felsefe sözcüğü köken olarak yunanca arıyorum, peşinden koşuyorum, seviyorum anlamına gelen philia ve bilgi, bilgelik anlamına gelen sophia sözcüklerinden türemiştir.
felsefe insanı, evreni, doğayı anlamak amacıyla sürdürülen bir araştırma gayesidir. bunları ararken de evren nedir? ben neyim? nereden geliyorum? nereye gidiyorum? yaşamın anlamı nedir? neye inanmalıyız? gibi sorular sorar.
felsefe için bir tür düşünce etkinliği de diyebilirz.
"Felsefe hayatı anlamlı kılar." Aslında orijinali "varoluşçuluk felsefesi hayatı akla uygun kılar" ama ben sadece felsefe kısmını kullanmayı seviyorum.
Felsefenin bin bir türlü inceleme alanı var. Ben kendi açımdan varoluşçuluk ile ilgileniyorum. Onlara göre bizim daha az oksijene ama daha çok varoluşçuluğa ihtiyacımız vardır.
Genel olarak benim ilgilendiğim alan "hayatın anlamı" sorunudur. Ne olursa olsun ben bu krizden kurtulamıyorum. Her ne kadar artık depresyonda olmasam bile bu sorun aklımın hiçbir köşesinden çıkmaz ama felsefe bana bu konuda hep yardımcı olur. Sorular sorar ve arar. Hiçbir zaman durmaz ve aradığının peşinden sonsuza kadar koşar. Neden buradayım, olmak nedir, tüm bu yaşananlar nedir amk diye sorarak orgazmdan zevkli anlar yaşatır.
Tüm bunların dışında bana özgürlük sunar. Düşünebilme özgürlüğü ve yeterliliği insanın hayatına anlam kazandırmasındaki en önemli faktörlerden biridir her zaman. Felsefe için "insan nedir?" sorusunun cevabı "yaşayan ve düşünebilen bir canlıdan" çok daha ötesidir. Size sınırları aşmayı öğretir. Bilinmeyene korkusuzca yaklaştırır. Hayatı çekilebilir raddeye getirir.
Felsefe bir ilaçtır. Antidepresan, antipsikotik, anksiyolitik ya da antiepilektikler gibi duygu durumunuzu düzenleyen bir yardımcıdır. Felsefe hayat kurtarır.
Insan için su ve oksijen kadar değerli bir şey. Bir nevi okyanustur. Olmasaydı insanlık kirini yıkayamazdı. O halde kir olmasaydı felsefe de olmazdı. Belki olurdu ama insanlar değerini bilemezdi.
Felsefe'nin yeri bende çok ayrı çünkü lise 1.sınıftayken müdür yardımcımıza aşıktım ve kendisinin branşı felsefe idi. Çok yakın arkadaşımda okulumuzun matematik öğretmenine aşıktı. Yemin ederim sınıfla hiçbir bağımız falan yoktu. Derste kendi aramızda onları konuşur teneffüs olunca da onların peşinden koşardık. Bütün hocalar bizi tanırdı sima olarak. O iki hocamızda sevdiğimizi bilirdi. Hatta bir kere kütüphaneden felsefe kitabi alıp onun odasını önünde "odasını kapısı açık ve masası tam karşımda" yazıyı göstere göstere okumuştum eheheuhehhe o gülümsemesini hiç unutmam :') o zamanlarda felsefe ile uğraştığımı düşünürdü canım benim....
Arkadaşım hala matematik hocası ile görüşür tabi eski zamanlar gülüp geçiyoruz artık. Bir gün bir kafede ben, o yakın arkadaşım ve matematik hocası ile oturup hoşbeş ettik Fakat sohbetin ilerleyen kısmında matematik hocası bana "Kayhan hocanı gördüm biliyor musun? " dedi bana. O kadar çok şaşırdım ki :') "tutup kolundan keşke getirseydiniz hocam" dedim. Gülmüştük falan. Anılar güzel şey vesselam.....
işsizlerin ilgi alanlarından yalnızca biri. hobbes ne diyor leviathan'da, "felsefeyi doğuran boş zamandır". gerçi o başka bir şey için söylüyor ama haklı.
genel anlamda herkesin yaptığı, var olan tüm idea ve fikirlerin karşılaştırılıp farklı farklı değerlendirilebilineceği yaratıcı düşünsel faaliyettir, kime göre neyse o olabilendir.
heidegger ayıp etmiş. tam tersi felsefeyi anlamsizliktan arindirip, felsefi söylemleri kavram analizine tabi tutmak gerekmektedir..bu da analitik felsefe ile mümkündür.
Kedimin ilgili olduğu alan hatta kendisi de bir filozof. Onun etiği felsefe literatüründe potuckian ethics diye geçiyor ve ismi potuk. Potucyan etiğe göre, mama almak için her türlü şıllıklık mübahtır. Yavrular daha büyümeden yeni çocuk yapmanın önünde hiçbir engel yoktur. Biraz max stirner'in egoizmi var. Hiççi diyemem kendisi için,zira sürekli anlam yaratacak, değer yaratacak şeyler peşinde. Geleceğe akıllı ve sağlıklı kediler yetiştirdi kendisi çünkü. Bunu kendi arzularını -canı isterse sevdirmek- koruyarak yapabilmesi ilginç. Fotosu ektedir.
(img:#1415720)
bilginin peşinden koşmaktır. yaşanilan dunyada,evrende olan biten her sey icin ulasilan bilgileri degismez gercek olarak kabul etmeden merakli ve yaramaz bir cocuk edasiyla hikmetin pesinden koşmaktir.Ortalama yasayan bir insanin dikkate almayacaklariyla bir ömür çürütmektir.Saygi duyulasidir.