bugün gitmeye fırsat bulabildiğim film. öncelikle hiç bir eleştiri okumadan filme gittiğimi belirterek eleştirilerime başlamak istiyorum.
ilk olarak filmin başlangıcı mükemmel olmuş. sadece medine diye gösterilen yerde insanlar biraz daha arap halkına benzeseydi daha iyiydi.
ikinci muradın kur'an okumasıyla devam eden filmden beklentim gerçekten de yükselmeye başlamıştı ki;
15. asırdaki insanların yanlış yorumlanarak günümüz yozlaşmasının beyinlere ne kadar işlediğini gösteren kareler gözüme çarpmaya başladı. o zaman ki osmanlı tebaasının yaşam tarzından ne kadar haberdar bir film olduğu ortaya çıkmaya başladı.
filmde baş kahramanlardan olan ulubatlı hasanın elma çalan bir çocuğu saklaması o devirde ne kadar mümkün düşünmek lazım. 15. asırda insanlar islamdan, hırsızlığın günah olduğundan çocuklara bunların özendirilmemesi gerektiğinden bu kadar habersiz olamaz.
bu sahneden sonra da beklentilerim iyice düştüğü için filmden zevk aldım hatta gaza geldim diyebilirim.
ayrıca filmi izlemem ile tarih bilgimi sorgulamam ayrıca tarih bilimini sorgulama aşamam başladı. bu bilim ne kadar güvenilir, eline kalemi alanın kendi keyfine göre yazmadığı ne malum? bu yaşanmışlıkları.
savaşta birden fazla şahi topunun kullanıldığı bunları mehmed hanın tasarladığı anlatıldı bizlere. ayrıca dış tarafı deriyle kaplanan o kulelerin başarısız olmaktan çok savaşın kazanılmasında çok etkili olduğunu söylerlerdi ki rum ateşi denen silaha etkili bir çözüm olduğu her zaman aklıma yatmış idi.
kısacası ben beklediğimi bulamadım filmden. ancak ileride yapılacak daha güzel işleri teşvik için en kısa zamanda tekrar gitmeyi planlamaktayım.
son olarak da: bir çanakkale savaşı filmi görmek istemekteyim. çanakkale demişken geliboluda hazırlanan gemilerin en tepesine kur'anın konulmasını detay olarak düşünen zihniyet nasıl olur da ulubatlı hasana 'zina' yaptırır anlamış değilim.
Ben beğendim flimi. Ama Ulubatlı Hasan'nın daha çok ön planda olması kötü tabiki. Fatih Sultan Mehmet sadece ön planda olması yeter. Hem Ulubatlının sevgilisi ne alaka Fetih'le konuyu çok dağıtmış.
Ben de beğendim ama şunu da söylemeden geçemicem.. Özellikle niye olay Ulubatlı Hasan etrafında şekillendirilmiş ki yani? Fatih değil anlatılan bu çok açık.. Ulubatlı'yı anlatmak maksat.. Rahatsızlık verdi bana.. Bir de adamların hepsi birbirine benziyor, bide aynı giysiler hangisi hangisiydi diye düşün işin yoksa.
karamanoğlu ibrahim beg'in adi bir aşiret reisi gibi sultanın karşısına getirilme sahnesinde çıldırdığım film. tamam böyle filmler yapılmalı lakin türk değerleri aşağılanarak değil. galiba türklerin kendi memleketinde parya gibi yaşama durumu o günler için de geçerli imiş.
koskoca sultanın bikere kılıç salladığını göremediğimiz vasat altı türk yapımı bir film. herzamanki gibi becerememişiz. müzikler kötü. figuranda olsa savaşan askerlerin yüz ifadeleri saç traşları az önce merkez kuaförden çıkmış gibiler. hasan ve aşkına fazla yer vermişler. ayrıca fetihden sonra en azından hızlı bi şekilde konstantiniyyede neler olduğunu 2 dakika anlatabilirlerdi. herşeyiyle kötü bir yapım olmuş.
öncelikle sinemada izlenmesi, buna benzer projelerin devamı için desteklenmesi gereken bir film. ha eksikleri, olmamışları yok mu, var tabi.
önce olmamışlar :
benim en çok dikkatimi çeken akşemseddin in filmde yeterince rol almamış olması. bir ulubatlı kadar yer almalıydı kesinlikle. gerçi seçilen oyuncu akşemseddin e ne kadar uygun o da ayrı bir tartışma konusu.
film müzikleri daha coşkulu olabilirdi, özellikle savaş sahnelerindekiler.
ulubatlıyla şovalye guistiniani'nin savaş sahnesi fazla abartılmış, kim kazanırsa era onun olur izlenimi verdi bana. fatih sultan mehmet in hayatı daha ayrıntılı anlatılmalıydı, sonuçta onun önderliğinde yaşanan bir olay.
filmin son sahnesi kötüydü, öyle bitmemeliydi kesinlikle.
ulubatlının saçlarından bana fenalık geldi, sürekli gözüne girdi, bir rahatça savaşamadı adam.
