bu kez şaşırtmadı.
şampıyon olmasına ramak kala verdiği maçlarla taraftarlarını üzen bu büyük camia. bu sefer beklenen sonuçla hedefine ulaşmıştır.
kutluyoruz.
bir beşiktaşlı olarak söyleyebilirim ki; sezonun ikinci yarısında yakaladığı inanılmaz performansla şampiyonluğu söke söke almıştır. hiç kimse açık aramaya kalkmasın, yok ofsayttı, yok kaleciydi falan. yiğidin hakkını vermemek günahtır lan.
bir maçında 11 dakika uzatma gösterilir, bir maçında rakibin yıldızı kadro dışı bırakılır, bir maçında 3 metrelik ofsaytlar verilmez, bir maçında 3 penaltı verilir, bir maçında kaleci ellerini kollarını toptan çeker vs..
böyle iğrenç bir takımdır.
ama asıl iğrenç olan bu takımın bu iğrenç şampiyonluğuna bile sevinebilen yavşak fenerbahçelilerdir.
şikeci bir takımdır.yanlız şöyle bir durum var bu fenerbahçe öyle salak takımdır ki son 5 senede 2 defa son maçda şampiyonluğu kaybetmişdir.şike yapar yapar son maçda yapmaz nedense.bu sene de trabzonsporu galatasarayı beşiktaşı şikeyle yenmişdir.son maçda da sivası şikeyle yenmekdedir.çünkü normal şrtlarda sivası yenmek şöyle dursun gol bile atamaz fenerbahçe.ha bu arada son 3 şampiyonluk maçında olduğu gibi rakibi olan takım(gs,bursa trabzon) ilk yarıdan maçı bitirmişdir.ama onlar haklarıyla yenerler fener şikeyle.
"olele!olala! haydi haydi bastır sarı kanarya!ölümüne sevdalıyız ölümüne kanarya.olele! olala! haydi haydi fener allah aşkına bayrağın dalgalanıyor taraftarın aşkıyla sen bil yeter yüreğimden söylerim yağsın yağmur sen aldırma
olele!olala! haydi haydi bastır sarı kanarya!ölümüne sevdalıyız ölümüne kanarya.olele! olala! haydi haydi fener allah aşkına bayrağın dalgalanıyor taraftarın aşkıyla.
olele!olala! haydi haydi bastır sarı kanarya!ölümüne sevdalıyız ölümüne kanarya.olele! olala! haydi haydi fener allah aşkına bayrağın dalgalanıyor taraftarın aşkıyla.her zaman her yerde en büyük feneer!"
galatasaraylılar boşuna beklemesin şampiyonuz diyen taraftarları var bu kulübün. üçüncüsünü artık biz de istemiyoruz lan. bu kadar kepazelik yeter, bokunu çıkarmayın.
"fenerbahce kulubunun her tarafta mazhar-i takdir olmus bulunan aseri mesaisini isitmis ve bu kulubu ziyaret ve erbab-i himmeti tebrik etmeyi vazife edinmistim. bu vazifenin ifadesi ancak bugun muyesser olabilmistir. takdirat ve tabrikatimi buraya kayd ile mubahiyim."
Mustafa Kemal Atatürk.
bugün şampiyon olursa sabaha kadar içer, eğleniriz.
şampiyonluk kaçarsa, sabaha kadar içer, efkarlanır, gün doğarken yine sarı lacivert atkımızı boynumuza dolar, dudaklarımızda fener marşları, efendi efendi evin yolunu tutarız.
galatasaraylıyım, ve bu sene bütün yapılması gereken işleri fener yaptı. helal olsun lan. 2. yarıdaki performansları dudak uçuklatacak kadar iyiydi. şampiyonluğu hak etti. aykut kocaman'a da helal olsun. ilk geldiğinde "daha sezon başlamadan atılır" demiştim ama yalancı çıktım. çok kötü başladı ama istediğini elde etti sayılır. "16 takıma karşı" falan yok kardeşim. hak eden alır kupayı. bu sezon hak ettiler galiba. ama gelecek sezon kaldığım yerden devam edeceğim. **
şike olayından sonra gelen edit: şampiyon olamayan, ligi 8. bitiren galatasaray'ıma kat kat daha fazla helal olsun. sarıyla kırmızıyla alnımızın akıyla!
meğerse bu sene yapılması gereken işlerin hepsini "para" yapmış.
evet. beşiktaştan kendi şampiyonluğu için medet ummuştur. Kendi üstüne düşeni yapamamıştır.Ancak genede tüm bunlar, rakibi şampiyon olmasın diye diğer şampiyon adayının altına yatmaktan daha onurludur.
