Gazi üniversitesi öğretim üyesi Doç.Dr. Sezai Türk'ün fatih terim hakkındaki yazısı:
Çatışmadan beslenmek tamamen kendine özgü. Ortalığın sessiz ve sakin olmasından rahatsız olduğunu düşünüyorum. Ortalığı gerip, ölümü gösterip sıtmaya razı etmek de ona has. Olması gereken, son anda olduğu için övgüyü asla hak etmiyor.
Hızla dayılanıp aynı hızla çakılma, yenince aslan kesilip Mucize bizim rutin işimiz havası basma, yenilince faturayı basına çıkartma da çok tanıdık huylar değil mi?
Ya başarıyı takım oyununda değil sahanın uğurunda arama?..
işi son dakikaya bırakma?..
Yumurta kapıya gelmeden çalışmama?..
Yatıp yatıp son anda atağa kalkma?..
Kavgaya anaları karıştırma?..
En sevinçli anda bile dayanamayıp muhaliflere laf sokuşturma?..
Sevinince de yıkılınca da küfre ve silaha sarılma?..
Yabancılar hakkımızda ne demişe kafayı takma?..
Her an her şeyin mümkün olduğu bir ülkenin takımı böyle sürprizli olur ancak
Hırvat takımının Teknik Direktörü işimiz zor. Çünkü Türk takımının belli bir sistemi yok diyordu maçtan önce Aynen öyle
Sistemle değil istemle oynarız biz
Fizik kondisyondan çok devre arası motivasyona güveniriz.
Rakibe taktik marifetiyle değil iman kuvvetiyle yükleniriz.
Sınava, doğru dürüst hazırlayamadığımız çocuğumuzun ardından okur üfleriz.
Bu yöntemle en güçsüz takıma yenilebileceğimiz gibi, en güçlü takımı da alt edebiliriz. Kestirilemeyiz
Dünyayı yeneriz böbürlenmesinden bir dakka sonra Zaten bizden bir halt olmaza evrilebiliriz. Tahmin edilemeyiz.
Teknik direktör olarak hangi takımın başına geçse değişen bi şey yok. Birde Kadıköye çıktı mı iyice dengesizleşiyor. Hakikaten can sıkıyor. Hakikaten kendini imparator sanıyor Her maçında teknik direktörlerle kavga Basınla çatışma var. Unutmadık hala, o meşhur istanbulspor maçından sonra Saffet Susiç için utanmadan söylediklerini;
Benim ülkemde, hele bir Yugoslav bana hiç böyle laf edemez..
Adam olamayacağını bilip senden beklentiler içinde değiliz. En kısa zamanda ülkemize yakışan insanları futbolumuzun başında görmek dileğiyle
metin tükenmez'in fatih terim hakkındaki bir yazısının kısa bir bölümü:
Kendisi söyledi zaten; Ben ders almam, ders veririm. Futbolculuğundan bu yana izlediğim Fatih Terim ne zaman zorda kalsa bir bardak suda fırtına koparıyor. Galatasaray kaptanı iken yakın arkadaşı rahmetli Erol Togayın dişlerini eline vermesi, 10.02.1985 günü zemini benim başımdaki saçlardan beter olmuş Ali Sami Yende hakem Hamza Alanın yüzüne tükürdüğü günlerde başlayan fırtınalı yaşamı dinmek bilmiyor. Yaşı 40ın altında olanlar o günleri zor anımsarlar. Ama Terimin Hamza Alanı tartaklayıp yüzüne tükürdükten sonra 5 maç cezayla geçiştirilmesini çok iyi anımsıyorum. Aynı yıl Adanasporun Yugoslav futbolcusu Bakir hakemin yüzüne tükürmüş, bu eyleminin sonucunda tutuklanarak tutukevine konulmuştu. Çifte standart uygulanmasa Fatih Terim hak mahrumiyeti alacak ve bugün teknik direktörlük yapamayacaktı belki de...
Hakkında koca bir kitap yazdığım Fatih Terim için yazı yazmak içimden gelmiyor doğrusu. Bu denli kavgacı, kuraldışı davranışlardan beslenen, hakkında yargı kararları olan ve yenileri açılmış bir insan 60 yaşına gelmesine karşın hiçbir şeyden ders almıyorsa yazmanın da yararı yok. Ancak bir maçta takımı 2-0 geriye düştü diye önüne gelene hakaret etme hakkını nasıl kendinde bulduğunu anlamaya çalışmanın bir çabası bu satırlar.
tribüne gönderildikten sonra taktik verdiği içinde ceza alması beklenen kişi. bu iddiayı ortaya atanların kanıt sunmasını bekliyoruz. diyecekler ki futbol disiplin talimatında şu şu maddeler bu cezayı gerektiriyor.
kimse kimseyi kandırmasın taktisyen filan değildir. her maç sırf dikine oynuyor diye aydın'ı oyuna alan bir adam fatih terim. iş biraz sıkışınca ceza sahasına top doldurmaktan başka bir çare bulamayan bir zeka.
