Mandalinalarımızı 1 sene almadı diye Rusya'nın önünde diz çöken siyasi iktidarın hayranları, yıllarca ABD ambargosuna kahramanca direnen devlet başkanına yılan dillerini uzatmasınlar.(alıntıdır)
Baba hasta olup yataklara düştüğünde, aile huzursuzlanmaya başlar ve derin bir sessizlik alır ev ahalinisini..
Baba ölür ve bir müddet ev halkı üzüntüsünü Yaşar ! Sonra ne mi olur ? Sanki onca miras babadan hak olarak kalmamış gibi, evlatları miras kavgasına düşer ve hiçbir zaman bir daha o aile, babanın olduğu zamanda ki gibi olamaz !
Nur içinde yat fidel ..
Umarım halkın, fırsat düşkünlerine mirasını yedirmezler ...
- “Bu kadar büyük bir devrim yaptım ama Atatürk'ün yaptıklarını başaramazdım. Asıl devrimci Atatürk'tür.”
- “Bir katilin, bir hırsızın başbakan olduğu bir cumhuriyette, dürüst kişilerin yerinin ya mezar, ya cezaevi olduğunu anlayabilmek zor bir şey olmasa gerek.””
- “Eğer büyük kitleleri ikna edebilmişse, fikirler silahlara ihtiyaç duymaz.”
- “Devrim hareketine 82 kişiyle başladım. Eğer bunu tekrar yapmak zorunda kalsaydım yanıma 10 ya da 15 sadık insan alırdım. Eğer sadıksanız ve hareket planınız varsa ne kadar küçük olduğunuzun hiçbir önemi yoktur.”
- “Bizler çoğu kez insan hakları üzerine konuşuyoruz. Ama aynı zamanda insanların hakları üzerine de konuşmalıyız. Diğerleri lüks otomobillere binebilsin diye neden bazı insanlar çıplak ayaklarıyla yürümek zorunda? Diğerleri 70 yıl yaşasın diye neden bazı insanlar 35 yıl yaşamak zorunda? Diğerleri müthiş derecede zengin olsun diye neden bazıları berbat bir şekilde yoksul olmak zorunda? Ben, bir parça ekmeğe bile sahip olamayan dünya çocuklarının adına konuşuyorum.”
" biz yenilirsek kalkar yeniden deneriz, diktatörler yenilirse bu onların sonu olur" sözünün sahibi kişi.
adam nerdeyse kanuni süleymanın tahtta oturduğu süre kadar başkanlık yapmış. o gittikten sonra da yerine kardeşi geçmiş. galiba ben çok salağım anlayamadım bu diktatörlük mevzusunu.
siyasi olarak değilde entropiye yenilmişsin fidel bey. ve eğer sen haklıysan galiba bu senin sonun olmuş.
Bir katilin, bir hırsızın başbakan olduğu bir cumhuriyette, dürüst kişilerin yerinin ya mezar, ya cezaevi olduğunu anlayabilmek zor bir şey olmasa gerek.
adios castro, şimdi sen gittin diye neler değişecek onu merak etmekteyim. venceremos dediniz, ve şahit oldum dünya inkar etse bile başardınız siz bunu. emeğinize sağlık.
sosyalizm ve komünizm ne demektir bilmeyenlerin cahilce diktatör dedikleri büyük lider. salak mısınız yavrucuğum demokrasi ve seçim her yönetim şeklinin içinde var mı sanıyorsunuz? kanuni de fatih de diktatördü amk he, ne malsınız ya. sizlerle aynı ülke çatısı altında yaşamak bile utanç kaynağı benim için.
abd emperyalizmine karşı her zaman direnmiş, halkını belki teknolojiden mahrum bırakmış ancak onları her daim mutlu etmiş lider. kübayı yoksul ancak mutlu insanların ülkesi yapmayı başarmıştır. abd ye söven ancak bilinçaltında benliğinde emperyalizmi ve kapitalizmi kanıksamış hatta benimsemiş olanlar anlayamaz fidel i.
hoşçakal comandante. fikirlerin dünya üzerinde ezilen sömürülen halklara her zaman ışık tutmaya devam edecek, emperyalizme karşı yaptığınız devrim tarihin sayfalarınında her zaman ışıldayacak.
bu arada benim nickim ferhan şensoyun kübaya film çekimleri için gittiği yolcuğunu anlatan kitabı 'hacıkomünist'ten alıntıdır. orada ferhan abi şöyle söyler:
uçaktan iner inmez bizi bir doktor, iki hemşireden oluşan sağlık ekibi karşıladı. önlerinde tansiyon ölçücü ve kim bilir daha neler neler ölçücü aygıtlardan, ilaçlardan oluşan bir set var.
-küba ya hoşgeldiniz. bir sağlık sorununuz bir gereksinimiz var mı?
diye soruyorlar güleryüzle. amerika ya ya da avustralya ya girerken hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım. okyanus aşmışsınız, iner inmez ana konu, gümrük, polis, bavul değil; sağlığınız. ne kadar insanca! insana değer veren bir ülkeye ayak bastığımızı şıp diye algılıyoruz. küba düzenini eleştiren antikomünist arkadaşları bile etkiliyor bu durum. bir ülkeye ilk adımını atarken azgın köpekli polisler yerine, beyaz önlüklü ilk yardım ekibinin güleryüzüyle karşılaşmak hoş bir şey, insan olduğun aklına geliyor.
kitabın arka kapağında ise fidel in bir sözü yer alıyor: ''ülkemiz insanlara maddesel zenginlikler sunmak için yoksul olsa da, onlara eşitlik duygusu, insanlık onuru sunamayacak kadar yoksul değildir.''
gözünüz arkada kalmasın comandante, bu güzel ülkenin insanı sizin devriminizin ateşini daima canlı tutacaktır bundan emin olunuz.
