her ne kadar çoğu zaman eleştirsem de, her ne kadar yönetim kurulunu sevmesem de, her ne kadar birçok taraftarının kendisini kaf dağı'nda görmesinden hiç haz etmesem de, fanatik bir beşiktaşlı olarak 2006-2007 sezonu şampiyonluğunu kutladığım kulüptür.
bir jean tigana, yıldırım demirören, eric gerets, özhan canaydın ortak yapımı...
fenerbahçe belki de getirilebilecek en kötü teknik adamı getirmesine rağmen, rakiplerinin daha kötü teknik adam getirmesiyle şampiyon olmuştur...
bu sezon galatasaray ve beşiktaş'la birlikte bok gibi oynama ekolünü benimsemesine rağmen bir şekilde öne geçmiş ve şampiyonluğu hakederek elde etmiş futbol takımı. geçen sezon her ne kadar birçoğu bizi kutlamasa da biz onları şimdiden kutluyoruz. bu şampiyonluğu belki üç belki beş sene sonra unutacaklar ama geçen senenin son anını ömürbillah akıllarından çıkartamayacaklardır. akıllarından çıkarmamaları gereken bir diğer şey için;
1963-64 sezonunda kupa galipleri kupasında çeyrek final oynayan takım.
ama nedense olmamış gibi davranılır. diğer takımlar her sezon final, yarı final oynarken fener hep ilk turda eleniyormuş gibi davranılır. zaten bu sezonki uefa ve şampiyonlar ligi finalinde de 3 büyüklerden ikisi vardır ancak fener gene ilk turda elenmiş, annesinin liginde kendini avutmaya koyulmuştur.
müthiş değerli bir sporsever ve fenerbahçeli'nin hatrına edit:
fenerbahçe başbakansa, galatasaray avrupa birliği dönem başkanıdır. -bir beşiktaşlı olarak-
türkiye şampiyonluğu ve 52000 kişilik stad sizi kesiyorsa, siz her sene şampiyon olun, stadı bi daha yıkın ve 100000 kişilik stad yapın... ama 60000 nüfusu olan villareal şampiyonlar ligi'nde yarı final oynuyorsa, benim ülkemin milyonlarca taraftarı olan takımları bunu yapamıyorsa yazık... bir beşiktaşlı olarak söyleyebilirim ki; benim takımım bundan sonra hiç şampiyonluk yüzü görmesin... ligi her sene 2. bitirsin ama şampiyonlar ligi'nde her yıl gruplardan çıksın, 2 senede bir çeyrek final oynasın, 4 senede bir yarı final oynasın, 10-15 senede bir şampiyonlar ligi kupası'nı kaldırsın... türkiye şampiyonu ol, sonra şampiyonlar ligi'nde gruplardan çıkama... sen-ben birbirimizi yiyelim... ondan sonra köy takımı dediğimiz az alkmaar tur atlasın, 60000 nüfusu olan, 40000 kişilik stadı olan villareal yarı final oynar, celta vigo küme düştüğü sezon şampiyonlar ligi'nde 2. tura çıkar... -2 grubu da geçer- biz burada şampiyon olunca her şey biter... onadn sonra başbakanmış da, 23 nisanmış...
öyle güzel bir sevdadır ki,
söylenen en coşkulu marştır
hissedilen en mağrur,en başı dik hüzündür
titreten en büyük heyecandır
dilin varmadığı en zor isyandır
öyle güzel bir sevdadır ki...
şampiyon fenerbahçem ne istersen iste benden,
istersen donatalım dört bir yanı bayraklarla,
istersen çınlatalım dört bir yanı şarkılarla,
istersen eğlenelim davullarla zurnalarla...
Aziz Yıldırım gibi bir başkanın ve bu taraftarın kıymetini bilmeyen ruhsuz ve özünde Fenerbahçe kimliği taşımayan futbolcu ve teknik direktörle bu takım yürümüyor.Ben ki bu yaşıma kadar Türkiye kupasının kaldırıldığını görmedim.Bunda her yıl Beşiktaş veya Gençlerbirliği gibi takımlara yenilip kupaya hasret kalmamızın futbolcular kadar teknik direkrörün hatasının da olduğunu kabul edelim.Ve bizim kulüp nedense yabancı teknik direktörlere verdiği toleransın %10 nu yerli adamlarımıza verseydi bu takım 12 puan önde olurdu ve şampiyonluğunu ilan ederdi.
başarısızlığını sağa sola bok yağdırarak çok iyi gizleyen bir başkana sahip, her sene kenisine gönül vermiş taraftarlarını arkadaş ortamında rezil etmeyi başrmış, insanı acıyla hayata hazırlayan, acil adam gibi birinin takıma sahip çıkmasını beklediğimiz, kendisinden nefret ettiğim kadarda aşık olduğum belki en başarılı değil ama en sevilesi büyük kulüp.
29 nisan 2007 fenerbahçe denizlispor maçında utanç verici naklen yayın kablolarının kesilmesi hadisesiyle tarihe geçen takım. takımı antipatik yapmak için ellerinden gelen herşeyi yapan yöneticelere sahip. koskoca 100 yıllık camia bu kadar aciz olmamalıydı, bu kadar ayaklar altına alınmamalıyıdı. yazık..*
başkan bir açıklama yapacakmış yakında *, aslında fb kuruluş dilekçesini 1907 de vermesine rağmen dilekçeye ilgili makamlardan onay 1908 de gelmiş *,yani bu yıl şampiyon olma zorunluluğu kaldırılmış tedavülden **