17 mayıs 2000 tarihinden beri hasetlerinden çatlama süreci halen devam eden türk futbol kulübüdür. o tarihten bu yana yegane gündemi başkanın istifası ve istifayı geri çekmesi olan kulüptür*. parayla bir yerlere gelinemeyeceğini hala anlayamamış olan kulüptür. dünyada türklerin yegane utanç kaynağı olan kulübüdür. evet, tartışmasız(!) türkiye'nin en büyük futbol kulübüdür.
kalite olarak asla bir olcu birimi konumuna yerle$emeyecek spor kulubu.
egri oturup dogru konu$mak karakter geli$imi icin ziyadesiyle faideli bir durumdur. 5 agustos 2007 besiktas fenerbahce macinda kezman'in yaptigini profesyonellikle bagda$la$tirip daha ba$ka meziyetlerle harmanlayabilen bir taraftar kitlesine de sahiptir ayrica. gerci bu durum cok yadirganmamali zira baligin ba$tan koktugunu bilmek icin alim olmaya hic ama hic gerek yok.
taraftarı olmaktan ne gurur duyduğum ne de utandığım spor kulübü. sadece bu takıma sempati besliyorum. neden? sevdiğm insanlar tutuyordu, ben de tuttum. şimdi yenince seviniyorum, yenilince üzülüyorum. beşiktaş'ı ya da galatasaray'ı ya da diğer takımları küçümsemeyip, o takımları tutanlar hakkında kötü sözler etmiyorum. ulan cidden anlamıyorum ya? neyse ya, bu boşluklar da dolar elbet, bu ülke de giderek güzelleşir.
(bkz: fanatizm)*
istisnasız türkiyenin en çok kıskanılan futbol klübü. diğer takımlar tarafından bir ölçüdür adeta, misal;
- yeni yapılan stadımız fenerbahçenin stadından şu kadar daha büyük
- yeni alınan forvetimiz fenerbahçe'ninkinden daha hızlı vs vs...
süper kupa maçı boyunca çirkinlik yapan beşiktaş'ı çatır çatır yenen yüce kulüp. ama asıl komik ve bir o kadar da üzücü olan, çirkinliğin sahibi beşiktaş taraftarlarının hakaretlerinin adresi olması.
anlaşılan o ki hazmedememişler. eh zaman alır tabi. ama soda belki zamanın kısalması açısından yardımcı olabilir.
ilk defa avrupa da bu kafayla oynarlarsa başarılı olurlar dedirtebilmiş takım. dedirtebilmiş dedik hemen gammazlayın silin. tanım: sarı lacivert formasına turkuaz ı da eklemiş takım. kimden duydular acaba?
2007-2008 şampiyonlar ligi üçüncü ön eleme turunda ülkemizi beşiktaş ile birlikte temsil edecek takımdır . an itibariyle sözkonusu kura çekimi başlamıştır. işte fenerbahçe'nin muhtemel rakipleri;
son senelerdir aziz yıldırımın çiftliği gibi yönetilen, aşmış spor klubü, her yönden rakiplerine fark attığı kesindir, bir de engellemeye çalışanlar olmasa...
yeni sezonda en büyük sıkıntısı, kemik bir fenerbahçeli kaptanın kadroda yer almayacak olması ne yazık ki. özellikle tuncay şanlı ve ümit özat'ın takımdan ayrılmış olması, takıma saha içi ve dışında önderlik edecek bir ismin zor bulunacağı anlamına geliyor. tabii burada devreye roberto carlos giriyor diyebiliriz. özellikle saha içinde duruşunun, bulunuşunun bile takım arkadaşlarına güven verecek bir durum olduğunu düşünürsek bu konuda sıkıntı yaşatmayacağı aşikar.
sansasyonel bir kararla beşiktaş'a transfer olan rüştü'nün takımda yokluğu hissedilmeyecektir. fakat tuncay ve ümit için bunları söylemek zor. öte yandan beşiktaş'a yol alan diğer bir isim mehmet yozgatlı'nın yeri de ali bilgin ve colin kazım'la dolmuş gibi görünüyor. deivid ise şimdiye dek sergilediği performansla biraz umut saçıyor diyebiliriz. gökhan gönül ve ilhan parlak transferleri de yabana atılacak gibi değil fakat ilhan parlak benzeri bir isim olan semih zaten kulübüde yosun tutmuş durumda. umarım genç ilhan aynı sıkıntıları yaşamaz. kezman, lugano ve edu'nun bu sene şuursuzluk ve şaşkınlıktan çıkıp daha çok iş yapıp etki yaratacaklarını en azından düşünmek istiyorum. takımın en sevilen ismi appiah'ın ise kafasının karışık olması, yaklaşan ağustos ayı için sevimsiz bir gelişme olduğu söylenebilir. bu konu, her iki ihtimalin de göz önünde bulundurulacağı şekilde bir çözüme ulaştırılmalı. en azından geçtiğimiz sezon dinamo kiev eşleşmesinde tanık olduğumuz şaşkın bir fenerbahçe'yi bir daha izlememek için.
öte yandan zico da ligi ve avrupa'yı kısmen de olsa öğrenmiş konuma geldi sayılır yeni sezon öncesi. geçen sezon özellikle avrupa maçlarındaki etkisiz taktisyenliğini bu sezon ortadan kaldıracağını düşünmek istiyorum. artık her maçta, aynı dakikalarda devreye soktuğu oyuncular ve oyun anlayışı maçın her anına yayılmalı ve isimler değişmeli. örneğin genç(!) semih 79.dakikada değil de daha erken girmeye terfi olabilmeli.
yöneticilerin, sahada başa gelebilecek yanlış kararlara, rakiplerin galeyanına uymadığı takdirde gerginlikten uzak bir yıl yaşanacağını umuyorum. avrupa macerası pek iç açıcı olmayacağını tahmin etmek hiç de zor olmasa gerek. ama kadroda büyük bir değişim yaşayan fenerbahçe, belki sevenlerini şaşırtabilir. bu da hepimizin en büyük isteği tabii, doğal olarak.