gazete sayfalarından taşıyor sesleri; televizyon programlarından, radyolardan, dava dosyalarında dinlenen konuşmalardan. meclis başkanları konuşuyor; kulüp başkanları, sekreterleri, ortak basın açıklamaları, mafya babaları çıldırmış gibi. aklını kaybetmiş bu kalabalığın ortak dili türkçe, cümleleri küfür, iddiaları yalan, delilleri komplo teorisi.
belediye başkanları "fenerbahçeliliğimi dondurdum, bu sene şampiyon olamayacak" diye bağırıyor. zamanında fenerbahçe'de kaleci olmuş bir futbolcunun gol yemesinden bin teori uyduran taraftar, ankara'da fatih tekke için pankart açıyor, tam bir hafta sonra bir anda sevdası rıza çalımbay oluyor.
genel başkanları isviçre'de 8 hesabı olduğu iddia edilince iftiracılar, yalancılar diye köpüren partinin milletvekilleri, televizyon kanallarında "duyum" üstüne açıklama yapıyor "yalansa nasılsa ortaya çıkar" pişkinliğine hızla geçiyor. meclis başkanları "trabzon'un şampiyon olmasını istiyorum" diye bağırıyor, iki haftada bir kere. ezeli rakibin takım kaptanı katılıyor koroya, canlı yayında.
gençlerbirliği futbolcularının "trabzon için oynadık" sesi, karabüksporlu bir futbolcunun "saha içinde de iyi oynuyorlar saha dışında da" iftirasına karışırken, bir hafta sonra, sivasspor'un fenerbahçelilere ayırdığı tribüne kadar bulaşıyor yöneticilerin dilleri.
ceza sahası içindeki açık müdahaleye penaltı çalınmasına "şaibeli" diyenler, burak yılmaz'ın ceza sahası dışında verilen penaltısında havaya zıplayanların ta kendisi.
tam 10 sezondur yüzü kızarmadan fenerbahçe'nin federasyonu, medyayı, hakemleri ve kuzey deniz saha komutanlığını parmağında oynattığını iddia eden, su testisi kriteri hıncal, darth sidious tonuyla bağırıyor yeniden "penaltılar penaltı değil, fenerbahçe'nin şampiyonluğu önceden belli."
küme düşmeyeceği 31. hafta kesinleşenle, 17'de 17 parolasıyla yola çıkıp ilk 5'e gireninden, fener maçında savunma öncelikli olarak sahaya çıkıp trabzon maçında "açık futbolu" tercih edene kadar hepsinin ağzında delirmiş kelimeler.
gümbürtüyü duyuyor musunuz?
bu sarı lacivertin gelişinin paniği.
gökkubbeyi yere indirseler, bastığımız toprağı bir halı gibi ayağımızın altından çekseler, ayı gümüş, güneşi altın diye önümüze serseler bir kez olsun dönüp bakmayacağız.
anasını sikin diyen mafya babalarının, ibb maçında 60.000 kişiye oynadığı zaman susan ama takvim sivas olduğunda konuşan genel sekreterlerin, "saha içinde de saha dışında da iyi oynuyor" sözünden "deplasmanda da iyi oynuyor" sözünü çıkartan ancak "biz futbolu böyle oynarız" yazısından "yani nasıl oynarlarmış, ne demek bu" diye komplo teorisi yaratan zihniyetlerin inadına,
şampiyon olamasak da, olmasak da, kupanın yanından geçemesek de,
ben diyorum ki hüznümüzü gönlümüze bastırıp gururla duracağız karşınızda,
bu manyak, bu akıldışı, bu ahlak dışı, bu rezil dünyanın tam ortasındayız bizler, işte aldığımız formalar kardeşim, işte gördüğümüz şampiyonluklar, işte bir denizli maçından sonra kalbimize dercettiğimiz gözyaşlarımız var.
çok acı gördük, çok büyüklük gördük, çok yükseldik ve düştüğümüz de oldu, hep daha iyi oynasınlar istedik, hep daha çok gol atıp yensinler. yetmedi bize kardeşim 3-5, 6 olunca 10'u istedik.
siz baktığınızda kahrolursunuz, bizin gönlümüzde alex'in ankaragücü'ne attığı gol değil, sanat. orada heykel gibi bir duruş var, michalengelo'nun davud'u, orada topun inişi iniş değil, van gogh'un fırça darbesi, arkasından yükselen tezahürat değil, ses değil, gönüllerinizi yakan, gözlerinize yaş düşüren, mozart'ın requiem'i.
sarı lacivert çubukluyla çıktı mı bu çocuklar sahaya, oynadıkları top değil, sevgimiz, heyecanımız, çünkü iyiler de kazanır lan bu dünyada. küfürlerinize rağmen kazanırlar, ağzınızı işgal edip dudaklarınızda iftira olan hırsınıza rağmen kazanırlar, devlet bakanlarınıza, nüktedan başkanlarınıza, tbmm başkanlarına, büyükşehir başkanlarına, her şey mübahtır anlayışınıza rağmen kazanırlar.
ipinden kopmuş komplo teorisyenleriyle çizdiğiniz algı gümbür gümbür sallanıyor ya her golde,
lugano'nun vurduğu top fileye değil de, hepinizin hayallerine giriyor ya hani, geminin limana girişi gibi,
mızrak gibi kalkıyor ya binlerce kol, onlar kol değil davud'un calut'un alnında patlayan sillesi.
gümbür gümbür geliyoruz. öyle afilli. bembeyaz şortlarımız, bembeyaz çoraplarımız, simsiyah kramponlarımız yemyeşil çimlere her değdiğinde, titretiyoruz hepinizi, "yine kazanacaklar" diye.
