taraf ve cemaat arasında bulunan al gülüm ver gülümün koordinatörü neresidir hiç merak edilmiyor mudur acaba?
polisin gülen için fbı ajanlarından yardımcı olmalarını istemeleri :
polis, gülen içinn fbidan ricaci oldu
smithin telgrafından:
gülencilerin abdnin gülene karşı olumsuz tavırları konusundaki spesifik endişesinin, gülenin avukatının bilgi edinme yasasından yasasından yararlanarak elde ettiği 2004 tarihli bir fbi kaynaklandığı anlaşılıyor. türk polis teşkilatında irtibatlı olduğumuz üç üst düzey yetkili, kısa süre önce bu konuyu istanbuldaki legatın (konsolosluktaki fbi temsilcisi) dikkatine getirdiler ve bu görüşmede aynı zamanda gülenle ilgili basılı malzemeler sunarak, fbiın kendisi hakkında bir tür temiz kağıdı verip veremeyeceğini sord
abdnin başkonsolos vekili smith ise, 4 ağustos 2005 tarihli gizli telgrafta, vatikanın gülene desteğine ilişkin farklı bir gözlem aktarıyor:
halevanın ve onun (rum) ortodoks ve ermeni meslektaşlarının temkinli tutumu, türk resmîmakamlarının büyük bölümü ile bizim, i̇slama ve türk cemaat ve tarikatlarına ilişkin bilgi sahibimuhafazakâr türkler arasında bulunan en iyi kaynaklarımızın tavrıyla benzerlik gösteriyor amagülenin bazı cenahlarda topladığı övgülerle de çelişiyor. bunlardan en dikkat çekici olanı, kısa birsüre önce, burada (başkonsolosluk kastediliyor) düzenlenen kahvaltılı bir toplantıda, vatikantemsilcisinin, güleni sadece coşkulu bir şekilde övmekle yetinmeyip, o sırada türkiyeyi ziyaretetmekte olan kongre heyetinin başkanına gülen hakkında yazılmış bir kitabı da takdim ederek,heyeti şaşırtmasıydı. gülenin yıllar önce papa i̇kinci john paulla görüşmesi türkiyede büyük tartışma yaratmış, bazı rakip cemaat ve tarikatlar güleni satılmışlıkla suçlarken, bizim en iyiirtibatlarımız arasında olan başka bazı mütedeyyin türkler de, bu hareketi ikiyüzlülüğün en sonnoktası olarak değerlendirmişti.
hakkında yayınlanan resmi amerikan belgelerinin resmi ve amerikan resmi belgeleri olduğu; hakkında positive veri olunca resmi ve doğru amerikan belgeleri olmuştur. ondan önce tayyipin hesapları, sübyancı bakan falan varken sadece, hepsi tamamen israil oyunuydu aslında. tayyip öyle diyordu.
şimdi tayyip israil oyunu bu wikileaks diyor ve doğru ise, o zaman fethullah taşı da yerine oturuyor değil mi? kitap kurdu şakirtcikler sizi.
fethullah ve taşaklarında serinlediği amerikanya neoevangelist kardeşliği; yumurtaların hepsini aynı sepete koyacak kadar aptal değillerdir değil mi?
hakkında yayınlanan resmi amerikan belgeleri(wikileaks) ile cia ajanı olduğu,amerikaya hizmet ettiği,dinler arası diyalogun vatikan projesi olup kendisinin o projede gizli kardinal olarak görev yaptığı ve yahudi topluluğunun büyük bir şevk ile kendisini desteklediği iddialarının kuyruklu yalan ve iftira olduğu tüm gerçekliğiyle ortaya çıkan düşünür.
evet,o kadar güvenilir ki..
türkiye ile abd arasında bir köprüdür gülen. gülen abd'den çeşitli direktifler almakta; şu an ki hükümet ise hocası(!) gülen den aynı direktifleri almaktadır. dünyadaki yüzlerce türk okulunda neler öğretildiğini kimler biliyor? belki o genç beyinlere abd sevgisi,gülen hareketi sempatizanlığı oluşturuluyor. Sana bir örnek vereyim; Ölen Ürdün kralı Kral Hüseyin'in son eşi kraliçe nurun(amerikalı bir subayın kızı) himayesinde yetenekli öğrencilere "jubilee okulu'nda" özel eğitim veriliyor. bu eğitimde dünya siyaseti,dünya liderlik vasıfları,geleceğin yöneticileri gibi konular bulunuyor. yani dolaylı yoldan anlatmak istediği, abd sempatizanlığı,abd sevgisi. Ha şunu da eklemeliyim. Ürdün ,israili tanıyan ilk müslüman arap ülkelerindendir. amerikadan ve israilden milyar dolarlarca yardım almaktadır. abd bu ülkeyi istediği gibi yönetmekte, sömürmektedir. çıkaracağımız sonuç ise şu; ya bizim de sonumuz ürdün gibi ırak gibi afganistan gibi olursa? bu yüzden emperyalistlerin oyununa gelmemek gerekir. emperyalistler atatürkün kurduğu "kemalizm" olgusunu yok etmeye çalışmaktadır. oyunlara gelmeyin. şunların ekmeğine yağ sürmeyin!
