muhtemelen tüm sezonu galatasaray galibiyetinin arkasına saklanarak gecirecek olan takım.hele birde samiyen de de galip gelilerse değmeyin keyiflerine.gol makinası traş makinası cıktı,avrupa sampiyonu dede takımı batırdı umurlarında olmayacak varsa yoksa derbi.eğer böyle giderlerse tartısacak ve savunacak birseyleride olmayacak.gecmez bu sezon.hadi aziz baskanım tekrar saha kaldır su efsaneyi. (bkz: The rising sun over Europe)
taraftarının büyük yanlış içinde olduğu klüp. ortaya çıkan başarısız sonuçlardan sonra aragones, guiza, volkan gibi iyi niyetle çalışan insanlar hedef gösteriliyor. kim tarafından hedef gösterilebilir, tabiki medya, basın. aziz yıldırım'ın tuttuğu adamlar. tek tasası kendine eleştiri gelmemesi olan adamın uşaklarından. zico gibi bir hocanın gönderilmesine neden olan kişi aziz yıldırım. burak yılmaz, emre belezoğlu gibi takıma hiç bir faydası olmayacağı belli olan transferleri yapan yine aziz yıldırım. karaktersiz futbolcularla ancak karaktersiz bir futbol oynanacağını bilmeyen de aziz yıldırım.
fenerbahçe taraftarı yıllardır çok fena kandırılmıştır. gönül verdikleri, galibiyette mağlubiyette takımını sonuna kadar destekleyen taraftarlar kandırılmıştır. aziz yıldırım bu klübün başında olduğu sürece kandırılacaktır. ama medyadaki tetikçileri sayesinde aragones gidecek, guiza satılacak, zico istifaya zorlanacak, elindeki oyuncunun kıymetini bilmeden, 3 kuruş daha fazla ödemeyip transfer edilen oyunculardan medet umulacak. ne kadar kötü giderse gitsin medya hiç üzerine gitmiyor nasıl olsa. eğer beşiktaş fenerbahçe'nin şu konumunda olsaydı, ortalık yıkılmıştı. medya delgado'yu şunu bunu kapı önüne koymuştu.
işin en acı tarafı fenerbahçe taraftarının bu masalları dinleyip inanmasıdır. dışarıdan biri söylediği zaman "kıskanç" olur, "çekemiyor" olur.
gönül verdikleri klübün başında, "Ben bu kulübün başına geçerken maçların sahada kazanıldığını sanırdım. işi sonra öğrendim" gibi bir cümle kurma cesaretini gösteren, yalandan istifa edip "büyük başkan bizi bırakma" diye tezahürat yapması için otobüsle adam toplayıp getiren bir başkan olduğu sürece fenerbahçe türkiye'de en antipatik takım olmaya devam edecektir.
iki sene içinde klüp içindeki ajanımız aziz yıldırım'ın yaptıkları ile çökme noktasına gelmiş ezeli rakiptir. sen git aurelio, tuncay, appiah'lı orta sahayı nobre, anelka'lı forvet hattını dağıt bu hale gel. normaldir efendim. tesisleşmekle büyük klüp olunmuyor.
bu yıl şampiyonlar ligi macerasına kötü bir şekilde nokta koymuş takım. ayrılan birkaç oyuncu ve bir teknik direktörle olması daha dramatize ediyor durumu.
önümüzdeki hafta beşiktaşı mağlup ederse ezeli rakibini üst üste 5. defa yenme başarısını gösterecektir. özellikle kadıköy'de ezeli rakiplerine karşı psikolojik bir üstünlüğü olan, türkiye'nin en güzel ve en nezih futbol stadına sahip spor kulübü. şükrü saraçoğlu stadı'na ailece gidilebilir.
fenerbahçe bugün başarılı olarak görülüyorsa; bu galatasaray'ın daha başarılı işler yapmış olmasındandır. aksi takdirde çevir çevir galatasaray galibiyetleriyle övünen bir camia pozisyonunda olmazlardı.
yaklaşık iki hafta önceydi sanırım. ali koc ve sekip m.oğlu bir basın toplantısı yaptılar. ilginçtir ali koc'un bir ifadesi vardı o toplantıda. başarısız değiliz galatasaray'ın sadece iki puan gerisindeyiz gibi bir şey. halbuki galatasaray o zaman beşinci sıradaydı. şimdi galatasaray'ı yendiler. daha ne olsun artık? bu takıma başarısız diyen taş olur taş...
bazılarının futbol klübü zannettikleri oluşum..
değil mi ya.. olimpiyat oyunlarına giden onlarca fenerbahçeliyi yok say.. basketbolda şampiyon olan takımları yok say..
bunlar basit gibi görünmekte ama fenerbahçe iki üç cümleyle özetlenemeyecek bir camia..