2013e kadar tayyip in gotunu opmus ve adamlarini tayyip in yardimiyla ordunun cesitli noktalarina getirmis insan. aralari bozulunca iki yobaz ulkeyi ne hale getirdi herkes gordu iste.
Türkiye'ye iade edilmeyecektir. Hatta iade edilmesi teklif dahi edilmeyecektir. Resmi olarak herhangi bir girişimde bulunulmayacaktır. Cookk uzaklarda olan, fazla sesi çıkmayan ve ülkede olan herşeyi üzerine yikabileceğin bir insanın varolmasını kim istemez ki. Bulunmaz bir nimettir. Ve kimse böyle bir nimeti elinin tersiyle itmez.
Sokaklara koşup Türkiye tarihinin akışını değiştiren, kurşunların karşısında geri adım atmayan halka ahmak demiş andaval.
Bre gerizekalı Fethullah! Bre godoş!
Senin müritlerin, senin köpeklerin bank Asya'ya el koyulurken, dershanelerin kapatılırken o ahmak dediğin insanlar kadar onurlu olabilirler mi? Tankların karşısında durdukları gibi kayyumların karşısında durabildiler mi?
Duramadılar, çünkü sen onlara köpekliği öğrettin, takiyyeyi, sahtekarlığı, yalakalığı, riyakarlığı öğrettin be köpek!
Hani bu hükümet çok yakın zamanda mahvolacaktı, hani köpeklerine onların size yaptıklarını siz onlara yapmayın diyordun, me oldu lan sahte evliya! Yedin mi yarraaa.
adını Duyar duymaz, Adının gerçekliğinden bile kuşku duydum.
Arapça'ya hakimiyetim yoktur da, allah'ın sahibi veya allah'ı fethetmiş gibi bir anlamı olduğunu biliyorum.
Olur mu ki?
Samimiyetsizliği, adından başlıyor sanki..
Kifayetsiz insandı.
ilkokulu zor bitirmişti.
Yüzünde bir riya vardı.
Yüzünden akıyordu riya ve içtenliğini yitirmemiş her insanı itiyordu.
Riyasına, çirkinliğini de eklemem gerek.
Çok çirkindi. Kocaman, eğri büğrü bir burnu vardı.
Gözleri, insanım diyen her insanı itecek denli ucuz kurnazlıkla bakıyordu.
Sanırım o yüzden insanlarının gözünün içine bakamıyordu.
Sesi, iğrençti.
ilginç olan konuşmaya başlayınca sesi, bedensel yoksunluğunun öcünü alırcasına, her samimi mümini etkileyecek bir kıvama dönüşüyordu.
Ağlayarak anlatmakla, ağlaklıkla bunu tavana vurduruyordu.
Samimi bir mümin onu dinlediğinde, ne anlattığını anlamasa bile, onu sevmeye başlıyor, ona inanıyordu.
O zaman fark etmiştim, istediğine istediğine yaptırabileceğini.
Baş tacı oldu bu ülkede.
Hoca dediler.
Hoca efendi dediler.
Hoca efendi hazretleri dediler.
Kifayetsizliğini, muhterisliğiyle kapatmaya çalışıyordu.
Muhterisliğini, kifayetsizlikle kapattığı gibi.
Kana kana kandırdı bu ülkeyi, arkasına Amerika'yı da alarak.
Kana kana kanattı bu ülkeyi, utanmadan.
Daha da kanatacağım, o ahmakları diyormuş.
Kanatır eminim.
Biz ahmakız.
Biz türkiyeyiz, çok kanadık. Yine kanarız.
Yeter ki zalim olmayalım.
Çok sevdiğim genç bir öykücü der ki:
"kimseye bir kötülüğüm dokunmadan yaşarken, zulmün elinde zalim oldum."
mahir ünsal eriş, olduğu kadar güzeldik, iletişim yayınları, 3. baskı, zehir miktarda öyküsü, sayfa 106, 3. paragraf.
feto'nun en büyük mali destekcisi kaynak holding de yaptığı duyuruda fethullah gülen ile artık ilişkileri kalmadığını söylemiş.
o kadar kolay mı bir günde bütün hesapları kapamak?
Bu ülkenin en sevemediğim insanlarından biri, o günkü başbakan bülent ecevit, o günkü cumhurbaşkanı süleyman demirel'in cumhurbaşkanlığı süresini uzatmak istediğinde, bu durumu eleştirmek için, hayatı boyunca edebileceği en güzel sözü edip,
"ölmüyorlar da kardeşim!" demişti.
Yıllarca yurtdışında okullar açıp vatana hizmet veriyorum kisvesi altında cemaatine adam yetistiren zat. Finlandiyada açtığı bir okulda ögrenciye bozuk türkçesiyle muhsin yazıcıoğlu şiiri okutacak kadar milliyetçi bir tavır sergilemiştir.
Olay ironik bakmadan olmuyor. Kavganın nerede başladığı aslında mumma. Sırp milliyetçi avusturya macaristan prensini mi vurdu.
Ancak her halukarda olayın darbe girişimine kadar gideceği düşünülmezdi.
milyonlarca insanin ahini alan ve nihayetinde bunlarin cok kotu ciktigi kisi.
Darbe yapmak gibi olumcul bir hata yaparak turkiye kamuoyundaki imajini sifirlamistir. Artik kendisi nazarimda devleti ele gecirmeye calisan bir hashasi reisidir.
son otuz senedir el ele kol kola poz vermediği kalmamış bir emekli memurdur. siyasetçilerden bununla arası kötü olan, kendisinin ifadesiyle "asla hoşlanmadığı" tek siyasetçi erbakandır. geri kalanları ile hep cilveleşmiş hatta eceviti şefaat edecek kadar sevmiştir.
yani ...amerikan kuklası. düşünsene türkiye´ye iade etmiyor amerika.
neyi var ki bu adamın? amerikan vatandaşı mı bu adam?....amerika´da statüsü be bu adamın? greencard´ı mı var, neye binaen var greencardı?...
okullar o okullar zaten bi muamma. senin milyar doların olsa, almanya´da fransa´da okul açamazsın, izin vermezler sana. bu adamın var ama okulları. heryerde var. kim almış bunun iznini?..arkasındaki güç kim?...
eminönünde bi camiinin imamıymış bu adam, aslında çok da cahil bi adammış. böyle bi adam bu kadar önemli bi yere gelmişse ona mutlaka "gizli bir elin" yardım etmiş olması gerekir.
ayrıca- ya aynı elin ya da benzer bir elin, diploması olmayan imam hatip mezunu bi adamın cb olmasında çok emeği olması gerekir.
yani silik ve eğitimsiz adamlar başa geliyolarsa, o işin arkasında hep bi bok var demektir.