şimdi de olmuşlar :
savaş sahneleri başarılıydı, bir spartakus değil tabi ama bir malkoçoğluyla da kıyaslanamaz. isteyince oluyormuş.
harem ağırlıklı bir film değildi, hatta harem doğru düzgün geçmiyor bile.
filmin başında fethin öncelikle hadis-i şerif üzerine gerçekleştirilmek istenmesinin vurgusu yapılmış, güzel olmuş. devrim evin gayet hoş bir performans sergilemiş. kılıç salladığı görülmedi gibi eleştiriler için de şunu söyleyebilirim gemileri karadan yürütme fikri kılıç sallarken alınamıyor olabilir mesela. strateji belirlemek, karar almak bence savaş ortamındaki en zor işlerden.
olmamışları, olmuşlarından daha fazla gözüme çarpmış. şu an bunu farkettim. ama bu olmamış demek değil tabiki. başarılı buldum, 160 dakikalık filmi sıkılmadan izledim. sanırım türk olmaktan ileri gelen bir durum, kötü eleştiri yapmayı daha çok seviyoruz yada olumsuzluklara daha çok dikkat kesiliyoruz. filmi acımasızca eleştirenler, umarım daha iyileri yapılır, umarım daha bir çok fetih 1453 ler girer vizyona. zaten sahip olduğumuz tarihten, hatta sadece istanbulun fethinden binlerce film çıkar.
özetle emeği geçen herkesin ellerine sağlık. olmuş bu film.
bunun nesine 17 m dolar harcanmış diye düşündürmekten filozof eden filmdir.
böyle önemli bir olay anlatılacaksa dünya çapında tanınan türk oyunculara teklif götürülür onların mükemmel yeteneklerine emanet edilir film. adı sanı duyulmamış adamlara değil.
anlatılan fatih sultan mehmet ve istanbul'un fethi mi, ulubatlı hasan mı tam olarak kestiremediğim ama çağ kapatıp çağ açan bir olayın basit bir savaş filmi gibi lanse edilmeye çalışılmasına bozulduğum filmdir. film'in arka fon müzikleri daha osmanlı tarzı yapılsaydı keşke dedirten filmdir. en sonunda fatih sultan mehmet'in kilisedeki kızla çizdikleri mutlu portrenin aşırı derecede bayağılık kattığı meğer beklentilerim ne yüksekmiş diye düşündürten bir filmdir.
şehrin girişinde akşemsettin'i, fatih sultan mehmet'in peşinden nefes nefese koşturan, göbekli tonton bir ihtiyar gibi göstermesi büyük bir hata olan (ki gerçekte şehre girdiklerinde fatih sultan mehmet'in, akşemsettin'in arkasından şehre girdiği rivayet edilmektedir), oyunculukların berbat ötesi olduğu, imparator konstantin'in korkunç derecede kayhan yıldızoğlu'na , ulubatlı hasan'ın ise pankreas güreşçilerine benzediği, gemilerin karadan yürütülmesini şöyle bir yüzeysel gösteren, insanın hayatından 160 dakikayı boşa harcamasına neden olan, umutları boşa çıkaran film.
Türk Sinema tarihinin üst düzeyde ilk savas filmi olup bunun layigini rekor kirarak elde etmistir. emegi gecenlere tesekkürleri borc bilirim. Bir baslangic filmi olarak fetih 1453 hic de basitsenecek bir film olmadigini kanitlamistir. Kiyaslanmaya calisilan hollywood filmleri yaklasik bütceleri 100 milyon dolarlarin üstünde oldugundan ne denklik sisteminde, ne de esitlik sisteminde kiyaslamak mümkün degildir.
Bir amerikaliya manti yaptirip, kayseri'dekiyle kiyaslayamayiz öyle degil mi ? öyle öyle.
ben savaş sahnelerinde beş on kişi bekliyordum ki gerçekten şaşırdım. emeğe sağlık. kim ne derse desin süper ötesi değil ama iyiydi,daha iyisini eleştirenler yapsın biz izleyelim.
2 saat 40 dakika hiç sıkmadı..
savaş sahneleri olsun, kurgu olsun gayet başarılıydı; birkaç devam sahnesinde eksiklik vardı o kadarı eşkiya da bile olmuştu..
ben daha iyisi yapılana kadar en iyisi bu diyorum ve izlemeyenleri muhakkak izlemeye davet ediyorum.
