fatih terim

entry7963 galeri869
    358.
  1. hayatinin dönüm veya kirilma noktasinin milan takimindan kovulmasi olduguna inandigim teknik direktör. o kovulmadan sonra bir daha hic eskisi gibi olamadi! *
    3 ...
  2. 357.
  3. önümüzdeki isviçre maçında ya herkesin aklındaki normal kadroyu(*) çıkaracak ya da çarmıha gerilecek doğan görünümlü şahin.

    (*) 4-5-1
    volkan
    hamit - servet - emre güngör - h.balta
    gökdeniz - m.topal - aurelio - emre - arda
    tuncay (nihat)
    1 ...
  4. 356.
  5. önümüzdeki isviçre maçında defansta emre aşık yerine emre güngör'e formayı teslim etmesi gereken milli takımlar sorumlusu.
    2 ...
  6. 355.
  7. ders almam, ders veririm diyen kişi. eee noldu şimdi, sen ders almıyodun hani? scolari sana mantık, cebir, psikoloji bütün dersleri baştan sona okuttu valla.
    4 ...
  8. 354.
  9. ligin en az gol yiyen takımının * defansını bütünüyle sahaya çıkarmak yerine *, stopere, liverpool'dan 8 gol yiyen takımın * oyuncusunu * koyan teknik direktör.
    5 ...
  10. 353.
  11. kararları bundan sonra hep şüpheyle karşılanacak olan teknik adam.
    1 ...
  12. 352.
  13. gurbetçi futbolcuları kaptırmakta üstüne olmayan teknik direktör.isviçre'de gökhan inler,eren derdiyok,avusturya'da ümit korkmaz müthiş işler yapıyorlar.bu futbolcuları kaptırdığımız gibi leverkusen'den 5 yemiş galatasaray futbolcularını da elimizdeki yıldıray,halil,nuri gibi futbolculara tercih ediyor.* ****
    2 ...
  14. 351.
  15. şu takımı toparlamasını istediğim ve fenerbahçe'nin başına gelmesini kesinlikle istemediğim vantilatör*, yok terminatör.*
    2 ...
  16. 350.
  17. fenerbahçe'nin başına geçmemesini dilediğimiz teknik direktördür.
    3 ...
  18. 349.
  19. fenerbahce'nin başına geçmesini beklediğim ex-imparatore. Fenerbahce'nin emre transferi de en büyük delildir bu konuda.
    1 ...
  20. 348.
  21. portekiz macina cikardigi kadroyu sozluge yazsaniz kafadan gecen haftanin en kotu entryleri'ne girerdiniz.
    2 ...
  22. 347.
  23. mantıkla, futbol bilimi ya da literatürüyle ve topçu terbiyesi sınırları içinde açıklanamayacak, yalnız ve yalnız tıbben (medikal) yaklaşılması gereken kişi. psikiyatri kitaplarında case study olarak kullanılabilecek bir kişidir. megalomani bölümü altında enine boyuna incelenebilir.

    son 8 yılda giderek artan mimik ve talihsiz polemikleri ile artık saklayamadığı megalopatik kişiliği ile elindeki milletvekillerine bile kafa tutabildiği neredeyse sınırsız yetkisi ile koca ulusun koca milli takımını paçavraya çevirmiş kişidir.

    terapiye muhtaç kişiliğinin zorlamasıyla mantıklı kararlar veremeyen bu kişi, akla yakın ve herkesin beklediği (ya da beklediğine yakın) bir kadroyu sahaya sürerek başarılı olduğunda, başarının %100 kendisine ait olmayacağından aşırı derecede korkmaktadır. bu nedenle herkesi şaşırtmayı, sadece kendinin akıl edebildiği bir kadro ve taktik sıçmayı, başarı şansının azalması tehlikesine rağmen tercih etmektedir.

