Artık iyice beni şaşırtan hocadır. Eskişehirspor maçında önce Umut'u çıkarıp iyice takımın gardını düşürdü, sonrasında son dakikalarda gereksiz hücum pres yaptırarak gol atacak mecali olmayan eskişehir'e, ki o eskişehir 1-0 geride, 3 defa kontra fırsatı verdi. inanılır gibi değil. Sonra da tuttu Selçuk'un yerine Sercan'ı aldı, gol atması gereken cimbomda selçuk yerine hangi mantıkla hele hele 3 dk kala sercan'ı aldı ben çözemedim.
ne güzel formsuz melo'yu oynatıyordun 10 maçtır neden çıkardın? ne gerek var..
alışmış bir yekta-aydın değişikliklerine neden farklı bir değişiklik yaptın..
olmuyor hoca, hemen dön.. lütfen! aydın-yekta değişikliğine dön hemen yoksa olmuyor, kötüye gidiyoruz..
cm'mi oynuyorsun anlamadım ki hep aynı oyuncuları değiştiriyorsun yahu yekta nedir ya.. yekta nedir lan! ne lan.. yatırıp sikemedin şu melo'yu bi ne var bu adamda formsuz işte formsuz amk.. 10 maçtır formsuz napalım götümüzü mü siktirelim anla diye yeter ne yapalım.. sen yapma bari imparator yeter, yeter allah aşkına..
gene yazalım. belli oyunculara olan insafı, zaafı ve kayırmacılığından artık bir an önce vazgeçmesi gereken teknik direktör. sen onların babası amcası değilsin. sabri'ye niye sözleşme yenilettin? aydın, hakan balta, hatta formsuz melo. onca zaman takımı bekleten kampa katılmayan melo. engin baytar başka bir arıza. alınıp oynatılmadan sağa sola kiralan oyuncular. öte yanda da milan baros'a olan kinin nedir? niye diğer saydığım bu adamlara onca şevkat, baros'a acımasızlık. hazırla şu adamı oynat işte.
oyun disiplini ve taktik motivasyonu meselesi sadece fatih terim'in değil türk futbolunun sorunu. o yüzden meseleyi bu minvalde tartışmak lazım fatih terim özelinde değil.
egosu 100 üzerinden 110 olan, mağlubiyetde hakemlere çatması neyse haydi normal diyelim maç içerisinde yaptıkların normal değil be hocam hakemin taç kararına ana avrat dümdüz gidiyorsun,en ufak faüllerde topa mudahale ediyorsun yapma bunlar seni küçültüyor.
hayatı boyunca taktikten anlamayan iyi futbolu sadece hücüm pres ve çok adamla hücumdan ibaret sanan teknik dörektördür. tek iyi yönü motivasyon ve disiplin konularındaki başarısıdır.
eboue dany semih riera
amrabat melo selçuk çolak
umut burak
şeklinde cl ye uymayan berbat bir dizilişin facia bir skor almamasını ise fernando musleraya borçludur.
şl bir satranç işidir ve ne yazık ki fatih hoca bu satranç oyununu beceremiyor. ben oynanan oyundan memnunum ama şl'de de gruptan çıkmak istiyorum. manu maçını iyi oynadık ama kontrolü elimize alamadık, braga maçında kontrol hep rakipteydi. rakip topu sana bıraktı ve sen topla oyna ben top oynayacağım dedi. yaptığı ataklar hep etkili oldu. adamlar defans nasıl yapılır dersi verdiler. biz ne yaptık tüm maç anlamsız paslar. kaleyi bulan doğru düzgün tek şutu aydın attı. bu tür takımlara karşı şut oyunu oynayacaksın. takım pas yapıyor topa hakim oluyor ama oyuna hakim olamıyor. fatih hoca'nın buna çalışması gerekiyor. lucescu bjk'de neden şl'den çıkamadı diyenler o bjk'nin nasıl şampiyon olduğunu unutmasınlar. ki ilk sezonunda uefa kupasında çeyrek final oynattı sonraki sezon ise grupta 7 puan yaptı.
saniyorum takima son maclarda hic gaz vermemektedir. cunku felaket bir gs izliyoruz bir iki mactir. braga maci da dahil. o macta gs hic oynayamadi. aydin'in sutu harici aman aman gole yaklastigi an yok. ayaginda topu tutan takim iyi oynayan takim degildir. yoksa fb'de her mac ayaginda top tutuyor. kaleye sut gondermezsen bir boka yaramaz afedersin. fatih hoca az oturup ben niye bu melo, burak gibi adamlari oynatiyorum desin. yoksa gs bundan sonra da toparlanamaz. burak'in forvet oldugu takimdan ne basari bekleyeceksin ki? adamda oyun zekasi yok. top gelir, kaleyi gorur, sert bir sut gonderir kaleye. lan bir kere de ayak ici koseye dogru vur da gorelim olayini. her topu kalecinin uzerine gonderir. ve bu adam hep 11'de baros gibi bir adam kadro disi. sonra da fatih hoca super. he super he.