Daha iyisi yapılana kadar en iyisidir.Nihayet izleme fırsatı buldum.Evet hatasız değil, evet popülerizme hizmet amaçlı sahneler yok değil, ama yine de o şanlı tarhiten bir kesiti o yetenekli oyuncularla ve senaryoyla birleştiren ve bize sunanın emeğini yabana atamayız.Öyle sahneler vardı ki duygulanmamak elde değil.(Ordunun namaz sahnesi, Ulubatlı nın kılıç ve sancak sahnesi,Sultan Fatih in orduya seslendiği sahne)istanbul Fatih te otutan biri olarak ne kadar da kıymet bilmiyoruz dedim kendi kendime.Kısacası gidin görün büyülenin. Türkiye nin en cok ızlenen filmi Recep ivedik olmasın sırf bunun için bile gidin.
Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim ibrahim Çelikkol iffet denilen absürd dizide gerçekten heba oluyor.Performansı inanılmazdı.(Ulubatlı Hasan)
savaş sahneleriyle gönülleri fetheden film. Ulubatlı hasan için gittim fatih sultan mehmet'e hayran olup çıktım. Aslında aşkda diyebilirim buna. O nasıl bir yüz ifadesidir o kadar masumane ve aynı zamanda sert ki keşke daha ön planda olsaydı da doya doya izleseydim. Birde filmi istanbul'da izlemeyi çok isterdim...güzel ve hala tıklım tıklım olan film keşke hasan'ın aşk hikayesi bu kadar göze sokulmasaydı ve keşke gemileri karadan yürütme fikri nasıl ortaya çıktı bizde görseydik. Ha birde her saat başı mola yapılmasaydı...
kardeşim gidin izleyin . Burada 3-5 tane internet trollünün 100 yıllık hollywood ile 3-5 senedir kabuğunu kırmaya çalışan türk sinemasıyla karşılaştırmasına aldanmayın. gidecez izleyecez ki daha iyileri yapılsın. bu film kar etmeli ki bundan daha iyi filmler de yapılabilsin. di mi ama
özet:gidin izleyin ben izledim evde oturacağınıza hem kendi adınıza hem sinemamız adına yararlı bi iş yapın
her sahnesni nefessiz izlediğim bir baş yapıt. şimdi nutellacılar kalkıp yok efendim animasyonu olmamış yok efendim savaş sahneleri olmamış falan demişler, demeye de devam edeceklerdr. ama gittik gördükki bu zamana kadar izlediğim tüm türk filmleri içerisinde daha iyisine rastlamadım. kesinlikle sinemada izlenilesi bir film vesselam.
fakat ulubatlı hasan şehit olurken sevgilisi era nın onun şehit oluşunu izlerkenki yüz haline bir anlam veremedim. sanki çok komik bir olaya fazla gülmeyen ama tebessüm eder gibi bir hali vardı.
ençok etkileyeici sahnelerden bir diğeride fatih'in oğluyla* sarılma sahnesiydi gerçekten harikulade ve vurucu bir sahne olmuş.
ve bana göre komik olan bir sahne vardı ki gülmekten alamadım kendimi o sahnede. fatih boğazlardan yabancı gemilerin geçişine izin verilmeme kararı aldıktan sonra şuan hangi ülkeye ait olduğunu bilmediğim bir gemi tüm ikazlara rağmen durmayınca bombalama sahnesi gerçekten iyiydi.*
genel olarak filme 10 üzerinden 9,5 verdim. gidin,görün,izleyin efendim.
evet efendim... gittik izledik gördük... sıra geldi yorumumuzu yapmaya.
karakterler: karakter seçimi fena olmamış. bizans imparatoru italyan şovalye ve fatih sultan mehmed iyi seçilmiş.
10/8
efektler:efektler de oldukça iyi. orduların çarpışma sahneleri gerçekten iyi olmuş.
10/8
müzikler:kıvamında ve hoş kullanılmış taktir ettim şahsen.
10/9
hikaye:zaman zaman sapmalar olmuş. üzerinde uzunca duracakları şeylere az az durulacak şeylere çok zaman harcamışlar. bu da durumu kötüleştiriyor tabii.
10/6
mantık hataları:bir hayli fazla.böyle bir filmde olmaması gerekirdi.
--spoiler--
ulan ulubatlı hasan ölüyor sevgilisi resmen gülüyor fatih hiç sallamıyor yani saçma.
--spoiler--
10/4
toplamda bakacak olursak 3 saat olmasına rağmen sizi sıkmayan ama aşırıda heyecanlandırmıyan güzel bir savaş filmi olmuş. ama çok güzel olamamış malesef.*
toplam:10/7