18 nisan 2010 fenerbahçe beşiktaş maçı bittikten sonra konuştuğum beşiktaşlı arkadaşlarımla ortak söylediğimiz tek bir şey vardı. ilahi adalet bu feneri şampiyon yapmayacaktı bu sene. O kadar emindim ki karşıma geçip; utanmadan köpek gibi yeri kazan, Bilica taklidi yapan fenerli arkadaşlarıma dahi tek kelime etmedim.
Şampiyon belli olduktan sonra aradım hepsini. Bu yaptıkları adiliğin iki dakikalık sevinç için mi olduğunu sordum. Hiç biri cevap veremedi.
bazılarını tenzih ederek söylüyorum ki malesef taraftarı için din konumunda olan, ne söylersen söyle o çoğunluk, kafası bir türlü söylenenleri sindiremeyen zilyon tane taraftara sahip kulüp.
hitler gibisiniz amnskiym, ülkenin amına koydunuz ama halen biz büyüğüz diyorsunuz. lan sığır siki, bi bak bakalım bu memleketteki futbolla uzak yakın alakası olmayan insanlar bile neden sana antipati duyuyor. onu bunu siktiret avrupa maçlarına gittiğinde kimse, iç mücadeleyi önemsemeden giden her takımı destekleyebiliyorken niye senin maçında rakip takımı destekleyebiliyor.
sorarlar adama mal mısın arkadaşım? herkes aynı şeyi söylediği halde sadece senin dediğin mi doğru ?
kulüp yönetimi olarak bir bakın kendinize yahu. araştırın bu kadar söylenileni, yazılıp çizileni niye ?
ne bok yedik de biz bu hale geldik deyin bi kendinize ?
kızdım arkadaşım gece gece, buz falan da kesmez beni. ulan yazılanları okuyorum, mal gelmiş mal gidiyor çoğunluk.
lan ben kendi takımımı bu kadar eleştirmedim, allah göstermesin o günleri de mümkünse. bu ne lan.
fenerbahçe tek büyükmüş. siktir lan. bu lig içinde çoğu takım maddi imkanlar ve başarılar oranında birbirine yakın olmadıkça bi sik büyüklüğü yoktur fenerbahçe'nin. kafan basmadı mı? şöyle izah edeyim o zaman.
türkiye ligini bir mahelle, kulüpleri de orada yaşayanlar olarak düşünün(zor değildir herhalde düşünmek, ayıp etmedim inş.)
mahelleyi bok götürüyor, altyapı yok, elektrik, telefon, yol, su vs hiç bir skim yok. ama fenerbahçe sahip olduğu imkanlarla mahalleye bir villa yaptırıyor.(büyük ya) tutuyor ferrari alıyor ve mahalleye girip hava atıyor ben büyüğüm diye. fenerbahçe'nin mahalleye bir katkısı yok. ne elektrik getirmiş, ne su, ne yol, ne telefon vs vs. ama ona sorsan büyük. lan sen büyüksen, önce bulunduğun yerin bi kalkınmasını sağla, bi adama benzet ki herkes sana saygı göstersin, senin sadece maddi anlamda diğerlerinden üstün olduğunu zannetmesin değil mi ?
ama nato kafa nato mermer, halen parasıyla bi bok zannetmekte kendisini.
gün gelip mahalleyi sel götürse, herkes ayağına çizmeyi geçirip bir an önce ortalığı adam etmeye uğraşırken bu büyük(!) geçinen eleman ayağında yeni cilalanmış iskarpinleriyle çamurun içinden seke seke ilerlemeye çalışır, ay oram buram battı diye feryat figan eder. e o zaman sorarlar adama be yarrağım sen burayı bilmiyor muydun sanki diye?
bu bir örnekti,
anlamadınız mı?
peki o zaman beni de çirkefleştirerek başka bir örnek vermeye zorladınız demektir.
dur onu da yazayım.
hatırlarsanız güler zere adlı biri vardı. zamanında işlediği türlü türlü yasadışı suçtan ve cinayetlerden ötürü müebbet hapse mahkum edilen. geçen yıl cumhurbaşkanı tarafından sağlık nedenleri yüzünden serbest bırakıldı.
neydi sağlık sorunu derseniz, artık günleri sayılıydı. haliyle hapis hayatı yaşayacağına kendisi son günlerinde rahat olsun diye yapılan başvuru neticesinde salıverildi. çoğunuz hatırlarsınız bu olayları.
evet kritik nokta burada başlıyor. kendisi salıverildiği gün kendisinin saz arkadaşları çıkıp kendisini kahraman ilan etmiş ve devletin onun karşısında aciz olduğunu ima eden ithamlara kadar yaptıkları şovun bokunu çıkarmışlardı.
lakin bütün bu yaşanan olaylar güler zere'nin zamanında işlediği sabit olan suçların hepsinin gerçekliğini ve müebbet hapis yediği gerçeğini değiştirmiyordu.