çok basit bir sorum var; fatih terim' in çözemediği şampiyonlar ligi dinamiklerini çözen hoca kimdir? yazarken bile gülüyorum lan.
zaten o şampiyonanın adı şampiyonlar ligi olduğundan beri 2 takım gruptan çıkabildi. biri lucescu ile 2 kez galatasaray, diğeri zico ile fenerbahçe ve bunun dinamikle, dinamitle alakası yoktu. lucescu' nun elinde terim tarafından yaratılan hagili muhteşem bir kadro vardı. ilk senesinde gruptan çıktılar ve çeyrek finalde real madrid' e elendiler. ikinci sene de gruptan çıktılar ama o zaman 2. bir grup daha vardı. o grupta 5 beraberlik 1 mağlubiyet ile sonuncu oldu galatasaray. şampiyonlar ligi için gereken şeyler; kaliteli bir kadro ve istikrardır en başta. galatasaray' da şu an zaten istikrar olması mümkün değil, kadro ise bence yeteri kadar kalitelidir. lucescu zamanında gruptan çıkılırken bile küfrediyorduk oynanan oyuna. s. graz maçı hala aklımızdadır ya da salak salak puan kaybedilen roma maçı, liverpool maçı... fatih terim böyle oynatsın ben gruptan çıkmamaya da razıyım kaldı ki bu takım bu sisteme alışınca daha az pozisyon vermeye başlayınca zaten gruptan da çıkacaktır.
ayrıca madem bu iş dinamikle alakalı o halde neden lucescu tarihinin en iyi beşiktaş kadrolarından birine sahipken gruptan çıkamadı diye de sormak gerek.
fatih terim'le galatasaray daha önce 4 kez şl gruplarına kaldı ve hiç birinde gruplardan çıkamadı. ama işte anasının amından futbol seyreden eblehler, galatasaray'lı bana fatih terim'i öğretiyor. fatih hoca şl dinamiklerini çözememiştir. o takım nasıl sekizinci oldu ortadadır. rijkaard'ı göndertmek ve adnan polat'ı devirmek amacıyla futbolculara telkinde bulunuldu. rijkaard'a takım yeterli diyenler fatih terim gelir gelmez takımda revizyon şart dediler. fatih terim iyi hocadır ama elinde iyi kadro olacak. rijkaard'ın sağ beki sabri fatih terim'in ki eboue.
rüya takımın hastalıklı çalıştırıcısı. g.tü yemeyince dördüncü hakeme saldırıyor haspam. annenin liginde kendini atmakla olmuyor işte napacaksın avrupalı öpmeden bragamıyor. tam bir egoisttir başka da bir şey değildir.
öncelikle dün amrabat ilk yarının en kötülerinden biriydi. iki iyi orta yaptı onun dışında da gelen her topu daha kontrol etme aşamasındayken kaybetti. skora göre konuşmak kolay tabii, oyuna giren aydın' ın topu direkten dönmese bugün yine süper hocaydı, maçı alan adamdı fatih terim.
ben hocaya her şeyden önce oynattığı futbol için teşekkür ederim. lucescu zamanında gruptan çıkarken, çeyrek final oynarken bile oynanan futboldan mutlu değildik. sahasına kapanan, topu rakibe bırakan ve kontralardan gol arayan bir takımdı galatasaray. örnekse; lazio, liverpool, roma maçları. atılan gollerde en fazla üç kişi vardır zaten.
fatih terim ile birlikte rakip kim olursa olsun rakip yarı sahaya yerleşen, orada top yapmaya çalışan (yapabilen demiyorum) bir takım oldu galatasaray. braga' ya topu ve oyunu hemen hemen hiç vermedi galatasaray. şimdi bazı futbol ulemaları yani skor yorumcuları skora bakıp da eee oğlum adamlar önce niye top oynasınlar ki diyebilir. bu bir görüştür ama benim de futbol görüşüm şudur; sen barcelona chelsea maçındaki barcelona gibi oyna(pozisyon bularak atak oyna) yenil kabul. çünkü o şanssızlıktır. bir kez iki kez olur öyle maç. chelsea ile barcelona o kadrolarla o oyunlarla maç yapsın, 10 maçtan 9' unu kazanır barcelona. biz uefa şampiyonu olurken, 10 kişi kaldığımızda bile hücum pres yapmıştık. ben bunu seviyorum. yok efendim ben skora bakarım diyene de lafım yok o da bir tercihtir ama şu unutulmasın ki o skorlar da yakında gelecektir. galatasaray uefayı alırken 5 yedi chelsea' den. yediği gollere bakın, oyunu hep ileride oynamak isterken yedi o golleri. zola mesela, 30 metreden karşı karşıya kalmıştı kaleci mehmet' le.