edit: eksileyen vatandaşım,kardeşim,arkadaşım.. doğrular yüzüne tokat gibi vurunca,verecek cevabın olmadığından eksiledin galiba?
kendisi hakkındaki her hakaret ve karalamayı yapın; ne diyeyim, allah büyük.. ancak, ironiyle hiç alakası olmayan, kendisinin "türk insanına" manevi önderlik yapabilecek şahsiyetlerden bir örnek olduğu gerçeğini asla değiştiremezsiniz.. modernist fantezileriniz ya da türkçü saçmalıklarınız ne olursa olsun; asla değişmeyecek..
türk insanı tarih boyunca el üstünde tutacağı, güveneceği şahsiyetleri bilmiştir hep; kendisi de türk insanının manevi önderlerinden biridir.. bitti.
kurucusu olduğu organizasyon balık çiftliklerine benzeyen muhterem. badem bıyık & kolormatik gözlüklü bireyler yetiştirip toplum hayatına salıveriyorlar.
tam inanmış bir anadolu insanıdır. derdi, davası yüzünden paramparça olmuş bir anadolu insanı..
askerliği sırasında bir arkadaşı ona, "askerden sonra ne yapacaksın hoca?" der ve fethullah gülen "sen ne yapacaksın?" diyerek soruyla cevap verir. asker arkadaşı, "ben işime gücüme bakacağım, evlilik filan olacak işte.." demiş.. hoca ise, eliyle işaret yaparak; "ben dünyayı alıp elimde çevireceğim böyle kardeşim!" demiştir..
ve şimdilerde 120 ülkede faaliyet gösteren 1000'den fazla türk okuluyla takdirler topluyor bu cemaat hareketi.. yazması çok kolay ama dünyanın her ülkesinde faaliyet göstermek üzere toplam 1000 adet okul ve on binlerce fedakar öğretmen...
tam inanmak kavramının karşılığıdır kendisi. türk insanı için, karanlık odakların pençesinde kalmış türk insanı için hayat veren bir soluktur.. ve eğitimle aşılacağını sezmiş çoktan bazı şeylerin...
kitaplarından bazılarını okuma şansına erişmiş biri olarak kesinlikle inandığım bir şey varsa; meyve veren ağaç ne kadar büyük mahsül bırakacaksa, taşlayanları da o kadar çok ve o kadar ateşlidir..
hakkı teslim etmek için, vicdanım olduğu için yazdım bunları; cemaatine mensup olduğum için değil. şimdi siz devam edin fütursuzca karalamaya, hakaret etmeye..
bu kadar insanın bağlılığı karşısında harbi ulan adam ne yapyor bu kadar diye bir videosunu izledim bi baktım herkes ağlıyor sonra çektim gittim insanlar bağlanmadan önce hakedip haketmediğine ne uğruna kullanılıp kullanılmadığına özellikle dikkat etmeli.eğer gerçekten inandığınız değeri siz hiç bir baslı altında kalmadan tüm benliğinizle savunuyorsanız önce kendiniz olun başkasına bağlı değil.
bir arkadaşım ekolüne sadık kalarak kendisiyle ilgili şöyle bir şey duymuşluğum vardır;
tiki bir kız arkadaşları tarafından cemaat evlerine davet edilir, bu da kabul eder. zaten dünyadan haberi yok, aklı bir karış havada. neyse işte eve gidiyorlar falan bu kızımız ortamı görünce canı sıkılıyor tahmin edildiği üzere. içkili, eğlenceli bir ev bekliyordu herhalde berduş. sonra biri bir şeyler izleyelim diyor ve getirdiği cdyi bilgisayara yerleştiriyor. birkaç dakika sonra ekranda bir adam beliriyor ve bu tiki kız bombayı patlatıyor; ''aaa bu fettoş değil mi ben bunu tanıyorum yaa''.. bir anda herkesin gözleri bu kıza dönüyor. cık cık sesler çıkıyor ve kızımız ortamı ağlayarak terk ediyor.*
"""müslümanların sel sefil, cahil, okumamış, hiç bir kurumda yer sahibi olamayan, eğitim, ekonomik ve sosyal hayatı bozuk, hep güdülmeye mahkum vs bir yaşam tarzına layık olduğunu düşünenler""" yine müslümanlar. insanların hiçbirisi gerçekten müslümanlar da özellikle dahil olmak üzere bu derece bir cehaleti haketmiyorlar. öte yandan bugün kendisini tanımlamak için islam/müslüman argumanını birincil etiket olarak gören birey olabilmeyi anlamlandıramamış kişiler cidden ve istisnasız ne kadar okumuş çizmiş olurlar ise olsunlar; cahiller.
