Chelsea maçında kendisini desteklemeyen galatasaraylıları vatan haini olarak nitelemiş,ama uzun zaman önce oynanmis bir sampiyonlar ligi macinda Roma taraftarlari ve italyan polisinin deyim yerindeyse oradaki bütün türkleri linç etmeye kalkmış polisleri ve romali futbolcuları büyük bir sevgiyle bağrına basmış,korumuş,kollamış,güzide klubümüz... http://img153.imageshack....3/normaltaraftar241qa.jpg
forvetten çok işini iyi bilen bir doktor transferine ihtiyacı olan klub.appiah ın yanlış teşhis sonucu sezonu kapatmasından sonra bu sefer sevilla maçı sonrası sadece bir ay sahalardan uzak kalacağı belirtilen roberto carlos a da yanlış ilaç vererek sakatlığını 3 ay daha uzatmayı başarmışlardır.deniz barış mı o yaşıyor mu ondan haberim yok..
söz konusu takımın taraftarlarındaki at gözlüklerinin ne denli etkili olduğunu görmek açısından bazı şeylerin açıklanmasında fayda vardır sanırım. şimdi görme sorunu olan bu arkadaşların söylediklerine öncelikle kulak verelim sonrasında da gerekli cevapları makul bir şekilde sıralayalım.
iddia 1: galatasaray'ın uefa kupasını kazanması tesadüftür.
azıcık futbol geçmişi olanlar hadi olmasın at gözlüklerini çıkarıp azıcık objektif bir şekilde spor arşivlerini araştıranlar göreceklerdir ki galatasaray'un uefa kupasını kazanması 90'lı yıllarda başlayan sportif bir yapılanmanın sonucu gelmiş bir başarıdır. bülentlerin, tugayların, okanların, emrelerin, hakan şükürlerin türk futboluna kazandırıldığı ana denk gelir, bilmeyenler için söyleyelim. velhasıl bu size çok yuvarlak bir cümle gibi gelebilir. o zaman şöyle söyleyelim size, 1996 yılından uefa kupasının kazanıldığı yıla ve onun ardından devam eden birkaç yıla bakılırsa, galatasaray'ın gerek şampiyonlar ligi ön eleme maçlarında olsun gerekse de grup maçlarında olsun, monaco, manchester united, barcelona, real madrid, milan ve adını sayamadığım daha nice avrupa futbolunun yükselen değerleri olan takımları -ki bunlar arasında psg, deportivo, psv gibi takımlarda sıralanabilir ve o zamanki kadrolarına baktığınızda, o zamanki bir çok futbolcunun avrupa'nın önde gelen kulüplerine transfer olduklarını görürsünüz sonraları- çimlere gömdüğü gayet bilinen tarihi gerçeklerdir. ve bunların hepsi bir süreç içinde gerçekleşmiş, sadece 1 yıl içinde elde edilmiş başarılar değillerdir. peki bu duruma tesadüf deme cüretsizliği gösterenlere soruyorum, fenerbahçe'nin bu sene yendiği inter, chelsea, sevilla, grubundaki diğer iki takım ve geçmişteki manchester united galibiyetinden başka var mıdır göze görünen başarısı? nerdeyse bir elin parmaklarını geçmeyen galibiyetler bunlar ve geçmişe bakıldığında da çekilmiş bir 0(yazıyla sıfır) puan mevcuttur karnelerinde. bu sene iyi bir tempo yakalayıp yüzyıldır yakalayamadığın bir başarıyı yakalamışsın -ki bakın ben bunlara tesadüf demiyorum- ama hemen ardından havaya girmiş şampiyonlar ligi kupasını alacam diyorsun? insanın ayakları biraz yere basmalı, sırf bu durum bile bu takımın taraftarlarında mevcut olan at gözlüklerinin, görüşlerini ne kadar engellediği hakkında size bir fikir verebilir.
iddia 2: galatasaray fakir bir takım parası yok, allah belasını versin.
galatasaray fakir bir takım değil sadece nakit, sıcak paraya sıkışmış bir takımdır. zira kulübün adına kayıtlı olan gayrımenkuller düşünüldüğünde malvarlığı türkiye'deki birçok kulüpten daha fazladır. galatasaray'da oynayan her futbolcu bilir ki kimsenin galatasaray'da parası kalmamıştır.
iddia 3: devlet galatasaray'a stad yaptırıyor.
devlet ve galatasaray anlaşmışsa ortada bir dolap dönmüyorsa, size giren çıkan ne afedersiniz? sizin stada ihtiyacınız vardı da yapmadı mı?
