galatasarayı son 10 yıldır havada karada deplasmanda almanyada yenen takımdır. ama şu var ki son 5 yıldır beşiktaş'a boyun eğer kendileri. galatasaray da beşiktaş'ı yener sürekli. böyle bir kombinasyon.
uzun süreden sonra aziz yıldırım ve ekibinin iyi bir iş yaparak mamadou niang'ı renklerine katmıştır.yıllardır aranan sikici forvet tipide sonunda gelmiş oldu.tüm camiaya hayırlı olsun.
konuşanı çok faaliyet yapanı yok olan yunanistan 2. liginin orta sıralardaki takımıdır.ayrıca;cumhuriyet içinde cumhuriyet sevdalılarıdırlar.futbolun ergenekonudur.nerede ensesi kalın,suratı itici,söyledikleri negatif ve ayrılıkçı konuşan birisi varsa biliniz ki o fenerbahçelidir.
son yıllarda kadro kalitesi açısından gs'ye büyük fark attı fener. bunda fb yönetiminin gs yönetimine göre futboldan daha çok anlamasının payı var asıl.
fb yavaş yavaş sürdürdüğü bi temizlik harekatı ile takımdaki bütün kötü teknikli oyuncuları zaman içinde temizledi. servet, ümit özat, serkan balcı...
gs'de ise bu süre zarfında öyle bi takım şekillendi ki; teknik kapasitesi ortalama bi anadolu takımından farksız...
gs'de "iyi adam" denince sadece arda, kewell, hakan balta, neill, cana'yı sayabiliyorum.
servet, gökhan zan, sabri, mustafa sarp, elano gibi adamların gs'yi geçtim, profesyonel bi futbol takımında oynayabilmelerine bile hayret ediyorum.
lakin fener'e baktığımızda, "kötü futbolcu" denince aklıma selçuk şahin ve bilica'dan başka adam gelmiyo. ki selçuk şahin zaten yedek bi futbolcu.
bu ikisi haricindeki bütün futbolcular belli bi seviyenin üstünde fener'de. ve haliyle derbilerde gs'yi yenmesine şaşırmıyorum fener'in...
özet: fener iyi takım. gs ise futboldan soğuttu beni. (gsliyim bu arada)
milyon dolarlar verilip kurulan takım gene hüsran yaratmıştır. (bkz: tarih tekerrürden ibarettir)
daha lig başlamadan başarısızlık başladı. hayır elendikleri takımda adam olsa içim yanmaz. genç oğlanlar *
bugün maçı olduğundan haberim yoktu, kadro kalitesini öven bi entry girmiştim. maç sonrası da fikrim değişmedi, kadroları hala kaliteli, ancak;
1) aykut'la olmaz bu iş, alex'i çıkaran, az biraz kıpırdanmaya başladığı anda dia'yı çıkaran (ki dia'yı aldırması da hatadır bence), gökhan ünal'ı semih'e tercih edebilecek kadar futboldan anlayan bi adamla olmaz bu iş.
takımın kondisyonu da berbat, futbolcuların çoğunda hantallık oluşmuş. yani türk teknik adamlara şans verilmiyor yoksa amına korlar deniyor ama işte şans verince de böyle oluyor, fizik güç yerlerde sürünüyor.
2) bu takımda kendi sahasında oynadığı avrupa maçlarında bi tutukluk oluyor. en başından bi "elenicez" korkusu ve akabinde maç içi sürekli gerginlik...
3) avrupa takımlarında ligleri kalitesiz olsa da asgari bi disiplin, fiziksel üstünlük ve taktik anlayış oluyor. o da bizim türk takımlarını zorlamaya yetiyor zaten.
bugünkü haline üzüldüğüm türk takımıdır. burada fanatizme gerek yok. ben bir beşiktaşlı olarak fenerbahçe'yi gruplarda görmek isterdim. olmadı. artık uefa'ya konsantre olmaları lazım.
futbol hariç diğer spor dallarında ciddi başarılara imza atan spor klubü.
aziz yıldırım futbol hariç hiçbir spor dalına karışmıyor. cidden böyle bir durum var. basketbolda yok, voleybol, boks, yüzme, kürek vs. yok ama futbolda var. var olduğu belli oluyor zaten...
eğri oturup doğru konuşmak lazım zaman zaman... aslında kulüpte veya taraftarda en ufak bir kabahat yok. dün maçı izlerken stadyumda yeni piyasaya sürülen mavi forma ağırlıktaydı. taraftarın ne denli destek olduğu ortada.
yönetim; teknik direktör değiştirmekle olmuyor bu işler. önce futbolcu al sonra teknik direktör al şeklinde yıllar geçti. ardından şampiyonlar liginde çeyrek final oynatan teknik direktörün işine son verildi. yönetim bu değildir. aksine eldeki başarıyı istikrarlı hala getirmektir. bu bakımdan sırf para uğruna gönderilen zico, tuncay, vederson, aurelio gibi değerleri en azından gelecekte elden kaçırmamakta fayda vardır. taraftar zaten destek oluyor. ama sen gidip bu değerleri elden çıkarırken 14 milyon euro benservis bedeli ödeyip güiza gibi birini transfer edebiliyorsun. yönetimin teknik direktör seçiminde de hatası çok. aykut kocaman ile alakası yok durumun. neredeyse on yıldır belki daha fazla bu takım tek forvet ile oynuyor. hareketsiz, temposuz, durarak oynuyor. galibiyetlerin çoğu heyecansız. oysa taraftarın istediği bambaşka. taraftarın istediği hücum futbolu. 1-0'lık galibiyet yerine 5-4'lük galibiyet. mağlubiyet olsun, olabilir. ama hak edilmiş mağlubiyet olsun. savaştık, mücadele ettik ama olmadı denebilsin. tek forvet hastalığından vazgeçilsin. alt yapı'dan oyuncu çıkarılsın artık. 30 yaşındaki embesili getireceğinize 19-20 yaşındaki futbolcuları getirin. gidin rize'ye, erzurum'a, muğla'ya akademiler kurun. ya da en iyisi bsg.
taraftar; her şeyini ortaya koyuyor. ancak bazı konularda hataları var. mağlubiyetler galibiyetler kadar olağan. sir alex manchester'a geldiği ilk 4 yıl tek bir kupa kaldırmadan takımın başındaydı. taraftar sabrediyordu. istikrar için sabır şart.
güncel olarak--> fb 133.500 milyon dolar
young boys 23 milyon dolar
artık karşılaştırmayı ve yorumu yapın. fbnin, böyle bir * takıma nası elendiği denklemini çözün..
rakiplerini ekonomileriyle, oyuncu değerleriyle değerlendirmeye devam ettiği sürece daha çok yenilecek takımdır.
rıdvan dilmen gibi bir adam bile "onların tur umrunda değil, onlar futbolu eğlence için oynuyorlar" diyorsa bsc young boys bern hakkında, fenerbahçe taraftarı oturup fark yemediğine dua etsin.