cahil/cehalet kavramının anlamı üzerinde yaşanan problemler var anladığım kadarı ile. cehalet okumamışlık değildir. ingilizce karşılığı olan ignorance kelimesi daha açıklayıcı burada. rededen, yoksayan, önem vermeyen. bir ortalama müslümandan beklenti red etmesi; insanlığı, barışı sevgiyi eğer içinde sadece müslümanlar yok ise red etmesi. bunu onlardan isteyen önce dinleri sonra socalled liderleri. bunlardan birisi olan fethullah gülen de, bu doğal yolu izliyor. insanlar bilgili belki ama cahiller. ve öyle kalmaları da fethullahın gücü aslında.
müslümanlar bugün zorla ve hala arapçadan kuran okumaya teşvik ediliyor. bilmedikleri ve hiç anlamadıkları bir dilde tanrılarına dua etmeleri bekleniyor ne söyledikleri hakkında zerre fikirleri olmadan. bu tip bir insan kuranı ezbere bilse ne olur. bu cehalet değil de nedir. insanlar müslümanlar dinlerini kendilerine anlatıldığı kadarı ile biliyorlar, daha fazlasına ihtiyaç duyöuyorlar. bu cehalet değil de nedir? bunun böyle devam etmesi fethullah ve benzerlerinin işine geliyor.
kendilerinin tanımladığı demokrasiye mcchartysm denir.
fethullah ve benzerleri bugün "hak, hukuk, istediğimizi alıcaz vs" dediklerinde hissettiğim tek şey taşaklarımın kaşınması. hakettikleri tek ve yagane şeyin bu olduğuna inanıyorum çünkü.
mesele şu; bazıları, müslümanların sel sefil, cahil, okumamış, hiç bir kurumda yer sahibi olamayan, eğitim, ekonomik ve sosyal hayatı bozuk, hep güdülmeye mahkum vs bir yaşam tarzına layık olduğunu düşünüyor.
fethullah gülen ise, islamın özünü hakkı ile benimseyip, çağımıza ışık tutan, müslümanın yaralarına ilaç olan, din ile fennin arasında ki surları yıkan üstadı bediüzzamandan aldığı ilhamla, bir eğitim seferberliği başlatıp, bazılarının görmek istedikleri müslüman modeline inat, kültürlü, kibar, saygılı dinine bağlı fertlerin yetişmesine vesile oluyor ve bu yolda ki kararlılığını sadece kendi ülkesinde değil tüm dünya da hayalden gerçeğe dönüştürüyor.
müslümanı hakir görmeyi kendilerine ilke edinmişlerin, fethullah gülene methiyeler yağdrımasını beklemek de herhalde abesle iştigal olacaktır.
ne söylerseniz söyleyin önceden varılmış kanıyı değiştirmenin zor olduğu mütefekkir.
evvela verilmiş idam cezalarını tatbik edilmiş gibi düşündüm siyasi katliamdan uygulanan idam sayısının 30 altı olduğunu bildiğimden düzeltme yaptım meğer cümlenin ilerisinde tatbik edilen idam sayısı verilmiş. burda bir yanlış anlaşılmadan mütevellit kendimi düzeltmem gerekir.
80 ihtilalinin çok kanlı bir ihtilal olduğunu düşünmüyorum uygulanan idamlar; dergi satmak,sprey boya ile duvar yazısı yazmak veya basit kavgalara karışmaktan değil ekseriya birden fazla kişinin hayatını kaybettiği anarşi olaylarına karışmaktan verilmiş. bunun yerindeliğini tartışmak ayrı mesele ama 80 öncesi binlerce insanın siyasi cinayetlere kurban gittiğide vakıa.
fethullah gülen 80 öncesi dönemde anarşi olaylarına karışmadığı gibi takipçilerini karıştırmamış,bilakis kendisine camii de süikast düzenlenmesi halinde süikastçının burnunun kanamayacağına dair sevenlerinden misak almıştır.
