Kanımca kadın erkek esitliginden çok kadın üstünlügünü savunan bir akimdir. Ayrıca üniversiteye kadar ki gördügüm kiz arkadaslarimin hemen hepsinde sanki biraz cinsiyet ayrimciligina yol açmistir.
son zamanlarda kendisini feminist olarak tanımlayan kadınların, çeşitli bahane ve iftiralarla erkeklere saldırması bizleri feminizmi yeniden tanımlamaya mecbur kılmıştır. evet sevgili sözlük yazarları size göre feminizm nedir?
bence feminizm; aptal, çirkin ve aşağılık kompleksine sahip kadınların sağa sola kuduz köpek gibi saldırmasından başka bir şey değildir.
SANAYi DEVRiMiYLE BiRLiKTE FABRiKALARDA ÇALIŞMAYA BAŞLAYAN KADINLARIN EŞiT iŞE EŞiT ÜCRET iSTEMiYLE ORTAYA ÇIKMIŞ BiR AKIMDIR. GÜNÜMÜZDE ANLAMINDAN SAPMAKTADIR. KADINLAR FEMiNiZM BOKUNA KENDiLERiNi REZiL EDiYORLAR.
çirkin olan kadınları sallamayan erkekler sayesinde oluşmuş harekettir. ee, bunlarda "erkekler bize bakmıyor madem, bizde birleşelim erkeklere saldıralım" derler.
ulan bir tane güzel feminist kız olsun lan. hiç mi olmaz? yok.
kadına şiddet konusundaki görüşlerim çok sert. taciz ve tecavüze karşı tutumum da normal bir bireyin takınması gereken tutum ile aynı. buraya kadar bir sorun yok.
ama olayı abartan kadınlar, kadınlarımız. sözüm sizlere. siktirin gidin ve psikolojinizi düzeltin. bu bir ayıp değil. ya da üniversitede bir erkeğe aşık olup erkek tarafından kullanıldıktan sonra feminist olmaya kalkmayın. erkekleri genellemeyin. kimseyi, hiç bir şeyi genellemeyin. evet, amına koyduğumun yeri tacizci ve tecavüzcü kaynıyor. taciz olmayan durumlarda sırf erkeklere olan nefretiniz yüzünden boş yere suç atmayın. bunlar harici ne bok yerseniz yiyin.
feminizm adına zerre fikri, bilgisi, araştırması olmayan sevgili uludağ sözlük yazarları. pek de sevgili değilsiniz aslında. bu konuda söylemem gerek tek şey feminizm ne erkek düşmanlığıdır, ne nefret akımıdır ne de salt lezbiyenliktir. feminizm bir özlük mücadelesidir, hak mücadelesidir, kadını "bayanlaştırma" avamlığından kurtarma mücadelesidir. bir feminist erkeklerden nefret edebilir, lezbiyen de olabilir. bunu genelleyip feminizmle bağdaştıramazsınız. aslında buraya saatlerce yazacak şeyim var bir türk erkeğine de. paydos.
şimdilik esenlikle kalın.
hakkında kadından çok erkeğin yorum yaptığı fikir akımı. Siz savaşmaktan ve politikadan başka bir şeyden anlamazsınız ezik mağara adamları. O yüzden yorum yapmayın.
Sonra bu kadinlar erkeklere niye dusman. Acin iki cumle okuyun feminizm hakkinda. Feminist gecinen kezbanlarin haykirislarini dinleyip de gayet koklu bi ideoloji olan feminizme bok atmayin. Bugun anoreksiyadan olen kadin sayisini arastirin mesela. Sonra gelin istediginiz kadar cekistirin feministleri.
bazı yönlerden desteklediğim, bazen eleştirdiğim akım diyelim.
en az 10 feminist söyleşiye katıldım. konferans, seminer adına ne deniyorsa artık. ve feminist stk'ların başındaki isimlere şu aşağıdaki soruyu sordum, hepsi anlamsızca kemküm etti, cevap vermedi. neden bilmiyorum.
kadınlar televizyonlarda, dergilerde, internette yani genel olarak medyada pazarlama aracı olarak kullanılıyor. bir pop müzik klibi izliyorsunuz . sözler alakasız olsa da klip tamamen göğüsler ve kalçalar etrafında şekilleniyor.
bir araba, çikolata, dondurma reklamı izliyorsunuz. reklam tamamen kadının çekiciliğini kullanmak üzere kurulu. yani kadın vücudu pazarlama aracı durumuna getirilmiş.
veya haberler, magazin, tv, dergi aklınıza ne geliyorsa 7x24 makul kadın yaratıyor. işte seksi manken "x" harika kalçalara nasıl kavuştu? göğüslerini nasıl dikleştirdi falan. kadın tamamen seks ihtiyacını karşılayacak, düzgün fizikli, göze hitap edecek bir şey haline getiriliyor, diğer kadınlar makul değiller mantığı oluşturuluyor.
veya dizilerde fiziği düzgün, seksi kadınlar hep başarılı iş kadını, zengin, kariyer sahibi. kilolular ise hep temizlikçi, hizmetçi.
veya bütün haberleri yine göze hitap eden kadınlar sunuyor.
neyse örnekler çoğaltılır ama genel olarak kadın fiziğinin pazarlama aracı olarak kullanılması söz konusu.
ben de feminist stk liderlerine bu durumu anlattım, neden bu duruma da tepki gösterilip değiştirmek için bir şeyler yapılmadığını sordum. ama hep " işte o yapımcıların kendi tercihi, sanatçıların bilmem ne bilmem nesi " falan gibi kaçamak cevaplar aldım.
evet ben bağrı yanık bir anadolu erkeği olarak bu durumdan rahatsızım ve feministleri harekete çağırıyorum.
akımın ortaya çıktığı zamanlarda feminist bir kadına "feminizmden ne anladığını" sormuşlar, şöyle cevap vermiş;
- ben hiçbir zaman feminizmin tam olarak ne olduğunu öğrenebilmiş sayılmam. bildiğim, ne zaman kendimi bir paspastan ya da fahişeden farklı hissettiğimi açığa vursam, insanların bana feminist dedikleridir.
Dünya'da feminist olup evlenen ve çocuğu olan çok kadın vardır. Ama Türkiye gibi saçma salak ülkelerde kadınlar feminizmi erkeği aşağılamak, her boku yiyebilmek gibi absürt bir muhtevaya büründürmüş. Feminizm kadın erkek eşitliği prensibine dayanır, erkeği aşağılamak değil.