Üniversitedeyken felsefenin, her insanda doğuştan bulunan zihinsel bir organ olduğunu düşünürdüm. Kimilerinde ufak bir kıvılcımdı, kimilerinde ise koca bir yangın.
Felsefe yapmayı becerebilmek için temel yaşam kaynaklarına sahip olabilme zorunluluğu ile birlikte, iyi yapabilmek için tarihini bilmek zorunda olmak gerektiğine inandığım çok okuyup, okunan hiç bir şeye kuşkusuz yaklaşılmaması gerektiğini düşündüğüm düşünce çöplüğü.
köle sahipleri ekmek kaygusu çekmedikleri
için felsefe yapıyorlardı, çünkü
ekmeklerini köleler veriyordu onlara;
köleler ekmek kaygusu çekmedikleri için
felsefe yapmıyorlardı, çünkü ekmeklerini
köle sahipleri veriyordu onlara.
ve yıkıldı gitti likya.
hakikat yani truth kavramına bir çok yargı getirildi. hepsininde güzel yada daha doğrusu iyi olduğuna dair bir şey söylemek içi boş konuşmak olur.
pesimistler varoluşcular ve nietzsche'ye büyük ayıp olur, keza nihilistlere de.
hepsinin geçelim estetik rölatiftir. varlığa rölatif bakamayız. değişmez olduğunu kabul edeceğimiz bir şeye rölatifleştirmek onu sığlaştırmak ve yozlaştırmak olur.
iyi ve kötü bir tabana bağlamak adına güzel çirkin benzetmesine yukarıda dem vurdum.
güzel olan, saygı duyulan, sevilen ve araştırmayı ilke edinenlerin uğraşıdır. ama eleştiri de şart; felsefe yapan insan eğer edebiyat yapmıyorsa, gereğinden fazla genel geçer bilgilere bağlı kalıyorsa, edebiyat yapana nazaran daha az incedir.
bbc' de yayınlanan, antik dünyanın dehaları-1-2-3 ve modern dünyanın dehaları-1-2-3. bilmeyenler için başlangıç olarak güzel, bilenler için görsel açıdan harika şeyler var. budha, sokrates, konfüçyüs, marx, freud ve nietszche.
felsefe tarihi ile ilgili okuma yaptığımızda, felsefe hep antik yunandan başlatılır. bunun da sebebi ilk dine dayanmayan, akla dayalı düşünüş tarzının antik yunandan başladığıdır. daha önce felsefeye benzer düşünüşler olsa da bunlar dinden sıyrılamayan düşüncelerdir.
felsefe tarihi okuması yaptığımızda antik yunanın bana göre en ilginç yanı felsefenin başlaması yanı sıra, modern bilim ve felsefenin bütün konuları neredeyse antik yunandan bir şekilde işlenmiş olması. yani eğer aristo felsefesi yaklaşık 2000 yıl egemen olmasaydı, modern felsefe ve bilim çok daha erken ortaya çıkabilirdi.
sadece dikkat çeken iki karşılaştırma yapacağım, antik dönem sofistlerinden olan
1) sofist thrasymakhos ''ne tür parlak sözlerle anlatılırsa anlatılsın, adalet güçlü olana yarayan,güçsüze zararlı olan şeydir.''
bu düşünceden yıllar yıllar sonra marx neredeyse aynı şeyi işleyecek.
2) sofist kallikles ''adaleti güçsüzlerin kendilerini korumak için güçlülere karşı kurdukları bir tuzaktır.''
bu düşünceden çok sonrada nietzsche aynı şeyi tekrar dile getirecektir.
Felsefe konusunda gerçekten yararlı bir izleme yapabileceğiniz, herbiri en az 2-3 saat olan, ufuk açıcı, felsefe tarihini izlemenize yardımcı olan videolardır.
Kalemsiz Kağıtsız izlenmemesi tavsiye edilir, herbir cümle not edilesidir.
1- Teoman duralı-kafa dengi programı
2- dücane cündioğlu-teke tek(aydınlanma nedir)
3- Ahmet arslan-celal Şengör teke tek(2 program)
Bunların hepsi YouTube'da var, izlenmesini hararetle tavsiye ederim.