iddia 4: galatasaray fakfukfon'dan yardım aldı.
galatasaray o yardımı türkiye'yi tanıtma fonundan alacaktı ki para kalmadığı için ödeme fakfukfon'dan yapılmıştır. ayrıca türkiye'nin tanıtımına bu kadar katkı yapmış, türkiye'nin milyon dolarlar verip yapamayacağı reklamı galatasaray yapmışsa zor günler geçirdiği bir dönemde tanıtım fonundan para alması kadar normal bir şey var mıdır? ve yine söylüyorum size giren çıkan ne? yapılan her şeyin bir karşılığı ve bir nedeni olduktan sonra insanları bu kadar rahatsız etmesinin nedeni ne?
iddia 5: galatasaray'ın arması çalıntı.
hani diyorum ya söz konusu takımın taraftarları at gözlükleriyle yaşıyor diye, bakın size destekleyen bir iddia daha. ulan esinlenme her yerde, sanatta bile var. ayrıca bu iddiayı ortaya attığına göre o zamanları yaşadın, gittin danimarka'daki kolej yetkilileri ile konuştun, sonra da ali sami yen seni onayladı heralde, evet ordan aldık diye. dünyanın her tarafında birbirinden habersiz benzer eserler yaratan milyonlarca sanatçı var, o zaman hepsi hırsız, sahtekar beş para etmez, taocu dombilinin teki. hani bok atacağız da nerden atsak diye şaşırıyor bazı kesimler, tarihlerine laf atamıyoruz bari laf atacak yeni şeyler keşfedelim diyorlar. yakında bunlar galatasaray pazardan alınmış orijinal olmayan formalarla çıktı maça diye bir iddia da atarlar. her türlüsünü beklemek lazım, zira dünyanın en rahat konuşan adamı boş konuşan adamdır. zira bilgiye gerek yok, işkembeden sallamak kolay.
bu yazının altına yine böyle arması çalıntı, forması ipek değil naylon, galatasaray fakir gibi bakınızlar ya da entryler girilecekse hiç zahmet edilmesin. at gözlüklerinizi bir yana atıp, şapkalarınızı önüne koyup bir düşünün ben ne söylüyorum, kime bok atıyorum diye. hadi bakim şimdi.
bu aralar eto'yu (ve hatta ronaldinho'yu) transfer edeceği söylentileri dolaşan takım. klubün sürekli yalanlamasına karşın, bu haberleri klübün resmi açıklaması gibi algılama becerisi gösteren bazı bünyeler tarafından "eto'nun ancak kramponunu alır" yorumlarına maruz kalan takım... ha bu arada, yaptığı transferlerle daha önce bir çok şahsa kapak takmış. ileride de takması muhtemel takım. (bkz: kandırmayın fenerbahçelileri) (bkz: alex de souza) http://webarsiv.hurriyet.....tr/2004/01/14/398663.asp
avrupa masa tenisi şampiyonası'nda finalde fransız rakibine kaybederek avrupa şampiyonluğunu elinden kaçıran kulübümüz. avrupa ikincisi olmuştur. sadece futbolda değil diğer branşlarda da dünya kulübü olma yolunda ilerlemektedir.
Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'nde bugüne kadar oynadığı 34 maçın 11'ini kazanarak yüzde 32.35'lik galibiyet oranı yakaladı. Toplamda 38 golle maç
başına 1.11 gol atan sarı-lacivertli takım, bu iki istatistikte de Türk takımları arasında zirveye yerleşti.
Futbolda kulüpler bazında dünyanın en büyük organizasyonlarından biri olan Şampiyonlar Ligi'nde en yüksek kazanma oranına sahip Türk takımı Fenerbahçe oldu.
Sarı-lacivertliler bu sezonki çıkışlarıyla, Şampiyonlar Ligi'nde daha önce mücadele etmiş diğer Türk takımları Beşiktaş ile Galatasaray'ı kazanma oranında geride bıraktı.
''Devler Ligi''nde bugüne dek toplam 34 maç yapan ve bunların 11'ini kazanan sarı-lacivertliler, maçlarının yüzde 32.35'ini kazanarak, Türk ekipleri içinde en yüksek kazanma oranına sahip takım olarak dikkat çekti.
Bu sezon 4. kez Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden Beşiktaş ise 24 karşılaşmada 7 galibiyet elde ederek, yüzde 29.16'lık galibiyet oranına sahip oldu ve ikinci sıraya oturdu.