    başarının (ya da malum 'yarım başarılarımızın') tümünün kendine, sadece ve sadece o ulu insan fatih terim'e mal edilmesi, icraatlarının tek ön koşuludur.
    5 ...
  24. 346.
  25. yurdum insanı açlık sınırında yaşarken yaptığı işe göre astronomik bir maaş alan mafya görünümlü devlet memuru.
    3 ...
  26. 345.
  27. kendini bir bok sanan. bakın maçlarda oyuncuları nasıl baskı altına alıp bağırıp çağırıyor. bir de diğer ülkelerin teknik adamlarını izleyin ne kadar medeni. ne kadar üsturuplu. ama bizim milliyetçimiz sanki ülke savaşa gidermiş gibi hazırlıyor kendini. hazırlıyor da bir şey yapabilse bari. tuncay a 90 dk sabrediyor. neden? çünkü takıntılı. çünkü birine taktıysa severse onu hep oynatır. egosunu tatmin etmeyi sever. sağolsun bize son 20 yıldaki en esir futbolumuzu oynatmıştır. biz 2002 dünya kupası şampiyonu brezilya ya bile iki maçta da yenildiğimizde harika oynamıştık. ama fatih hoca zamanında, rezil oynadık rezil.
    3 ...
  28. 344.
  29. şahsımı sırf şu kadar senelik cm kariyerimle milli takım teknik direktörlüğü konusunda umutlandırmış adam. evet bu kadar ileri gidiyorum. hatta daha da ileri gidebilirim. ama neyse durayım...

    fatih terim diyoruz. türkiye'nin yetiştirdiği en iyi teknik direktör diyoruz. pohpohluyoruz. büyütüyoruz. onun yanında şenol güneş'i, mustafa denizli'yi, ersun yanal'ı adam yerine koymuyoruz. peki o bize ne veriyor: koskoca bir ego balonu, tamamen keyfi bir kadro, hatır-gönül çerçevesinde alınmış en az 5-6 adam... e elimizde patlıyor haliyle.

    bu maça gelmeden önce açık söyleyeyim, hatta buraya yazdığım entryler de şahidim olsun ben final için ümitliydim. düşün ki yarı finali falan değil doğrudan finali düşünüyordum. duygusallıkla falan alakası yok bunun. beni ümitlendiren avrupa futbolunun geldiği nokta ve milli takımlar düzeyinde şahit olduğumuz kısırlıktı. güveniyordum takıma. ama öyle bir portekiz maçı izledim kii "allah'ım kör et beni" şarkısını haykırmaya başladım. ben şu son 10 senede böyle aciz bir oyun hatırlamıyorum. ne oyunu, oyun bile oynatamadı ki topçulara... tam bir rezalet vardı sahada. ve inanın an itibarıyle şu satırları döşenen ben dahil bu ülkedeki herkes fatih terim'in yerinde şimdi şenol güneş olsa yaka paça turnuva bitmeden kendisini kovardık. böyle bir kredi sahibi işte bu adam. ama o krediyi yedikçe yiyiyor.

    şimdi en başa dönelim:
    terim, 26 kişilik kadroyu açıkladığında aslında kişisel ilişkilerinin milli takıma damga vuracağını anlamıştık. ümit karan diye bir adamın milli takım kariyeri olmadan futbol hayatını noktalayacak olmasının en büyük nedenidir bu adam. fatih tekke diye bir futbolcuyu, üstelik çok da ihtiyaç olunan özelliklere sahip olmasına rağmen, bizim sistem dediği sisteme(artık her ne sistemiyse) cuk oturduğu halde kadroya almayan bir insan evladıdır bu adam.

    sağ bek desen sağ bek değil, sağ kanat desen sağ kanat değil, orta saha desen o hiç değil bir sabri sarıoğlu'nun, kendi takımında bile kabul görmeyen, kendi takımının taraftarının bile tahammül edemediği sabri sarıoğlu'nun o kadar hak eden adam varken kariyerine bir avrupa şampiyonası ekleyen adamdır fatih terim.

    bayern münih'in sağ kanadında sakatlanana kadar değişmez oyuncu olan hamit altıntop'u sağ beke mahkum edendir fatih terim.

    şu sıralar askerlikten yırtmaktan başka hiçbir gayesi olmayan, futbolu her daim lütfen oynamış olan tümer metin'i kadroda tutup, almanya'nın hep hayıflanarak izlediği, kendi milli takımlarında görmek istediği, onun yüzünden yasalar çıkardığı yıldıray baştürk'ü kadrodan çıkaran adamdır fatih terim.

    say say bitmez yanlışları hala sürdüren ve daha da sürdürecek olan biridi fatih terim. portekiz maçının hemen öncesine kadar, her şeye rağmen oldukça ümitli olan beni bu satırları yazmak zorunda bırakan kişidir fatih terim... gerçekten yazık...

