2 büyükler maçlarına adet yerini bulsun diye çıkıp yatanlara,
Chelsea maçından sonraki kutlamaları duymamak için pencereleri sıkı sıkı örtüp yatanlara,
Annesinin koynunda üzerinde Ben Fenerbahçeli doğdum tulumuyla yatanlara,
Taraftar olarak görevlerini yapmanın huzuruyla evlerinde yatanlara,
Ah ben olsam ne oyunlar hazırlardım diye federasyon binasına uzaktan bakıp uyuyamayanlara,
kuruluş tüzüğünün ilk maddesi "Fenerbahçe Kulübü'nün kuruluş amacı; vatan gençlerini, vatanın korunmasına ve askeri seferberliklere hazırlamaktır" olan türk kulübü.
tarihinin en parlak dönemini ya$ayan , bir zamanlar kendinden nefret ettiren ama $u günlerde gerçekten gıpta ile baktığım kulüp. galatasaray'ın 5 yılda aynı kadro ile geldiği (uefa kupası 1. a$ama - $amp.ligi 2. a$ama) 2. a$amaya 1 senede gelen, tabi 1 sene demek galatasaray'a haksızlık olur ama 2 sene diyelim biz ona (zico' nun geli$ini standart ve ba$langıç alalım ) oynadığı top avrupa standartlarında olan kesinlikle dünya üzerinde $uan $u dakika hiç bir kulübe ezilerek yenilmeyecek kapasitede olan kendini ispatlamı$ kalitesini göstermi$ kulüp. ama önemli olan bu ba$arıyı,bu kapasiteyi yukarlara ta$ımak ve buralarda kalıcı olmak. çok kulüp vardır birden parlayan ve birden sönen , ama diğer bildiğiniz milan,barca,united bunlar deği$ilmez krallardır.arada parlayan takımlar porto , galatasaray, anderlecht, kızılyıldız gibi bir dönemin geçici efsane takımı olmasını hiç temenni etmem. dileğim sürekli üzerine eklemeleri ve dünya kulübü olmayı ba$armaları. i$te gerçek ba$arı odur. abartmadım görünen o. türkiye' de dünya kulübü olma yolunda gittiği görünen tek kulüp fenerbahçedir, çünkü bu kulüp gerçekten büyüktür.. büyüklüklük nasıl mı olur? parayla abicim parayla... zengin ve bonkör taraftarıyla,bonkör ba$kanıyla, stadıyla.. türkiye' nin tek markası olmaya tek aday. ve $uanki ba$arısıyla bunu göstermi$lerdir. kapalı taraftarı olarak bunları üzülerek ve kıskanarak yazsamda olay bundan ibarettir.
Önümüzdeki dönemlerde iskoçya'da eskiden Celtic'in, Hollanda'da Ajax'ın, Ukrayna'da Dinamo Kiev'in, Portekiz'de Porto'nun olduğu gibi ülkemizde futbol konusunda net şekilde baskın olma aşamasını tamamlar gözüken kulüptür.
Tabii bu konuda, becerisi konusunda Fenerbahçe yönetimi kadar, beceriksizliği konusunda Galatasaray'ı* ve Beşiktaş'ı* da tebrik etmek lazım.
Fenerbahçe'nin türkiye kupasını aldığı günleri bile görebileceğimiz günlerin yakın olduğunu düşünmekteyim.*
üç sezondur turkcell süper lig'de en zor penaltı çalınan takımdır. son iki sene içerisinde lehine olması gerekirken verilmeyen net penaltı sayısı 15 civarındadır. geçen sene son 5 haftaya kadar penaltı çalınmaması gibi inanılması güç bir istatistikle ligi bitirmiştir. bu sezon ise lehine sadece iki penaltıya hükmedilmiştir. hanesinden çalınan 10 puana rağmen 2007-2008 sezonunu ligin bitimine 5 hafta kala önde götürmektedir.
adeletiyle ünlü tertemiz türk spor camiasında futbol takımı, tartışmalı 1 -yazıyla bir- penaltı kazanmış spor klubu. bu kadar tepki çekmesi normal. bu tartışmalı penaltı kara bir leke sürdü tertemiz futbol camiasına anasını satayım.
takım tutmayan şahsımı bile futbolan soğutmaya çalışan klüp. oysa geçen hafta evde enerbahçeli ve galatasaraylı arkadaşlarla ekran başına geçip, biralarımızı da açıp ne de güzel sevinmiştik avrupada gelen çeyrek final başarısına. hoş galatasaraylı arkadaşlar gelmese de sevinmeye bile çıktık boktan şahin arabamızla...
takım tutmamak özellikle türkiyede harika bir durum, böylelikle her takımın başarısına sevinme, asla mutsuz olmama gibi bir lüksünüz oluyor. işte bunu yaşamak çok güzel de ah bir de şu futbolu kirleten yöneticiler (adnan polat, mahmut uslu, murat özaydınlı, yıldırım demirören ve de aziz yıldırım) olmasa.