çünkü tam bitmişti derken kalkabilir fenerbahçe. malatya'ya yenilmesiyle dalga geçerken boğazınıza dizer arena'da, inönü'de, 19 mayıs'ta, atatürk olimpiyat'ta, iki haftada bir saraçoğlu'nda.
çünkü top oynuyoruz kardeşim biz. 7 kişi 8 kişi 70 dakika kapanan takımlara karşı 90. dakikanın uzatmasının son saniyesinde didiniyoruz hala.
çünkü manyaklığınızla uğraşıyoruz, yumruk atan adamları bağrınıza basmanızla, sahaya rakı şişesi atan adamları unutturmanızla, 17 yaş altı takımını kendi evinde dövenleri sahiplenmenizle, berabere kalan bir maç sonrasında maçta oynamayan bir takımı suçlayacak başkanlarınızla, hıncalınızla, ermanınızla, ağaoğlularla, evdeki son maçında bilet almayıp bir hafta boyu komplo teorisi kuran taraftarlarınızla, kafamıza attığınız mermerle, 5000 kişi sahayı bastığında "bahane arıyorlar" tiynetindeki başkanlarınızla, başka adamın formasıyla sporcusunu sahaya çıkartıp bunu herkese yedirmeyi bekleyen yöneticilerinizle, kimsenin kıymet vermediği gazete yazarlarınızla.
şampiyon olmayalım,
sarı laci sahaya çıktığında gümbür gümbür sağır ediyor ya kulaklarınızı, titriyorsunuz ya kupaya elimiz değecek diye, biliyorsunuz ya iyi olduğumuzu, her maçı izleyip kahroluyorsunuz ya, yalanınız, iftiranız son sığınağınız olduğunda bizim hala gözlerimizi yaşartan alex'imiz var ya,
mutluyuz yahu?
biliyoruz kimin iyi kimin kötü olduğunu,
görüyoruz kimin iftira attığını ve kimin iftiraya maruz kaldığını,
umut kuruyoruz, hayal ediyoruz, bu pisliğin içerisinde güzel bir maç daha bekliyoruz,
boğazınızdan geçmiyor ya hiçbir golümüz,
gümbür gümbür geliyoruz.
duyuyorsunuz, sokaklarda, caddelerde, gittiğiniz her yerde.
önce uzaktan geliyor, sonra evinizin içinde, bir patırtı, karmaşa, gökgürültüsü gibi bir anda:
fenerbahçe. fenerbahçe. fenerbahçe. fenerbahçe.
hiç böyle sevmediniz be kardeşim, izmir'in alsancağında sarı lacivet bayraklar olacak pazar günü, aynı sakarya'da, düzce'de meydana asılacağı gibi. sivas festival yapacak o gün, aynı ankara'nın kızılay'ında formalı çocukların güleceği gibi.
babalar oğullarına forma alacak o gün, lefter'i anlatacak bir kere daha, küçücük kızlar alex'i izlemek için geçecek televizyonun karşısına, kayseri'de 55 yaşında bir adam koltuğun üstüne çıkacak uğuru bozulmasın diye, atina'da bir fenerbahçe'li hz. meryem'den yardım dileyecek, trablus'ta bir adam allah'a dua edecek o gün. şam'dan bosna'ya, bakü'den edirne'ye kaç dilde yakaracaklar rablerine,
gümbür gümbür geliyoruz,
yapayalnız, tek başına, birbirinin halinden anlayanlarla, gökte uçan uçurtmaya bakar gibi balkondan sallanan bayrağa bakanlarla, sokakta niang diye bağıran çocuğun neşesiyle, sağ kanattan bindiren gökhan gönül'ün teriyle, bağırmadan çağırmadan, iftira atmadan, kalbinden geçeni saklamadan,
her daim en büyüktür. fenerbahçe büyüklüğü, ne kupa büyüklüğü, ne başka bir şeydir. fenerbahçe'yi en büyük yapan diğer takımların ona karşı duyduğu komplekstir.
kendi takımlarınızın başlığı yerine, fenerbahçe başlığı altına entry girmeniz fenerbahçe'yi yüceltiyor. farkında mısınız?