her ne kadar ingilizce'de isim anlamlarına bakmak gelenek değilse de forrest orman; gump ise ahmak, salak anlamlarına gelmekte. tabi bulgaristan'daki deliorman ile alakası olduğunu düşündüm sanılmasın.
maalesef ki 2009 yılında izlemiştim ilk kez. neden bunca yıl varlığından habersizdim diye hayiflanmistim baya.
çünkü , hayatimla ilgili önemli kararlar almami saglamisti kendisi. çoCuğum olduğunda ve biraz büyüdüğünde ona ilk izleteceğim film.
Bu filmi bu yaşıma kadar yeni izlemiş olmaktan dolayı gerçekten utanıyorum. Bunun gibi bir sürü efsane film var ve bunların hepsini izleme şansını kendime yaratmıyorum. insanı düşünmeye sevk eden, müthiş ötesi duygusuyla insanın gözünü yaşartan filmdir.
--spoiler-- jenny gump'ın cumartesi sabahı öldüğü söyleniyor fakat mezar taşında, ölüm tarihi; 22 mart 1982 olarak gözüküyor. 22 mart 1982 ise, pazartesiye denk geliyor.
her şeyden önce, insanın içindekileri, elindekileri, biriktirdiklerini, yapabildiklerini, hayallerini daha da somutlaştırıp bir masanın üstüne koyma * ve hepsinin üstüne teker teker düşünme isteği uyandıran bir film.
edilgenliğin ödüllendirildiği gibi alt çıkarım yapmak mümkünse de günlük yaşamın içinde ya da bir sevdanın içinde dümdüz davranabilme cesaretini de ateşleyen bir film aynı zamanda. saklamadan, rol oynamadan, içinden geldiğince, salaklık ve aptallık boyutunda olsa bile dümdüz davranabilmek.
kadere çoğunca günahlarımızı ve yapamadıklarımızı üstlenme görevi veririz, kabul; ancak diğerleri ile iletişim kurarken dolambaçlı yollardan gitmeyi de severiz. bu anlamda filmden isteyen istediği anlamı çıkarabilir.
dolambaçlı yoldan gitmeden anlatabilme ve anlayabilme özgürlüğü ne güzel bir şey.