söyledikleri çoğu zaman doğru olsa da dilinden dökülen sert notalar nedeniyle kendilerini bir safa koyanlar tarafından anlaşılması ya da algılanması pek mümkün görülmeyen sanatçıdır. hadi bu adam dediğiniz; fiziksel özelliğiyle dalga geçtiğiniz nerdeyse yerden yere vurduğunuz adam haksız diyelim. hadi bu adamın her söylediği yanlış diyelim. padamın dine saygısı yok diyelim. dedik... e hadi zaman tünelinde biraz geriye gidelim ne dersiniz? mesela 2009 yılının temmuz ayına süzülelim mesela topkapı müzesine gidelim. o müze de idil biret konseri olsun birde. kimseye zarar vermeden konserine devam etsin bu yüzü güzel eli ayağı düzgün kadın. bi dakka konsere devam edemiyor neden? nedeni çok basit çünkü konseri konseri sadece alkollü içecek tüketiliyor bahenesiyle basan zihniyetin sulanan ağzı.
yani dine saygı duymanın sınırı yok; saygı duymak hapsedilmek ya da her an yargılanacakmış korkusu ile yaşamaksa bunu bazı korkaklar gerçekleştirebilir. hangi iktiadar gelse o na yanaşarak ya da onun politikalarına inceden inceden destek vererek, hiç değilse öylece susarak duruma tabi olmaksa dine saygılı olmak. ne yapsın fazıl say bu konuda pek becerikli değil. idil biret konserini basan zihniyet'e laf yok. üniversiteler ahlakımızı bozdu el ele dolaşıp geziyorlar onlar cezalandırılmalı gibi bir beyanatta bulunan zihniyet bunu söylerken rahat rahat konuşabiliyorken. bu cahillliği ayan beyan açıklayabiliyorken öylece hayatına devam edebiliyor ve fazıl say aynı güncel dönemde yargılanıyorsa herkesin kendisine artık ne kadar hapsedilmişse o kadar iğne, çuvaldız, döner bıçağı, şiş, tığ batırması gerekirken. asıl bu tür konularda mevzuya hemen dine sygısızlık olarak atlayanları anlamak çok güç. aslında üzerlerine geçirilmiş soyut burkanın kevgirli penceresinden dünyaya bakarken buna alışmış olmaları ve bunu kabullenmeleri hatta savunmalarının anlaşılması daha güç. bunu bir anlasalar kim bilir kaç yüz yıl yol alacaklar da işte onlara saygı göstermek lazım değil mi çünkü? hadi saygı gösterelim; mesela ötenazi hakkı diye bir hak yok türkiye de çünkü bu hakkı kullanmak istemek bile dine saygısızlık olarak algılanabiliyor. yani saygı kavramı saygısızlığın ta kendisi buralarda. bu kavram ve olumsuzu olan saygısızlık aslında tam ters bir perspektif. algılanması güç çünkü boyutlar farklı. nietzsche gibi mesela? üstelik o çağda; algılanması; algı... paralel evrenler v.b. algılar. bu algılardan en basiti olan ateizm ya da agnostik düşünce yapısı bile algılanamzken hangi dünyalı "saygı" kavramından bu kadar basitmiş gibi bahsedebilir?
Kültür bakanı...
Bir kere olsun "Fazıl Say ülkemin değerli sanatçısıdır, ona son aylarda yapılan haksızlıklara karşıyım. bu saçma , demokrasi dışı davada beni yanında bilsin! Hayyam retweet ettiği için müzisyenimin hapislere düşmesini istemem! Sanatçımız suçsuzdur, dokunmayın!"
demez, diyemez...
