fetih 1453

entry1006 galeri42
    536.
  1. film birçok yabancı filmden alıntılar içermesine rağmen, türk tarihini anlatacak bundan sonraki filmler için öncü bir filmdir. bu nedenle ne kadar alıntılar çok olsa da bir devrim niteliğindedir. muhteşem yüzyıl ve ardından fetih 1453 ün gişe başarısı artık bizimde kendi tarihimizle ilgili filmleri ne kadar çok görmek istediğimizin kanıtıdır. bıktık artık dandik bir vietnam savaşından, bizdeki tarih onlarda olsa eminim ki şimdiye kadar sinema sektöründe ilah olmuşlardı. bizde malzeme çok fakat henüz bir yabancı sinema kalitesine ulaşacak görsel efekt vs. kalitesi yok. bunlarıda tamamlayabilirsek büyük işler çıkacağından eminim tarih filmlerinden.

    --spoiler--
    ulubatlı bayrağı dikiyor ardından ölüyor, fatih en son bir çocuğu kucağına alıyor ve film bitiyor, madem ulubatlıyı bu kadar ön plana alacaktınız bari en sonunda ölüsünün fatih huzuruna getirildiğini ve fatihin sultan olmasaydım ulubatlı hasan olmak isterdim sözünü ekleseydiniz en azından yalancı bir sahneden çok daha etkileyici olurdu.
    --spoiler--
    1 ...
  2. 535.
  3. öncelikle, tam bir gişe filmi. ülkemizde, üzerine bir milyon tane yorum yapılacak, dile pelesenk edilecek, tartışılacak bir film hiç kuşkusuz.

    tarihi film çekmek zor bu ülkede. hele konu, istanbul'un fethiyse daha da zor. daha film yeni çekilmiş tarihçiler, proflar vs. fatih sultan mehmet'in film de söylediği tümcenin daha önce söylenmiş olduğuna takılabiliyorlar. hani mutlak gerçeklik aranıyor. bu bağlamda yönetmen- senarist ne ölçüde gerçeklik sularında yüzebilir? hatta o bahsettiğim güzide proflar veya tarihçiler ne kadar yansızdır tarihi değerlemelerde? şimdi bilindiği üzere bir resmi tarih var bir de gayri resmi tarih. biz doyadoya resmi'yle haşır neşir oluruz da tarih nice ekstralara gebe olmuştur haberimiz olmamıştır. neyse gene de tarih tarihçilerin işi. lakin sinema da sinemacıların işi. bence, mutlak realite arayışı tartışmaya açık!
    atilla dorsay abimizin filme dair söylemine çok katılmıyorum. ilk 1 saat tarih dersi gibi. sonradan açılıyor film falan. yok böyle bir şey. öyle söyleyince ben de sandım ki filmin başları görsel tarih dersi olacak. olmadı iyi ki de olmadı. (biraz abartılmış bir yorum o)(üstelik filme yetişemedim kipa'nın ve onun yüzünden:)ilk 15 dakikası kaçtı)

    filmi görsel açıdan çok ahım şahım bulmamakla beraber filmin ileriye dönük hatrı sayılır bir başlangıç sayılabileceğini düşünmekteyim. aslında bu hatrı sayılırlık film içinde geçerli. her haliyle ortalama bir film. konusu itibariyle doğal olarak sıkmayan (her ayrıntısı süzgeçten geçirilerek izlenen) lakin osmanlı'nın savaşı (daha doğrusu fetihi) lehine çevirdiği haliç kısımlarını yüzeysel geçen 40 günlük zorlu mücadeleye ve çandarlı halil ile fatih'in anlaşamamazlıklarına odaklanmış ve bunları anlatırken ulubatlı hasan'ın osmanlı içindeki kahramanlık rolüne ve aşkına da değinmiş filmdir. fatih sultan mehmet'in özel hayatına hiç girilmemesi belki de onun liderliğine yüklenen misyonun getirisiydi. hani çok bahse konu olması durumunda etki-tepki mevzusundan çekinilmiş olabilir. burada fatih sultan mehmet'e göre hayli sıradan bir kişinin ulubatlı hasan'ın özeline girmek daha hazmedilebilir bir olgu olarak düşünülmüş. ama bu pek dengelenmemiş zaman zaman yapay sayılabilecek bir aşk hikayesi ele alınmış.