Şampiyonlar Ligi'ne 10 kez katılan ve bu organizasyona en çok katılan Türk takımı unvanını açık ara elinde bulunduran Galatasaray ise, 74 maçta 19 galibiyetle, yüzde 25.67 galibiyet oranıyla Türk takımları içinde son sırada yer aldı.
Sarı-lacivertliler, 34 maçta 38 golle, maç başına 1.11 gol atarak Türk takımları içinde liderliği ele geçirirken, Galatasaray 74 maçta 73 golle maç başına 0.98, Beşiktaş ise 24 maçta 19 golle maç başına 0.79 gol atma oranı tutturdu.
chelsea ye ceyrek finalde elendigi icin elestirilen takim. insan bir yandan vay be nereden nereye gelmisiz diyor, bir yandan da dunku rezil mactan dolayi da kiziyor.
kim ne derse desin, gelecegi en parlak turkiye kulubu.
seveninin çok sevdiği, nefret edeninin çok nefret ettiği takım. çok sevilmesinin ve çok nefret edilmesinin nedeniyse çok büyük olması. onun büyüklüğünü anlayan çok seviyor, büyüklüğünü sindiremeyense çok nefret ediyor. valla budur!
edit: anında eksi valla bravo bu ne büyük nefret böyle, anladın di mi büyüklüğü?
çeyrek finale çıkmalarından ötürü tebrik ettiğimiz, fakat nedense her başarısında kendisine ölçüt olarak galatasaray'ı seçen taraftarlara sahip olan bir kulüp. "galatasaray böyle ,biz şöyleyiz" gibisinden cümlelerle kendi başarılarını büyütmeye, pireyi deve yapmak işine soyunmaya çalışıyorlar herhalde. halbuki sadece kendilerini küçülttüklerinin farkında değil hiçbirisi.
geçen sene ve bu sene avrupa arenasında gösterdiği başarıları gelecek senelerde de devam ettirecek, bunların tesadüf olmadığını gösterecek ve ezik kitleleri göt edecek güzel bir oluşum.
muhtemelen birkaç tane daha milyon dolarlık futbolcu alacak olan takımdır. fakat yabancı futbolcu bolluğundan dolayı mateja kezman'ın metin kezman ve alex alessandro de souza'nın ali alper olması da planlar arasında imiş.
en büyük yıldızı gökhan gönül olan takımdır. roberto carlos'un takıma yaptığı katkının kat kat fazlasını yapmaktadır. antremanlarda carlos'tan çok şey öğrendiğine eminim ama hiç bir fenerbahçe taraftarının seçim yapmaları gerekse carlos'u seçeceğine inanmıyorum. sözleşmesi bittiğinde avrupa devlerinden birine gitmesi muhtemeldir.
bu sezon şampiyonlar liginde gösterdiği performans takdire şayandır. ancak sadece bir sezon avrupada vasatın üstünde iş yapınca herkese sataşabilen taraftarlarından dolayı sonsuza kadar antipatik ötesi gelecek takımdır. fener'in geldiği yere mesela trabzonspor ya da sivasspor falan gelse şu anda sevinçten delirmiştim muhtemelen.
ayrıca oldukça enteresan olan taraftarları, "bizi desteklemionz lan vatan hainleri ipneler ühühü" edebiyatı yapıp da başka bir türk takımının yediği 8 gole ve gene başka bir türk takımının sikko bir alman takımından yediği 5 gole de gönderme yapmadan duramaz...
yapacağının en iyisini yaparak avrupada çeyrek finale kadar çıkmış, talihsiz bir şekilde elenmiş, ancak büyük işler başarmış türk futbol takımı. biz de galatasaraylıyız. gülmüyoruz. ağzımızda sakız da yapmadık. kendimizi mutlu da etmedik.
tüm maçları tadında bırakan, her maçında da insanı hastalık sahibesi eden, tutkusu, sevgisi hiç bitmeyecek olan, güzide, nadide, herzaman tutulması gereken, zengin, zengin, zengin, çok paralı, züğürdün çenesini yoran/ zengin, hep zengin, avrupanın en iyi 8 takımından biri. **
avrupa arenasında aynı sezon içinde liverpool'dan 8 , leverkusen'den 5 yiyen takımların bazı fanatiklerinin chelsea'yi eleyebileceği bir eşleşmede elendi diye ağzına sakız yaptığı takım. onlar kendilerini mutlu ederken bu takım taraftarları sadece gülüyor.