Diyememesinden de ne kadar demokrat (!) olduğunu anlarız...
içinde bulunduğu toplumun degerleri ile alay eden, onları aşağılayan, onlara küfür eden bir iki ayaklı cumhuriyet aydını türüdür, nesilleri tükenmiş kelaynaklar gibidirler bunlar, işte bi bu kaldı, bir müjdat gezen, bir levent kırca, bir zeki alasya metin akpınar kalmışlardır ki muhtemelen bunların tamamı, zeki alasya nın gururla açıkldığı gibi mason olmaları % 99 dur bu gibi cumhuriyetçi sözde laik, sözde kendilerine aydın gerici cuhelanın.
saydık saydık sanırım sonuna geldik bu gibi iki ayaklı insan görünümlü faşiklerin, işte baktığın zaman bir kaç tanesi dışarda küfretmeye devam ediyor, bir kaç tanesi içerde ceza alacagı günü bekliyor, mahkeme kapılarında başbakan ı tehdit ediyor, "erk bir gün el degiştirebilir" napacan ibne başbakanımı asacan, diye soran yok bunlara elbette, bunları ateist zannedenler yanılırlar, bunların hepsi gizli dinlidirler ama biz ulusalcı ibneler gibi olmadıgımızdan milliyetleri küfürmüş gibi burda yazamayız, degersiz olan aşagılık olan milliyetler degil, iki ayaklı olup, insan olmayı başaramayan insansı faşiklerdir. saydıl saydık sonuna geldik sanırım, nefret suçu yasası çıktıgında bunların kalanlarıda içeri girerler, bu millete küfretmenin ucuz olmadıgını hepsi görmelidirler.
ateist fikirlerini yaydığı için dinci gerici savcılar tarafından hapis cezası istenen sanatçı.
akp'nin gericiliği, toplumun üzerine giderek daha baskın olarak çörekleniyor.
En ilginci şudur, zaten Twitterda herkes gün boyu aklına geldiği gibi saçmalayıp, aklına gelebilecek her konuda Atatürk'ten Hazreti Muhammed'e hükümetten penguenlere kadar herkese karşı yorum yapıp küfrederken ''kabak'' onun başına patlamıştır.
avrupa veya amerika da yaşıyormuşçasına rahat konuşan, türk insanının komplekslerine yaraya tuz basar gibi bastıran müzisyen. hiç politik olamayan aksine sürekli olarak antipatik görünen insan. bir bakıma ukala, itici bir tip olmasına karşın aslında çoğu sanatçıdan samimidir bu hali.
şöyle ki;
bu ülkede sanatçıların %90 ı halka bağımlıdır, kendilerini halka sevdirmek zorundadır. oyuncusu,müzisyeni herkes sevgi, ilgi ve reytinge muhtaçtır.
oynadıkları dizi izlensin, çıkardıkları albümler satsın, konserleri dolsun gibi bazı sebeplerle halkın gözüne girmeye çalışırlar. fazıl say rahatlığını asla hissedemezler. yıllarca türlü şekillerde frikik verip donlarını gösteren hatunların şimdi ''hayırlı cumalar'' şeklinde twitler atmaları, ramazan ayında oruçlu olduğunu belli etmeye çalışan ünlüler, namaz kılarken fotoğraflarını yayınlayan ünlüler ..vs daha mı samimi sanki bu tipler?
samimi olan fazıl say dır çünkü halktan bir beklentisi yok, daha sempatik olsa konserleri daha çok dolmayacak, daha çok insan tarafından sevilse daha çok para kazanmayacak. boş boş konuşup antipatik olması da şart değil ama samimidir özetle. ne ise o dur aslında. sevdiğimiz ya da gözümüze batmayan diğer sanatçılar gibi konuşması gerekenleri değil, içinden gelenleri konuşmaktadır.
not: inanan insanların imanları ile prim yapması ne kadar yanlış ise inanmayan insanların da imansızlıktan bahsetmesi bir o kadar yanlıştır. özentiliktir. içinizde yaşayın be a.k inanıyorsan bana ne, inanmıyorsan bana ne. çok mu önemli herkesin bilmesi. fazıl say her ne kadar samimi ve dürüst olsa da boş konuşmaktadır. gereksiz işlere bulaştırmıştır kendini. nihat doğan ne kadar samimiyetsiz ve boş konuşuyorsa, fazıl say da o kadar samimi ama boş konuşmaktadır. nihat doğan ın böyle muhabbetler sayesinde halkın gözüne girmeye ihtiyacı vardır, kaybedecek bir şeyi de yoktur belki ama fazıl say sanatına ihanet edercesine muhabbetlere girmiştir. gereksiz yere kalitesini düşürmüştür.
