Türkiye'ye ayak basarsa hayatıma devam edeceğim şahıs. Onun Amerika'da ya da Türkiye' de olması kimseyi ırgalamayacağı gibi beni de ırgalamaz.
Katil olmak için başka adam kalmadı sanki. Te allam!
türkiye'ye ayak bastığında greencard'na işkoyup abd'ye kaçacağımdır. ha gülen ne yapacak o zaman diye düşünen olursa. valla s.kim değil, başvursun bir tane daha çıkartsın kendine.
edit: kusurabakma canım. bir daha ki sefer daha geç gelirim. yeterki sen iste, doktora gitmeye ne hacet?
amacı inançlı bir toplum yapısı dahilinde temiz bir insan nesli yaratmak olan tarikatın kurucusudur.
bilinen; "türkçe öğretmek, türkçe olimpiyatları" veya "türk dünyası" üzerine olan aktiviteler sadece vitrinde olanlardır.
varlığı beni şahsen rahatsız etmiyor. amerika'da yaşaması falan da öyle. bu bir geyik haline getirildi zaten. toplumlarda böyleleri de olmalı ve gelecekte de mutlaka olacaktır böyle insanlar. hatta bazı dertlerinde de haklıdır diyebilirim. zira, hala ve hala bazı konularda kilitlenmiş gibi yaşayan; hayatı "laga luga"dan ibaret; mesela hala "eski sevgili"den kafayı kaldıramamış; onu aşamamış bir genç nüfus ve gitgide bazı anormallikleri de "kabul edilebilir" duruma getiren bir halk var karşısında. haliyle; bu saçmalıkların karşısında da birileri illa ki olacaktır.
türkiyenin sahip olduğu en büyük değerlerinden biri. tabi sahip olduğumuz değerleri değerlendirememe huyumuz olduğu için sadece eleştirdiğimiz insan anlamaya çalışmak yerine.
dindar bir adam ama para ve güç konusunda hırsı çok büyük. tanımam, tokalaşmadım bile. ama o kadar çok yerde eli var ki aklımdaki dini lider formatında değil. korkutucu bir güç, dindar birinde bu tip şeyleri görmek hiç hiç hiç alışkın olmadığım bir şey. o kadar hırslı ki islam düşmanı abd ile bile çok çok riskli bir ilişkiye bile giriyor. hem de kendi ülkesinin derinlerine kadar işlemiş cemaat yapılanmasıyla birlikte yapıyor bunu yani düşmanla aynı yatağa giriyor. bu ya bir ihanet, ya bir ahmaklık ya da vatan sevgisi. bu adam çok tehlikeli ve ülkesini de çok tehlikeli işlerin içine sokuyor.
herkül ismini kendine lakap olarak seçmesi ilginçtir. batıya mesaj vermesi bir yana sanırım sonradan fakir ama onurlu bir genç olarak kendi öcünü alan herkül'e özenmiştir. ama herkül'ün piç olması da hiç olmadı hani.
hakkında "fethullah gülen'in bilmem ne düşüncesinde bilmem ne'nin yeri" gibi bir * sosyoloji doktora tezini karşımda görünce cücük gibi kalakaldığım kişidir.
'F' tipi örgütlenmesinin başıdır.*.etrafta çokca 'fan'ı olan insandır.Başı oldugu f tipi örgütlenmesinde yapılan güzel işler oldugu söylenmekte oldugu gibi kanaatimce septisizm ekolüne katkıda bulunacak bir yıgın sosyolojik olay mevcuttur.
Öyleki 'F'tipi örgütlenme sosyolojik incelemelere tabi tutulsa cilt cilt ansiklopedilerin çıkabilecegi ihtimaldir.
Fethullah gülen en üst olma yoluyla seçimlerde 'cemaatin'*kime oy vereceginden tutun yeni doğan bebeğe hangi ismin verilmesinin uygun olacagına karar verecek ya da uygun görecek kişi olarak hiyerarşinin en üst basamagında yer alan isimdir.
Bir de bazı durumlarda ve zamanlarda hakkında söylediginiz bir tek kelimenin bile yanlış anlaşılması ihtimali yüksektir.*
sadece tv'lerden ve kitaplardan gördüğümüz kadarıyla çok muhterem bir amca.
ama devlette kadrolaşma hırsıyla yapılanlar, mit'te yapılanma, emniyet ile askere açılan savaş, ticarette büyüme hırsıyla yapılan bunca şeyi ben mi yapıyorum kardeşim. sorsan derler ki "yahu o yapın demiyor, bazı abiler var onlar kendi kendilerine yapıyorlar. bilse çok kızar o abilere".
ben şunu anlamıyorum. bir adam bunca işlerin doğrudan veya dolaylı olarak içinde ve çok masum bir bebek edasıyla televizyonda konuşuyor. bu nasıl bir iş kardeşim! nasıl olabilir mu melaike modunda konuşmalar cemaatin bunca yaptığını gördükten sonra.
eğer fethullah gülen bu örgüt yapılanmasında karar mekanizmasında değil de başka birilerinin kararlarının ön plandaki imaj kişisi ise neden böyle bir şey yapıyor. ve böyle birşey yapıyorsa da bu yapılanlara nasıl razı oluyor. o zaman bu mubareklik nereden geliyor.
eğer fethullah gülen bu örgüt yapılanmasında karar mekanizmasındaysa ve kararları kendisi veriyorsa islamiyetle kadrolaşmayı, yani başka insanların hakkını yemeyi kendine nasıl yediriyor. mesela, ben bizzat şahidim ki; bir arkadaşım üst kurul sınavlarında birinci oldu. fakat 10-15 sıralardaki bir şakirt o üst kurula alındı. benim arkadaşım da dindar bir çocuktu, aynı kafadaydılar ama şakirt değildi. şakirtle konuştuk ve adam bunun çok makul olduğunu söyledi. o çocuğun hakkını yemeyi islamiyetle bağdaştırdılar.
eğer fethullah gülen bu örgüt yapılanmasında çok mubarek bir amca ve yapılanlardan hiç haberi yok ise nasıl bu kadar saf olduğunu bize yutturabileceğini zannediyor.
sen ne konuşup duruyorsun türk okulları, öğrenci okutuyor falan diyeceksiniz biliyorum. bu tip şeylere karşı olmak mümkün değil. Ama bundaki ahlaki sorunları kimse görmüyor. okuyan bu öğrenciler mason gibi birbirlerini tutuyorlar. başkalarının haklarını yemeyi gayet normal kabul ediyorlar. zaten bu bir cemaat motivasyonu. diyorlar ki "aynı işyerindeysen oradaki kardeşini tutacaksın".
ergenekon davasında askere saldıranlar neden emniyete bir tek laf etmiyorlar? çünkü emniyet artık tamamen ele geçirilmiş bu masonik yapılanma tarafından ve ergenekon savcısı da eski bir şakirt. bu savcıdan emniyetten birilerini tutuklamasını bekleyemezsiniz. çünkü okulu bursla okuduktan sonra arkanızı bırakmazlar, senden diğer şakirtleri terfi ettirmeni isterler ve seni de terfi ettirirler. bu sebeple menfaatlerinin devamı için şakirtlerle irtibatını koparmazsın. bakın zaman gazetesi ergenekon savcısını nasıl koruyor!
neyse canım sıkılıyor bu konuları çok konuşunca. söyleyecek çok şey var ama okuyan insanlar sanki islamiyet'e küfür ediyormuşum havasına giriyorlar.