Soğuk savaşın sembol isimlerinden elinde purosu kafada şapkası benzersiz bir tipti ayrıca chenin kankasıydı zamanında. Zaten küçük tonton kim jong unun koresini saymassak ne koministlik kaldı dünyada ne birşey artık kübada dünyaya açıldı çin gibi.
dilin kemiği yok sallayın amk; ''kübalı bir arkadaşım vardı demişti ki che rte den daha diktatördü'' che hiçbir zaman ülke yönetmedi kardeşim, küba devriminden sonra yönetimde yer aldıysa da fazla dayanamayıp bolivya ya geçti ve orada direniş başlattı sonucunda da bolivyada yaşama gözlerini yumdu. kübada devrimden hoşlanmayan elbette var ama onlar toplumun işe yaramaz insanları, batista seviciler, bir amerikan postalı yalayıcısı gelse de biz de onun postallarını yalasak modunda yaşayan yancının yancısı beş kuruş etmeyecek adamlar.
fidel her kübalının yoldaşıdır. kendisini halkın arasına karışıp sürekli onlarla beraber sohbet ederken falan görebilirdiniz, hala da görebilirsiniz internet elinizin altında, defalarca suikast girişimi atlatmış bir lider, rte gibi diktatör olsa koruma ordusundan yanına yaklaşamazsınız bırakın suikast girişiminde bulunmayı.
ülkeden kovulmuş olan ne kadar insan varsa haliyle sevinmişlerdir comandante nin ölümüne ama ülkelerine asla geri dönemeyecekler çünkü orası fidelin yoldaşlarının ülkesi.
Şili'de Salesian ve Cizvit papazlarının kurduğu Hristiyan okullarında okudu.
Papaz olacakken Havana'da hukuk fakültesine girip komünistlikle tanıştı.
Sözde hızlı komünisttir, ayaklanma, eylem ondan sorulur ama henüz 22 yaşındayken, Küba siyasetinde ve ticaretinde söz sahibi ailelerden birine damat olabilmiştir.
iktidarını yıktığı Batista'nın çevresinden Jose'nin kızı, içişleri müsteşarı Rafael'in kardeşi, kendisiyle aynı yaştaki Mirtha ile evlenir.
Komünist eylemlerin gülü Fidel, asilzade hanımını da yanına alıp Mimai senin, Newyork benim, elele ABD'de balayına çıkarlar.
10 ay sonra çocukları Fidelito doğar.
Batista idaresi tarafından teröristlikten tutuklanır, Batista'nın affıyla serbest bırakılır.
Fidelito 6 yaşına gelince boşanırlar.
Komünistlerin babası Fidel çocuğunun velayetini almaz.
Sonradan pişman olmuş olacak ki, velayetini almadığı çocuğunu Meksika'da ziyarete geldikleri bir sırada kaçırır, Küba'ya götürür.
Sen misin çocuğu kaçıran?
Mirtha da gider Batista idaresinin başbakanı Emilio'nun oğluyla evlenir.
O adamdan olan kızlarının adını da America koymuşlar.
22 yaşındaki hızlı komünist, papaz okulu mezunu, gariban Fidel'in damat olarak girdiği ailenin marifetleri bitmez. Mirtha'nın yeğenleri en hızlı anti-Fidel partinin de başındadır. Kardeşi ABD kongre üyeliğine kadar yükselmiştir. Aile boyu Fidel düşmanıdırlar.
Fidel, tüm zamanların en büyük ABD düşmanlarındandır.
ABD kendisinden acayip nefret eder.
1958 yılının Mayıs ayında başlarında Fidel'in bulunduğu komünistler Batista'ya karşı savaşırken, ABD kongresi bir kararla Batista'ya silah satışını durdurur.
Aynı ayın sonu gelmeden Fidel zafer kazanmıştır.
Bitmek bilmeyen hayatı boyunca ABD'nin karşısında, mazlumun yanında poz veren papucumun komünisti, 11 Eylül'den sonra ABD'ye ilk destek mesajını ve lojistik yardımı teklif edendir.
2002 yılından sonra, işgal ettiği yerlerden terörist diye topladığı mahkûmları ne yapacağını bilmeyen ABD, sözde azılı düşmanı, mazlumların sakallısı Fidel'e müracaat eder. O derece düşmandırlar yani...
Fidel de eski düşmanı ABD'nin bu ricasını kırmaz, sözde ülkesinden kovduğu ABD'ye Guantánamo deniz üssünü tahsis eder.
Turuncu giysili mahkûm görüntüleri de orada icat edilmiş olur.
Yurdumuzun solcu geçinen burjuvaları, tatil beldesi komünistleri, toz kondurmaz ama David Rockefeller'le defalarca verdiği samimi pozlara dünya basını aşinadır.
Bir sahte kabadayı için gereğinden fazla kelime israf ettim; merak eden bir de bu cephelerden bu şişme lidere göz atabilir.
Kötünün iyisi teranesiyle her kötüye rahmet okuma alışkanlığını bırakın.