uyguladığı zeki ve ince planlarla, hiç acele etmeden sabırla ve sinsice tahta kurdu misali memleketi içten içe göçerterek bugünkü hale getiren ve bu duruma bakıp soyadı misali "gülen" amerikan yalakası ve casusu...
her ne olursa olsun gerçek bir müslüman için çok fazla bir önemi olmaması gerekn bir canlıdır. aklı selim her insan zaten doğruyu biliyor. anlaşılması güç olan şey bu canlı ne işe yarıyor. yurtlar açıyor kurslar açıyor heryere okullar açıyor eyvallah. kaynak nereden geliyor peki. neden orduya bu kadar yükleniliyor. atatürk neden hep ona bağlı yayın organlarında kötüleniyor. aksi giden bir şey varsa zaten düzeltebilecek kadar güçlü iradeye sahip bir hükümeti var. sanki tek amacı toplumu ikiye bölmek gibi duruyor. başarıyorda helal olsun.
fethullah gülen'e ve gülen hareketine amerikan yandaşı diyenler dikkat!
wikileaks belgelerine göre ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, 2009'da yazdığı bir kriptoda, Fethullah Gülen hareketinin "Türk hükümetinin kontrolünü ele geçirdiğini ve giderek artan şekilde israil ve ABD karşıtı haline gelen politikaları dikte ettirdiğini" yazdı.
dönemin dgm savcısı nuh mete yüksel tarafından, hakkında hazırlanan iddanameyi okuyunca her şey netleşiyor. bu davadan akp'ninde yardımı ile (terörle mücadele yasasında değişiklik) beraat etmiştir. nuh mete yüksel hakkında seks kaseti ile şantaj yapıldığı mahkeme kararı ile belgeleniyor.
--spoiler--
NETiCE VE TALEP:
Sanığa isnat edilen suç yukarıda anlatılan delillerle sabit olduğundan 2845 sayılı kanunun 9 ve 20 nci maddeleri gereğince yargılamasının yapılarak,
Sanık Fethullah GÜLEN'in hareketine uyan 3713 sayılı terörle mücadele kanununun 1 nci maddesi delaletiyle aynı kanunun 7 nci maddesinin 1 nci fıkrasının 1 nci cümlesi, TCK.nun 31, 33, 40 maddeleri gereğince TECZiYESiNE,
Emanette bulunan suç eşyalarının TCK.nun 36 ncı maddesi gereğince MÜSADERESiNE karar verilmesi kamu adına iDDiA olunur.22.08.2000
Fethullah Gülen'in, "laik devlet yapısını değiştirerek, yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup, bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunduğu" gerekçesiyle hakkında açılan davada yargılanmasına 16 Ekim 2000 tarihinde başlandı.
Dava, 31 Ağustos 2000 tarihinde açıldı. 79 sayfa ve 12 bölümden oluşan iddianamesinde, Gülen'in 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesi uyarınca, 5 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Ayrıca, Türk Ceza Kanunu'nun "Müsadere" başlıklı 36. maddesi uyarınca, Gülen'in emanette bulunan suç eşyalarının "müsaderesi"ni de talep edildi.
iddianamede, Fethullah Gülen grubunun amacının, "devletin tüm sistemlerinde islam hükümlerini egemen kılarak teokratik bir islam diktatörlüğünü kurmak" olduğu belirtilerek, "Fethullah Gülen laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni sona erdirip, yerine şeri yasaların hakim olduğu islam Devleti'ni kurmak için okullarında beyinlerini yıkadığı gençlik ile oluşturacağı toplumu kullanmayı planladığı tespit edilmiştir" denildi.
Ankara 2 No'lu DGM'de 16 Ekim'de başlanan yargılamanın ilk duruşmasına ABD'de bulunduğu bildirilen Fethullah Gülen katılmadı. Mahkeme Başkanı Hüseyin Eken, Gülen'in "şimdilik" gıyaben tutuklanmasına gerek olmadığına karar verildiğini açıkladı. Bazı sivil toplum kuruluşlarının davaya müdahil (davacı ya da davalı yanında katılan kişi)olarak katılma talebini reddeden mahkeme, Gülen'in okullarında yetiştiği bildirilen Eyüp Kayar'ın annesi Arife Kayar'ın, davaya müdahil olarak kabulünü kararlaştırdı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Fethullah Gülen tarikatının emniyet içinde yapılanmasıyla ilgili gizli bir soruşturma sürdürüyordu. Müdürlük, ilk hazırladığı raporu 15 Mart 1999 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderdi.
Hazırlanan raporun emniyet içinde duyulmasından 6 gün sonra 21 Mart 1999 tarihinde Fethullah Gülen Amerika'ya kaçtı. Amerika'dayken hakkında dava açıldı.
Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 22 Ağustos 2000 tarihinde Fethullah Gülen hakkında "Laik Devlet yapısını değiştirerek yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak" gerekçesiyle 10 yıla kadar ağır hapis istemi ile yargılama başlatıldı ve gıyabi tutuklama kararı alındı.
Yargılama, kamuoyunda daha sonra Rahşan affı diye anılan af uyarınca 5 yıl süre ile ertelendi. Bu süre içinde Fethullah Gülen'in aynı tür veya daha ağır bir suç işlemesi durumunda yargılamanın yeniden başlaması kararlaştırıldı.
