dünyanın her köşesine okul açtığı için bazı kesimlerce "aaa işte okul açıyo daha ne yapsın" diye takdir edilen, ama konu bu okulları dünyanın belli özel mevkilerine nasıl açtığına ve hangi parayla yaptığına gelince nedense hakkında pek yorum yapılamayan şahıs. tedavi adı altında gittiği amerikada kaldığı sürede heralde aids olsa tedavi olur gelebilirdi. o kadar da çok seviyo ülkesini işte...
işbirlikçi yaftasının hakedenleri batı normlarını ilke ve şiar edinmişlerin çelişkilerinin tam da merkezinden doğan görüştür. abd oeeeh diyeceksin, ab hassktirsin diyeceksin ha? ulan bütün yasaların hukukun onun düşünce sistemi üzerine bina edimiş. var mı özgün bir ideolojin. varsa yoksa ona buna bok atmak kara çalmak. insanda biraz mantık olur, onur olur, şeref olur. düşünür taşınır şamanlığa geri döner. ayriyeten zırvalamak özgürlüktür, bir sakıncası da yoktur.
kişiyi eleştirirken gözlüğü, kıyafeti ele alındığında, bu sadece ironi ya da eğlencelik maksatta gerçekleştirilebilirse makul kabul edilebilir. onun dışında ciddi ciddi izahat sunacaksan bırak hazır giyimin çeşitliliği basitliğini silah olarak kullanmayı, başka telden çal, yanlıştan dem vur. ulan nerde dövülen kovulan sövülen kenarın yazarı var gelir beni bulur.
en azından amerika birleşik eyaletleri'nde, pensilvanya'da, amerikan merkezi haberalma teşkilatının koruması altında bir çiftlik evinde yaşayacak kadar akıllı olduğu yadsınamaz. bu bağlamda abdullah öcalan'dan 10 kat 100 kat 1000 kat daha işbilir ve emperyalist hizmetkarlığında artık gayet üst bir seviyede olduğu su götürmez.
başka taraftan bakınca belki bu gerçek değişebilir. ben buradan, cumhuriyetin göbeğinden baktım ve öyle gördüm.
ince sesli, yakasız gömlekli, kolormatik gözlüklü, kumaş pantolonlu kişiliksiz ve bireysel hareket etme yeteneğinden yoksun fethullahçı gölgelerin, bu redneck ümmetçilerin ağızlarından emperyalist salyalar akıtarak fettoş efendilerini savunmak amaçlı dezenformasyon içeren çıkışları da elbet takdir edilmelidir.
lakin asya'dan bir atbaşı gibi uzanan bu topraklarda değil. takdir, yukarıda sözü edilen eyaletlerden gelir. ha, o takdirin dalları delik deşiktir, orası ayrı tabii ki de.
insan olanda biraz ar olur, utanma olur. hem kendi toprağına; atana; insanına; soyuna ihanet eden bir emperyalist kuklaya iman edeceksin, hem de utanmadan ar ve haddini bilmekten bahsedeceksin. müslümanlara eziyet edilecek, sen susacaksın!
müslüman olamıyorsanız bile azıcık insan olun, kamil olun. haysiyet sahibi olun.
toprağınızın karşısında durmayın, ümmetçi olmayın, memleketçi olun.
nihayetinde adam olun, adam.
en azından; kendisini eleştirenlere mukabil sergilediği üslupla onlardan 10 kat 100 kat 1000 kat daha saygılı ve edepli bir taraf/kişi olduğu gerçeği yadsınamaz. burdan bakınca öyle. başka taraftan bakınca değişebilir. ben buradan baktım öyle gördüm.
ağzı salyalı, rejim tehlikede sanrısı insanlarının saldırılarına karşılık sunduğu tavırla takdirimi kazanmıştır. yıllardır izliyorum; birileri tepinirken o gayet mülayim. ayar yemiş, ayağı yanık kedi zıplaması formatında höyküren naylon sözlük yazarlarıyla karşlaştırılınca; karşılaştırmanın kalitesizliğinden ar ediyor insan, mukayese de haddi aşmışlıktan dolayı kendine kızıyor.