    ------

    7 haziran 2008 portekiz türkiye maçına gelelim. gerçi gelmiş geçmiş bir maç. daha iki maç var. tanrı yukardan bir koç gönderip üç günde bu takım adam olursa belki üst tura da çıkabiliriz. ama bu maçın yarası bizde kolay kolay silinmez. tekrar ediyorum: futbolun hayatında çok önemli bir yer ettiği biriyim ve ben yıllardır böyle rezil, böyle aciz bir oyun, böyle tuhaf, böyle ne yaptığı bilmeyen oyuncular, böyle iğrenç bir sistem görmedim.

    ilk 11 açıklandığında ağzım kelimenin tam manasıyla açık kaldı. yorumcular vs. morallerini bozmadan "fatih terim portekiz'i durdurmak üzerine planını yapmış anlaşılan..." tarzında sözler söylediler hemen. kimse aciz bir oyun beklemiyordu ne de olsa. şimdi tamamen cm bilgimle konuşuyorum: eğer karşında portekiz gibi bir takım varsa yapacağın tek şey vardır: kalabalık bir orta saha kurup, topu mümkün olabildiğince kendinde tutmak. tıpkı şenol güneş'in dünya kupasında türkiye'yi brezilya'ya karşı oynattığı gibi. elindeki kadroda buna uygun isimler kimler? hamit, emre, aurelio, ayhan, mehmet topal(şimdi bu ismi yazdım diye dalga geçenler olacaktır. lâkin mevlüt'ün, kazım'ın olduğu bir kadroda bu adam niye olmasın ki?)... sen ne yapıyorsun? hamit'i sağ beke çekiyorsun. hesapta ronaldo'yu(ya da simao'yu) kontrol edecek. iyi de kardeşim, sen ronaldo'ya top atacak adamları kilitledikten sonra karşısında sabri de olsa o adam zaten bir şey yapamaz ki...

    bu tip maçlarda teknik açıdan da yeterli düzeyde olmak lâzım. yine cm bilgimle konuşuyorum: eğer portekiz gibi bir takımla oynuyorsan, bu takıma karşı elinde teknik kapasitesi yüksek topçular kullanırsın ki, rakibin rahatsız olsun, dengesi bozulsun. "flair" diye bir terim var. oyunun gidişatını her an değiştirebilme yetisi, özel yetenek demek. bizde "flair"i yüksek olan topçular kimler? yıldıray(kadrodan çıkarıldı), arda(yedek kulübesinde), gökdeniz(yedek kulübesinde)... bu adamları en azından maç esnasında kullanmış mıyız? hayır.

    nereden bakarsan bak rezalet, neresinden tutarsan tut elinde kalıyor. tamamen bir teknik direktör yanlışlar dizisi, bir facia...

    ------

    ha oyuncular desen onlar ayrı bir komedi. oyunu kursun diye sahaya sürülen emre allah'tan bu maçtan önce fenerbahçe'yle kontrat imzalamış dedirtti resmen. gökhan zan bir beşiktaşlı olarak sezon boyunca beni verem ettiği yetmiyormuş gibi bir de milli takımda buna devam etti. ayrıca bu dünya üzerinde rakibine tekme atıp sakatlanan bir başka oyuncu var mıdır allasan? kazım'ı herkes iyi bulmuş. anlamak mümkün değil. mevlüt'ün ayağına top değdiğinden şüpheliyim. nihat birkaç ters top dışında varlık gösteremedi. ha şimdi "yalnız kaldı, top alamadı" diyenler olabilir, haklılardır. ama sen sahaya takımın yıldızı diye sürülmüşsün kardeşim. gerekirse orta sahaya gelip top yapacaksın, ne bileyim sağa sola savuracaksın kendini. bi dakka bi dakka, aslında şunu desem yeter: aurelio bile kötüydü. anlayın artık...

    öte yandan bu adamları buraya getiren terim. öyleyse bunları oynatacak olan da terim. adamlar ne mental olarak, ne fiziksel olarak turnuvayla alakası olmayan bir takım görüntüsünde. bunun baş müsebbibi kim? milli takımlar baş sorumlusu(hey yavrum hey! unvana bak imana gel!) fatih terim. ne yazık ki fatih terim. o itici egosuna, sadece küçükleri değil büyük dağları da ben yarattım edalarına rağmen bir şekilde güvendiğimiz fatih terim. maalesef...

    daha da yazasım var ama kesiyorum burada. çok üzüldüm gerçekten. yenilmemiz üzmezdi beni. ancak böyle rezil bir oyunla yenilmek gerçekten yaraladı. hele hele "averaj takımı olur" denen avusturya'yı izledikten sonra. bundan sonra neler olur, bilinmez. hala gruptan çıkma şansımız var. umarım çıkarız. fakat böyle bir şey olursa açık konuşayım, ben bunun altında fatih terim imzası aramayacağım, çünkü olmayacak. sanırım biz bu turnuvada bir şeyler yapacaksak fatih terim'e rağmen yapacağız...