şimdi bu insanın 12 eylül döneminde ihtilal idaresinin adamı olmadığının kanıtı olarak idam ile yargılanmamasının esas alınması bu pek insaflı bir ölçüt olmaz.
fethullah gülen 71 muhtırasından sonra aylarca hapise atılmış,80 darbesi sonrası 86 yılında hapse atılmış,28 şubat döneminde ise başlıca hedef olarak hapse atılmak istenmiş bu konuda hükümet ile pazarlık yapılmış ama plan bozulmuştur.
yani askeri müdahalelerin kendi ölçüsünde mağduru olmakla beraber üzerine acitasyonlar düzülecek bir durumda yoktur.
ha şunuda demek lazım 28 şubat döneminin aksine 12 eylülün başlıca hedefi elbette fethullah gülen değildi. zaten o dönemde küresel bir aktör değil,bölgesel dini liderdi. ama bu 12 eylül ün arzu ettiği din adamı olduğu manasına gelmiyor. 12 eylül ihtilali fethullah gülenin hürriyetini kısıtlanmasına neden olarak gülen hareketinin inkişafını 6 sene geciktirmiştir. ama fethullah gülen bu hali o dönemin şartlarında sovyet uydusu olmaya tercih etmiş olabilirdir. o dönemin rasyonalitesinde ehveni şeri,şere tercih etmiş olabilir. bunda gocunacak bir durumda yok. bu 12 eylül düşüncesini yürekten benimsemek manasına gelmeyeceği gülen in teorik ve pratik durumu ile aşikardır diyelim e bitirelim.
zarruri ek; yanlış bilinenin aksine fethullah gülen hacıdır. hemde 3 kere hacıdır. hacca gidemeyen üstad said nursi dir.
bu ülkenin belası olan kişidir fettullah. ayrıca o kadar çok seveni varken ülkeye giriş yapmamaktadır. bir ayrıca daha hacı da değiğldir, hacca gidememektedir. kimden korkar neden korkar da gidemez bilemem. ülkesinden neden kaçar onu da bilemem.
belirtilen rakamlar 2 sene içerisinde olan biten rakamlardır. bu arada fethullah bey, ne yazık ki vaaz verememiş ve vaaz vermesine engel olan kemalist laik hibino devlet ona çok büyük eziyetler etmiştir. bu eziyetlere dayanamamıştır patron elbette ve yazıktır. anarşiye karışmamış olup olmaması çok öenmli değildir çünkü zaten 12eylül sırf sakıncalı diye binlerce kişiyi kovuşturmuştur.
"bir insanın darbeciler tarafından sevilmediğini anlamak için idam edilmesi mi gerekiyor" demek, cemaatin ve islamın döngüsel yanlışlık doğrulaması olabilir. çünkü aslı "bir insanın darbeciler tarafından sevildiğini anlamak için fethullah gülen iyi bir örnektir" olması gereklidir o cümlenin. ülkede 10 milyon kişinin (aile efradı dahil) kanına, canına, işine, gücüne, yaşamına engel olacak olaylar sırasında evet asılan hepi topu 50 kişiymiş demek kolaydır. ama öyle değildir işte.
konuyu uzatmaya gerek yok; paraklitos iyi bir wishfull thinking yapıyor, kırmayı pek istemediğim birisi. ben fethullah gülenin ve şu andaki iktidarın, 12eylülün kötü yüzünü diğer bireyler kadar görmediğini düşünüyorum. ileri gidiyorum ve dönemsel olarak desteklediklerini de düşünüyorum.
hoca tırsmış desteklemiş ne var canım bunda deseler bir şey demezdim. anlardım o zaman. hoca salak mı kaçmış tabiki deselerdi de anlardım.
ama yok hoca şöyle böyle diye atıp tutmaya gerek yok. hocayı biliyoruz.
--spoiler--
fişlenen 1milyon683bin kişi düşünün
--spoiler--
fethullah gülen fişlenmekle kalmamış sürgün edilmiş.
fethullah gülen 85 te tekrar arama kararı çıkartılıp 86 da hapsedilene kadar arama kararının olduğu izmir dışında gözlerden mümkün olduğunca uzak yaşamıştır. netteki bazı yazılarda erzurumda bir köyde yaşadığı yazıyor. her durumda seyahat özgürlüğü mesleğini ifa etme özgürlüğü bulamamış...
arama kararı umumi değil mahalli olmasından ötürü bulunamamış...
yahu hem hakkında arama kararı olacak,seyahat özgürlüğün olmayacak,sürgün edileceksin istiifa etmek durumunda kalacaksın ve neticede hapislik olacaksın hemde darbenin adamı olacaksın...
yani bir insanın darbeciler tarafından sevilmediğini anlamak için idam mı edilmesi gerekiyor.
elbette fethullah gülen anarşiye karışmamış bir yurttaş olarak ağır cezalık bir durumu olmamış...ancak darbecilerin iyi çocuğu olmadığı çok açık görülecek kadar başına iş gelmiş.
Türkiye'ye geldiği taktirde yasadışı bölücü örgüt kurmak suçundan kodesi boylayacak şahıs. Bu nedenle korkusundan amerika'ya kaçmış bir daha da dönememiştir. Ve bundan kimse bahsetmemektedir. Suudi Arabistan bunun ne menem bir şaklaban olduğunu anlamış olduğundan ülke sınırlarına adım atamamaktadır. Bu nedenle de hac feto için bir hayaldir.