    psikolojik faktörler çerçevesinde bizans'ın korkuları (papa'ya büyük bir haçlı ordusu için bastırması, macarlar'dan sonuna kadar medet umulması vs.)osmanlı'nın dönem içindeki üstün gücüyle betimlenmiş. adalet mekanizması ve dinsel hoşgörü babında osmanlı'nın misyonu öne çıkarılırken bizans biraz daha içten pazarlıklı bir tavra sokulmuş. gene de burda şartlar eşit tutulmaya çalışılmış. zaten filmin sonlarına doğru bizans imparatorunun istanbul'u terketmem gerekirse onurumla burada kalır savaşırım demesi belki de bu eşitlik hissini destekler tavrı içeriyor. buna cevaben fatih'in azınlıklara dinsel inançlarında özgürlük vaadini görebiliyoruz. (finalde)

    fatih'in zaman gelimi pasifize kaldığını düşünenlerdenim. yalnızlık ve endişe hallerini gerçekçi bulurken sıradan bir karakterin fazla ön plana çıkarılmasıyla film içi dengelerin yer yer sarsıldığını düşünüyorum. (maksadım bu yorumum da fatih'e kutsal bir mana katmakta değil)sanki ordudan kopukluk falan var. bir de akşemsettin'in deyişleriyle umutsuzluktan umuda açılış bana yapay geldi. gerçi tarihte elbet vardır böyle derviş tavırlar, öngörüler. ama film de fatih'in küllerinden doğduğuna inanamadım.

    sonuçta izlenilesi bir çalışma olmuş. elbet büyük beklentilere girmeden. zaten seveni de sevmeyeni de çok olacaktır haliyle. bence yeni kotarılacak çalışmalara binaen destek olunmalı.
    10 üzerinden 6,5!

    gereksiz edit: filmin afişinde de yazan fatih'in söylediği tümce güzide bir anlatım bozukluğu örneği. neden bilmem takıldım buna.
    film sonrası birçok bünyeyi meraklandırmış meraklı melahat editi: bir macarlar vardı ne oldu onlara? hala mı yoldalar?:)
    2 ...
  4. 534.
  5. film 1 saat daha uzun çekilebilseymiş ( bunun için 5 6 milyon dolar daha lazım tabi ) çok iyi olacakmış. bazı şeyler eksik kalmış, örnek verecek olursam.

    ulubatlı mahsende dövüşürken, bi anda sırtında bi okla sancak kulesinde. arası yok orayı göstermezsen o duyguyu tam veremiyorsun insanlara.

    kuşatma sırasında işler kötü giderken bi anda gemileri karada görüyoruz, arası yok. bu nerden çıktı öncedenmi planlanmıştı o andamı fatihin aklına geldi ne oldu görmedik.

    bu örnekler çoğaltılabilir. eğer bu boşluklar olmasa çok iyi bir film olacakmış ama iyi bir film olmuş sadece.

    amerikan sinemasıyla karşılaştırma olayına gelince tamamen yanlış heleki amerikan sinemasının en iyi örnekleriyle (bkz: cesur yürek), (bkz: yüzüklerin efendisi) (bkz: troy) karşılaştırmak ayıptır, insafsızlıktır.

    ayrıca fatihin burnu şöyleydi, ulubatlının ayak serçe parmağı böyleydi, aslında şöyle bir olay olmadı falan tarzındaki eleştirilere gelince, bu bir film, belgesel yada tarih ansiklopedisi değil. hiçbir tarihi filmde tamamen gerçeği göremezsiniz zaten. var diyen beri gelsin. çok beğendiğiniz truvada aşil kadar çirkin bir adamı brad pit oynadı be, hangi burun kemerinden bahsediyosunuz.

