bala göte 17 kez şampiyon olan, büyük takım falan olamamasına rağmen formasını bile alamazsınız denilen roberto carlos'u transfer eden takım. biz gidip fenerium'dan alıyoruz şimdi carlos formalarını. carlos da bala göte geldi gerçi.
vazgeçlmez tutku, sarı lacivert aşk,re-public..
biricik takımım, bininci entryim.
zorunlu edit:eksilemeniz umrumda değil,sizin eksicikleriniz bu entrynin bininci entryim olmasını engelleyemez.
oyle bir takimdir ki bu; ozellikle lig maclarinda fenerbahceyi izlerken sinirden elleri titrer insanin. kalbi cikacak gibi atar , bogazi dugumlenir , ayakta duramaz bazen.. kale diregine carpan toplar gol olmadikca sizin dizlerinizin bagi cozulur , konusamazsiniz ya , diliniz tutulur. ama gene de fenerine laf soyletmez o insan , yine de sever. hep sever.
2. milyonuncu entryi kendisine girilmesi fenerli tüm sözlük ahalisi tarafından beklenen ve bu uğurda uyunmayan sarı lacivert aşk..
(bkz: 100. yıl)
(bkz: iki milyonuncu entry)
türkiye'de gazete satmak için en çok kullanılan takım..
yalan transferlerle bu takımın güzide taraftarı sürekli aldatılır.
birisi alınır, sonra da tüm gazeteler biz 3425 ay önce zaten yazmıştık, farkımız bu diye yazarlar.
sözlüğün en popüler takımı.
not:sözlük=ülke.
an itibariyle 650 küsürüncü entrymi yazmak üzere olduğum. türkiye'de genel istatistiklerde ve derbilerde tartışmasız bir numara.
(bkz: to be continued)
ligde üste üste şampiyon olur, önüne geleni yener; "avrupa'da yenil yenil, türkiye'de malatyaspor'u yendim diye kasıl" derler, anderlecht'i eler, inter'i yener, yakın geçmişte avrupa'da en başarılı türk takımı olur; "averajı sıfır, belediyeye yenildiler" derler.
bir söz vardır, der ki: hiçbir şey olamıyorsan, eleştirmen olursun.
edit: "yakın geçmişte avrupa'da en başarılı türk takımı" ibaresi son 5 yıl baz alınarak konulmuştur. konulmasındaki kasıt bazılarının amaçlarının sadece ve sadece eleştirmek olduğunun, bu insanların takım bir zamanlar eleştirdikleri çizgisini değiştirdiğinde bile onda eleştirecek bir şeyler bulduğunun göstergesi olarak konulmuştur. tutarlı olun da canımı yiyin.
uefa'ya göre 2007/2008 sezonunda Real Madrid, Manchester United, Liverpool, Rabotnicki Skopje gibi avrupa devlerini geride bırakarak avrupa'nın zirvesine yerleşmiş takımımız. gururumuz.
yardımlaşmalı oynadığında neler yapabileceğini gösteren kulüp. aslında fenerbahçe sırtında büyük bir yük taşıyor. bu da, medyanın geçtiğimiz sezonki galatasaray' a yaptığı insafsızca eleştirilerin aynısı. böylelikle de, psv eindhoven, chelsea ve atletico madrid gibi önemli takımların formasını giymiş mateja kezman bile ikinci sınıf bir futbolcu konumunda gösteriliyor. **
uefa takım sıralamasında 50.liğe yükselmiş ve şu anda sıralamada en yukarıda bulunan türk takımı. ayrıca 07/08 sezonunda topladığı 6,4 küsur puanla sezonun en çok puan toplayan takımıdır. http://www.xs4all.nl/~kas...ta/method3/trank2008.html
ayrıca bu listede an itibariye beşiktaş 55., galatasaray 89., gençlerbirliği 92., gaziantep 104., trabzon 121., malatya 142., kayserispor 150.'dir.
biraz içerisine bakılınca sorununun ne olduğunu daha net görebileceğimiz takımdır.
gidelim antremana ve bir bakalım, kulübede, teknik ekipte, sahada kaç tane fenerbahçeli var. inanıyorum ki Rıdvan dilmen'e, oğuz çetin'e, aykut kocaman'a "hiçbir teknik işe karışmayın, sadece antreman sahasına her gün uğrayıp bir saat futbolcularla takılın" deseler bu takım daha başarılı olur.
ayrıca fenerbahçe tv'den takip ediyorum da, takım halk arasında ringo'nun ahırı olarak tabir edilen seviyeye inmiş durumda. antreman sonrası alex kaleye geçiyor, yumurtalı unlu şakalar yapmaktan takımın formu yerlerde geziyor. yahu sabahtan akşama antreman yapan adam, elinde un torbasıyla arkadaşını kovalayacak gücü nereden bulacak?
fenerbahçe'ye birkaç tane fenerbahçeli lazım... inşallah yanılıyorumdur...