kısaca demek istediğim galatasaray doğru yolda. futbol hele de türk oyuncular için sizin hayal ettiğiniz sandığınız kadar kolay sonuç veren bir oyun değil avrupa' da. galatasaraylı bazı oyuncular şut atmaya bile çekiniyor, o derece. bana şimdi profesyonel oyuncular, heyecan dediğin 10 dkda kaybolur filan demeyin. maçı izlerken sizin yaşadığınız heyecanı düşünün, gol yediğimizde uğradığınız hayal kırıklığını düşünün. işte oyuncular onlardan çok daha fazlasını yaşıyorlardır sahada emin olun. ulan pes oynarken bile arkadaşından 2 saçma gol yersen dağılırsın ve seni zor yenen arkadaşın farka gidebilir, hiç mi başınıza gelmedi bu?
tecrübenin de ne kadar önemli olduğunu şöyle anlatayım; hamit ve eboue bu kadar rahat ve iyi oynarken, yeteneklerinden kuşku duyamayacağınız amrabat' ın top kontrolünü bile tam becerememesi sizce tesadüf mü?
fatih terim' in maçtan sonra söylediklerine dikkat etmek gerek;
-amrabat' ı ilk yarı bitmeden neden çıkarmadı diyenler bile olabilir. bana kalsa hiç çıkarmak istemezdim. kazanmak istiyorum çünkü. ama daha çok genç, çok heyecanlanıyor, öğreneceği çok şey var.
-ben hep söylemeye çalıştım, öyle 2 transferle uzay takımı olunmaz. biz ne dedik; gruptan çıkmak başarıdır dedik. sizce bu bizim tarzımız mı?(biz çok daha büyük hedeflerin adamıyız demek istiyor) ama işte burası avrupa, burası farklı ve 6 senedir yoksun burada. o yüzden gruptan çıkmak başarıdır.
-oyuncularıma hep söyledim. avrupa farklı. orada herkesin üzerine koyması lazım. ne zaman basacağız, ne zaman dinleneceğiz, ne zaman topa sahip olacağız tabii bunlar zamanla olacak.
benim hocaya inancım tam, oynattığı futbola da inancım tam. geçen sene şampiyon yaptı takımı bu hoca, üstelik öyle süre filan lazım da demeden derbilerde bile cesur bir top oynattı. kaybedebilirdi de, kaybetmeye yaklaştığı anlar çok fazlaydı ama 3-4 farklı galibiyletler de alabilirdi. tabii bu günümüzd eçok doğru bir oyun dğeil, bu kadar git gellerler oynanmamalı -hele ki büyük maçlar- ama zamanla bu oturacak, elbette yine pozisyonlar verilecek, goller kaçacak, maçlar kaybedilecek... dünyada çıktığı her maçı kazanabilen, pozisyon vermeyen bir takım olmadı ve olmayacak çünkü ama terim' e güvenilirse, uzun yıllar bu takımda kalırsa bu takım her zaman çeyrek finali, yarı finali zorlayan bir takım olacak. ligi zaten söylemiyorum bile, bu takımın başına kim gelirse gelsin bu takım bu ligde elbet şampiyon olur yine. önemli olan avrupa, hedef avrupa.
terim' in geçmişine baktığınızda da tek bir başarısız sezon görürsünüz ki o da 2. galatasaray döneminin ikinci sezondur. olimpiyat çilesi, beceriksiz transferler, yoğun maç temposu ve tecrübesiz, kalitesiz yabancılar... ama 2. terim döneminin ilk sezonu konuşmaz kimse mesela. bir bakın ilk sezon ne yapmış o gaatasaray?
not: ayrı bir başlığa yazmak yerine buraya ekleyeyim; koreografi de müthişti ayrıca. skorun etkisiyle sadece başarıda galatasaray' ın yanında olan bir grup taraftar koreografiye de bok atmış. neymiş sarı lacivertmiş, kaldı ki bunu diyenlerin yarısı da orada avrupa kıtasının sembolize edildiğini fark edememişler bile.