aston villa ve steaua maçlarını kayıpsız geçmesi gereken takım. şubat ayındaki fikstürü bir nebze hafifletmeli. şubatta 4 lig + 1 kupa maçı oynanacak. 2 tane play off maçı eklersek toplam 7 maç ediyor. en azından bu senaryo mart ayında olmalı. çünkü şubat ayında kocaeli ve trabzon gibi iki zor deplasmana gidecek takım. bir de avrupa deplasmanı eklenirse takım fazla yorulabilir her açıdan. marttaki lig maçlarının hepsi orta sıra ya da küme hattındaki takımlarla. inşallah kalan 2 avrupa lig maçından da galibiyetle ayrılırız.
istatistikler neden sizi rahatsız ediyor? Hayırdır bir sıkıntınız mı var ?
Mesele ön alan baskısı, pres ve hücum futboluysa bunu ligde en iyi yapan takım galatasaray. Üstüne üstlük rakip ceza sahasında topla en çok buluşan takım da galatasaray. Amma ve lakin attığı penaltı sadece 1 (bir). Bak sen allah ın şu işine. Ayrıca rakibe (özellikle skor avantajı yokken) verile kırmızı kartın ön alan baskısıyla ne ilgisi var acaba..
Hırsıza hırsızlığınu anlatmak, hakkını aramak ağlamaksa şeref duyarız valla. işte biz bu rezilliklere rağmen o farkları attık. Bunlar olmasa düşünün aradaki farkı.
Ayrıca dünyada somut matematiksel veri ile kayrıldığı yüzüne vurulunca “bizi kıskanıyorsunuz” mağduriyetine yatan tek takım fb dir muhtemelen. Neyse ki kendi hayalperest taraftarından başka ciddiye alanı yok. Gerci normal. Şu istatistiklere rağmen bunlara kalsa en büyük de kendileri. *
Bizi rahat eden bir şey yok ki. Sizi ediyor demek ki...
Aklı başında her fener taraftarı kendi camiasını yeteri kadar gömüyor zaten.
Kabullenseniz de, kabullenmeseniz de büyük bir fener kompleksiniz var.
Ne demiş sir Alex Ferguson: "istatistik mini etek gibidir. Görünmek isteneni vermez."
Bu kadar şampiyonluğunuzdan sonra (şaibeliler de dahil olmak üzere) millete hırsız falan demek, hakkımızı arıyoruz demeniz gerçekten komedi ve irrite edici artık.
sezonun ortasına gelmişiz, fener'in daha kırmızı kart görmüşlüğü yok. geçen sezon da sadece 1 kırmızı kart görmüşlerdi, o da galatasaray'ın şampiyonluğundan sonra 33.haftada çıktı. bu da mı ön alan baskısı, pres ve hücum futbolundan kaynaklı? yok bundan kaynaklıysa niye avrupa'da çalışmıyor da avrupa liginin en fazla kart gören takımısınız?
çok sayıda penaltı almayı da ön alan baskısı, pres ve hücum futboluna dayandırtıyorsanız bu penaltılar avrupa ligi'nde nerede?
Yok geçen sene böyleydi, yok sezon ortasına kadar kart yemediniz, yok 150 sene önceki maçta penaltı aldınız, icardi'nin başı ağrıdı, osimhen kabız oldu, ali koç müthiş falan da filan.
Hırsıza göre de zaten çaldığı helaldir bunda bir sorum görmez… ayrıca biz hiçbir fb liyi “ulan takım hakkaten rakip kart görmeden biz maç kazanamıyormuşuz” diye gömdüğünü görmedik. “Talisca niye oynamıyor abi” diye sormak da gömmek değil. Tacettin zaten vurmuş öldürmüş, bize de toprak atmak düşer;
Ferguson un istatistik göndermesi, sizin gibi hak yiyerek için değil topla 75/25 fazla oynayıp şansa gol yiyerek kayneden takımların “biz daha iyidik” savunması içindir bu arada. Kıvırmanızın alemi yok. Madem biz şaibe ile yapı ile şampiyon oluyoruz nerede bu yapı bu sene de bu kadar kayrılıyorsunuz? Eğer yapı yok oldu ise uçan kaçam namağlup fb niye sidik zoruyla ittirilerek yarışta tutuluyor? Zaten sunulan argümanların hiçbirine cevap veremeyip alakasız şeyler ortaya koymak en ciddi “suçlu psikolojisi” belirtilerinden biri. Bunun da savunma mekanizması “siz bizi çekemiyorsunuz” olur anca. He anam he çekemiyoruz. Ondan şu kadar kayrılma ile gelebildiğiniz durum anca bu. *