galatasaray gibi bir klubün büyüklüğünden doğal olarak etkilenen takım. galatasaray'ı yendiklerinde kendilerini dünyanın en iyi takımı görmeleri yok mu işte onu çok seviyoruz.
1907'de ilk kurulduğunda renkleri sarı-beyaz olan daha sonra, o sıralar fenerbahçe'de oynayan Topuz Hikmet tarafından renkleri sarı-lacivert'e dönüştürülüp, bugünkü logo'su çizilmiş olan spor klubü.
yakın tarihinin en yetersiz kadrolarından birine sahip takımım. maç içerisinde skor istemediğimiz şekilde devam ettiği zamanlarda yedek kulübesini düşünmek tüylerimi ürpertiyor... bir zamanlar anelkaların, hooijdoonkların yedek oturduğu kulübede şimdi bakın kimler var;
Her sene Galatasaray'ı yenip şampiyon gibi sevinen ama sezon sonu galatasaray'ın şampiyon olduğu.Taraftarlarının olsun "biz cincon'u yendik ya o bize şampiyonluk gibidir" diyerekten kendilerini avutmaları ve avuçlarını yalamaya mahkum ve asbaşkanları mahmut uslu*un ne kadar misafirperver olduğunu yaptığı "nasıl geçirrdik ama " lafı ve hareketiyle bir kez daha anlamış olduğumuz köklü spor kulübü.
ezeli rakibine en kötü döneminde bile 4 gol atarak neden büyük olduğunu göstermiş camiadır. dahası neden galatasaray gibi büyük bir kulübün ezeli rakibi, ebedi dostu olduğunu da göstermiştir. ne yazık ki aynı büyüklüğü taraftarlarının bir kısmı için söylemek çok güç. böyle taraftarlardan bizde de yok mudur? vardır fazlasıyla vardır hem de. ve benim için, gerçek bir galatasaraylı için utançtır.
müthiş bir galibiyettir. tabii ki sevinilecektir. tabiki biz galatasaraylılar sonuna kadar kızdırılacaktır. geyikler, espriler yapılacaktır. bu fenerbahçelilerin en büyük hakkı ve en güzel zevkidir. ama bunu yaparken galatasaray'ı aşağılamak bir anlamda fenerbahçe'nin büyüklüğüne de gölge düşürmek değil midir? madem ki yendiğiniz takım averaj takımıdır, o zaman ne bu heyecan demezler mi adama? derler derler inanın derler. en azından ben derim.
yarın okula gittiğimde tüm fenerli arkadaşlarım 4 yapacaklar elleriyle. bu sefer acıdık 6 atmadık diyecekler, 9 yapardık da süre yetmedi diyecekler. ben kızacağım, onlar gülecek. belki ben ''bizim ligimiz avrupa oğlum'' diyeceğim, onlar da ''avrupa'nın prensine yenildiniz zaten'' diyecekler. ama annelerimiz karışmayacak mesela bu sohbete. ne galatasaray'ın ne de fenerbahçe'nin o şanlı renkleri, o kutlu tarihiyle dalga geçilmeyecek. geçilmediği için, dahası geçilemeyeceği için; galatasaray'ın büyüklüğü tartışılamayacağı için bu 4-1 lik zaferin de büyüklüğü tartışılamayacak.
son söz: tebrikler fenerbahçe. hem galibiyet için hem de bize yakışır büyüklükte bir rakip olduğun için. bizi biz yapan en önemli faktör olduğun için. rövanşta ali sami yen'de görüşürüz fenerbahçe.
acilarin takimi. isterse dunya karmasini yensin, yine de fenerbahce taraftarindaki eziklik psikolojisi son bulmayacaktir. tanri kimseyi boyle durumlara dusurmesin..
sen bizim için umutsun, sen bazen hayat, bazen cennet, kimilerine de cehennemsin, sen korkulu değil gururlu bakışların eseri, ıslıkların değil alkışları takımısın, sen sarısın, sen lacivertsin.
kendi tarihinin en kötü, galatasaray'ın ise tarihinin en parlak zamanlarını yaşadığı, uefa kupasında finale kaldığı 2000 yılının mayıs ayınnda bile, ezeli rakibini fark bekleyen ali samiyen ahalisinin önünde mağlup eden takım, karşı tarafın * büyük kardeşiyle oynayacaktır bu hafta, adına da derbi diyorlarmış.