edit:
"virgül" sonucu çeyrek irfan sahipleri "anladım" sevincini yaşar. en başında virgülleyip üzmeseydim keşke.
söyledikleri yaptıkları bi kenara, memleketimin mahkemelerinde hakkında davalar açılmış, gıyapta yargılanan bir adamın, hangi ülkeye sığındığı, neresinde ikamet ettiği, kısacası sabah kahvaltısında ne yediği bile bilinirken, abdullah öcalanı kulağından tutup kenyadan getiren türkiye, fehriye erdal için belçikayla neredeyse ikili ilişkileri kesme noktasına gelinirken, fethullah güleni washinton'un ışıklı caddelerinden tutup bir türlü ülkemize getiremiyor oluşu, bırakın getirmeyi bununla ilgili herhangi bir girişimde dahi bulunmuyor oluşu bence işin düşünülmesi gereken en önemli tarafıdır.
ha bir de sağlık sorunlarını bahane edip memleketine gelemediğini iddia etmektedir, ama bu sağlık sorunları malezya ve ingiltereye gitmesine engel olmamıştır her ne hikmetse. galiba memleketimin yargısı da havası da çarpıyor insanı...
din sömürücüsü, diğer tarikat liderleri gibi bu da sömürüyor insanların inançlarını... onların inançları sayesinde kendisine prim yaptırıyor... bizim ülkemizin vazgeçilmez iki sömürü aracınan biri olan din'i kullanarak kendisini yüce bir şahsiyetmiş gibi gösteriyor...
diğer sömürücü ve kan emicilerden hiç bir farkı olmayan ağlak insan...
ancak sorunlu insanlar tarafından atatürk'le aynı mertebeye koyulabilecek olan kişi. bu ülke için ne yapmış bugüne dek? oldum olası merak etmişimdir bunu. ya da en basitinden şunu sorabilirim, neden gelemiyor ülkesine bu büyük(!) insan?
bir radyo programındaydı hatırlıyorum bir orta yaşlı yahut yaşlı amcam diyordu şuna yakın;
- peygamberimize insanlar gelmiş, demişler ki;
- ya muhammed, biz evlenmek istemiyoruz. evlenirsek ibadetlerimizi yerine tam anlamıyla getiremeyiz, noksan oluruz..
peygamberimiz sinirleniyor bu lafa ve diyor;
- siz kim oluyorsunuz! ben evlendim, siz kim oluyorsunuz! *
yani koca peygamberimiz evleniyor ve fethullah diyor ki;
- evlenirsem, peygamberimiz benim düğünüme de mezarıma da gelmeyecekmiş, arkadaşım öyle görmüş rüyasında... *
bre fethullah, peygamberimiz evlenmiş, sen kim oluyorsun?
bunun savunucuları kendisi hakkında bilgi içeren tek bir entry giremezler, çünkü işin bağlılık yönüne öylesine kapılmışlardır ki, bunun okullarının ajanlık faaliyeti yapmadığını söylemezler bile, hatta düşünmezler.
evet kabul ediyorum; t. c. nin yapamadığı şeyleri yapmış ve yüzlerce kişiye iş sağlamıştır, bu yadsınamaz bir gerçektir.
herkes gibi işin sosyolojik yönünde değilim aslında, hani derler ya;
- çocuklarımızın beynini yıkıyor, yobaz.. falan.
ha işte ben orda değilim. ben devletime bakarım. sorarım ki, acaba devletimin görevlileri kendi üstleri yerine bundan mı emir alıyor? acaba devletimin görevlileri kendi üstleri yerine bunun bölge- şehir imamlarından mı emir alıyor? yoksa ben de farkındayım, tüm polis fetullahçı olsa ki çoğu öyledir, kendi devletine karşı gelmez, ordusuyla savaşmaz. çünkü fetullah insanı böyle bir kinle doldurmuyor ki! olay farklı, olay istihbari açıdan, güvenlik açısından, bilmem anlatabildim mi?
olayımız, fakir kitlelerin dinini yaşamasını engellemek ya da bir toplum mühendisliği yaratarak toplumu dinsizleştirmeye çalışmak değil. olay, devlet kurumlarının nasıl tehlike altında olduğunu gözler önüne sermektir.
işin komplo yönü de vardır ki necip hablemitoğlu araştırmalarına komplo demek saçma olur;
kendisi, bu örgütlenmenin moon ve cia in öngördüğü tarikat modellerine tıpatıp benzeyen bir örgütlenme olduğunu söylemiştir.