Şimdi de bunlara federasyon eklendi. kayserispro maçında çalınan o penaltı yok mu arkadaşım beni bir anda kayserispor taraftarı yaptı, faul bile olmayan pozisyonda o adam sırf roberto carlos diye kayserisporlu oyuncuya sarı kart çıkmadı mı fanatik bir kayserisprolu gibi oldum ...
şimdi bakıyorum da bir de fenerbahçeli tarafarın adalet herkes lazım arkadaşlar, bu haksız galibiyetten dolayı üzüntülüyüz diyecekleri yerde geçmişte bize de hatalar oldu bu onun diyetidir demelerine, cidden soğuyuverdim bir anda futboldan.
sevgili fenerbahçeli dostlar tarafsız bir adam bile fenerbahçe'nin bu mentalitesine hiddetleniyorsa biraz kendimize dönüp bakmanın zamanı değil midir? yoksa fenerbahçe'nin fenerbahçe'den başka dostu yoktur yalanına inanmaya devam mı? fenerbahçenin fenerbahçeliden başta dostu var lan ayrıca ben severim fenerbahçeyi ama galatasarayı da severim hatta trabzonsporu bugün de inanılmaz derece de kayserisprou sevmeye başladım.
bıraın bu bizim bizden başka dostumuz yok geyiklerini derim ben. bırakın da biz de fenerbahçeliler kadar başarılarına sevinebilelim...
bu yıl sonundaki tehlikeyi farketmesi gereken klup. avrupada ve ligde başarılı sonuçlar almakta ve chelsea, sevilla gibi takımları yenerek adını duyurmaktadır. ancak galatasaray'ın gerilemeye başlaması da aynı tip bir başarı serisi sonları gelmiştir.
sene sonunda alex, aurelio, uğur boral, deivid, volkan gibi isimlere yüksek profilli klüplerden teklifler yağacaktır. hatta önder turacı ile middleboro'nun ilgilendiği bile söyleniyor. fenerbahçe dikkatli olarak bu sene sonu asıl ağırlığı takım içine vermeli ve yıldız oyuncularını kaptırmamalı.
ancak mevcut kadrosunu korur ve ek transferle güçlendirirse ki aziz yıldırım bunu yapacaktır. o zaman gelecek sene bu başarıyı tekrarlayıp kalıcı bir yer edinebilir kendine.
bir galatasaraylı olarak kendilerini tekrar kutluyor, bir gün pek çok türk klubünün bahar aylarında avrupa kupası maçlarını izlemeyi temenni ediyorum.
bu sene şampiyonlar ligi gruplarında ve çeyrek final öncesi oynadığı maçlar da dahil olmak üzere 8 maçta toplam 2 gol yemiş, ingiliz takımından çok bir italyan takımı karakteristik özelliklerine sahip chelsea'ye bir maçta 2 gol birden atmıştır. ayrıca uluslararası müsabakalarda 21 maçtır yenilemeyen chelsea'Nin bu unvanını elinden alan türk takımıdır.
yukarıdaki bkz lerden de ogrenebileceginiz gibi asırlık kulüp özelliği kazanan fenerbahcenin türkiye sınırları dısında avrupada basarısının tek tük, tesadufi yahut bir kibrit alevi gibi parlayıp söndüğü gercektir. tartıstıgımız türkiye'de basardıgı işler degildir, avrupadaki basarılarıdır!
düşünün bir asırlık kulubün avrupa kupalarında sagladıgı en önemli basarıların kulubün son 2 (yazıyla iki)*,
oyunculuguyla futbol dünyasının önemli yıldızlarından gösterilen lakin teknik adamlıgında japonyadan kovulurcasına gönderilen antrenörün takımın basında bulundugu 2 *,
takımın yıldızı olarak gosterilen futbolcunun takımda bulundugu son 2 senesinde gercekleşmesi ve bunun çok iyi pazarlanmasıdır sorun.ortada evliya çelebinin seyahatnamesini aşan tarzda bir mübalağa vardır. son ki bir asır boyunca tüm fenerbahce kulübü tüm taraftarlarınca bu son iki yılı beklemiş gibidir.
işte böylesine bir heyecanla spor medyası ve kulübün tüm gücüyle bunu iyi bir şekilde pazarlayarak endüstrileşen futbolun nimetlerinden faydalanmaya çalışmasıdır. fenerbahce taraftarı bunu ancak son iki yılda tadabildiginden bu derece sevinmesi, sanal ortamda bunu dile getirmesi normal bir durumdur.
ugur meleke/#3224601 nolu entryde bulunan yazısında da belirttigi gibi önemli olan bunu surdurup surduremeyeceğidir. işte o zaman gercek fenerbahceyi gorecegiz.
günahım kadar sevmediğim takım. ilk sevilla maçından sonra bu skor turu atlamaya yetmez demiştim, göt ettiler. yine aynı şeyi söyleyeceğim ama bir takıma bir kere inanmazsan takımın suçu, iki kere inanmazsan kendi suçundur. *