kendimce gerekli gördüğüm bir alandır. bilgiyi ham olarak alsak bile onu kendimize indirgememiz ve ondan bir sonuç çıkarmamız gerekmektedir bu da yorumlarla olur ki bu yorumu yapabileceğin alan felsefe oluyor.
Ülkemizdeki karşılığı dinsizlik olan düşünüş şekli. Eğer doğru anlaşılabilirse gazali gibi, farabi gibi müthiş islam düşünürleri çıkarbiliriz. Caner taslaman bu noktaya adaydır.
anadolu Üniversitesi nin sağladığı ikinci üniversite imkanı sayesinde aşkla başladığım bölüm. şu an yaptığım işte harcandığımı düşünüyorum uzun zamandır. meğer benim ihtiyacım tam olarak bu bölümmüş. umarım tamamına erdiririm.
hegel, nietzsche, sartre okudukça insanları sözlüklerde bloglarda sayfalarca tespit sıçmaya iterken beni 55 yaşında emekli albay boşvermişliğine itiyor bu disiplin. ulan her şey daha bir boş geleceğine adam tespit sıçıyor. hayatını yaşa geç lan gavat.
Evrenin kanseridir ve bir kuantum sürecidir.
Evet toplanın teorimi anlatıyorum. Kuantum abimiz der ki; velev ki içinizden bir münafık çıkıp desin ki; ahan da atom şurada, işte atOm oradadır. Sen o atomu var edersin. Ama afedersiniz lisanımı bağışlayın, o atoma g.tünüzü dönmeye görün, bir anda heryerde olur.
işte felsefe sukut içerisinde döngülerinde savrulan evrenimizde, ota boka ahanda şurada demeye çalışmaktadır. Netekim verdiği her cevapla, tarif ettiği her olguyla bizi, kendimizi anlamaya bir adım yaklaştırıyor olması, tamamen gözardı edemeyeceimiz bir unsurun varlığını eleveriyor. Felsefe verdiği her cevaba karşılık, misliyle daha fazla soru soruyor.
insan evladı merak ediyor işte, acaba cevap aramaktan vazgeçip sadece soru mu sorsak?
güneş ışığı gibidir. bir zihne değdiği zaman o zihnin içinden süzülüp gelen sözler, güneş ışığında kızarmış domatesler gibidir. suludur, lezzetlidir, güzeldir ve kıpkırmızı, taze, göz alıcıdır.
Felsefenin en büyük iki görüşünden birincisi olan idealizm, tüm dinlerin babasıdır. Haliyle ateizmin karşıtıdır. Böyle bir durumda felsefe ile ateizmi bir tutmak imkansız hale gelir. Felsefe denilen şey bir orman ise, ateizm de o ormandaki sıradan bir ağacın dalıdır.
felsefi düşüncenin kendisi mutlak bilgidir. Felsefi Bilimler bu bilgiyi oluşturan kavramların nasıl eklendiklerini ve Doğru'ya ulaşmasına nasıl olanak sağladıklarını gösterecektir. Tarih, olarak felsefe önceki bütün felsefeleri kendi içinde bütünleştirir ve aşar. Ancak bunu yalın bir toplama işlemi biçiminde değil. Doğru'nun kendisine ulaşmak üzere gerçekleştirdiği eyleme göre yapar. Felsefenin her parçası bir bütündür, her felsefe bir dairededir ve tarih dairelerin dairesidir; bunun sonunda düşünceye ulaşılır ve orada felsefe gerçekleşir.
felsefe, insan zihninin üzerinde düşündüğü tüm soru ve sorunlarla ilgilenir. bunlarla ilgili akıl yürütür, yorum yapar ancak hiçbir konuda son sözü söyleyip, noktayı koymaz.
Bir bakıma kofti bir bilim. Düşün düşün nereye kadar. ayrıca nesnel değilde öznel olması yani kişiden kişiye değişebiliyor olması onu daha da basit yapıyor.