diğer takımların * taraftarını bütün bir lig boyunca her hafta renkten renge sokan, son hafta şampiyonluğu kaybettiğinde de yine aynı ibibiklere * kendi takımlarının acizliğini unutturup bordo-mavi-yeşil-beyaz yapabilen büyük takım. ikinci olduk ulan tamam işte. muradınıza erdiniz. ama itiraf edin kendi takımınızdan çok fenerbahçem sevindirdi yine sizi. fenerbahçe'min büyüklüğünün sebeplerinden biri bu. varsın ikinci olsun. yendiği için sevmedim ben bu takımı. şampiyon olamadı, yenemedi diye de bırakmam fenerbahçemi. oyuncusu, yöneticisi hepsi gelir geçer ama ben hep buradayım, biz hep buradayız. bursaya'da trabzona'da helal olsun. hadi davranın eksiye şimdi, rahatlayın.
yendiği zaman da yenildiği zaman da türkiye nin yarısını sevindiren takım. hatta ilk defa böyle bi lig oldu. 17 şampiyon bir tane ikinci. o da fenerbahçe.
dün akşamki görüntüleriyle beni gülme krizlerine sokan büyük takım.. haber türk ayrı bir koparmıştır. ilk önce ekranın bi yarısında bursaspor, diğer yarısında fenerbahçe seviniyordu. ben gülmeye tam da burda başladım. üç dakika kadar sonra kadıköy tekrar belirdi ekranda, anlamışlar şampiyon olmadıklarını ve üç dakika önce kol kola olan insanlar birbirlerine kaldırım taşı falan fırlatıyor. ilginç değil mi? ben tabi gülüyorum hala... sonra kadıköydeki muhabir konuşmaya başladı. yanından geçen bi fenerli ağır küfürler etti. ben koptum zaten... son nokta muhabire de birşey attılar galiba adam "eşşoleşşeklerr" diye bağırdı. aldılar tabi yine adamı görüntüden. gerisini izleyemedim gülmekten...
gelen her taşa, her eleştiriye, her negatif söze sevinçle bakmamı sağlayan takımdır. biliyorumki çekemiyorlar, biliyorumki yediremiyorlar. her söylenen laftan bu yansıyor. meyve veren ağaç taşlanır. çekememezliğinizden, hasetinizden çatlayın inşallah. yensekte, yenilsekte her zaman yanındayız fenerbahçem. iyi günde değil kötü günde.
bir türlü akıllanmayan başkana ve taraftara sahip kulüp. olmaz, final maçlarını oynamak sizin işiniz değil, yani tarihi tekerrür ettirmek için bu kadar çaba harcanmaz.
zavallılar.
ali şen'in başlatıp asker kaçağı aziz yıldırım'ın tavan yaptırdığı korku ve nefret cumhuriyeti politikası sonucunda tüm türkiye'yi karşısına alan kulüp. ondan sonra da utanmadan çıkar derler ki "siz fener'i kıskanıyorsunuz, o yüzden rakibimizi destekliyorsunuz" ulan neyinizi kıskanalım sizin? imarı bile olmayan gecekondu stadınızı mı, spor kulübü olmanıza rağmen satmaya utanmadığınız lisanslı rakınızı mı, tayyip'in emir eri konumundaki asker kaçağı başkanınızı mı yoksa şu an yurtdışına bile çıkışı yasaklanan ve yolsuzluktan yargılanacak olan nihat özdemir i mi? bir de soruyorlar niye nefret ediyorsunuz bizden diye. ya ne olacağıdı? sen topu götüyle istop eden, tribüne karşı kasığını avuçlayan kalecine aferin de, herkesi küçük gör, herkesi satın alınabilir zannet, bu sene sadece bir gol atabilmiş boktan bir sağ açık uğruna 107 yıllık dostuna sırtını dönüp kavga et, her maçında ve hatta her başarında ayrı bir şaibe olsun ve bunlara rağmen sevilmeyi bekle.
(bkz: siktir git)