    -------

    bu arada burası yeri değil ama yazmadan geçemeyeceğim. portekiz'deki moutinho nedir arkadaş? bu ne yetkinlik, bu ne futbolculuktur? parmak ısırttı resmen.
    8 ...
  30. 343.
  31. bize, galatasaray'a uefa kupası kazandırmayan teknik direktör. oysa biz seni imparator sanmıştık, yanılmışız. şayet profesyonelsen hata yapma şansın sınırlıdır. hata yapmamalısın, yapamazsın. kişisel takıntılar yüzünden milli takım ile oynayamazsın. oynarsan euro 2008 çeyrek final maçlarını emre aşık ile meyhanede bira içerek izlersin. "gavur yapıyor abi" cümlesini kurarsın.
    2 ...
  32. 342.
  33. 341.
  34. duygusallığı profosyonelliğini geride bırakmış teknik direktör. en basit örneğini milli takımımızın golcü sıkıntısı olduğunu bildiği halde, ne sebepten bilinmez, ümit karan'ı ve halil altıntop'u kadroya dahil etmemiş, sahada tel tel dökülen emre ve tuncay'ı oyundan almamış milli takım patronu.
    2 ...
  35. 340.
  36. avrupa şampiyonası finallerine gerçek santrfor vasfına sahip bir tek oyuncuyla ( semih şentürk ) giden ( onu da ilk maçta yedek soyunduran ), fatih tekke, ümit karan, mehmet yıldız, gökhan ünal, hatta umut bulut gibi oyuncuların üzerinde bile durmayan, hiç değilse elinde olan halil altıntop' u da kadrodan çıkaran, şapkadan tavşan çıkarma meraklısı teknik direktörümüz. yahu tümer metin'in olduğu kadroda hakan şükür haydi haydi oynardı.
    4 ...
  37. 339.
  38. imparatorluk günleri çoktan geride kalmış olan teknik direktör. bunun sebebi de o şişip şişip inmek bilmeyen egosu.
    takımdaki hiç bir futbolcunun alışık olmadığı bir sistem icat edip 1 ayda bu sistemi uygulatabileceğini sandı. uyarılara kulak asmadı. neden? çünkü o ders almaz ders verir. kadro seçimi zaten facia, üstüne üstlük takımın top yapacak iki adamından birini* evine geri gönderdi, birini de yanında oturttu* 90 dakika... nihat'ı nasıl topla buluşturacaksa artık. takıma portekiz karşısında öyle rezil bir top oynattı ki takımın yıldızı kazım kazım oldu, inanılacak gibi değil.
    çok değil, sadece şu 2 maç için komplekslerinden arınıp bir takım çıkarsa yine de bu iş olur ama nerdeee...
    2 ...
  39. 338.
  40. 337.
  41. artık bırakması gereken (zaten turnuva sonu kuvvetle muhtemel bırakmak zorunda kalıcak) zat. mükemmel tercihleriyle olan tüm kredisini de günden güne tüketmekte. o değil de nihat nasıl tek forvet oynar ya? adamın boyu 1.60 zaten!
    2 ...
  42. 336.
  43. rakibin iki gol atıp, üç topunun direkten döndüğü, top hakimiyetinin % 63 vs % 37 aleyhine olduğu, numunelik bir tek olgun atak geliştiremediğin bir maçtan sonra yaradana sığınıp kötü oynamadığımızı söyleyebilen, mağlubiyeti neredeyse gökhan zan'ın sakatlanıp çıkmasına bağlayabilen, bütün bu mavralara da inanmamızı bekleyen, biraz daha eleştirecek olursak alayımızı sıradan geçirebilecek olan asabi teknik direktörümüz.
    6 ...
  44. 335.
  45. aile tipi muhalif. otur kahve iç, melmeket meselelerini tartış. valla sevmem pek.
    4 ...
  46. 334.
  47. sözünün eri bir adammış bunu anladım. *
    dün tüm avrupa'ya gösterdi ki bir takımın nasıl a.ına koyulur. bir takım nasıl 2 pas yapamaz, bir takım nasıl kaleye şut çekemez. * bunların dersini dün milli takıma oynattığı oyunla tüm avrupa'ya göstererek gururumuz olmuştur. *
    3 ...
© 2026 uludağ sözlük