Çok kaptırmamak gerekir yoksa sonra yalnızlaşıp insanlardan soğuyorsunuz. insanların her dönem az da olsa ilgilenmeleri gerekir. Kişiliğini, insanları ve içgüdüsel hisleri tanımak için
sorgulama disiplini..
sorgulayaman, her şeyi şeyhine bırakanlar tarafından saçmalık olarak nitelendirilir.. bir kere kur'anı açıp baksa şunu defalarca görecek; akıl etmez misiniz?
ama yoook, o niye açıp okusun ki, onun yerine okuyanlar var.. bununla karşılaşırsa şeyhi ne olacak, ıskartaya mı çıkacak?
Sakın yukarıdaki gibi bir yerlerde en büyüklerden sayılacak kadar popper'ın ciddiye alınan bir felsefeci olduğunu ve heidegger'in dasein'ının tanrı benzeri gibi bir şey olduğunu söylemeyin. Yani eğer komedyenseniz söyleyebilirsiniz, gerçi daha çok dramatik.
Dasein'ı kilise sahiplenmeye çalıştığında bile heidegger buna itiraz etmiştir. Tanrım bu ne cehalet? Metafiziğe saplanmak? Bak fenomenoloji diyoruz, fenomenolojik ontoloji diyoruz, kökensel verilerin yadsınmaması diyoruz.
Felsefe, gerçekliği doğa-üstü arayarak kendisinden kopup metafizik disiplini haline geldi. Bu nesnel ve öznel tüm idealistlerin felsefeyi kurgulamalar bütünü haline getirmesi demek idi. Öte yandan -tabiri caizse- gerçekliğin bir madde ile tecessüm ettiği görüşü ise felsefenin sınırlandırılarak fusisten naturaya indirgenmesi oldu.
Peki, hep hatalar hep hatalar... Ne düzeltir bunu? Öncelikle yapılması gereken platon'u ve devamında onun hikayesini başka formlarda anlatan tüm düşünürleri; ayrıca bunların tam karşısında durarak gördükleri hatadan yanlış sonuç çıkaran natüralistleri eleştirme cüretini göstermek ve gerçekliği bir ön-kabul değil de sonuç olarak görmek gerek.
felsefe doğadan bağımsız olarak düşünülemez. insanlık tarihinde genelde bilgisizlikten son dönemde de serserilikten gözleri doğaya kapalı bir felsefe yapısı revaçta.
Kant, Lock, Mill vs. hepsi doğadan bihaber insanlardı, fikirleri de haliyle doğruya hayli uzak çıktı. Fakat bunlar hala savunulur, hatta her türlü doğa bilgisine rağmen felsefe gözlerini kapatıp kendi hayal dünyasına yeni resimler çizer. Aynı durum bilim alanlarının da felsefeden kopuk oluşunda var.
Varlığı daha kolay incelemek için parçalara ayırdıktan sonra dağınıklık yüzünden parçaların aynı bütünün parçaları olduğunu unutmuş olmak ne acı...
Müslüman olduğunu söyleyenlerin "felsefe kötüdür" gibi cümle kurmalarını tamamen bilgi eksikliğine bağlamaktayım.
Zira insanın kendisini dizayn eden varlığı bulmasını sağlayan, onun düşünce ve muhakeme yeteneğidir. Muhakeme etme sürecinin hepsi ise, felsefeye dahildir.
Felsefe, ispatlanmış tüm görüşlerin ilk basamağıdır. Aynı şekilde maddesel olarak ispatlanmamış görüşleri, ispatlanmış görüşler üzerinden benzetme ve kıyas yollarını kullanarak, teorik anlamda ispatlayabilir.
Yani sorun felsefe yapmak değil, ancak felsefeyi nasıl yaptığın olabilir.