli sözcük bulundurarak dillerini ne kadar iyi koruduklarını göstermişlerdir. darısı bizim başımıza diyeceğim ama sanki biraz geç kaldık!!!
yaklaşık iki hafta sonra, ikinci yabancı dil olarak dersini almaya başlayacağım yabancı dil. pek zor deniliyor; bilinmez ama öyleyse de başa gelen çekilir.
onlarca gramer kuralı vardır. hele ingilizcedeki gramer kuralları ile karşılaştırırsanız fransızcayı öğrenmenin zorluğunu daha iyi kavrarsınız.
öyle ki, ingilizcede neredeyse bütün fiiller *, sonlarına -ed eki getirilerek geçmiş zamana dönüştürülürken,
fransızca da işler çok karman çormandır. etre ve avoir diye iki ana fiilin yardımıyla yaparsınız ve bunlardan hangisini kullanacağınız bazen cümlesine göre değişir.
başka bir zorluğu da le la les des un une gibi sözcüklerdir, bunları da kullanırken kelimelerin feminen mi maskülen mi olduğuna dikkat edersiniz.
ayrıca feci şekilde cinsiyet ayrımcılığı vardır bu dilde. eğer feminen bir sözcükse sonuna bilimum e, aksanlı e vs vs eklenir.
Tüm bunlar da demek olur ki, konuşma esnasında bütün bu kuralları saniyenin binde biri içerisinde düşünmeniz ve uygulamanız gerekmektedir.
sonuç olarak, fransızca her ne kadar çok güzel, asil, kibar ve kulağa hoş gelen bir dil olsa da, benim kişisel düşünceme göre bu dili akıcı konuşbilmenin iki yolu vardır:
Ya fransız olacaksınız, *
ya da uzun yıllar (mümkünse çocukken) fransa da yaşamış olacaksınız.