ne zaman kendisine karşı bir tutum sergilense liseli ergenler gibi bak giderim ha bak vala giderim tribi atan kişi. eğer adamsan kimsenin haberi olmadan yaygara çıkarmadan tak diye gidersin bunun reklamını sürekli yapmak zorunda mısın be adam. hem sen gittin diyelim nüfusun bak %99 unun sikinde olmaz senin gidişin. çünkü bu ülkenin senden çok çok büyük sorunları var sen nesin ki o sorunların yanında. bak istersen dünyanın en büyük müzisyeni ol halkının gönlüne taht kuramadıysan hiçbir önemi yok zaten. senin o bok attığın orhan gencebay efendiliğiyle ağırbaşlılığıyla bu ülke insanı tarafında baba yakıştırmasını kazandı. kısacası sanatçı olmak yetenekli olmak değil fazılcım. davaya gelince düşünce özgürlüğüde yok bu ülkede malesef bunu her ne kadar görüşlerinin çoğuna karşı olsamda yargılanmanı istemezdim. hayır sen her türlü zararsın amk içeri atılsan senin yüzünden belli bir kesim yine prim yapacak.
tamam, fazıl say evlat olsa sevilmez. valla dine karşı tutumundan değil. ben o muazzam kibrinden dolayı gıcığım. ama gıcığız diye hayyam şiiri yazmasına 1,5 yıl hapis isteyecek kadar da kör değiliz. şiiri gerçekte yazanın eserleri göklere çıkarılırken, say'ın onu tekrar etmesine bu kadar atarlananlar, dini imanı düşündüklerinden değil, sadece siyasi hesaplardan dolayı kudurdular. say'ın iktidara nasıl baktığı malum. din umurlarında değil. umarız yargı da aynı yanlışa düşmezde davayı düşürür.
yarın başlayacak davası için söyle bir söz etmiştir,
"Aslına bakarsanız, bir yandan da iyi olmuştur, Türkiyede yaşanan hukuksal tuhaflıklar tüm dünyanın dikkatini çekmeye başlamıştır. insanlar ne oluyor Türkiyede diye sormaya başlamıştır."
türkiye de bir ton iğrenç ve mide bulandırıcı olaylar olurken keşke fazıl abi nin olayı değil, başka olaylara " ne oluyor lan orada" deseydi başka ülkeler. çok güzel söylemiş umarım yakmazlar onu...
türkiye de değil abd de doğsa ve yine bu kadar güzel sanatını icra etse bu akp li miletvekilleri önünde diz çökerlerdi türkiye de konser versin diye bok bok işler yaparlardı.
tanım; türkiye nin gerçek yüzü, çok iyi bir piyanist, sanatçı ve kahramandır. bu lafı edecek cesur ve bilinçlidir. dünya nın en iyi piyanistlerinden biri tek suçu türk olmak
18 Ekimde 'halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağıladığı' iddiasıyla 1,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın ilk duruşması görülecek. Sanatçılar ve hayranları adliye önünde toplanıp destek verecek.
türkiye de konuşma üslubu en bozuk olan kişilik.
insan gibi muhalefet yapmak vardır bir de önüne gelene küfretmek vardır. kendisi 2. sidir. ne konuşmayı ne edep ne adaptan anlar.
kendisini sanatçı sananları görünce üzülüyorum. hele hele kendisi küfrediyor diye sanatçı sayanları görünce cidden üzülüyorum. ama o suçsuz , suçlu olan chp. böyle görmüş büyüklerinden ne yaparsın?