    mastürbasyon vb. eleştirelirini yapan ergenlere çok söyliyecek bişey yok aslında. sizin anladığınız dilden konuşmak gerekirse 1453 yılında et ete değdi birader.

    yani çok iyi değil ancak iyi bir film olmuş. izlemekte fayda var.

    ulan bu kadar yazdım bari bir kişi okusun.
    8 ...
  6. 533.
  7. 532.
  8. --spoiler--
    bizans imparatoru ve tayfası önlerinde meyve tabağı zevk sefa aleminde habire orhan'ın fiyatını arttırıp dururken yok bunun babası da böyleydi, yok bizim surlarımız geçilemez nnnııhahhahahhhooo diyerek hava atarken fatih yemeyip içmeyip uyumayıp harıl harıl plan yapmaktadır. ve olaylar gelişir.
    --spoiler--
    0 ...
  9. 531.
  10. türk sineması için kesin bir dönüm noktası teşkil eden, bir kez izlemekle yetinemeyeceğim, yaklaşık iki yıldır beklenen film. görsel efektlerine ve savaş sahnelerine söyleyecek tek bir kelime yok zaten. fakat oyuncu seçimleri de mükemmel. devrim evin'in fatih sultan mehmet'i oynaması zaten ilk bakışta bitiriyor olayı. filmi gördüğüm cuma gününden beri, kendimi bir başka dünyada hissediyorum, bir başyapıt olduğunu söyleyebilirim kesinlikle.
    emeğini harcayan herkesin yüreğine ve aklına sağlık bir kez daha.
    2 ...
  11. 530.
  12. --spoiler--
    bu macarlarda gelemedi bir türlü.
    --spoiler--
    3 ...
  13. 529.
  14. ne kadar ön yargılı yaklaşılsa da gidilmesi iyi olabilecek film.

    türk sineması hollywood sineması değil, çok fazla lüksümüz yok. imkanlar kısıtlı, türk sinemasından bir yüzüklerin efendisi beklemesin kimse.

    ama insanlar daha çok sinemaya giderse daha çok para kazanacak bu sektör daha da gelişecek.

    tabi ki bu uğurda saçmsapan filmlere de gitmek gerekmiyor, herkes özgür. ama en azından bir şeyler yapmaya çalışmış tarih temalı bir filme de gitmek türk sinemasına güzel bir destek olabilir diye düşünüyorum.

    hatta filmin beğenilmemesi daha da iyi. en azından daha iyisinin çekilmesi gerektiği de idrak edilmiş olur. ama bu yorumu yapacak insanların da önce gidip filmi izlemesi gerek.
    1 ...
  15. 528.
  16. kendi eleştirimi yapmama az kala, filmin hangi ünlü filmlerden "esinlendiğine" dair zamazingoları yerime şu bilader yazmış, okuyunuz:

    http://www.hurriyet.com.t.../19963103.asp?yazarid=249
    0 ...
  17. 527.
  18. bazı hatalar barındırsa da, gösterilen emek açısından takdir görmesi gereken filmdir. herşey den önce cüneyt arkınlı malkoçoğlu filmlerinden kesinlikle ayrı bir yere koyulmalıdır. tarihle birebir uyum sağlamadığı yönünde yapılan eleştiriler filme haksızlık ediyor. zira izlediğimiz bbc belgeseli değil sinema filmi. bununla birlikte filmin eleştirilmesi gereken en önemli eksikliği oyunculuk. ne fatihi ne de ulubatlıyı canlandıran arkadaşlar rolünün hakkını verebilmiş. zağnos paşayı oynayan arkadaş fatih olsa daha etkili olabilirdi. bunların dışında genel olarak güzel bir film, izleyeceklere iyi seyirler.
    1 ...
  19. 526.
  20. abd kontrolünde osmanlı hülyalarının simgesi olacak film. osmanlı fethettiği istanbul'u 1. dünya savaşı sonunda ingilizlere vermişti. bu istanbul onların değil artık.
    0 ...
  21. 525.
  22. çekilmemiş olması daha iyi olacak filmdir.
    --spoiler--
    istanbul'un fethi ile ilgili bir film yapıyorsun ve mehteran kullanmıyor, mehter müziği çalmıyorsun! onu da geçtim, birader uöurttuğun kuş amerikan kartalı kokuyor, o kuş ta bir sonraki sahnede şahin oluyor. sakal ve saç oerukları bır iki sahnede hareket ediyor. beceremeyecekseniz çekmeyin.
    --spoiler--
    1 ...
  23. 524.
  24. gururlu her türk gencinin izleyeceği filmdir.
    0 ...
  25. 523.
  26. Kurguda sultan mehmet in atını denize sürmesi gayet başarılı ve etkileyici olarak yansıtılmıştır. türk sinema tarihi açısından gerek konusu gerekse görsellik olarak ilk olan filmdir. haksız eleştiriler tabiki alacaktır. beğenenlerin yanında çekemeyenlerde olacaktır. konu ve senaryo konusunda eksiklikler yok değil. yalnız süre içerisinde başarılı bir şekilde anlatım yapılmıştır. recep ivedik tarzı filmlerin 4.300.000 kişi tarafından izlenilmesi sonrasında bu filmin beğenilmemesine şaşmamalı.
    (bkz: biz daha iyisini yapana kadar en iyi bu)
    0 ...
  27. 522.
  28. yabancı yapımcıların müslümanlığı ve bizzat tarihimizi aşağılayan yapımlara karşı tokat gibi cevap olmuş muhteşem film. filmin gerçekleri anlatması itibariyle, bazı başta avrupa olmak üzere bir çok yabancı devletin hoşuna gitmeyen yapım. filmde osmanlı devletinin hoşgörüsü, inancı ve fatih sultan mehmetin başta olmak üzere herkesin ne kadar azimli ve sonucunda başarılı olması anlatılmıştır. teşekkürler faruk aksoy.
    0 ...
  29. 521.
  30. türk sinamasına göre fena değil. ancak kurgu ulubatlı hasan ve aşkı üzerine kurulmuş izlenimi var. bu tarafını sevmedim. gemilerin karadan yürütülmesi hakettiği kadar işlenmemiş. Ak şemsettin komik bir karakter gibi gösterilmiş. rüyana gelen ak sakallı dede gibi.
    Fatih'in derin bilgisi, kendi projesi olan silahlar, savaş stratejisi ve kumandalığı işlenmemiş. ilk bölüm sıkıncı geçiyor.

    evet Türk sinaması için fena değil ama bu önemli bir vaka. çok daha iyisi olmalıydı.
    1 ...
  31. 520.
  32. kaleye çıkışlar aynı cennetin krallığındaki gibi merdivenle diyenlere kazmayla saldırmama sebep olacak filmdir. Yav, başka kaç tane icat var, bi merdiven icar etmişler, bir de savaşçı kuleleri, hani şu LOTR'da gördüğünüz kulelerden bahsediyorum.
    2 ...
  33. 519.
  34. 662 entry olmuş ama hala kimse yazmamış, ben yazayım bari ;

    (bkz: bir behzat ç değil)

    asjgakjdfag
    2 ...
  35. 518.
  36. on milyon izleyiciyi bulursa hiç şaşırmam, nedeni ise yılmaz özdil kötülemiş, onun nedeni ise özdil yıllardır iktidarı kötülüyor herifçioğulları bırak iktidarda düşmeyi her seçimde oy artırıyorlar. yahu yılmaz ortakmısın kardeşim bu filme.şaka maka on milyonu bulur bu giriş hasılatı ile.