şimdi bazılarınız ne var aburakkoyyim, bu olayla fenerbahçe'nin alakası ne diyebilirsiniz.
benzerlik şudur efem. kendisi her türlü boku yediği halde içinde bulunduğu sağlık sorunları nedeniyle artık sayılı günleri kaldığı için salıverilmesine karşın, kendisinin de içinde bulunduğu bir grup bu durumu devlete karşı yapılmış bir mücadele olarak lanse etmiş ve sonunda devleti mağlup ederek serbest kaldığına dair kibirli tavırlar sergileyerek aleme taşak malzemesi olmuştur. nalıncı keseri gibi her şeyden kendinize bi komisyon çıkarmayın yahu.
bu yazdıklarım örneklemedir. kıyaslama gibi bir amaç güdülmeyip sadece kafası basmayan kalın tomruk kıvamlılar için yazılmıştır. yoksa fenerbahçe'nin adının güler zere ya da mahalle gibi isim ya da şahıslarla bir kıyas, ima durumu söz konusu değildir, götünüzden anlamayınız yazılanları.
bir çok fenerbahçeli arkadaşımız var ki durumu zaten bilip gerekli olgunluğu ve tepkiyi kendileri zaten gösterebilmektedir. onları tenzih ettiğimi tekrar bildiririm.
fenerbahçe ve türk futbolu için olabilecek en hayırlı şey aziz yıldırım ve sahip olduğu zihniyetin türk futbolundan elini çekmesidir. doğrudan ya da dolaylı olarak aziz yıldırım'ın 10 yıldan fazla bir sürede türk futboluna yararı dokunmadığı gibi bol miktarda zararı dokunmuştur. bunu kabullenebilir ve bu sorunu çözebilirseniz eğer 16 mayıs 2010 tarihindeki gibi türkiye'yi fener-antifener olarak ikiye bölmez, futbolun güzelliklerini konuşturabilecek bir hale gelirsiniz.
pardon ya yine sizin elinizde değil mi bu imkan, doğru ya siz büyük kulüptünüz, bazen karıştırıyorum şu sosyete mekanıyla kusura bakmayın.***
çok ilginç takımımdır. şampiyonluktan uzaklaşıyoruz derken deli gibi bir mücadele ile şampiyonluk potasına girmiş ve her şey kendi elindeyken elinin tersiyle itmiş takımımdır.trabzon maçında belki de en iyi futbolunu oynadı bu takım ama kaybetti, en azından mücadele ettiler ama olmadı, kısmet değilmiş. tıpkı denizli maçından sonra kaybedilen şampiyonluk gibi. hani birilerinin yenmesine muhtaç olmuş olsa zaten umut olmaz şampiyon olmak adına. şampiyonluğa oynadığımız senelerde trabzonun yediği farkları falan hatırlayınca...seni seven yok bu ligde, tek başınasın, birileri sen şampiyon ol diye kendi kalesine gol atmaz ya da senden fark yemez peki bunlar umrumuzda mı değil, biz sadece kendimizle ilgileniriz. ama sen herkesi bir anda aynı takımlı yapmaya kadirsin. işte sana düşen de çıkıp son maçı almaktır. alamadın mı ondan bundan haber bekleme, birilerinden gelecek olan şampiyonluğa alışkın bir takım değiliz.
her şerde bi hayır vardır diye boşa dememişler. yalancı alman tekrar geldiği gün lanet etmiştim. şampiyon olmamız durumunda beyni çürümüş bu adama 3 yıl daha katlanmak zorunda kalacaktık,yanında da guiza cabası. ve zaten seni bir zamanlar batırmış bu adamı tekrar getirmenin ne kadar salakça hareket olduğu kazınmıştır artık aklınıza. umarım yarın çıkıp basına şov yapmak yerine radikal kararlar alıp, uygulamaya koyabileceğinizi anlatırsınız. artık küçük düşünen, sadece ligde şampiyonluğu hedefleyen adamların bu takımda yeri yoktur, yöneticisinden malzemecisine kadar kim olursa olsun. sorunlar artık ört-pas edilmemelidir. yönetim istifa edip kaos ortamı oluşturmak yerine yarından itibaren değişimleri uygulamaya koyabilecek cesareti göstermelidir. bizim gözü kapalı verdiğimiz paralarla ruhsuz, yeteneksiz adamları alıp içimizdeki değerleri öldürmesinler. bu klüp kimsenin babasının çiftliği değil. çoğu branşta şampiyon olup sadece futbolda olamadıysak umarım bir şeyleri farketmişinizdir.
üzüldük, sinirlendik ama geçti. biz bu renklere aşığız ve bu böyle devam edecek. hem bu sefer o kadar da üzmedi niye mi; hem bursanın da haketmiş olması hem de daum'a olan nefretimden. çünkü karşı tarafta adam gibi bir teknik direktör var, bizden biri, efendi ertuğrul sağlam var.