5 Mayıs 2006'da Terörle Mücadele Kanunu'nda yapılan değişiklik nedeniyle Gülen'in avukatları Mahkemeye başvuruda bulunda. Yeni yasaya göre terör suçlarında sadece kasıt değil, cebir ve şiddet unsurunun da bulunması şart koşulmuştu. Emniyet Müdürlüğünden istenen raporda Fethullah Gülen'in cebir ve şiddet içeren bir suça karışmadığı bildirildi. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, af nedeniyle daha önce ertelenmiş olan ve tekrar görülen davada Terörle Mücadele Yasası gereğince suçun oluşmadığı hükmüne vararak sanığın beraatına kararı verdi. Mart 2007 de Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından onayladı.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 9. Ceza Dairesinin TMK kapsamında verdiği beraat kararına itiraz etti. Savcılık davalının TMK kapsamında değil TCK 765 sayılı TCK'nın 313/2-4 maddesine göre cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçuna göre bakılmasını istedi. Savcılık, Gülen'in Türkiye'de mevcut Anayasal düzeni değiştirmek ve laiklik ilkesini de kaldırarak, yerine şeriat esaslarına dayalı devlet kurmak amacında olduğu, aşamaları, tebliğ, cemaat ve cihat temelinde, yurt içinde ve dışında dershane, okul, üniversite, yurt, hazırlık kursları ve kurduğu şirketler aracılığıyla eğitimli bir kadro ve ekonomik bir güç oluşturarak, yönetimde teşkilatlanmayı, devlet idaresini ele geçirmeyi hedeflediği, sanık Fethullah Gülen'in yurt dışına çıktığı 21 Mart 1999 tarihinden sonra da aynı amaç doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğü, teşekkülün varlığını koruduğunu iddia etti. Ancak Yargıtay Başsavcılığının talebi reddedildi ve Haziran 2008 de Yargıtay genel kurulu tarafından Gülen'in beraat kararı onaylandı.
Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi
Cumhuriyet Savcısı
Nuh Mete YÜKSEL
--spoiler--
bir sürü kişinin eksileyeceğini bildiğim halde 2. kez yazıyorum. müslüman olmama rağmen ondaki din aşkının ve cömertliğin onda biri ben de olsaydı kendimi yere göğe sığdıramazdım*
kendisine "neden avrupalılar fen de, bilim de, teknoloji de ilerlediler de, biz bu durumdayız" diye soranlara;
"biz devlet kurmaya, devlet yönetmeye alışkın bir neslin evlatlarıyız. ne yapalım allah bizi devlet yönetelim, dünyayı yönetelim diye yaratmış" gibi özlü bir söz söyleyerek aşkımıza daha bir şevk, gönlümüze daha gurur doldurmuş idealist şahıs.
emek hırsızıdır efendim. yıllardır öss ye çalışmış bi ögrenci olarak, yakın arkadaşlarım, akrabalarım, akrabalarımın arkadaşları vs. içinde konuşuyum ales den tusa, kpss den ygs ye, kazanabilemek ve başarılı olabilip, iyi veya kötü bir maaş için günlerce, aylarca değil yıllarca çalışan insanlar olarak hakkımızı gram helal etmediğimiz kaçak adamdır kendileri. sadece birkaç puan eksik not almaları yüzünden, yaşları ne kadar kemale ersede hala ellerinde kitaplarla o dershane senin bu dershane benim gezen insanları gördükce dahada tiksindiğim şahıs. sırf bu yüzden hayata geç başlayan insanlar, düzenli maaş alamadıkları icin evlenemeyen, yuva kuramayan, ilk maaşlarıyla ailesine ufakda olsa bir hediye alamadan ailesini yitiren insanlar tanıdım. bu kadar beddua ya rağmen hala nasıl ayakda durabildiğini merak ettiğim, kimi insanların gözünde lider olup benim gözümde bir hiç olan insan.
her türlü kopya olayında daha kopya'nın k'sı geçmeden direk suçlanan adam. ulan! iftira atıyorsun tamam da bunun sonrası da var. not: fem öğrencisi değilim.
50-60 kişi bir araya gelip aynı ritimle salak salak sloganlar atan solculardan ve onların ağababalarından çok çok zeki bir adamdır. asıl devrimin silahla, şiddetle olmayacağını anlamış, buna göre hareket ederek alttan adamlarını yetiştirmiş şimdi de meyvelerini toplamaktadır.
kitapları sözlük yardımı ile okunması gereken ne dediği anlaşılmayan sümüğe bulanmış gözyaşı ile insanların beyinlerini kirleten haşere.
kendi yazdığı kitapları referans alıyorsak hitleri de kahraman ilan etmek gerekir. *
yaptıkları ile kitaptakiler arasındaki onlarca farkı görmek lazım.
not: görmek için göz algılamak için beyin lazım bazı şakirdler görmüş ama algılayamadıklarını hemen belli etmişlerdir. yazık ama acıyorum yine de. ne de olsa onlar da bir canlı türü, hareket ediyor, çepersiz yuvarlak hücreli falan. ilaçlanmalarına karşıyım.