kendisine gerçekten hayranım. karizmasına, başarılarına, balığına, efsanevi sözlerine... ama bir taktisyen değil. asla olmadı.
neye 3 maç veriyosunuz !!
birileri tükürür gay işareti yapar 12 maçtan 4 e düşürülür
birileri hakem yalan rapor yazıyor der ceza almaz
birileri rakip takım teknik direktörüne ve futbolcularına ana avrat küfreder ceza almaz
birileri ŞiKE yapar ceza almaz !
ama Fatih TERiM hakemle konuştu diye 3 maç bravo size !!
hatırlayanlar bilir aykut kocamanın eskişehir maçında sahanın içine kadar girip fırat aydınusla tartışmasına ceza bile gelmemişken, küfürün olmadığı serkan çınar adlı hakemin raporunda yazmasına rağmen 3 maç ceza almış teknik direktördür.
"kaos futbolu" oynatmakla eleştirilen teknik adam.
cehaletin sınırları kafayı geçmiş. sosyal medyada sırtlan gibi türeyen ve her şeye yorum yapmak zorunda hisseden anlamsız güruh futbolu elbette boş bırakamazdı. sosyal medyada türedi bu da ha "adam kaos futbolu oynatıyor yeaaa".
neden biliyor musun? abi kaos futbolunu şu sanıyor: "çıkın sahaya ne yaptığınız belli olmasın, herkes bi yerlere koşsun, rakip ne yaptığınızı anlamasın, kalbinizin götürdüğü yere gidin, dizilim falan hak getire şişirin durun". heh, işte sıkıntı bu, çünkü kaos futbolu dediğin sistem bu değil. kaos futbolu, bir alman ekol denemesidir ve uzuuuuun yıllar bu ekol futbolda var olmuş, birçok takım bu sistemi doğru düzgün oynayabildiği ölçüde başarılı olmuştur.
kaos futbolu isminin sebebi, "rakibi kaosa sokmak" temelli olduğu içindir. çünkü bu sistemde, rakibe boş alan bırakmayacak şekilde baskı kurmak, topun olduğu her yerde rakipten fazla olmak, topu ayakta olabildiğince çok tutmak, seri ve dikine paslarla hızlı pozisyona girebilmek, bloklar arasında olabildiğince az mesafe bırakarak takımın boyunu kısaltmak ve buna mukabil önde baskıyı daha rahat yapabilmek, adam savunması yerine alan savunması yapabilmek ve tandem oynayabilmek vs. vardır ve bu, dizilimden bağımsız bir "felsefe" mevzuudur.
dizilişler kadrolara göre değişebilir. 3 - 5 - 2 de oynanır 4 - 4 - 2 de. yani hazret - i karl heinz feldkampın da dediği gibi: "sistemi dizilişlerden ibaret sananlar gitsin süpürge satsın".
velhasıl kaos futbolu, üzerine çok çalışılması gereken, ağır kondüsyon yüklemeleri isteyen, ne olursa olsun yaratıcılığa ihtiyaç duyan bir sistemdir.
gelelim fatih terim - kaos futbolu meselesine.
fatih terim elbette kaos futbolu oynattı. türkiyede herkes adam adama markaj kolaylığına kaçarken gheorghe popescunun transfer edilmesi şapkadan çıkan tavşan meselesi değildi zira. çünkü o adam, tandem oynamanın ne olduğunu biliyordu. terim hoca 3lü savunmadan, adam markajından; tandeme, alan markajına geçerken yaşamadığı sıkıntı kalmamıştı çünkü türk futbolunda bu işin altyapısı yoktu. fenerbahçeden 4 yemişti sırf o tandemi oturtma çalışmaları sırasında. (bu arada türk futbolunda hala tandem oynamak o kadar sıkıntılı ki, ordan çıkıyor işte hep "komik gol yiyoruz" mevzuu).
bu adam bir mentalite değişikliği yarattı bu ülke futbolunda. doğrudan bir sistem takımı haline getirdi galatasarayı. şu an bile avrupada galatasarayın sistemi bu şekilde bilinir. yani bir karakteri vardır galatasarayın. işte bu karakter derwall - kalli - terim çizelgesinde terim tarafından kazandırılmıştır galatasaraya. gerets ve kalli zamanlarında gelen şampiyonluklar da tüm imkansızlıklara rağmen bu felsefenin devamıyla gelmiştir.
fatih terim çokça hata yapan bir insan, herkes gibi. oyuncu tercihlerinde de dizilişlerde de hata yapabilir.
lakin kalkıp da "bu taktik bilmez gazdır yeaa" dersen bu senin cehaletindir, boş konuşmandır. bilmediğin halta maydanoz olmaya çalışıp rezil olmandır. hele ki sadece gazla bu kadar başarı kazanıldığını sanman da ahmaklığının göstergesidir.
bazı bilmeden konuşan yada bildiği halde ortalığı karıştırmaya yer arayan andavallar tarafından saha dışına atıldığında kenardan taktik vermesinin suç olduğu iddia edilen teknik direktör. buyrun gs resmi sitesinden ne diyor;