Fenerbahçe öylesine büyüktür ki; "Yendiğinde de Türkiye'nin yarısı sevinir, yenildiğinde de yarısı sevinir..." - 'Fenerbahçe Aşkı' anlatılmaz, yaşanır.
...Fenerbahçe Cumhuriyeti ortalıkta yoksa, Türkiye yoktur, futbol yoktur, bolluk
yoktur, insanlar yoktur, canlılar güç nefes alır ve bu ülke kısa süre sonra
yaşayan yer olmaktan çıkıp, mezarlık olur. Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk
büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte,adı konmaz! (islam çupi )
fenerbahçeyi en iyi tarif eden cümleler...
eğer bu sezon şampiyon olsaydı buradaki yorumlarda ligin temiz olmadığı, fenerbahçe'nin şikeyle şampyion olduğu gibi bir sürü yazı yazılacaktı. ama şampiyon olamadı ve lig bir anda şerefli oldu, tertemiz oldu. geçenlerde bu lig kirlidir diyen adnan polat bursa şampiyon olunca sesini çıkartamamıştır. tıpkı diğerleri gibi. maalesef futbol böyle bir şey. 15 poziyona girip o topu çizgiden geçiremezsen bunları yaşarsın. maç öncesi trabzonspor fenere yatacak diyip trabzonu gazlayanlar, bursa-bjk maçı için buna gerek görmemişlerdir. neden çünkü fenerbahçe'nin şampiyonluğu kaybetmesi trabzonspor'a bağlı. ama diğer maçın önemi yok. o yüzden o tarafı gazlamaya gerek yok...
herkes her şeyin farkında. fenerbahçe kulüp olarak çok başarılı yıllar geçirsede aziz yıldırım büyük yanlışlar yapmaya devam etmektedir. özellikle futbol konusunda. ders çıkaracağını sanmıyorum. yinede bekleyip göreceğiz. ama biz fenerbahçe'yi sevmeye devam edeceğiz. bir tek onu seveceğiz diğerleri gibi herkesi değil. sezon ortasında ligden kopup diğerlerini destekleyenler gibi yapmayacağız, sadece onu destekleyeceğiz. her kışın sonunda olduğu gibi yine bahar gelecek...
bütün türkiye'nin kendilerinden nefret etmesini maarifet olarak anlatan taraftar kitlesine sahip kulüp. taraftarına göre bu fenerbahçe'nin büyüklüğünü gösterir ama ne kadar nefret edilesi bir kulüp olduklarının hala farkında değillerdir.
son cl elemesinde sıkı takımlara denk gelecek bu sezonun ikincisi. muhtemel rakipler arasında everton, sevilla, ajax ve hatta zenit takımları da var yanılmıyorsam. yani ilk turda seri başı ikinci turda ise değiliz, o sebeple çok daha dikkatle adım atılmalı.
bakalım neler olacak göreceğiz hep beraber.
- ''şampiyonluğu kaybetmesine rağmen türkiye' nin en büyük kulübü'' diyorlar.
- diğer spor branşlarına verdiği önemle türkiye' nin en büyük kulüplerinden biri.
- rakip takımların yıldırma çabalarına rağmen yılmayan türkiye' nin en küçük kulübü.
- kaybedilen şampiyonluğun hatasını kendisinde değil, başkasında arayan türkiye' nin en küçük kulübü.
- her ne kadar hatalar yapsa da türkiye' nin en fedakar başkanına sahip kulüp.*
- bursaspor şampiyon olmasına rağmen onlardan daha fazla konuşulan kulüp.(ama nasıl?)
- rakip taraftarı tebrik etme büyüklüğünde bulunan kulüp.*
Dün gece hiç tanımadığım bir fenerliye, sırf
iKi DAKiKA sevinsin diye, usulca sokulup, BURSA "BERABERE" dedim.
hakkında bu tezahürat yapılan sarı lacivert rengi türkiyemizin güzide kulüplerinden birisidir.
sevgili moderatör arkadaşlarımdan ricamdır. fenerbahçe başlıkları ile ilgileneceğiniz kadar lütfen diğer başlıklarlada ilgileniniz. fenerbahçeli olabilirsiniz ama objektif olmalısınız.
saygılar sevgiler.
kendi taraftarı haricinde herkesin kendi başlığı altına entry girmesine sebebiyet vermiş takım. olayın garip yanı ise dalga geçicem derken fenerbahçe'yi yüzelttiklerinin farkında değiller.
not: ayar vereceğim diye kendini zorlayacak arkadaş hiç uğraşmasın. ne yazacağınızı az çok tahmin edebiliyorum. esen kalın.
"Bolu tünelinde telefonlarına ulaşılamayan bir grup fenerbahçeli taraftar halen şampiyonluk kutlaması yapmakta..." işte böyle fanatik taraftarlara sahip takım. *