    dipnot: mamçak cüneyt e ufak bir rol verildimi bilmiyorum ama verileydi hoş olurdu.
    0 ...
  37. 517.
  38. türk sinamasının gelişimi açısından önemli bir çalışma olmuş. teknoloji güzel kullanılmış, ayrıca ömründe sinemaya gitmemiş insanları dahi sinema salonlarına çekmeyi başarmış bir film. gelelim iyi niyetli eleştirimize.
    1. garip bir şekilde istanbul'un fethinin anlatıldığı bir filmde mehteran görünmemetedir.
    2. ulu batlı hasan'ın sancak kulesinin girişinde yaptığı kavga sırasında arkadaki aperatif oyuncular çelik çomak oynama havasında. keşke yakın çekim bile çalışmış olsanız, arkada en azından dövüşmeyi 20 tl olan ameleleri değil de az çok dövüş bilen bir kaç sporcuyu oynatsaydınız.
    3. koca savaşta akılda bir kaç kişinin kavga sahnesi kalmakta, yan oyuncuların sayısı artıtılmalı en azından bazı sahnelerde bu gerçekleştirilmeliydi.
    4. ulu batlı hasan önemli bir kişiliktir tamam ama film istanbulun fethinden ziyade ulubatlının hayat hikayesine dönüşmüş, en azından yeni çeri içindeki isyan girişimini keşke bir başka kapı kulu önlemiş olsaydı. neden bu kadar çok yüklenildi bu karaktere anlayamadım.
    5. istanbul'un fethi fatih sultan mehmet'in engin dehasının eseridir. kendi projesi olan silahlardan bahseden yok. herşeyi rum usta yapmakta, hatta bir sahnede bizans yöneticileri imparatorlarının karşısında toplantı halindeyken fatih'in mühendislik ilimleriye meşgul olduğundan falan bahsediyor. yani fatih'in istanbul'un fethini kafasına takdığını anlatıyor, ancak filmde fatih'in en ufak bir dahiyane hareketi yok. sadece gemiler karadan yürütülmüş, onun ise kimin fikri olduğu bile belli değil, böyle bir sahne havada kalmış.
    6. surların önündeki derin mazgallardan eser yok.
    7. fatih sürekli bir istanbul haritasına bakmakta tamam ama keşke o haritadaki bazı özellikler işlenseydi, mesela; rahmetli metre metre bilmekteydi istanbul surlarının yüksekliğini önündeki mazgalın derinliğini.
    8. haliç sularında gerçekleşen deniz mücadelesi hiç yansıtılamamış, sadece yanmış bir kaç yelkenli gördük.
    9. gemiler karadan yürütüldü de ne oldu, anlayan beri gelsin. herkes istanbulu bilmez en azından gemiler karAdan inince şu haliç köprüsünü kuruverselerdi tahtadan bir kaç asker yürütseydiniz oradan, sonra havadan bir çekimle haliç-ayvansaray hattını gösterseydiniz.

    son olarak bir not: istanbulun fethi açısından film sönük lakin sinema açısından bir başarı. gitmekte yarar görüyorum, seyircisi ne kadar çok olursa benzer filmlerin önü açılmış olur.
    4 ...
  39. 516.
  40. güneşin alnında sabah namazı kılındığına şahit olduğum film.
    3 ...
  41. 515.
  42. hep aynı konuları işleyen türk sinemasınına ilerleryen zamanlarda başka konuları ele aldıracağı için çağ atlatan film olmuştur.

    film ise savaş sahnelerinde spartacus vari olmustur. ayrıca tarihte varlığı yokluğu tartışılan ulubatlı hasanın filmde çarpıtılarak ana kahramanmış gibi gösterilmesi istanbulun fethi gibi bir filmde hiç yakışı kalmamıştır.
    0 ...
  43. 514.
  44. bu zamana kadarki görsel efekt olsun, kurgusu olsun gayet başarılı, keyifle izlenebilir bir film olmuş. film çıkmadan fragmanı izlenme rekorları kırmıştır.

    http://www.bidoluhaber.tv...r.tv/izle.php?MedID=13687
    2 ...
  45. 513.
  46. turk sinemasının gelişimi açısından bakıldığında kesinlikle desteklenmesi gereken bir çalışma olmuş.
    bu ve bunun gibi projelerin devamı için bir milat oluşturacağa benziyor bu filmin gişesi.
    ama bir çağı kapatıp yeni bir çağ başlatan bir olayı değil de daha küçük çaplı bir serüveni
    anlatsaydı da istanbul'un fethi için milyon dolarlar harcansaydı.
    1 ...
  47. 512.
© 2026 uludağ sözlük