29 nisan 2007 fenerbahçe denizlispor maçında utanç verici naklen yayın kablolarının kesilmesi hadisesiyle tarihe geçen takım. takımı antipatik yapmak için ellerinden gelen herşeyi yapan yöneticelere sahip. koskoca 100 yıllık camia bu kadar aciz olmamalıydı, bu kadar ayaklar altına alınmamalıyıdı. yazık..*
başkan bir açıklama yapacakmış yakında *, aslında fb kuruluş dilekçesini 1907 de vermesine rağmen dilekçeye ilgili makamlardan onay 1908 de gelmiş *,yani bu yıl şampiyon olma zorunluluğu kaldırılmış tedavülden **
42 milyon dolarlık transfer bütçesiyle nasıl bi skim olmaz ı ispatlayan takım. enteresan takım. sezona her sene olduğu gibi büyük hayallerle giren takım. şampiyonlar ligi,uefa kupası ve türkiye kupası'ndan sonra lige de veda etmemek için allaha yalvaran takım. maç sonrası otoparkta rakip takımın futbolcusuna saldıran takım. 5 mayıs tarihinde inönü'ye gidecek takım.
her yenildikleri maç sonrası ligden çekilmekle tehdit eden bir takımdır kendileri. daha bugün kendi kanallarında ve antu'da ligden çekilmekle tehdit etmeye başladılar. tabi buna tehdit denirse.
hani mahallede misket oynardık. veledin teki köküldüğünü anladığı anda çıngar çıkarıp ağlamaya başlardı. sesine çıkan annesi de bağırmaya başladığında sussunlar diye misketlerini geri verirdik. o zaman susar evine giderdi. işte tam bu hesap fenerbahçe. her kaybettiğinde bir mızıldanma, bir ayak direme.
şu ligden çekilme konusuna gelince;
madem bu kadar hakkınız yeniyor, madem bu kadar sinire kestiniz; çekilin o zaman. size dur diyen yok. sadece konuşup sonra devam etmek komik duruma düşürüyor sizi.
ama siz alışıksınız. çünkü başkanınız bile 3 kere bırakıp 5 kere geri döndü.
sözün özü ayak yapmayın. ayak topu oynayın.
be$ikta$' ımla, kendi sahalarında yaptıkları maçlarda 6 senedir galibiyet yüzü göremeyen, beraberliği zor kurtarıp, galibiyeti kaçırmı$ gibi kızan taraftarlara sahiptir. taraftar derken, yönetimide bu parantez içine almak gereklidir. hazım sorunu olanlar bütünlüğü gibi yeni bir isim önermekteyim..
an itibari ile kendi kanalında iki yöneticisinin alenen hedef göstererek provokasyon yaptığı takım. 100.000 kişiyi toplarız da, orayı burayı basarız da diye konuşuyorlar.
hatta şimdi bir tanesi hakemler ayaklarını denk alsın diye tehdit ediyor. vay be hakikaten şahaneymişsiniz.
türkiye kupası'nda ki ümitlerini beşiktaş sayesinde yine başka bir yıla erteleyen güzide takımımız. kendisi nasıl beşiktaş yüzünden türkiye kupası görmüyorsa, aynı şekilde beşiktaş'ta kendisi olmasa türkiye kupası göremez.
atatürk'e suikast planladığı "iddia" edilen başkanı; doktor nazım'dır. buraya kadar yazılmış olan 328 girdide yazıldı mı bilmiyorum, ancak, suikast planlamak ve ata'nın hayatına kast etmekle suçlanan doktor nazım'ın, bu suçları; planladığı, gerçekleştirmeye çalıştığı ya da bu suçların planlayıcılarına bir şekilde destek olduğu hiçbir zaman ispatlanamamıştır. ancak, yine de dönemin şartlarından ötürü istiklâl mahkemeleri'nde yargılanmış, idama mahkum edilmiş ve cezası da infaz edilmiştir.
idamının meşruluğu tartışılabilir, ancak; her zaman için tarihi olaylarda, dönemin şartları göz önüne alınmalıdır.
bir galatasarayli olan hakki yalcinin cok guzel ozetledigi takim.
"fenerbahçe`yi tarif ediyorum
sol yanına atatürk sevgisini al. sağ yanına birlik ve bütünlüğün ta kendisini. ara sokaklardan çıkıldıkça, kocaman bir meydana geleceksiniz. meydanda milyonlarca tek yürek. karşınızda dağ gibi ülke sevgisi. işte fenerbahçe...
***
taraftarını tek başına onurlu yürüyüşe çağıran, çocukluktan kalan en değerli aşk. mum ışıklarıyla karanlık ülkeyi aydınlatan muhteşem topluluk. coşkusunu kıskandıran biçimde gösteren bir kitle... hüzünlerin üzerini örten sevinç yumağı. tribünlerdeki dalga dalga süzülüş, ipekten şelale. değeri ölçülmeyen bir yürek hazinesi... futbolun şah damarı. allah vergisi bir ihtişam! işte fenerbahçe...
***
yüz yıllık tarihin kıyısına varabilmek için, bin yıllık emek vermiş bir kulüp. efsanelerde yerini kapmış. ne yaptıysa, taraftarıyla birlikte yapmış. şarkılı bir masal, en anlamlı gerçek. ateşlere basarak yürüyen takım ruhu. kıskandıran asalet... ayakları zincirlense de, başlar göklerde... işte fenerbahçe...
***
onda başkalarında olmayan o kadar çok şey var ki! kazanırken bile büyük kalmayı başarabilen tek beden, tek ruh. çocuklarımızın kanını emen yarasalara ışık tutan aşk feneri. gazete ve televizyonların yatak odalarını açığa çıkaran delikanlı duruş. şampiyonlukları masanın altında değil, sahanın üstünde arayan er yatağı. yüreklerdeki samanyolu... işte fenerbahçe...
***
karşısında bilmem kaç ortaklı ihanet holdingleri. karşısında kalleş ordular. yağmayı pay edenlerin hepsini bir yumrukta yere seren dev... alev alev yanan yüreklerin çırası. sırt sırta çarpışan asker namusu. bir dilim ekmek, bir yudum su... sırası geldiğinde her şeyin hesabını soran futbol ordusu. işte fenerbahçe...
***
"ben seni annemin beni sevdiği kadar seviyorum" diyen çocukların karanfil perisi. "kazandığında sevmiyorum seni, kaybettiğinde sevdiğim kadar" diyenlerin tek sevgilisi. sarı güneş, lacivert okyanus. bir yürek krallığının altın tacı. ülkenin her karış toprağına kök salmış, yapraklarını bütün çocuklara açmış, onurlu spor ağacı. işte fenerbahçe...
***
(rahmetli islam çupi, iri puntolarla gökyüzüne yazmıştı... "fenerbahçe`nin büyüklüğü öyle bir büyüklüktür ki, tarif edilemez" diye. sürç-i lisan ettiysem affola) "