öncelikle şunu söyleyeyim, kendisinden hiç haz etmediğim kişidir. ama yüzlerce kişiye istihdam sağlamıştır, türkiye cumhuriyeti devleti' nin yapamadığını yapmıştır. t. c. desteği ile türki cumhuriyetlerde okullar açmıştır. okullarında anadil ingilizcedir, türkçe marşlar söyletmesi falan işin görünen tarafıdır. okullarında cia' in ajanlık faaliyetleri yaptığı hakkında iddaa vardır. nurettin veren' e göre, istihbarat- emniyet kadrosundakilere aşırı tesir etmiş biridir.
bugün mehmet ağar' ın bile kendisine ambiyane tabirle yalakalandığı kişidir. bank asya' nın % 23 hissesi 7 milyar dolar eden kişidir. gerisi siz düşünün kişisidir.
ha ben başa gelsem, dinlemem fethullah falan, savcıları göreve çağırırım, mallarına el koydururum bu adamın, zira tehlikeli biridir.
ülke zararına en ufak bir eylem yapmamış insandır, bir kısım tarafından sürekli hakaretler edilmektedir, kimsenin hakkının kimsede kalmayacağı zaman gelince, kendisi onlara hakkını helal edecektir ama ben etmeyecem.
dinler arası diyalog çerçevesinde sürekli papayla odalara kapanan insandır. ***
düzeltme: veveve nokta diyalogmasali nokta kom
düzeltme 2: papaya veren başkalarıda var sanırım. olay açığa çıkınca eksi oylamışlar. *
düzeltme:o kadar çok eksi oylanmışki sözlüğün fetocu dolu olduğunu anladım.tiskindim.
lideri olduğu tarikat bir şekilde eşşekler gibi çalışıp bolca para kazanıp fetoş'a yollamaktadır, o da bu paraları abd dolarına çevirip abd'de çatır çatır yemektedir. bazıları da kendini avutmaktadır, o bizim hocamız, o bir müslüman gibisinden.. o adam'dan hoca falan olmaz efendim olamaz. sadece iyi bir hristiyan misyoneri olur o kadar. olmadığı ne malum ise..
bir kesim tarafından adeta peygamberleştirilip "fethullah hoca efendi hazretleri" diye hitap edilen amerikan ajanı. haydi hoca oldun da; ne zaman efendi oldun? ne zaman hazret oldun sen?
çocukları eğitmek amaçlı açılan yuvalarında beyin yıkanmaz derler. sekiz yaşındaki çocuğun ağzından birebir duyduğum sözler: "atatürk'ü sevmiyorum ben, içki içiyordu, iyi değil o" . nereden duyduğu belli. evet, iyi bir eğitim veriyorlar, beyin yıkama gerçekten yok değil mi?
dört duvar arasına hapsedilmeyi hakeden itlikleri olmadığına eminse, alnı ak paksa ve ülkesine sevdası konusunda samimiyse en kısa zamanda Türkiye'ye dönmesi gereken zat.aksi takdirde "hakkında hiçbir dava ve de mahkumiyet kararı olmadan nasıl oluyor da hakiki bir itle aynı kaderi paylaşacağını düşünüyor" sorusunu akıllara getiren insan.tabii ki o kendini herkesten daha iyi tanıyor...
insanları kullanmakta usta olan,amerikaya giderken türkiye'deki oluşumu tamamladık artık sıra diğerlerinde deyip kendince devrim yapmaya çalışan çakma devrimci.